Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ FİRMA REHBERİ İLANLAR İLETİŞİM  
 
HDP’yi kapatma davasında kritik gelişme
Erdoğan faiz konusunda net ve kararlı
LİBYA SEÇİMLERİ YAKLAŞTIKCA SAFLAR NETLEŞİYOR
Erdoğan Aliyev ile Türkmenistanda bir araya
COVİD-19 CAN ALMAYA DEVAM EDİYOR


Ajans 09/ Aydın Haber - İCMA-YI ÜMMED DİNİNE YENİ BİR YORUM GEREKİYOR MU ?
İCMA-YI ÜMMED DİNİNE YENİ BİR YORUM GEREKİYOR MU ? BU YAZININ EKLENME TARİHİ 23-11-2021 / 15:07 | BU YAZI TOPLAM 855 KEZ OKUNDU.
   
Murşit Canbeldek
pdacom_bul@hotmail.com
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İCMA-YI ÜMMED DİNİNE YENİ BİR YORUM GEREKİYOR MU ?

  İslam tarihini tetkik edenlerin atladığı, ve önemiyle doğru orantılı ele almadığı mevzulardan biri Yesrip -Medine değişimidir.Hepimizin bildiği hicret olayı aslında önemi anlaşılmamış gerçek bir milatdır. Sadece bir takvim başlangıcı değildir.

   Söylenir ki Peygamberimiz yol arkadaşı HZ Ebubekir’e biz nereye gidiyoruz ya Ebu Bekir diye sorar. Hz Ebu Bekir Yesrib’e ya resulullah .. der. Peygamber manidar bir şekilde soruyu yineler 3 defa aynı cevabı alınca hayır ya ebu Bekir biz;  o güne kadar Araplar arasında hiç duyulmamış bir isim zikreder… MEDİNE YE gidiyoruz der.

MEDİNENİN önemini idrak edemeyenler sadece basit bir isim değişikliği olarak görürler bu olayı. Zamanında anlaşılmayan değişimin bugün anlaşıldığı ve üstünde hakkı verilecek biçimde durulduğu hala söylenemez. Batının geldiği seviyeyi ve bu seviyeye ulaşmak için kat edilen merhaleleri şöyle gözümüzün önüne serersek MEDİNE ADININ MÜTHİŞ BİR MEDENİYET TARİHİNİN TÜM SAÇAKLARINI içinde barındıran bir tohum olduğunu fark ederiz. Fark etmemekde direnirsek aradaki makas açılmaya devam edecektir.

   İslam tarihinde derisi yüzülerek canlı canlı, adeta  işkence edilerek öldürülen birkaç kişi vardır.

BU KİŞLERİN BU İŞKENCEYİ HAK EDEN SUÇLARI NEYDİ ?

Hala anlaşılmazlığını koruyor. Tıp kı geçen gün telefonda ben bu DİLİPAKI anlamış değilim bu adam ne yapmaya çalışıyor anlaşılacak gibi  değil….diyen bir arkadaşımın tasvir ve  tahlilindeki gibi anlaşılmazlık zırhıyla kaplanmış olaylar var. Bu olaylar anlaşılmayı bırak hak ettiği önemle bile ifade edilmiyor. NİSYAN ÇUKURUNA gömdüğümüz hadiseler, tarafımızdan mahkemeyi Kübra’ya havale edilmiş durumdadır.

  BU DEDİ İŞKEMBE DARASI …

Öğretmen olarak gittiğim Fransanın Orleans şehrinde 1993 yılında kurban kesmeye niyetlendim. Zonguldaklı iyiliksever güzel bir insanın yardımıyla kurbanlık satılan bir çiftliğe gittik. Sahibi Fransız. Koyun da besliyor. Adam bizi koyun ağılına götürdü. Seçin buradan birini dedi. Kaç para dedim. Kilosu 9 frank dedi. Tamam dedik. Gözüme hoş görünen bir koyunu  yakaladım. Kantara getirdik 50 kilo geldi.  50 X 9  450 frank parayı uzattım. Adam parayı aldı ve bana 45 frankını geri verdi. BU ne dedim…..

      işkembede ki curufu et diye satamazmış …. Medeniyet nedir sorusunun muhtelif cevapları var ama en muhteşemini ben o kurban vesilesiyle öğrendim. Adam içki içermiş. Adam hiristiyanmış, karısı kızı açık saçık giyinirmiş, hiçbirinin önemi kalmadı. Değilmi ki koyunun işkembesindeki gübreyi hesap dışı yapacak kadar incelmiş. HUKUK konusunu içselleştirmiş. İşte; O adam şehirde yaşamanın icabını bütün zerrelerine içirmiş birisidir. MEDİNE de yaşamanın ne anlama geldiğini öğrenmiş ne zaman öğrendiyse... Ama biz ”Bizi kandıran bizden değildir” buyuran peygamberin mesajını algılayamadık, hala daha anlamamak için direniyoruz. Çünkü Müslümanların ruhuna kazınan bir kader yapılan bir toplu yanlışdan sonra genetik hal aldı. Toplu yanlış neydi? Tarihçilerin söylediğine göre Emevi devletinin kurucusu Muaviyenin keyfi yönetim anlayışına biat etmek. Onu ulul emr sayıp, itaat etmek… Halbuki şeytani ilhamlar ulul emre kaynak olamaz.Şeytani ilhamlara itaat Allaha isyandır diye düşünen kafalar da çıkmıştır. Ama ucuz menfaat peşin menfaat parıltısı sıradan insanları çok çabuk inandıklarına ihanete götürmüştür.ilerde bu mevzu daha çok çatallaşacaktır. O yüzden devamı ilerde  ortaya çıkmak üzere makas değiştireceğiz.

    İNSANLIĞIN İHTİYACI BİR SİSTEM Dİ. BU İHTİYACI KARŞILAMAK MÜSLÜMAN AYDINLARA DÜŞERDİ ama bu konuya çözüm aramak ve bir sistem sunmak , Batılıya nasip olmuş...

Monteskiyodan bahsediyoruz. Ve eseri Kanunların Ruhu… Koyduğu isim harika bir isabetle muhteşem bir özet. Özet ve Mesaj… Yüce Yaradan gönderdiği kitabında peygamber aracılığı ile diyor ki;” sana ruhdan soruyorlar.. onlara de ki ruh rabbim katındadır..” yani mealen bize deniyor ki siz onun muhtevasını bilemezsiniz ama şunu unutmayın ruh; sizinle rabbiniz arasındaki mucizevi bağdır. tamamen kişiye özgü kurulu bir bağdır. Günümüz deyimiyle söylersek her yaratılmışa takılmış bir çip dir. Görevi adeta “kırmızı telefon”hattı olmasıdır. Bu hattan insana akan mahiyeti belirsiz birkaç mevzu vardır. Biz onları tezahürleriyle tanırız. Mesela ilham … Mesela hatırlama merkezi, adına hafiza deriz. Ve bizi insan yapan en harika  yer.. Bilinen adıyla Vicdan... Arada sızlaması o hattın çalıştığını gösterir. Bunlar RUH ‘un tezahürledir. Hallacı Mansurun üzerinde çok durduğu Kitabüt tavasininde mevzu ettiği Allahın Muradı vardır. Diyor ki Hallac; Allahın emri acaba öyle miydi böylemiydi diye ihtilafa düşerseniz Allahın muradı burada ne olabilir diye bir soru sorun içinizden gelen ses  

   Allahın muradı neyse alimin diline gelen de odur desek yanlış olmaz.

   Kanunların ruhu yani kanunların vicdanı gibi bir anlama doğru kayma gösteriyor.

İNSANA BİR VİCDAN YETERLİDİR. ACABA KANUNLARIN VİCDANI KİME LAZIMDIR. DİYE BİR SORUYLA MESELEYİ AÇARSAK  O HARİKA MESAJI BELKİ ANLAYABİLİRİZ…

  Söylendiğine göre efendimize sahabeden biri tarafından ölüm döşeğindeyken şöyle bir soru yöneltilir: ”ya resullullah sizden sonra bizi aydınlatmak, zulmetten nura götürmek kimin vazifesidir. Biz batağa saplandığımızda bizi kim çıkaracak o batakdan” diye gayet yerinde bir soru sorulur. Peygamberin cevabı gayet açıkdır. ”Peygamberlerin varisleri alimlerdir.” sadece ve sadece alimlerdir… Buna ilave yapmak en azından hadsizlikdir. Peygamber aslında alimler ve velilerdir demek istemiş de biz konuyu eksik anlamışız, Veya alimler veliler ve seyyidlerdir demiş de bazı ard niyetliler listeyi kırpmış demeye getirenler var. Bunlar kendilerine tarikat ehli  süsü verenlerdir. Muhakkak...Hatta Müslüman alimler diye bir açıklama bile yok…. Mesajın kıymetini kırmızı telefonu cızırdayanlar muhakkak anlar.

   Şimdi karşımıza alim kime denir sorusu çıkıyor. Çok ciddi bir soru. Bu soruya en isabetli cevabı akıl verecektir. Çünkü gerçek akıl kendini düşünceyle düşünmeyle, kuranın beyanıyla akletmekle ifade eder ki meşhur filozof Dekart (gogito ergo zum) düşünüyorum o halde varım diyen bir aklı takdim ediyor. İlim gücünü akıldan alır ve biz onu dil ile karşımızdakine aktarırız.

  Peygamberimizin dualarında hiç eksik etmediği söylenen arzusunun ilim olduğu bütün İslam tarihlerinin ortak haberidir. ”Ya rabbi bana bilmediklerimi öğret,bildiklerimi genişlet ilmimi artır..”mealinde dua ettiği söyleniyor. Zaten bir peygambere yakışan da budur.T alep nedir? Artan bilgi, eldeki ile yetinmeyen ve devamlı artmasını arzu eden bir dil ve ona hükmeden akıl…

   "Birbiri ardına gelen 2 günü denk olan Müslüman zarardadır." buyuran bir peygamber var ve bu emri unutturulmuş üstü örtülmüş. Yerine cübbesinden sakalından medet umulan bir peygamber getirilmiş ve bu peygamber diyor ki; bir vuruşta kertenkeleyi öldüren 70 sevaba nail olur…. Kendi sağlığında söylediği sözü yazmaya kalkan bir sahabeyi ikaz etmiş benim ağzımdan çıkan sözü yazmayın kayda geçmeyin buyuran peygamber muhakkak ki kendi adına hadis uydurmaya kalkacak olanlardan bize ima yoluyla haber veriyor.

  AKLI KULLANMAYI EMREDEN BİR KİTAP VAR. 2 GÜNÜ BİRBİRİNE DENK OLAN ZARARDADIR DİYEREK BİLDİKLERİNİZİ ARTIRIN GENİŞLETİN DİYE ÖĞÜT VEREN BİR PEYGAMBER VAR. AMA KERTENKELE GİBİ DECCAL GİBİ MEVZULARA SAYFALAR FEDA EDEN BİR BUHARİ  HERŞEYDEN ÖNEMLİ TUTULMUŞ VE AKLI KİLİTLEYEN GEVEZELİKLERE MÜSLÜMANLARI YÖNELTİYOR VE AKIL SAHİPLERİ BU GEVEZLiKLERDEN KORKARAK, ASIRLAR BOYU SÜPÜRDÜKLERİNİ HALININ ALTINA SAKLAMAK ZORUNDA KALMIŞLARDIR.

YANİ KOPYE VERİYOR ÖYLE Mİ?

Bu mevzuyla ilgili olarak geçen senelerde yaşanmış küçük bir anekdot sunacağım. Bir emekli öğretmen arkadaşımız dini eğitim veren bir okulun emekli idarecisine soru sordu. Hocam cenaze toprağa verildikten sonra mezara eğilip bişeyler konuşur gibi duran imam efendi ne yapıyor? Orada

Gülerek cevap verdi telkin yapıyor. Yani kopye veriyor öyle mi… Peki telkin ölene ulaşır mı? Hayır ulaşmaz.. Peki o telkini tut ki ölen cehennemlik kişi aldı veee gelen meleğe yutturdu. Kopye ile sınıf geçenler gibi cennetliklerin arasına  mı karışacak? Hayırr O   halde bu iş nasıl bir iş hocam dedim... MALAYANİ İŞ dedi. Yani Allah katında karşılığı bulunmayan boş iş… BU örnekden yola çıkarak müslümanın günlük hayatında malayani olmayan hemen hemen pek bir amel kalmamış gibi görünmüyormu? diye bir soru sorsak alacağımız cevap hepimizi sus pus eder.. BU durumda gününü maşlayani işlerle geçiren bir adam aklını çalıştıran kişilere hıhh onlar cehennemlik deyip kendini avutursa  makas açılmaya devam edecektir. Ve Müslüman için değerli  ne varsa hepsi değersizleşecektir.Şeref haysiyet ahde vefa yalandan kaçınma gibi… bizi insan yapan her şey bu toplumda anlamsızlaşacaktır.


Tarihiyle hesaplaşma vakti gelmiş olmalıdır. Çünkü beğenmediğimiz cehennemlik ilan ettiğimiz Batı nın aklı İslam dünyası ile arasındaki makası hızla açmaktadır. Gevezeliklerle meşgul olma devri kapanmalıdır. Müslümana yeni bir ayar gerekiyor. Bize yeni bir vizyon ve yeni bir misyon gerekmektedir. Ayar verecek yer bir puslar gibi yüce kitap dan sinyal vermektedir. Bakara 62 tereddüte düşmekten alakoysun diye cenabı hak aynı sinyali Maide 69 da da vermektedir.

   Eğer bu ayar İslam dünyasında etkili olacak olursa cahiliye arabından miras kalan gurur ahlakından kendimizi kurtarırız. ”Ben güzel ahlakı tamamlamaya geldim” diyen peygamberin güzel ahlakı gurur ahlakının üstünü örtmelidir.

DEVAM EDECEK

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 





 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
 
1 - İCMA-YI ÜMMED DİNİNE YENİ BİR YORUM GEREKİYOR MU ?

23-11-2021 - 15:07

 
2 - DOMANİÇLİ HABİBE VE KADINLAR HAREKETİ

13-02-2018 - 14:59

 
3 - TÜRK ASRI; SENİ ÖZLEDİ DÜNYA HADİ GEL ARTIK ..

28-01-2018 - 18:46

 
4 - FETVA DEVRİ KANUN DEVRİ VE RACON DEVRİ

07-12-2017 - 17:45

 
5 - SİYASET NASIL BELİRLENMELİDİR

21-11-2017 - 12:20

 
 
DİĞER YAZILAR :  [ 1 ]  [ 2 ]  [ 3 ]  [ 4 ]  [ 5 ]  [ 6 ]  [ 7 ]  [ 8 ]  [ 9 ]  [ 10 ]  [ 11 ]  [ 12 ]
 
YAZARIMIZA AİT SİSTEMİMİZDE KAYITLI TOPLAM 58 ADET YAZI KAYITLI .
 
 




           ..
 
TÜM YAZARLAR



AYDIN HAVA DURUMU

           YORUMLAR
GÜLSEVİM

     Değerli Başkanımız Süleyman Demirci Çıktığın bu kutlu yolda Seninleyiz. Size yapılan Oyun ların farkındayız. Bu siyasi ...

MEHMET DAYI

     Aydında İyi Parti Hızla Yükselirken Bazı Siyasi Artıklar Siyas Operasyon içerisinde. Aslında onlara en güzel çevabı ...

SERKAN KAYAALP

     Her Ağustos ayında konuştugumuz sonra hatırlamadığız Marmara Depremi ülkemizin yasadığı büyük felaketlerden biridir. Şimdi deprem dışinda ...

SERPİL KIRICI

     Sayın Tiryaki, orada yanan yerlere otel yapan anlayış var olduğu müddetçe biz yanmaya devam edeceğiz ...

A MENDERES SAKİNİ AHMET HOCA

     Sayın Belediye Başkanın sizin için çalışan Efelere çevreci Doğaya Saygılı sosyal bir belediyeci olarak vatandaşın ...

NECABETTİN SALÇI

     İktidar Seçime gidecek haberiniz olsun. Bu güne kadar her seçim öncesi bu ülkede Petrol ve Gaz ...


           ANKET
SİZCE SEÇİMLER NE ZAMAN YAPILIR
% 57 √ Toplam : 108 - 1-ZAMANINDA YAPILIR
% 41 √ Toplam : 77 - 2-BU YIL YAPILIR
% 4 √ Toplam : 7 - 3-FİKRİM YOK
   


GÜNCEL   SİYASET   EKONOMİ   AYDIN   SAĞLIK   DÜNYA   SPOR   LEZZETLERİMİZ  
KÜLTÜR/SANAT   ÇEVRE   KAMPANYALAR   kampanyalar   YAZAR GİRİŞİ   SİVİL TOPLUM   EĞİTİM   KOMİK VİDEOLAR  
HABER VİDEOLARI   FİLM FRAGMANLARI   VİDEO  

RSS © 2012 Ajans 09/ Aydın Haber
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır
Gizlilik İlkeleri | Kullanım Koşulları | Künye | Reklam | İletişim