Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ FİRMA REHBERİ İLANLAR İLETİŞİM  
 
ÇARİ DENGEDE 18 MİLYAR DOLAR AÇIK
MTV ÖDEME İÇİN SON TARİH 31
BAKAN KOÇA: VAKALARIN KAYNAĞI DÜĞÜNLER
SİYAH MASKEYE YASAK GELİYOR
İLK BÖLÜCÜ BARO ANKARADA KURULDU


Ajans 09/ Aydın Haberleri - ‎BENİMDE YAŞADIĞIM ACILI YILLAR…
 ‎BENİMDE YAŞADIĞIM ACILI YILLAR… BU YAZININ EKLENME TARİHİ 28-06-2020 / 11:50 | BU YAZI TOPLAM 724 KEZ OKUNDU.
   
Ahmet Kısa
ahmtkisa@hotmail.com
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
‎BENİMDE YAŞADIĞIM ACILI YILLAR…

BİR FİNCAN KAHVENİN KIRK YIL HATIRI VAR,..

YA,.. ÜÇ EKMEĞİN?..
---İkinci Dünya savaşı yılları veya, eskilerin "Alaman harbi" dedikleri zamanlar.
Gaz, şeker başta olmak üzere birçok şeyin kıtlığı çekiliyor.
Bazı geçici çözümler de üretiliyor ama, yeterli değil.
Mesela: tiryakilerin durumu vahim. Çünkü kahve yok.
Çözüm: bildiğimiz yemeklik nohut kahve gibi kavruluyor, ve kahveye şaşılacak kadar benzer bir tat ve koku da elde ediliyor.
Sadece köpük yok. Elbette tiryaki damağı, nohutla kahveyi ayırt ediyor. Ama, ne yapsınlar ki,..eskilerin lisanı ile "kifaf-ı nefis"
ediyorlar.
Ekmek zaten hiç yok.
Devlet: savaşın uzun sürmesi ve, tarımda muhtemelen üretim düşüşü yaşanabilir ihtimali ile, hububatı çok idareli kullanmaya çalışıyor.

Geceleri karartma uygulanıyor.

Camlara koyu renk bezler battaniyeler kapatılıyor.
Tenekeden üretilmiş yağ kandillerinde, zeytinyağı yakılıp, isli kandil ışığında oturulup ders çalışılıyor.
Bir avuç buğday ya da mısır bulabilen, onu kahve değirmeninde öğütüp, süpürge tohumu hatta öğütülmüş mısır koçanı ile çoğaltıp ekmek benzeri şeyler yapmaya çalışıyor.
Çayı ıhlamuru bulabilen yanına şeker niyetine bir de kuru üzüm bulduysa, Dünya’lar onundur artık.
Kadınlar; ebegümeci, labada, ısırgan, semizotu toplasalar da hiç bir şey ekmeğin yerini tutmuyor.
1877-78 Osmanlı-Rus harbinde, Rus istanbul’a kadar dayanmış.
Ardından otuz sene geçmeden Bulgar ordusu Hadımköy’e kadar gelmiş. Daha hafızalarda Bulgar işgali tazeyken, bir de Yunan işgal yaşanmış.
Yunan işgali üstünden yirmi sene geçmeden de, Alman ordusu bütün Balkan’ları işgal etmiş.
Elli yılı bile bulmayan bu zaman zarfında Trakya, ve tabii ki Tekirdağ’da bunları yaşayınca, endişe had safhada.
İşi olan, iş yeri olan, gidecek yeri de olmayan tevekkül edip akıbetini bekliyor.
.Karartma sebebiyle evlerde, genellikle bir odada oturulup
yatılıyor. Mangalla ısınılıyor, mangalın küllü yerinde gömülecek üç patates piyangoda büyük ikramiye gibidir.
Erkekler, halka açık yerlerde iyi bir haber alma ümidiyle "ajans" saatini bekliyor. Radyo deseniz bir iki kahvede var.
Böylesi iç karartıcı bir Zemheri gününde ekmek almaya gidilmesi lazım.

Evde küçük bir çocuk var, Aile reisi Ateşçi ( BABAM PABUÇÇU TEVFİK KISA ) deseniz hasta, yaşlı büyük anne var .
Dolayısıyla, evin hanımı Ateşçi’nin karısı "Seyide hanım" da çıkamaz.
Büyük çocuk Ali Enver ( BEN AHMET KISA ) bu işi üstlenir.
...Elinde, ekmek karnesinden koparılmış günlük ekmek istihkakının kuponları, ardında kulak tıkadığı,"koşma, saçak altından git, ıslanma " nasihatleri ile seğirtir.
...Üstte: sulu sepken yağış, altta erimekte olan kar suyu ve su alan ayakkabı ile fırına geldiğinde uzun kuyruk.(ÇANAKKALE-BİGA’DAKİ BADEMLİK CAMİİ ARKASINDAKİ FIRINA)
...Kuyrukta aniden çıkan, bir tartışma, itiş-kakış arasında sertçe bir darbe ile Ali Enver kendini yerde bulur.
Gözleri kararır ekmek kuponlarını sıkı sıkıya tuttuğu eli üzerinde tarifi mümkün olmayan bir acı, dudağında ılık bir ıslaklık.
"Çocuk düştü" sesleri arasında bir an durulan hengame ve fırından fırlayan Kirkor bakar ki, yatan çocuk Ateşçi’nin oğludur.
Dudağı patlamış, sağ eli morarmış ve şişmiş. Elin üzerinde demir kabaralı bir ayakkabının kabara izleri, ve izlere kan oturmuş.
Çocuk düşünce büsbütün ıslanmış. Ekmek kuponları erimiş.
Kirkor, çocuğu kucakladığı gibi fırına alır.
Omuzundaki temiz peşkiri buz gibi kar suyu ile ıslatıp, yüzünü siler.
Ekmek kuyruğunda beklerken homurdananlar dahi susar.
Zaman, bir süreliğine donmuş gibidir.
Kirkor’da ne ekmek karnesi - kuponu, ne de ekmek düşünecek hal kalmamıştır.
Ama,.. bu parmak kadar çocuğu, Zemheri ayazında, sulu sepken havada buraya getiren tek şeyin ekmek ihtiyacı olduğunu bilecek kadar da hayatın içindedir..
...Kirkor, cüzdanından kendi ekmek karnesini çıkarıp, ailesinin günlük istihkakı olan üç kuponu kopardı ve ekmek teslimatına nezaret eden zabıta memuruna teslim etti.
Bunu da dışarıda ekmek bekleyenlere göstere göstere yaptı.
Sonra tezgah altından çıkardığı temiz bir un çuvalına üç ekmeği sarıp, Ateşçi’nin oğlunu kapıya kadar çıkardı.
...Ali Enver eve geldiğinde, Ateşçi üstünün ıslaklığı dudağının patlağı, morarmış el, ve eksik ekmekten, bir şeylerin yolunda gitmediğini anladı ama, yarasını deşmemek için sormadı, soramadı.
...Ali Enver’de, nasılsa "Kirkor amca karşılaşınca babama olan-biteni anlatır" diye bir şey anlatmadı.
...Ondan tek beklenen "ekmek" idi, onu da başaramadığını, ailesine olan vazifesini layıkıyla yapamadığını düşünüp, o üzüntüyle bir köşeye büzüldü.
...Çocuk daha fazla üzülmesin diye bu konu hiç açılmadı.
Öyle ya,..o konuşmuyorsa, yarayı deşmenin de bir anlamı yoktu.
...Ateşçi, kendi çocukluğunda yaşadığı onca hadise ile, erken yaşta olgunlaştığını hatırladı.
Ayni şeyleri oğlunun yaşadığını fark etti ve hüzünlendi.
"Tarih, tekerrür mü ediyordu?" Öyle ise "keşke, tekerrür etmese, çocuklar çocukluklarını yaşayabilse" diye efkarlandı.
Bu, "kıtlık denilen meret, insanları vaktinden önce büyütüyor, çocuklar, çocuk olamadan büyük insan oluyor " diye aklından geçirdi.
......
...O kötü yokluk günlerinden sonra gelen bolluk zamanlarında da hiç ekmek israf edilmedi.
...Çorba yapıldı tüketildi, tirit yapıldı yendi.
...Kasap Adil amcadan alınan kemikler kaynatıldı, suyuna doğranmış ekmeklerle sokak köpekleri doyuruldu.
Kuşlara ufalandı ama hiç israf edilmedi.

.....Patlayan dudak ve üzerinde demir kabaralı koca pabucun iz bıraktığı el iyileşti.
...Ama,.. yürekteki iz hep baki kaldı.
Aradan neredeyse seksen sene geçti, ne yaşadığı sürece Ateşçi unuttu o üç ekmeği, ne evladı Ali Enver, ne de ardından gelen diğerleri..
Hani, dilimize yer etmiş, pelesenk ettiğimiz o meşhur söz vardır ya,
"Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var." ya,. üç ekmeğin?..
selam ve muhabbetle
yahya kaptan

Karamanoğlu Coskun‎ - Karamanoğlu Beyi Nure Sofi  ALINTIDIR  A.K.

NOT : YUKARIDAKKŞ OLAYI BEN BİZZAT YAŞADIM KÜÇÜK FARK BEN EKMEK KARNEMİZİ KAYBETTİM ALLAH RAZI OLSUN BABAMIN ARKADAŞI FIRIBCI SAYESİNDE AÇ KALMADIK. AHMET KISA (A.K.)

 

 

 

 

 

 





 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
 
1 - TÜRKİYE ARKEOLOJİ TARİHİ

09-07-2020 - 13:27

 
2 - BİRAZ NEŞELENELİM Mİ ?

08-07-2020 - 19:14

 
3 - DÜNYANIN EN SAPIK İNSANI

06-07-2020 - 17:33

 
4 - İYİ İNSANLAR…

05-07-2020 - 19:44

 
5 - TARİHİMİZDEN SAYFALAR…

04-07-2020 - 19:10

 
 
DİĞER YAZILAR :  [ 1 ]  [ 2 ]  [ 3 ]  [ 4 ]  [ 5 ]  [ 6 ]  [ 7 ]  [ 8 ]  [ 9 ]  [ 10 ]  [ 11 ]  [ 12 ]  [ 13 ]  [ 14 ]  [ 15 ]  [ 16 ]  [ 17 ]  [ 18 ]  [ 19 ]  [ 20 ]  [ 21 ]  [ 22 ]  [ 23 ]  [ 24 ]  [ 25 ]  [ 26 ]  [ 27 ]  [ 28 ]  [ 29 ]  [ 30 ]  [ 31 ]  [ 32 ]  [ 33 ]  [ 34 ]  [ 35 ]  [ 36 ]  [ 37 ]  [ 38 ]  [ 39 ]  [ 40 ]  [ 41 ]  [ 42 ]  [ 43 ]  [ 44 ]  [ 45 ]  [ 46 ]  [ 47 ]  [ 48 ]  [ 49 ]  [ 50 ]  [ 51 ]  [ 52 ]  [ 53 ]  [ 54 ]  [ 55 ]  [ 56 ]  [ 57 ]  [ 58 ]  [ 59 ]  [ 60 ]  [ 61 ]  [ 62 ]  [ 63 ]  [ 64 ]  [ 65 ]  [ 66 ]  [ 67 ]  [ 68 ]  [ 69 ]  [ 70 ]  [ 71 ]  [ 72 ]  [ 73 ]  [ 74 ]  [ 75 ]  [ 76 ]  [ 77 ]  [ 78 ]  [ 79 ]  [ 80 ]  [ 81 ]  [ 82 ]  [ 83 ]  [ 84 ]  [ 85 ]  [ 86 ]  [ 87 ]  [ 88 ]  [ 89 ]  [ 90 ]  [ 91 ]  [ 92 ]  [ 93 ]  [ 94 ]  [ 95 ]  [ 96 ]  [ 97 ]  [ 98 ]  [ 99 ]  [ 100 ]  [ 101 ]  [ 102 ]  [ 103 ]  [ 104 ]  [ 105 ]  [ 106 ]  [ 107 ]  [ 108 ]  [ 109 ]
 
YAZARIMIZA AİT SİSTEMİMİZDE KAYITLI TOPLAM 544 ADET YAZI KAYITLI .
 
 
           ..
 
TÜM YAZARLAR



AYDIN HAVA DURUMU

           YORUMLAR
EREN EFE

     Ülkem Yasaklar Ülkesi. Yaşasın İleri Demokrasi. Bu barolar çok oldu bölmek gerek ki sesleri çıkmasın. Sosyal ...

HASAN ALİ KAYABAŞI

     BARO Başkanlarımızın haklı mücadelesinde yalnız değilllerdir. AKParti kendi sonunu hazırlıyor. Bu düşüşün hızını artıracaktır.Bu yaptıkları Bölücülüğü ...

KÜRŞAT ALPEREN

     Hüseyin Reis yazılarını özlemişiz... Yazdıklarına katılıyorum. Bir ülkücü olarak başka bir yere gidemem ama bir çok ...

AYŞE SUNAL

     Yıllardır AK Partiye oy verdim. Ülkenin geldiği durum beni yeni arayışlara itti. İlk defa İyi Partide ...

SELİN SEVER

     PARTİ içerisinde kadın ve gençlerin sayısının artması partinin değişimi ve gelişimi için önemli bir unsurdur. Ancak ...

ALİ SÜLÜK

     Çok haklısın kardeşim . ...


           ANKET
COVİD-19 Tedbirlerinin gevşetilmesinin zamanlamasını nasıl değerlendirirsin.?
% 34 √ Toplam : 74 - 1- Çok Erken Buluyorum.
% 18 √ Toplam : 39 - 2-İktidar Doğru yapmıştır.
% 49 √ Toplam : 107 - 3-Benim için FARKETMEZ!
   


GÜNCEL   SİYASET   EKONOMİ   AYDIN   SAĞLIK   DÜNYA   SPOR   LEZZETLERİMİZ  
KÜLTÜR/SANAT   ÇEVRE   KAMPANYALAR   kampanyalar   YAZAR GİRİŞİ   SİVİL TOPLUM   EĞİTİM   HABER VİDEOLARI  
FİLM FRAGMANLARI   KOMİK VİDEOLAR   VİDEO  

RSS © 2012 Ajans 09/ Aydın Haberleri Sitesi
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır
Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları | Künye | Reklam | İletişim