Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ FİRMA REHBERİ İLANLAR İLETİŞİM  
 
TÜRK KONSEYİ PANDEMİ GÜNDEMİYLE TOPLANIYOR
AKŞENER CÜNEYT ÖZDEMİRE DEĞERLENDİRMELERDE BULUNDU
MASKELER ECZANELERDEN DAĞITILACAK
Bugün Türkiye’de 96 kişi daha öldü
ASUMAN DOKUZLU BU DA GEÇER YAHU!


Ajans 09/ Aydın Haberleri - UNUTULAN KAHRAMAN...
UNUTULAN KAHRAMAN... BU YAZININ EKLENME TARİHİ 13-02-2020 / 23:26 | BU YAZI TOPLAM 830 KEZ OKUNDU.
   
Ahmet Kısa
ahmtkisa@hotmail.com
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
UNUTULAN KAHRAMAN...

Balkan Savaşı’nda Bulgar kuşatması altındaki Edirne’yi 1 ay savunması istenirken; tam 155 gün salgın hastalıklar, açlık ve soğuğa rağmen süpürge tohumu yiyerek destansı bir şekilde savunan Şükrü Paşa...



Şükrü Paşa’nın kuşatma sırasında bir vasiyeti var ki, dillere destan.
Şöyle diyor Şükrü Paşa :
"Düşman hatları geçtikten sonra ölürsem kendimi şehit kabul etmiyorum.Beni mezara koymayın.Etimi itler ve kuşlar çeke çeke yesinler.
Fakat müdafaa hattımız bozulmadan şehit olursam, kefenim, sabunum ve lifim çantamdadır.Beni bu mahale gömeceksiniz.
Ve gelen nesiller üzerime bir abide dikeceklerdir..."
Herkesin bilmesi gereken gerçek kahramanlardan.
Mekânı cennet olsun...

 Murat Kale

Eski Medeniyetler ve Dünya Tarihi

ALINTIDIR   A.K.


 AZİM YAŞABAŞA BAKMAZ…

İsveç’in Gantofta kasabasında eşiyle birlikte yaşayan bir adam, Birinci Dünya Savaşı’na denk gelen kayıp gençliğinden kalma heveslerini ileriki yıllarda çıkartmaya çalıştı. 42 yaşında ülkesinin kuzeyinde yer alan dağlara bisikletle tırmandı. Bisiklet, hayattaki en büyük merakıydı. 1951’de ise adını gelmiş geçmiş en büyük bisiklet efsaneleri arasına sokan olaya imza attı.
66 yaşındaki Gustaf, ülkesinin uzak bir noktasında bisiklet yarışı düzenleneceğini duymuştu. İsveç’in en önemli bisiklet yarışlarından biriydi ve o da bu yarışa katılmak istiyordu. Fakat bir sorun vardı; yarış, evinden tam 960 kilometre ötede düzenlenecekti. Günlerce nasıl başvurabileceğini araştırıp durdu.
Eline hiçbir şey geçmeyince gözünü kararttı ve pedala bastı. Yarışın başlamasına birkaç saat kala şehre vardı ve organizatörlerin yanına gitti. Yarışın sahipleri önce ciddiye almadı karşılarındaki sakallı ve yaşlı adamı. Şaka yapmadığını anladıklarında ise ona, böyle bir şeyin mümkün olamayacağını, diğer 50 yarışçının da çocuğu hatta torunu yaşında olduğunu söylediler.

Bir ihtimal uğruna 960 kilometre pedal çeviren adam elbette bu sözleri dinlemedi. Yarışın başlamasının üzerinden 20 saniye geçmişti ki Gustaf da peşlerine takıldı. Çamurlukları, sırtındaki içinde ne olduğu meçhul çantası ve üzerinde de evde “0” yazıp giydiği tişörtüyle diğerlerinin arasındaydı. “Bir anlık heves değil, ciddiyim” demek istiyordu belki de.
Üçüncü günün sonunda sadece beş saat uykuyla duruyorken, polisler tarafından çevrildi. O anda en yakın rakibinden yaklaşık 200 kilometre öndeydi. Polisler, onu sağlık kontrolünden geçmesi için ikna etmeye çalıştılar. Hiç konuşmadı, gülümsedi ve pedalları çevirmeye devam etti. Bitiş çizgisine 700 metre kala ise başına hiç olmayacak bir şey geldi. Tekeri patlamıştı. Günlerdir kendisini taşıyan emektar, bu tempoya daha fazla dayanamamıştı. Sıra Gustaf’daydı, baba şefkatiyle herkesin gözleri önünde sakince tekeri onarmaya başladı.
İzleyiciler kazananı selamlamak için bitiş çizgisinin etrafına sıralanmıştı. Bir önceki yılın şampiyonu mu, dönemin diğer favorileri mi, yoksa geleceğin yıldız adayları mı… Acaba hangisi ilk önce geçecekti önlerinden 5 gün, 5 saatlik bekleyişin ardından hepsi şok oldu.
Karşılarında ak sakallı, kırık dökük bisikletli bir ‘dede’ vardı. Gustaf, geceler boyunca asla tam olarak uyumamış, birkaç saat dinlenerek hırsla pedalına yüklenmişti. Bu öyle bir hırstı ki, Gustaf ile kendisinden sonra bitiş çizgisini geçen ilk isim arasında yaklaşık 1 gün vardı! 7 Temmuz 1951 günü, öğleden sonra saat 2’yi çeyrek geçe Gustaf yarışı tamamlamıştı.
Yarışın en önemli kurallarından birisi geceleri dinlenme ve bisiklet üzerinde olmama zorunluluğuydu. Bu kararla sporcuların sağlığı ve güvenliği göz önüne alınmıştı.
Fakat organizatörler tarafından yarışa dahil edilmeyen ve dolayısıyla kurallarla ilgili bilgilendirilmeyen Gustaf bundan habersizdi. Normal şartlar altında bu bir diskalifiye sebebiydi fakat listede adı olmayan birisi nasıl diskalifiye edilebilirdi ki ...


66’lık Gustaf’ın bu insanüstü başarısı kısa sürede yayıldı. Ömrünün sonuna yaklaşan bir adam sıradışı bir performans sergilemiş ve birçoğu yarı yaşındaki gençlere fark atmıştı. Buradaki asıl dikkat çeken nokta, bunca yolu uyumadan o kadar kısa sürede tamamlamasıydı.
Yarışa kabul edilmediği ve adı listede yer almadığı için yarışın resmi galibi sayılmadı ve bin dolarlık ödülü alamadı fakat ülkenin geri kalanı Gustaf’ı baş tacı etti. Tarihi yarıştan sonra 36 sene daha yaşadı. Ekim 1970’de Sports Illustrated, onun hakkında bir makale yayınladı. Yaşadığı kasabanın ve hatta ülkesinin yollarını son zamanlarına kadar emektar bisikletiyle dolaşmaya devam eden Gustaf hakkında “Supergrandpa” adında bir çocuk kitabı piyasaya sürüldü. Gustaf 6 Haziran 1987’de, 102 yaşında hayata veda etti. 

Rüya Parsak

Eski Medeniyetler ve Dünya Tarihi

ALINTIDIR  A.K.

 Hikâye 1918 yılının sonbaharında başlıyor. Elizabeth Hughes henüz 11 yaşındayken bir doğum günü partisinden eve döndüğünde annesine çok susadığını söylüyor, litrelerce su içiyor, sonraki günler şikâyetleri devam ediyor, yorgun, bitkin ve çok zayıflıyor. Aile doktoru diyabetten şüpheleniyor. Elizabeth, Amerika Birleşik Devletleri’nin başkan adayı Charles Evans Hughes’un kızı. Aile, kızlarını zamanın en ünlü diyabet doktoru Frederick Allen’e götürüyor. Dr. Allen tanıyı doğruluyor, küçük Elizabeth’in hastalığı Tip 1, o zamanki adıyla “juvenil diyabet”in o yıllarda henüz tedavisi yok

Dr. Allen’e göre çocuğun hayatta kalması için tek tedavi yöntemi var onu öneriyor, kendi bulduğu “açlık diyeti”. Elizabeth 11 yaşında açlık diyetine başlıyor. Yaşıtları günde 2 bin kalori alırken Elizabeth haftada 6 gün 800 kalori, bir gün de 400 kalorilik diyet alıyor. Her gün idrarını kontrol ediyor, eğer idrarında şeker çıkmışsa yiyeceklerini daha da azaltıyor.
Elizabeth tam 3 yıl dayanıyor, tüm gücüyle açlık diyetini uyguluyor. Diyetini asla bozmuyor. 1921 yılına geldiğinde Elizabeth 14 yaşında, boyu 1.40 cm iken ağırlığı sadece 20 kilo olarak ölçülüyor, çok zayıflıyor, kasları eriyor, ayakta durmakta zorlanıyor.


O günlerde başkanlık seçimini kaybeden Elizabeth’in babası, yeni hükümetin dışişleri bakanı oluyor. Dünyada silahsızlanma konferanslarını ilk başlatan kişi olarak tarihe geçen baba Hughes’in çok yoğun bir hayatı var, meşgul ve eşi hep onun yanında. Elizabeth hep yalnız. Hughes’lar kızlarının gözlerinin önünde erimesine tahammül edemiyor ve Elizabeth’i özel hemşiresiyle Bermuda’ya gönderiyor.
Tam o yıllarda Toronto Üniversitesi’nde genç iki bilim insanı Banting ve Best, hayvan pankreasından üretilen bir maddeyi saflaştırmak için uğraşıyor. Uzun çabalar sonunda elde ettikleri ekstreye insülin adını veriyorlar. 1921 Mayıs ayında insülinle ilgili verdikleri konferansı Dr. Allen, Dr. Joslin gibi dünyanın en ünlü diyabet hekimleri izliyor, bir süre sonra buluşları bomba gibi patlıyor. Artık bu buluş umudunu yitirmek üzere olan Tip 1 diyabetli hastalar için yaşam umudu oluyor ve dünyanın her tarafında insülin için istek yağıyor.
Bayan Hughes, kızının hayatını kurtaracak ilacın Kanada’da keşfedildiğini öğrenince hemen Banting’e bir mektup yazıyor. Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı’nın eşi olduğunu ve kızının Tip 1 diyabete yakalandığını, çok hasta ama hayata bağlı olduğunu ve acil insüline ihtiyaçları bulunduğunu belirtiyor.
Ancak Banting elinde yeteri kadar insülin olmadığını, olanı da ancak çalışma hastalarına kullanabileceklerini belirterek yardımcı olamayacağını yazıyor. Anne Hughes büyük bir hayal kırıklığına uğruyor ama yılmıyor, üst üste mektuplar yazmaya devam ediyor. Her seferinde olumsuz yanıt alıyor.
Aslında baba Hughes o zaman dünyanın en güçlü ikinci adamı, istese adam yollatıp insülini kendi ayağına getirtebilir ama yapmıyor. Kayıtlarda doktorlara ve ekibe karşı unvanını ya da gücünü kullandığına dair hiçbir belge yok. Hughes’lar da diğer insanlar gibi sırasını bekliyor.
Bir süre sonra Banting’in ekibi bir ilaç firmasıyla anlaşıyor, insülinin seri üretimine geçiliyor ve nihayet Elizabeth, Toronto’dan davet alıyor.
Bir aralık günü trenle Toronto’ya hareket ediyor. İlk insülin tedavisi başlandığında 20 kiloyken 3.5 ay sonra 35 kiloya çıkıyor. Spor yapmaya başlıyor, sağlığı ve enerjisi geri geliyor. Elizabeth bir süre sonra normal yaşama dönüyor, 1930’un aralık ayında Avukat Bill ile evleniyor, Tip 1 diyabetlinin çocuğu olması o tarihlerde mucizeyken bu mucize gerçekleşiyor ve 3 sağlıklı çocuk dünyaya getiriyor, hayatı boyunca sanat ve edebiyatla uğraşıyor.
Elizabeth 74 yıl sağlıklı yaşadı, anılarını yazdı, bunları Caroline Cox kitap haline getirdi ve Rıza Ommaty nefis Türkçe’si ile dilimize çevrildi..
İnsülinin keşfi tarihin en önemli buluşlarından biri olarak kabul edildi, onun sayesinde milyonlarca insanın hayatı kurtuldu. İnsülini bulan ekip Dr. Banting ve hocası Dr. Macleod, Nobel Ödülü’nü aldı. Ama büyük bir ekip dayanışması göstererek Nobel Ödülü’nü araştırmaları beraber yürüttükleri tıp öğrencisi Best ve pankreas ekstresini saflaştırıp insülini elde eden Collip ile paylaştılar.
Günümüzde etik değerlerin yok olduğu, herkesin bir diğerini karalamaya çalıştığı bir ortamda bu hikâye mesleki dayanışmanın en güzel örneği olarak gösterilir. İnsülin bilim tarihinde, 3 ayrı Nobel’in verildiği çok nadir moleküllerden biri. olarak kayıtlara geçti. Alıntıdır.

Şerzan Araç

Eski Medeniyetler ve Dünya Tarihi

ALINTIDIR  A.K.


 

 

 





 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
 
1 - KARA DUDUTUM...

09-04-2020 - 17:56

 
2 - GÜZEL BİR YANIT

08-04-2020 - 17:54

 
3 - NE DEDİ ?

07-04-2020 - 12:58

 
4 - İYİ OLMA SANATI

05-04-2020 - 18:29

 
5 - DUMLUPINAR DENİZALTISI FACİASI...

04-04-2020 - 10:56

 
 
DİĞER YAZILAR :  [ 1 ]  [ 2 ]  [ 3 ]  [ 4 ]  [ 5 ]  [ 6 ]  [ 7 ]  [ 8 ]  [ 9 ]  [ 10 ]  [ 11 ]  [ 12 ]  [ 13 ]  [ 14 ]  [ 15 ]  [ 16 ]  [ 17 ]  [ 18 ]  [ 19 ]  [ 20 ]  [ 21 ]  [ 22 ]  [ 23 ]  [ 24 ]  [ 25 ]  [ 26 ]  [ 27 ]  [ 28 ]  [ 29 ]  [ 30 ]  [ 31 ]  [ 32 ]  [ 33 ]  [ 34 ]  [ 35 ]  [ 36 ]  [ 37 ]  [ 38 ]  [ 39 ]  [ 40 ]  [ 41 ]  [ 42 ]  [ 43 ]  [ 44 ]  [ 45 ]  [ 46 ]  [ 47 ]  [ 48 ]  [ 49 ]  [ 50 ]  [ 51 ]  [ 52 ]  [ 53 ]  [ 54 ]  [ 55 ]  [ 56 ]  [ 57 ]  [ 58 ]  [ 59 ]  [ 60 ]  [ 61 ]  [ 62 ]  [ 63 ]  [ 64 ]  [ 65 ]  [ 66 ]  [ 67 ]  [ 68 ]  [ 69 ]  [ 70 ]  [ 71 ]  [ 72 ]  [ 73 ]  [ 74 ]  [ 75 ]  [ 76 ]  [ 77 ]  [ 78 ]  [ 79 ]  [ 80 ]  [ 81 ]  [ 82 ]  [ 83 ]  [ 84 ]  [ 85 ]  [ 86 ]  [ 87 ]  [ 88 ]  [ 89 ]  [ 90 ]  [ 91 ]  [ 92 ]  [ 93 ]  [ 94 ]  [ 95 ]
 
YAZARIMIZA AİT SİSTEMİMİZDE KAYITLI TOPLAM 474 ADET YAZI KAYITLI .
 
 
           ..
 
TÜM YAZARLAR



AYDIN HAVA DURUMU

           YORUMLAR
VELİ TİRYAKİ

     Üniversiteler Akademik Bilim yuvalarıdır. Böyle Kalmalıdır. 3 dönem vekillik yapan şahsiyeti bulunmaz hint kumaşıymış gibi ...

DAVUT K

     Yokuş, “Sağlık Bakanı’nın da açıklamalarına baktığınızda hayatını kaybedenlerin genelini umrecilerimiz oluşturuyor. Bu vatandaşlarımızın vebali başta Diyanet ...

SELİN SEVER

     ÖLÜM Sayların açıklanması ve bu konuda şeffaflık çok güzel. insanlara moral oluyor. Ancak Bazı uzmanların bazı ...

EREN EFE

     Sayın Başkan Atatürkün Kurduğu partinin başkanı olarak Atatürkün kurduğu ve yönetimini teslim ettiği İŞ BANKASI ile ...

HASAN ALİ CENK

     Ispartada 260 vakanın 241 i umreci sorumluları istifa ettimi soruşturma açıldımı. Merak ediyorum. ...

ARZU CEPRELLİ

     İki nimet vardır ki, insanların çoğu onların kıymetini hakkıyla takdir edemezler: onlardan biri sıhhat, diğeri de ...


           ANKET
KANAL İSTANBUL GEREKLİMİDİR?
% 20 √ Toplam : 18 - 1 Evet Gerekliidir.
% 55 √ Toplam : 50 - 2 Hayır Yapılmasın
% 26 √ Toplam : 23 - 3 Fikrim Yok
   


GÜNCEL   SİYASET   EKONOMİ   AYDIN   SAĞLIK   DÜNYA   SPOR   LEZZETLERİMİZ  
KÜLTÜR/SANAT   ÇEVRE   KAMPANYALAR   kampanyalar   YAZAR GİRİŞİ   SİVİL TOPLUM   EĞİTİM   HABER VİDEOLARI  
FİLM FRAGMANLARI   KOMİK VİDEOLAR   VİDEO  

RSS © 2012 Ajans 09/ Aydın Haberleri Sitesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır
Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları | Künye | Reklam | İletişim