Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ FİRMA REHBERİ İLANLAR İLETİŞİM  
 
SAMSUN İMAMOĞLUNU BAĞRINA BASTI
19 MAYIS Kurtuluşun Ateşinin Yakıldığı Gün
YENİ ASKERLİK KANUNU MEÇLİSTE
İYİ Parti’den 19 Mayıs bildirgesi
GALATASARAY ŞAMPİYON


Ajans 09/ Aydın Haberleri - NEDEN SPREYLENİYORUZ ?
NEDEN SPREYLENİYORUZ ? BU YAZININ EKLENME TARİHİ 13-03-2019 / 09:33 | BU YAZI TOPLAM 1167 KEZ OKUNDU.
   
Ahmet Kısa
ahmtkisa@hotmail.com
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
NEDEN SPREYLENİYORUZ ?

TEK DÜNYA DEVLETİ İÇİN Mİ SPREYLENİYORUZ?.....

Sorulduğunda geçerli bir gerekçeleri bile var; "küresel ısınmayı engellemek amacıyla yapıyoruz," diyorlar. Gerçekten söyledikleri gibi küresel ısınmayı engellemek amacıyla mı bizleri baryum sülfat veya alüminyum parçacıklarıyla ilaçlıyorlar. Yoksa amaç başka mı?...

O halde gelin kısaca yakın geçmişe bakalım:

Hollanda meteoroloji radarları gökyüzünde 350 kilometre hızla yol alan dev bulut kümelerini saptadığında takvimler 2005 yılı 21 haziranı gösteriyordu. Olağan üstü hareketli bulutlar doğa dışı bir gelişmeyi işaret ediyordu. Yapılan araştırmalar sonucunda Almanya sınırında askeri uçakların gökyüzüne baryum sülfat saçtıklarını ortaya çıktı. Yapanlar Alman hava kuvvetleriydi.

 Hükümetin bilgisi dahilinde insanlık dışı bir deney gerçekleşmiş ve Hollanda sınırında gökyüzü zehirle kaplanmıştı. Konu kamuoyuna sızdırılınca kıyamet koptu ve Alman hükümeti itiraf etmek zorunda kaldı: Askeri radar sinyallerini etkisiz hale getiren bir deney yapılmıştı... Yoğunlaşan tepkiler ve Hollanda hükümetinin protesto notasına özürle karşılık verildi. O tarihten sonra bölgedeki köylerde yaşayan insanlarda nefes yolları problemleri, akciğer ve karaciğer kanserlerinde ciddi artışlar oldu. Bağışıklık sistemleri o kadar zayıflamıştı ki sıradan bir soğuk algınlığı bile ölümlere sebep oluyordu. Sonuç: Ölenler öldükleriyle kaldı... Çünkü gelişmeler hemen oluşmamış, on yıllık zamana yayılmıştı.

Bu deneyden bir yıl sonra ABD’nin nüfusu az bölgelerinden Shasta Dağı’nda yeni deneyler yapılmaya başlamıştı. Bu kez ekonomik açıdan maliyeti daha düşük ancak etkilediği alan daha geniş olan alüminyum parçacıkları kullanılıyordu. Dağın yakınlarında ormancılık ve avcılıkla geçinen on beş aile başlarına gelen felaketin farkında bile olmadılar. Zaman içinde onlarda da tıpkı Hollanda’daki köylülerde olduğu gibi bağışıklık sistemlerinde çökme ve kanser belirtileri ortaya çıktı. Hollanda’daki köylülerden farklı olarak Demans ve Alzheimer belirtileri de gösteriyorlardı.

ABD’nin en dayanıklı ve sağlıklı insanlarının yaşadığı bölgede grip salgını can almaya başlamıştı. İnsanların düşünme yetilerini kaybetmeye başladıkları da rapor edilmişti Pentagon’a. Gerçek korkunçtu; o bölgede yaşayan insanlar tıpkı deney hayvanları gibi, denek olarak seçilmişlerdi... Burada şaşılacak nokta yok; 2013 yılında yayınlanan bir resmi rapora göre sadece kendi halkı üzerinde 60 binden fazla deney yapmıştı ABD...

’’Konuyla ilgili detaylı bilgileri Alev Alatlı hocamızın ya da yazar Banu Avar’ın kitaplarından ve youtube’daki video kayıtlarından edinebilirsiniz’’Ş

Şimdi burada sorulması gereken soru şu:

Gelecekte yapay zekanın yöneteceği TEK DÜNYA DEVLETİ için düşünme, analiz yapma yetisinden yoksun insanlar mı oluşturulmaya çalışılıyor?.. Ya da Pentagon’un karanlık odalarında saklanan "Dünya nüfusunun 3.5 milyara düşürülmesi," projesi mi hayata geçiriliyor?

Galiba her ikisi de....

Aslında Hitler’e ait olan "Kaos Teorisi" zaman içinde ABD ve İngiltere tarafından daha da geliştirilip, hayata geçirilme tarihi 1960’lı yılların ortasıdır... Bugün hiç bitmeyen ve bitecek gibi de görünmeyen bölgesel savaşlar ve terörün ardında da bu teori yatıyor. Sokağa çıkarken bile can güvenliğinden şüpheye düşen insanların bir süre sonra sadece güvenliğe dayalı köleleştirici bir sisteme "Evet," demeleri hedefleniyor. Bir taraftan kaos, terör, diğer taraftan havadan spreylenen insanların medya ve sosyal medya yoluyla dezenformasyon yağmuruna tutulması hep aynı amaca hizmet etmektedir. Hollywood sinemasının da subliminal mesajlarla kitlesel hipnotizma yaptığını da unutmamak gerekir.

Tüm bunları birleştirdiğimiz zaman ortaya çıkan sonuç son derece nettir:

 NEDEN TEK DÜNYA DEVLETİ....

Neden yapay zekaya dayanan TEK DÜNYA DEVLETİ?... Bu sorunun yanıtını vermek için geçmişe kısa bir yolculuk yapmamız gerekiyor...

1890 yılı sonrası emeğe dayalı sanayi üretimi için gerekli olan işçi nüfusunu artırmak tek çözümdü. Ayrıca çıkarılacak olan savaşlarda da asker olarak genç insanlara ihtiyaç vardı. Doğal olarak insan sayısı ne kadar fazla olursa uluslar arası şirketler de büyük karlar elde edeceklerdi. Aslında İngiliz kökenli, ABD’li yedi ailenin böyle bir fırsatı kaçırmaları düşünülemezdi bile...

Öyle de yaptılar. İlk iş olarak ABD kendi topraklarında "Geniş aile," projesini hayata geçirdi. Medya ve beyaz perde yoluyla geniş aile ve çok sayıda çocuk yapmayı teşvik eden yayınlara başladılar. Çocuk başına para ödemeye başladılar. Yiyecek yardımları devreye girdi. Bir taraftan nüfuslarını artırırlarken diğer taraftan devlet tarafından sübvanse edilmiş tahıl ürünlerini ucuz fiyatla halka satmaya başladılar. Bunların başında genetiğiyle oynamaya başladıkları mısır ve diğer tahıl ürünleri vardı. Üretim aşaması uzun süren, işlenmesi zor ve maliyetli olan pancardan üretilen şeker yerine çok daha kolay üretilen mısır şekeriyle imal edilen tatlılar, çikolatalar, kolalar piyasaya sürülmüştü.

Böylece obezleştirilmesi hedeflenen Amerikalılar için ilk adım atılmış oldu. (Burada amaç obezleştirilmiş, rahatına düşkün, bir o kadar da bencilleştirilmiş orta sınıf yaratmaktı.) Morfin ve afyon kökenli haplar eczanelerde, kısa süre sonra da marketlerde ağrı kesici olarak satılmaya başlandı. Televizyon, Radyo ve gazetelerde alkol tüketimini körükleyen diziler ve yayınlar yer alıyordu. Hollywood’un pompalanan dünya starları , filmlerde ağızlarındaki sigaralar ve viski kadehleriyle boy gösteriyorlardı. Suni olarak rahata alıştırılmış, tek derdi ödemesi gereken aylık faturalardan başka bir şey olmayan orta sınıfa verilen tek mesaj vardı: İşinizi ve hayat standardınızı koruyun, itaat edin ve sorgulamayın...

Proje başarılı olmuştu; orta sınıf her geçen gün daha da obezleşirken, alkol, siğara kullanımı çığ gibi artıyordu. (Egemen aileler biliyorlardı ki; orta sınıf ülkenin bel kemiği, kendileri için de emniyet supabıydı. Orta sınıfa biraz daha fazla rant sağladıkları takdirde, sosyal haklardan yoksun açlık sınırında yaşayan yoksul insanların ayaklanma şansı yoktu. Yine de garanti olması amacıyla yoksul kesimin genç kuşakları uyuşturucu batağının içine çekildi. (Özellikle siyahi gençler ve pompalanan Amerikan rüyasının peşinde şehirlere akın eden taşra çocukları.) ABD’nin nüfusu hızla yükselse de yetersizdi. Bu kez de göçmen politikası devreye girdi. Bir zamanki kölelerin yerini üçüncü dünya ülkelerinden gelen göçmenler almıştı. En pis ve ağır işleri onlara verdiler. (Aynı politikayı Almanya’da da uyguladılar.) Çocuk yardımları onlar içinde geçerliydi. Hatta daha başvuru sırasında geniş ailelere öncelik tanıyordu.

Özellikle güney Amerika ve Avrupa ülkelerinden (İspanya, Portekiz, İtalya) ve tabii ki Çin’den milyonlarca göçmeni kabul ettiler. İstedikleri tüketim ekonomisi oluşmuştu. Ama yetmezdi. Çünkü 1. Dünya Savaşına katılan ülkeler yeterince harap olmamışlardı. Avrupa ve Balkanlar parçalara ayrılsa da ABD’li şirketler Avrupa ve Asya piyasalarında yeterince boy gösteremiyorlardı. Bunu tek çaresi, önce kendi ülkelerindeki parayı hortumlamak, sonra da Almanya’da sahneye çıkardıkları Hitler’e destek verip, büyük savaşı başlatmaktı.

Harap olmuş Avrupa’ya sızmak çok kolay olacaktı. Yaptılar da: Önce Amerikan rüyası olarak pompaladıkları Florida’daki arsa ve ev fiyatlarını kat kat yükselttiler. Bankalar kredi kaynaklarını su gibi akıtıyorlardı. New York Borsası adeta uçuyordu. ABD’li yedi aile için tüm şartlar olgunlaşmıştı. 1928 yılı başlarında Florida’da dibe vuruş başladı... 

Arsa ve ev fiyatları dibe vurdu. ( Her şey aynı gün içinde 5800 evin düşük fiyatla satışa çıkmasıyla tetiklenmiş, bu ailelerin sahibi olduğu ulusal medya da "Florida’da ev fiyatları ani düşüşe geçti" haberleriyle bu spekülasyonu desteklemişti. ) Hacizler ardı ardına gelirken, korkunç bir insani dram ortaya çıkmıştı.

Sadece Florida’da değil, kredi alan herkes, özellikle köylüler tüm mal varlıklarını ve topraklarını yedi büyük ailenin bankalarına kaptırdılar. (Günümüzde tüketmek zorunda bırakıldığımız GDO’lu sebze ve meyvelerin hibrit tohumlarını üretip tüm dünyaya dağıtan yedi global tarım şirketinden dördü 1930’da kuruldu.) Bankaların haczettiği köylülere ait topraklar söz konusu dört tarım şirketi tarafından satın alındı. ’’Bu şirketlerin ürettikleri buğday tohumları 1950 yılında ülkemize girmiştir’’

Tükettiğimiz ekmekler bu buğday tohumlarıyla üretilmektedir... Artık altın vuruş zamanı gelmişti: Bir yıl sonra 1929’da "Kara Cuma" adıyla tarihe geçen borsa felaketi yaşandı. Milyarlarca Dolar bir gün içinde yok olmuştu. Var olan bir paranın yok olması mümkün değildi. Aşırı arzla borsaya dip yaptıran ABD’li dedi aile inanılmaz bir miktarları hortumlanmışlardı................ 

Birinci bölümün sonu....

 MAKALE ALINTIDIR... Herseyin birbiriyle bağlantısı olduğunu hızla idrak edebilmeniz temennisiyle...

Dimitrov TESLA

ALINTIDIR  A.K.

 

 





 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
 
1 - ÖZ DEYİŞLER …

19-05-2019 - 07:25

 
2 - DİN TARTIŞMASI !..

17-05-2019 - 17:22

 
3 - SAĞCI,SOLCU,GERCİ VE DEVRİMCİLERE !..

14-05-2019 - 08:49

 
4 - ANI YAŞAMAK...

13-05-2019 - 13:34

 
5 - ANNELER GÜNÜNÜN HİKAYESİ …

12-05-2019 - 14:48

 
 
DİĞER YAZILAR :  [ 1 ]  [ 2 ]  [ 3 ]  [ 4 ]  [ 5 ]  [ 6 ]  [ 7 ]  [ 8 ]  [ 9 ]  [ 10 ]  [ 11 ]  [ 12 ]  [ 13 ]  [ 14 ]  [ 15 ]  [ 16 ]  [ 17 ]  [ 18 ]  [ 19 ]  [ 20 ]  [ 21 ]  [ 22 ]  [ 23 ]  [ 24 ]  [ 25 ]  [ 26 ]  [ 27 ]  [ 28 ]  [ 29 ]  [ 30 ]  [ 31 ]  [ 32 ]  [ 33 ]  [ 34 ]  [ 35 ]  [ 36 ]  [ 37 ]  [ 38 ]  [ 39 ]  [ 40 ]  [ 41 ]  [ 42 ]  [ 43 ]  [ 44 ]  [ 45 ]  [ 46 ]  [ 47 ]  [ 48 ]  [ 49 ]  [ 50 ]  [ 51 ]  [ 52 ]  [ 53 ]  [ 54 ]  [ 55 ]  [ 56 ]  [ 57 ]  [ 58 ]  [ 59 ]  [ 60 ]  [ 61 ]  [ 62 ]
 
YAZARIMIZA AİT SİSTEMİMİZDE KAYITLI TOPLAM 309 ADET YAZI KAYITLI .
 
 
           ..
 
TÜM YAZARLAR



Aydın Hava Durumu

Pazartesi Parçalı Bulutlu Parçalı Bulutlu 33°C 20°C

Salı Parçalı Bulutlu Parçalı Bulutlu 32°C 20°C

Çarşamba Parçalı Bulutlu Parçalı Bulutlu 33°C 18°C



           YORUMLAR
CEMİL KAYA

     15 Temmuz hain darbe girişimine kadar Türkiyede birileri hep okyonus ötesini kullandı. o süreçte kısa sürede ...

SELİN SEVER

     BEN Anlamadım YSK Çalınmadı. Diyor. İptal Seçim Kurullarının oluşmundan verilmiş diyor. Tayyip Çalındı. Diyor. Binali Çalınmış ...

EREN EFE

     Erzurum / Pasinler’deki seçimlerde sandık kurulunda “muhtar âza adayları” üye yapılmış, yani sandık kurulu yasalara aykırı ...

VELİ TİRYAKİ

     KANUN Bazı sandık kurullarına sivillerin başkan atanmış olması “ve”, bu yüzden seçim sonuçlarının etkilenmiş olması..DER .Demek ...

KÜRŞAT GÜLER

     Bu Hükümetin Tüketiciye ek vergisidir. Poşet Parasının Poşet başına 150 kr. gizli vergi olarak alınıyor. Talan ...

MAVİ MELEK

     Pes doğrusu; seçimlerin faturasını vatandaşa odetmek için yeni bir oyun mu çevre duyarlılığını siyasete alet edenleri ...


           ANKET
31 MART SEÇİMLERİNİN KAZANANI KİM OLDU.
% 30 √ Toplam : 15 - DEMOKRASİ
% 18 √ Toplam : 9 - MİLLET
% 4 √ Toplam : 2 - AKP
% 12 √ Toplam : 6 - CHP
% 38 √ Toplam : 19 - MHP
   

TRT Spor Haberler



GÜNCEL   SİYASET   EKONOMİ   AYDIN   SAĞLIK   MAGAZİN   SPOR   LEZZETLERİMİZ  
KÜLTÜR/SANAT   ÇEVRE   KAMPANYALAR   kampanyalar   YAZAR GİRİŞİ   SİVİL TOPLUM   EĞİTİM   HABER VİDEOLARI  
FİLM FRAGMANLARI   KOMİK VİDEOLAR   VİDEO  

RSS © 2012 Ajans 09/ Aydın Haberleri Sitesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır
Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları | Künye | Reklam | İletişim