Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ FİRMA REHBERİ İLANLAR İLETİŞİM  
 
Mümtazer Türköne tahliye edildi
İLAÇ KRİZİ KAPIDA
MERKEZ BANKASI FAİZ ARTITIMINA GİTTİ
Mobilya ihracatı 2 milyar doları aştı
Hedef; Libya’yı lojistik üst haline getirerek


Ajans 09/ Aydın Haber, Aydın Haberleri, Ülke Gündem,, Türkiye Haberleri, Sİyasi Haberler - OSMANLI İMPARATORLUĞU, SEZON II
OSMANLI İMPARATORLUĞU, SEZON II BU YAZININ EKLENME TARİHİ 05-02-2020 / 18:54 | BU YAZI TOPLAM 3154 KEZ OKUNDU.
   
Konuk Yazar
ahmetkisa@gmail.com
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
OSMANLI İMPARATORLUĞU, SEZON II

Dizilerin ya da sinema filmlerinin toplum hayatını şekillendirmede ne kadar etken olduklarının farkında mıyız acaba?

Bize sunulan her neyse onu doğru varsayıyoruz. Elimizdeki somut bilgilere dayanarak izlediklerimizin gerçeği yansıtmadığını bilsek dahi gördüklerimize inanmayı daha kolay bulup, doğru bilgi olarak bize dayatılanları tercih ediyoruz.

Ortaya çıkartılan bazı filmlerin damardan yavaş yavaş zerk edilen birer uyuşturucu ya da bir çeşit hipnoz olduğu kanısındayım.

****

Medyanın, özellikle de televizyonun ve sinemanın toplum üzerindeki gücü yadsınamaz.

Sinemanın gücü demişken;

II. Dünya Savaşı’nı anlatan filmleri hatırlarsınız. Bu yapımların neredeyse hepsi Amerikan sinemasına aittir. Almanya’da yaşanan Yahudi soykırımının enine boyuna anlatıldığı bu filmler sayesinde hepimiz o savaşın her detayını öğrenmişizdir.

Amerikan -belki de Yahudi- sinemasının gücü, Yahudiler’e uygulanan bu soykırımı bütün dünyaya an be an anlatmıştır.

Onlar haklıdır. Onlar mağdurdur. Onlar ezilmiştir...

Savaş sonrası sağ kalan Yahudilerin Filistin’e yerleşmelerini ve gittikçe yayılmalarını anlatabilecek Filistin yapımı filmler yapılamadığı sürece, orada yaşanan her ne varsa televizyon haberlerinde izlediğimiz kısacık haberler olarak kalacak.

Hâttâ belki ilerde öyle filmler yapılacak ki haklıyla haksız tamamen yer değiştirecek.

Herkes kendine göre haklı olduğundan, kendisini en iyi ifade eden taraf kazanan taraf olacak...

****

Kendi şanlı tarihimizi anlatan yapımları izlemeyi biz de çok severiz. Bu filmler yapılırken tabii ki tarihteki en güçlü olunan zamanları anlatan filmler yapılıyor.

İşte 1453, işte Muhteşem Yüzyıl, eskilere bakarsak, Karaoğlan, Battal Gazi, Malkoçoğlu...

Bu filmleri izleyip de tarihimizi o görüntülerden ibaret zanneden, hâttâ o zamanlardaki hayata gıpta ile bakan, hâttâ ve hâttâ o dönemlere tapan bir kesim var.

Hiçbirimiz tarihimizi inkâr edemeyiz.

Osmanlı İmparatorluğu dediğin; gelişmesiyle, yükselmesiyle, duraklamasıyla, gerilemesiyle ve çöküşüyle sona eren uzun ve büyük bir destan.

Bunu unutamayız, yok da sayamayız.

Lâkin, "Geçmişini bilmeyen geleceğini de doğru kuramaz" diyerek geçmişimizi sadece kahramanlıklarıyla değil de, bozgunlarıyla da öğrenmemiz gerekmez mi?

Ha bir de; taş yerinde ağırdır diyerek o zamanlarda yaşananları o zamanlarda bıraksak da bugünlere taşımaya kalkışmasak diyorum. Tarihten dersler çıkarsak, feyzler alsak, kahramanlıklarımıza hayran olsak ama hayranlığımızı da bu kadar abartmasak.

İnsanların o dönemlere bu kadar hayran olmalarının ve o dönemleri bu kadar geri getirmeye çalışmalarının sebebi nelerdir acaba diye düşünmüyor da değilim doğrusu.

Osmanlı’nın devlet düzenine mi, görgüsüne-bilgisine-kültürüne mi, adaletine ve gücüne mi, yoksa sadece Topkapı’daki Saray hayatına mıdır bu kadar büyük özlem?

Yeni yetme Osmanlı hayranları Osmanlı’yı sadece saraylardan ibaret görüyorlar kanımca. O sarayların dışında da yaşayan bir halkın olduğunu unutup, onlar nerededirler diye hiç düşünmüyorlar.

Osmanlı’yı geri getirme hevesine o kadar kapılmışlar ki, Osmanlı’yı geri getirdiklerinde kendilerini Topkapı Sarayı’nda padişah olarak hayal ediyorlar.

Peki ya "kullar" kim olacak?

Ya cariyeler?

Ya köleler?

Ya harem ağaları?

Bu düzende siz hangi rolü üstlenmeye adaysınız?

Bütün erkekler Kanunî ve bütün kadınlar da Hürrem olamayacağına göre diğer rollere de ihtiyaç olacaktır değil mi?

Hadi seçin bakalım şimdiden kendinize göre bir rol...

****

Yakın tarihimizi anlatan kitaplarda Kurtuluş Savaşı’ndan sonra sürgüne gönderilen hanedan mensuplarına yabancı ülkeler tarafından tekrar tahta oturma vaatleri verildiğinden, sürgündeki hanedan mensuplarının da buna ne kadar hevesli olduklarından ve buna ulaşmak için verilen entrika dolu mücadelelerden bahsedilir.

Söz dinleyen, söylenen sözden çıkmayan, itaatkâr ve uysal bir padişahın varlığı pek çok ülke için son derece ideal iken, tekerlerine çomak sokan, üstelik de diş geçiremedikleri Mustafa Kemal’den ve onun yarattığı Cumhuriyet’ten nefret edilmesi son derece doğal bir gelişme tabii ki.

Atatürk’ün, her şeyin yolunda gittiği güllük gülistan bir Osmanlı’yı yıkıp da yerine Cumhuriyet’i zorla dayatmış gibi sunulması da cabası.

Tarihinden bihaber halkın buna inanması da, tuzu biberi...

Ki o beğenilmeyen cumhuriyet sayesindedir "kul"ların birer birey olabilmesi...

Şimdi neyedir bu kadar büyük özlem, yeniden kulluğa dönüşe mi?

Yoksa Ortadoğu’ya ve Balkanlar’a, ve dahi Kuzey Afrika’ya sahip olmaya ve o topraklara eskisi gibi hakim olup hüküm sürmeye mi?

****

Okumaya ve araştırmaya biraz meraklı olsak da, arkamıza dönüp şöyle iyice bir baksak diyorum.

Nereden geldik, nereye gidiyoruz iyice bir öğrensek.

Filmlerde anlatılanları bilgi hanemize yazsak. Bilmediklerimizi öğrensek ve öğrendiklerimizi gördüklerimizle harmanlasak.

Sonra da hepsini yüreğimize yükleyip gücümüzü yüreğimizden alsak, bugünümüzü lâyıkıyla yaşasak...

****

"Sultan Süleyman’a kalmadı dünya, hiçbir kitap yazmaz" denir ya hani,

Bu lâfı da hiç unutmasak...

23 Şubat 2012 Perşembe

Canan Ekinci Yılmaz zaman: 12:21

 

ZULÜMLER UNUTULMAZ

 "Harun Reşid’in oğlu Me’mun henüz çocuk iken, hocası sebepsiz yere sopayla ona vurmuştu. Me’mun:

-’Neden bana vurdun?’ diye sordu. Hocası ona sadece:
-’Sus!’ dedi.
Biraz konuştular. Me’mun tekrar sordu:
-’Neden bana vurdun?’ Hocası yine:
-’Sus!’ dedi.
20 yıl sonra Me’mun halife olunca, ilk iş olarak hocasını çağırttı ve:
-’Bana neden sebepsiz yere vurmuştun?’ diye sordu. Hocası tebessüm ederek:
-’Onu hâlâ unutmadın mı?’ dedi.
Halife Me’mun:
-’Vallahi asla unutmadım.’ dedi.
Hocası tarihe ibret olarak not düşülecek şu sözleri söyledi:
-’Zulme uğrayanın asla unutmayacağını öğrenesin ve kimseye zulmetmeyesin diye yaptım.
Sakın ha kimseye zulmetme! Çünkü zulüm, yıllar geçse de kalpte sönmeyen bir ateştir dedi..."

Eski Medeniyetler ve Dünya Tarihi

ALINTIDIR  AÇ.K.

 

 BENAZİR BUTTO

(D. 21 Haziran 1953, Karaçi – Ö.27 Aralık 2007, Ravalpindi), iki kez Pakistan başbakanlığı yapmış siyasetçi. 1999-2007 yılları arasında yurtdışında sürgünde yaşadı. 18 Ekim 2007’de seçimlere katılmak üzere Pakistan’a geri döndü ve başkanlığını yaptığı Pakistan Halk Partisi’nin seçim mitinglerine katılmaya başladı. Ravalpindi’de katıldığı seçim mitinginden ayrılırken bir suikast sonucu hayatını kaybetti.Benazir Butto Harvard ve Oxford üniversitelerinde eğitim gördü. 1973 yılında Harvard Üniversitesi’nde lisans eğitimini tamamladı. 1977 yılında ise Oxford Üniversitesi’de Uluslararası Hukuk ve Diplomasi dallarında yüksek lisans eğitimi gördü.Butto, Oxford Üniversitesi’ni bitirdikten sonra Pakistan’a geri döndü. Babasının tutuklanıp idam edilmesinden sonra bir süre ev hapsinde kaldı. 1984 yılında yurt dışına çıkmasına izin verilmesiyle, Büyük Britanya’ya taşındı ve orada sürgünde babasının kurduğu muhalefet partisi olan Pakistan Halk Partisi’nin liderliğini yaptı. 1987 yılında çimento fabrikatörü Asıf Ali Serdari ile evlendi. Çiftin Bilavel, Bahtiyar ve Asife adlarında 3 çocukları oldu.

Benazir Butto, Müslüman bir ülkenin ilk kadın Başbakanıydı. 1988-1990 ve 1993-1996 yılları arasında görev yaptı. Pakistan Halk Partisi’ni (PPP) kurdu..1999 yılında, Pervez Müşerref’in liderliğinde gerçekleşen askeri darbe sonrasında Pakistan’ı terk etmek zorunda kaldı. Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai kentine yerleşti. 2002 yılında Pervez Müşerref, pratikte Benazir Butto’nun tekrar başbakan seçilmesini önlemek amacıyla başbakanların en fazla iki dönem görev yapabilecekleri yolunda bir anayasa değişikliği yaptı.2007 yılında Pervez Müşerref, Benazir Butto’yla Pakistan’a geri dönmesine zemin hazırlamak üzere müzakerelere başladı. Böylece Butto’nun Ocak 2008’de yapılacak olan başbakanlık seçimlerine muhalefet lideri olarak katılma olasılığı doğdu. Butto hakkında açılan davaların o zamana kadar sonuçlanması bekleniyordu.Benazir Butto, 18 Ekim 2007 gecesi, 8 yıllık sürgünden sonra Pakistan’a geri döndü. Ancak yandaşlarının sevgi gösterileriyle karşılanan Butto aynı gün bombalı bir suikast girişimine hedef oldu. Karaçi kenti yakınlarında gerçekleşen ve Benazir Butto’nun yara almadan kurtulduğu bu saldırıda 138 kişi yaşamını yitirdi, 248 kişi de yaralandı.Butto, 27 Aralık 2007 tarihinde Ravalpindi’de düzenlediği seçim mitinginin ardından gerçekleştirilen saldırıda hayatını kaybetti..  

Rüya Parsak‎ 

Eski Medeniyetler ve Dünya Tarihi

ALINTIDIR   A.K.

 

 






 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
 
1 - KARAMANOĞULLARI ...

24-09-2020 - 16:50

 
2 - BİNLERCE TEŞEKKÜRLER ENZO MALLORCA…

23-09-2020 - 11:49

 
3 - EĞER...

20-09-2020 - 12:13

 
4 - KARAMANOĞULLARI KİMDİR?

18-09-2020 - 11:32

 
5 - KULAĞINIZA KÜPE OLSUN…

14-09-2020 - 17:24

 
 
DİĞER YAZILAR :  [ 1 ]  [ 2 ]  [ 3 ]  [ 4 ]  [ 5 ]  [ 6 ]  [ 7 ]  [ 8 ]  [ 9 ]  [ 10 ]  [ 11 ]  [ 12 ]  [ 13 ]  [ 14 ]  [ 15 ]  [ 16 ]  [ 17 ]  [ 18 ]  [ 19 ]  [ 20 ]  [ 21 ]  [ 22 ]  [ 23 ]  [ 24 ]  [ 25 ]  [ 26 ]  [ 27 ]  [ 28 ]  [ 29 ]  [ 30 ]  [ 31 ]  [ 32 ]  [ 33 ]  [ 34 ]  [ 35 ]  [ 36 ]  [ 37 ]  [ 38 ]  [ 39 ]  [ 40 ]  [ 41 ]  [ 42 ]  [ 43 ]  [ 44 ]  [ 45 ]  [ 46 ]  [ 47 ]  [ 48 ]  [ 49 ]
 
YAZARIMIZA AİT SİSTEMİMİZDE KAYITLI TOPLAM 242 ADET YAZI KAYITLI .
 
 
           ..
 
TÜM YAZARLAR



AYDIN HAVA DURUMU

           YORUMLAR
VELİ TİRYAKİ

     Çanakkale köprüsü Yeni bir Ekonomiye Karadelik olacak. Bu tür yatırımları devletin yapması gerekir. Bilgilendirmeniz için teşekkürler. ...

EREN EFE

     Konser yasak, tiyatro yasak, nişan yasak, düğün yasak, hatta taziye yasak siyasi etkinlik miting serbest. ...

AHSEN KURTULMUŞ

     Sağlık Bakanı bugün açıkladı 140 bin Covid hastası karantinaya uymamış bu ülkede karantinayı vatandaşa bırakırsan ...

SELİN SEVER

     Murat Başkanın sizin kadın ve çocuk hakları konusunda duyarlılığını yakınen biliyorum. İstanbul sözleşmesi yaşatır. İstanbul Sözleşmesi ...

ZİYARETÇİ

     hayırlı olsun paşam ...

AYŞEN SAĞIR

     Cesurların toplandığı Bir Partidir İYİ Parti. Tabiiki birileri karşımıza çıkaacak, Engeller çıkacak, Hatta çalışanlara çamur ...


           ANKET
Okulların açılması hakkında ne düşünüyorsunuz?
% 27 √ Toplam : 24 - Okulların açılması iyi olur.
% 73 √ Toplam : 66 - Okulların açılması vakaları olumsuz etkiler.
% 0 √ Toplam : 0 - Sene boyu Online eğitim yapılmalı.
% 2 √ Toplam : 1 - Pek bir fikrim yok.
   


GÜNCEL   SİYASET   EKONOMİ   AYDIN   SAĞLIK   DÜNYA   SPOR   LEZZETLERİMİZ  
KÜLTÜR/SANAT   ÇEVRE   KAMPANYALAR   kampanyalar   YAZAR GİRİŞİ   SİVİL TOPLUM   EĞİTİM   HABER VİDEOLARI  
FİLM FRAGMANLARI   KOMİK VİDEOLAR   VİDEO  

RSS © 2012 Ajans 09/ Aydın Haber, Aydın Haberleri, Ülke Gündem,, Türkiye Haberleri, Sİyasi Haberler
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır
Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları | Künye | Reklam | İletişim