<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>Doğru Haber, Gerçek Haberler-AJANS09.NET</title>
<link>https://ajans09.net</link>
<description>Manşet Haber, manşet, son dakika, güncel haber, gazete, Son Dakka,  son dakika , haberler,  Doğru Haber, Politik Haber, Aydın Haberleri, Aydın</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://ajans09.net</copyright>
<image>
<title>https://ajans09.net</title>
<url>
https://ajans09.net/images/genel/ajans09aydyn.jpg
</url>
<link>https://ajans09.net</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>HEPİMİZ AYNI VARDAN VAR OLMADIK MI?  NEDİR BU KAVGA YOKSAYMA !!!</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/480456440_965912895749412_58182667672960829_n(1).jpg" style="width: 480px; height: 588px;" /></p>

<p>HEPİMİZ AYNI VARDAN VAR OLMADIK MI?</p>

<p>NEDİR BU KAVGA YOKSAYMA !!!</p>

<p>BU ÜLKE BU BAYRAK BU TOPRAKLAR BİZİM.</p>

<p>BU DEĞERLER UĞRUNA DÜN ÖLDÜK BUGÜNDE ÖLÜRÜZ.</p>

<p>Çok samimiyetimle söylüyorum ki;</p>

<p>AKP'li, CHP’li, HDP’li, HÜDAPAR'lı İYİ PARTİ’li, bSP'li, Y.Refah Parti'li, BBP'li, TKP’li, ANAHTAR P'li, GP'li, MHP’li, Ülkemde Legal Kurulmuş Diger Parti Mensubu Olabilirsin...!</p>

<p>Hatta, kime oy vermişsin umrum dışı... Kimi Baş Tacı Yaparsan Yap..!</p>

<p>Tuttugun takimin renkleri ne olursa olsun. Din'in ya da İnancın...;</p>

<p>Müslümanlık...</p>

<p>      Hıristiyanlık...</p>

<p>            Musevilik...</p>

<p>                 Yahudilik... Olabilir...</p>

<p>Buda'ya Tapabilirsin... Ateşe, Ya Da Öküze... Agnostik, Deist, Ateist Olman da Hiç umurumda olmaz...</p>

<p>Önemli de değil. İster Siyahi Ol.. İster Eskimo...İstersen Albino.. Laz,  Ermeni, Çerkez,Rum, Kürt fark etmez..Ya da; Alevî, Sünni, Ortodoks,Katolik, Protestan..Neye İnanıyorsan Ona İnan..! Saygı duyarım...</p>

<p>Ama...!!! * Eğer;</p>

<p>KURUCU BANİMİZ EBEDİ BAŞKOMUTAN GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'e  ve</p>

<p>Silah Arkadaşlarına... * LAİK TÜRKİYE CUMHURİYETİME  Dil Uzatıyorsan...</p>

<p>* Teröristi, Haini Savunuyorsan...* Bu Vatana İhanet Edenlerle Birlikte Saf Tutuyorsan...</p>

<p>* Çalıp Çırpıp Yetim Hakkı Yiyenlere "Eyvallah" Diyorsan...* İnsanların İnancını Sorguluyorsan...</p>

<p>* Din, Dil, Irk ve Mezhep Ayrımı Yapıyorsan...* Demokrasiye, Özgürlüklere ve İnsan Haklarına Düşmansan… * El alemin Yaşam Tarzına Ayar Çekiyorsan...* Hayvanlara Eziyet Çektiriyorsan...</p>

<p>*Kadına Siddete Sessiz Kalıyorsan...*Çoluğa Çocuğa Kem Gözle Bakıyorsan..</p>

<p>* İspiyoncu ve Yalakaysan...* Kula Kulluk Ediyorsan...Beni engelle veya sil.!!Ya da kendin git..</p>

<p>BUNLAR BENİM KIRMIZI ÇİZGİM ve SAMİMİ İTİRAFIMDIR ..!</p>

<p>ASLA ÖZÜMÜ VE TÜRK'LÜĞÜMÜ YALNIZ BIRAKMAYACAĞIM.</p>

<p>ATATÜRK İLKE VE İNKİLAPLARINDAN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİM.</p>

<p>MUKADDES VE DİNİ DEĞERLERİM HER DAİM KIRMIZI ÇİZGİM OLACAK.GÜCÜN DEĞİL, HAKLININ MASUMUN, MAZLUMUN, YANINDA YER ALACAĞIM.HARAMDAN UZAK, HELALİN YANINDA YER ALACAĞIM.İNSAN SEVGİSİNİN ADALETE GÜVENİN TESİS EDİLMESİNDE KANUNLARA MUTLAK RİAYET EDECEĞİM.</p>

<p>KAMUOYUNA SAYGILARIMLA...</p>

<p>SOKAKLARDA SİZDEN BİRİ SİZİN SESİNİZ</p>

<p>                                                                                                                        Hulisi Kazandere</p>

<p>                                                                                                                         17.05.2026</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//hepimiz-ayni-vardan-var-olmadik-mi-nedir-bu-kavga-yoksayma/778/</link>
<pubDate>Mon, 18 May 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>FARKLI BİR AÇIDAN 19 MAYIS ' a bakış;</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/19%20may%C4%B1s%201919.jpg" style="width: 640px; height: 360px;" /></p>

<p>FARKLI BİR AÇIDAN 19 MAYIS ' a bakış;</p>

<p>Belki hepimiz biliyoruz ama bildiğimizi milletimize yanlış anlatıyoruz;</p>

<p>Atatürk; Padişah Sultan Vahdettin'le arasında geçen devlet meselesi ile ilgili konuşmayı şöyle anlatıyordu;</p>

<p>    ""Paşa paşa! ...şimdiye kadar devlete çok önemli hizmetler ettin. Bunların hepsi artık tarih kitaplarına girmiştir. Unutmak mümkün değildir. Şu ana kadar yaptıklarınızı unutun diyerek; asıl şimdi yapacağınız hizmet hepsinden daha önemlidir ve Devleti kurtarabilirsin. Paşa paşa...""</p>

<p>Bu sözlerin o dönemlerde neler ifade ettiği devletin işgalcilere nasıl teslim edildiğinde Padişahın çaresizliği ve bu manada çare olabileceğine inandığı Atatürk' e olan muhabbetinden kimse bahsetmez. Gerçek budur. Padişah ile Atatürk arasında zerre samimiyetsizlik ve riyakarlık olmamıştır. Buradan hareketle,;</p>

<p>İşgalcilerin tekrar haçlı bir ruhla Anadolu'yu ve boğazları paylaşma sevdasına iki devlet adamının derin sorumluluk duygu ve düşünceleri istişaresi sonucu Devlet'i Ali'nin payidar kalmasına dur denilmenin fitili ateşlenmiştir.  Bunu bir çoğumuz biliriz ama anlatamayız.</p>

<p> Bu fitil 16 Mayıs'ta kurtuluş için ateşlenmiş fiiliyata geçilmesi için mutlaka Anadolu'ya intikal kaçınılmaz hal almıştır.</p>

<p>   Derken büyük badireler atlatan bir avuç vatan ve millet sevdalıları Havza Amasya Sivas ve Erzurum da yapmış oldukları kongreler sonucu Evladı Vatana sahip çıkmanın kararı verilmiş emperyalist güçlere karşı ""söz konusu vatansa gerisi teferruattır"" ana fikri çerçevesinde bu günlerimize vesile olacak olan kurtuluşumuzun meşalesi yakılmıştır.</p>

<p>Bu nedenle Atatürk'ün genç ve doğru fikirlere önem vermesi hasebiyle kurtuluş mücadelemizin bir bayram havasında nihayetlenerek gençliğe armağan etmiştir.</p>

<p>O, SİZLERİ O KADAR ÇOK ÖNEMSEDİ Kİ;</p>

<p>Haydin O ZAMAN artık ayağa kalkın Gençler.</p>

<p>SİZDE ONA, SİZLERE YAKIŞAN ASİL RUHUNUZLA SÖZ VERİN.....</p>

<p>BEN İNANIYOR VE SİZKER GÜVENİYORUM Kİ;</p>

<p>Yarın ülkem için çok güzel bir gün olacak.</p>

<p>Kurtuluş için, Var olmak için, Misak 'ı Milli Ruhunu yeniden tesis etmek için,</p>

<p>Ve onların; canı pahasına kurdukları ülkeyi mutlu, müreffeh ve çağdaş yarınlara taşımanız için sizlere bakın ne diyor.</p>

<p>""Gençler! Benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler!</p>

<p>Bir gün bu memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnun ve mesudum”"</p>

<p>Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK.</p>

<p>Bizlere bu güzel vatanı emanet etmek; karanlık şer devletler topluluğuna ve esarete vücudunu siper eden ve bu milli mücadelede şehit olan tüm ecdadımı rahmet minnet ve şükranla anıyorum.</p>

<p>Devletim, Bayrağım, ve Milletim'le Daha nice yüzyıllara. Dünyaya inat haklı kurtuluş bayramımız kutlu olsun. Ne Mutlu Türk'üm Diyene</p>

<p>Ne mutlu Türk' lüğü ile onur duyanlara Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun.</p>

<p>TÜRK'ÜN ÖZÜ VAROLSUN.</p>

<p>                                                                                                                               Hulusi Kazandere</p>

<p>                                                                                                                                   18.05.2026</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//farkli-bir-acidan-19-mayis-a-bakis/777/</link>
<pubDate>Mon, 18 May 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>YETER EFENDİLER YETER;  HAK İÇİN, HALK İÇİN HİZMET YAPIN!!!!</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/30_05_2023.jpg" style="width: 500px; height: 570px;" /></p>

<p>YETER EFENDİLER YETER;</p>

<p>HAK İÇİN, HALK İÇİN HİZMET YAPIN!!!!</p>

<p>Sanırsınız ki seçim değil de savaş yapmış gibiyiz. Gittikçe derinleşen ayrıştırma,  galiba çalma, karalama, hırs kampanyası devam ediyor. </p>

<p>Sanki ülkemiz insanının yarısı milli kalanı gayrı milli ve gayri etnik yapılara sahip.</p>

<p>Velev ki böyle dahi olsa vatandaşlık bağı ile ülkemiz için  birbirimize kenetlenmemiz gerekmez mi?</p>

<p>Yeter yahu yeter;</p>

<p>Demokratik bir yarışı bile; Habil ile Kabil’in, Yezid ile Hüseyin’in,</p>

<p>Yavuz ile Şah İsmail’in kavgası haline dönüştürerek bıçak gibi ülkeyi ikiye bölmenin kime ne faydası var ?</p>

<p>Yukarıdakilere özenen aşağıdakiler;</p>

<p>Her gün her dakika yok Fetö’ydü, yok Pkk’ydı, yok Işıd’dı baş belası terör örgütlerini de sulandırdınız adeta propagandasını yaparcasına ülkenin yarısını teröristlerle iş birliği içerisinde gösteriyorsunuz. İnanın bu duruma da en çok o melun terör örgütleri memnun kalıyor ve kıs kıs gülüyorlar halimize.</p>

<p>İnsan komşusuna, arkadaşına, akrabasına kendi fikrinde değil diye, kendi partisinden değil diye hain diyebilir mi? terörist diyebilir mi?</p>

<p>Kimin haddine hepimiz bu ülkenin vatandaşı ve vatanseveriyiz yöntemlerimiz farklı olamasaydı ne farkımız kalır Kuzey Kore’den, Afganistan’dan !</p>

<p>Projelerin, kalkınmanın, ekonomik gündemin konuşulmadığı konuşturulmadığı bir birini hain ilan ettikçe genç kuşakların ümidini umudunu kırarak kötü örnek olarak Türkiye’ye ve</p>

<p>Türk gençliğine yapılan kötülüğün niye farkında değil kimse ?</p>

<p>Göme göme ülkenin yarısı hainler mezarlığına, kalan yarısı da gere gere tımarhanelik olduk.</p>

<p>Yetti artık, bitin, bitirin artık, tuz bile koktu.</p>

<p>Gülmeyi unuttuk, gülümsemek istiyoruz, bir ve beraberce huzur içerisinde yaşamak istiyoruz artık</p>

<p>Cennet vatanımızda, şanlı bayrağımızın altında.</p>

<p>Kamuoyuna saygılarımla.</p>

<p>Sokaklarda sizden biri.</p>

<p>Hulisi Kazandere</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//yeter-efendiler-yeter-hak-icin-halk-icin-hizmet-yapin/776/</link>
<pubDate>Thu, 14 May 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>EY BÜYÜK ATATÜRK;</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/ATAM.jpg" style="width: 666px; height: 423px;" /></p>

<p>EY BÜYÜK ATATÜRK;</p>

<p>SANA SÖZÜMÜZ VAR, ONLAR NE KADAR HASETLİK EDERLERSE ETSİNLER BİZ SENİN YOLUNDAN, İLKE VE İNKİLAPLARINDAN, GÖSTERDİĞİN HEDEFE İLERLEYECEĞİMİZE VE DAVANDAN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİMİZE AND İÇTİK.</p>

<p>BU AYDINLIK VE VAROLUŞ MEŞALEMİZ ASLA SÖNMEYECEK.</p>

<p>İçim yanıyor yüreğim kan ağlıyor. Yine sosyal medyada, görsel yayınlarda kitle iletişim aracı internet sayfalarında bu  ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve ailesi hakkında kandan beslenen hainlerin saldırısı ile dolu.</p>

<p>Neredesiniz; YÜCE DEVLETİ'NİN ERKLERİ, İKTİDAR müktedirleri, Hukukçularımız, sözüm ona Siyasi Parti Temsilcilerimiz, Akademisyenler ve Sosyal Medyada boy gösteren karton adam rolündeki ATATÜRK sevdalıları.</p>

<p>Son zamanlarda Türkiye Cumhuriyetimizin kurucusu, Dünyanın KENDİSİNİ ÖRNEK ALARAK deklere ettiği yüzyılın liderine haksız ve alçakça yapılan saldırılara neden sessiz ve tepkisiz kalıyorsunuz.</p>

<p>Neden? diye sizlere asla sormayacağım!!!!!</p>

<p>Sadece bir soruma cevap vermenizi  rica ediyorum!!!</p>

<p>Sizler bu Cumhuriyet okullarında okumadınız mı? Bu kadar vefasızlıklara göz yumamazsınız.?  Yoksa bize İkbalinizin payidar olabilmesi için tarihimiz hakkında yalan mı söylediniz!!!</p>

<p>Biz bu memleketin aşıkları olarak kurtuluşumuza, kuruluşumuza vesile ecdada vefa borcumuzu ödemek için bu meczuplara fırsat vermeyeceğiz.  Bu uğur da varsa ölmek bizler çoktan kefenimizi giydik.</p>

<p>Yalnız bilmenizi isterim ki; bu asil Millet tarihin her devrinde inandığı değerlerinin ipotek altına alınmasını asla kabul etmediler. </p>

<p>Ecdada kin ve nefret beslemediler!!!</p>

<p>Hele ki asla galiz küfürler etmediler.</p>

<p>Saygı, sadakat ve bağlılıkla ilke ve hedeflerini yücettiler, eserlerine sahip çıktılar.</p>

<p>Sizi bilmem ama, şimdi bizlerde bu Cumhuriyet değerlerimizi koruyup kollamak için öyle onlar gibi and içtik.</p>

<p>Sağduyunuza, sevgi ve devlet büyüklerine karşı ssygı erdemlilik lerinize seslenerek  vicdanınız varsa Kanunlarımızı işletir bu galiz beyanlarda bulunan densizler için gereğini yaparsınız.</p>

<p>Kamuoyuna Saygılarımla.</p>

<p>Sokaklarda içinizden biri.</p>

<p>Hulisi Kazandere</p>

<p>09.05.2026</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//ey-buyuk-ataturk/775/</link>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TÜM ANNELERİMİZİN ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN.</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/maxresdefault-1(1).jpg" style="width: 640px; height: 360px;" /></p>

<p>ANNELER GÜNÜNÜ KUTLUYORUM</p>

<p>Cennet onların ayakları altındadır sözüne Mazhar olmuş</p>

<p>Onlar handır</p>

<p>Onlar er kişisinin yarenidir</p>

<p>Onlar melikedir,</p>

<p>Onlar çocuklarının ilk öğretmenidir</p>

<p>Onlar dünyanın en cefakarıdır</p>

<p>Onlar iş hayatın her alanında yer alan</p>

<p>Onlar bedenen dünyanın en zor işçisi olan</p>

<p>Onlar vatana millete hayırlı evlatlar yetiştiren</p>

<p>Onlar her başarılı erkeğin arkasında ki itici güç olan</p>

<p><img alt="" src="/images/AnnelerG%C3%BCn%C3%BCn%C3%BCzKutlu%20olsun.png" style="width: 640px; height: 537px;" /></p>

<p>Onlar;</p>

<p>Varlıklarıyla hayatımıza anlam katan, sevgi ve şefkatle, fikren ve</p>

<p>bedenen sağlıklı nesiller yetiştirilmesinde büyük bir sorumluluk üstlenen,</p>

<p>karşılıksız sevgi,</p>

<p>fedakârlık ve sabırlarını bizden esirgemeyen,, dünyamızı zenginleştiren,</p>

<p>Hayat boyu yol göstericimiz</p>

<p>BAŞTACIMIZ OLAN Annelerimizin</p>

<p> ""Şehit Annelerimizin,""</p>

<p>anne adaylarımızın,</p>

<p>Babaları vefat eden, evlatlarına hem Annelik Hem babalık yapan Annelerimizin;</p>

<p>ANNELER GÜNÜNÜ KUTLUYORUM.</p>

<p>Ebediyete intikal etmiş ANNELERİMİZE RAHMET diliyorum. 10 MAYIS2026</p>

<p>                                                                                            Hulusi Kazandere</p>

<p>                                                                                           Em. Astsb.</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//tum-annelerimizin-anneler-gunu-kutlu-olsun/774/</link>
<pubDate>Sun, 10 May 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>NEDEN ve NİÇİN</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/02302f9e-869d-4d72-b0a3-94a03b2a5427.jpeg" style="width: 718px; height: 722px;" /></p>

<p>NEDEN ve NİÇİN</p>

<p>Böyle olduk?</p>

<p>Cevap iktidarı ile muhalefeti ile sizde.</p>

<p>Cumhuru zorlamayın!!!!</p>

<p>Ülke ve millet olarak tüm dünyada da olduğu gibi her alanda (ekonomik, siyasi, sağlık, eğitim, üretim, tüketim, turizm, dini, içtimai gibi ) zor bir süreçten geçmemize rağmen yine bazı siyasilerin akla ziyan söz, söylem ve eylemleri ile gündem oluşturup sokaklara, meydanlara verdikleri mesajlar, talimatlar, vahim sözler ve karşılıklı ağır küfürler hiç hoş ve iyi değil.</p>

<p>Bu gibi söylemlerin millet olarak  kardeşleri birbirine düşürdüğünü daha önceleri yaşadık ve acı bedeller ödedik, halada ödüyoruz ve ödemeye devam devam ediyoruz..</p>

<p>Bu zor zamanlarda Misak'i Milli duyguları ile hareket etmemiz gerekirken ne yazık ki siyaseti işimize, aşımıza karıştırdık ve siyaseten kirlendik.</p>

<p>Can ülkemde kimse Aziz milleti hafife almasın, kimse ucuz siyaset peşinde koşmasın.</p>

<p>Cumhur uyandı.</p>

<p>Sokaklar bu gibi söylemler sonucu yanarsa bilinmelidir ki  kimse bulunduğu yerde rahat olamaz.</p>

<p>Bunun adına da bundan böyle demokratik söylem diyemezsiniz.</p>

<p>Kavga ağzı ile hakaret vari söz ve söylemler siyasetçinin ağzından çıkmamalı.</p>

<p>Siyasetçinin bu davranışlarından boşluğu yakalayan mahviller ve onların taşeron ve tetikçileri meydana çıkıp akla ziyan söylemlerde bulunuyorlar. Maşallah.</p>

<p>Bu konuda öylesine çok mahirler ki: kendi yurttaşını yok sayan mülteciyi baştacı eden, hatta onların gelişi ile kuraklıklar son buldu diyen, meşru olan siyasi bir partiye oy verenleri yurttaşlıktan çıkarın diyen sözüm ona kendine münhasır din adamı, gazeteci, kanaat önderi, akademisyen, yazar, çizerler var. Basında, sokakta, caddede, araçta, evde her yerde siyaseten küfür... Ayıptır Cumhuru bu kadar hafife alamazsınız!!!!</p>

<p>Durum çok tehlikeli hal aldı. Gidişat hiç iyiye işaret etmiyor. Yemeği efendiler yiyor, bulaşığı siz yıkayın diyorlar. Yok efendiler yok durum bundan gayri bildiğiniz gibi olmaz. Atta, merkepte yoruldu, yük iyice ağırlaştı. Bu yükün ağırlığı çok şeylere gebe.</p>

<p>Allah yardımcımız olsun.</p>

<p>Kamuoyuna saygılarımla</p>

<p>Sokakta sizden biri</p>

<p>Hulisi Kazandere</p>

<p>06.05.2026</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//neden-ve-nicin/773/</link>
<pubDate>Thu, 07 May 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TERÖRSÜZ TÜRKİYE VE HIDRELLEZ</title>
<description><![CDATA[<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;">Sayın <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Devlet Bahçeli</strong>, MHP grup toplantısında önemli konulardan bahsetti…</p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;">Şehitler, gâziler, iç cephenin güçlülüğü, terörsüz Türkiye, barış, dış gelişmeler, endişeler, ekonomik sıkıntılar, kurumların işleyişi, yöneticilerin sorumluluğu, anneler günü, Kahramanmaraş’ta yok edilen öğrenciler ve öğretmenimizin acılarını dile getirmek önemli. Ancak, <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Terörsüz Türkiye</strong> konusunda, silâhlı terörle ilişkili olanlara, barış söylemleri olurken, eline silâh almamış KHK ile, keyfilikle yok edilen, adaletsizlikle, kin ve nefretle dışlananlar bu ülkenin evlatları değil mi? Vicdanen bundan rahatsızlık duyulmaz mı? Bu insanlar da ellerine silah alsaydı terörsüz Türkiye uygulamasından yararlanacak mıydı?</p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;">Bakınız Saadet Partisi Genel Başkanı <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Mahmut Arıkan</strong>, muhalefet Parti Başkanları <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Babacan</strong>, <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Davutoğlu</strong>, CHP Genel Başkanı <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Özgür Özel</strong> ve pek çok siyasi temsilciler bu adaletsizliği dile getirdikleri halde, bu insanları ekenler – biçenler kimler?</p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;">Burda dış etkenler yok mu? <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Sosyal barışta, ayrımcılıkla Terörsüz Türkiye mi olur?</strong> Mahalleye göre terörsüz Türkiye ayrımcılığı endişe yaratmıyor mu? Akıl, bilim, hukuk, ahlâkî düşünce ayrım yapmadan ülke menfaatları için risk alır, almalıdır. Gönül ister ki, bu insanları dinleyiniz, teröre bulaşmadıklarına şahit olunuz.</p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;">Adalet olsun yeter. Adalet haklı ile haksızı bir tutmaz. Her şeyden mahrum edilen, evlatları bile sakıncalı konumunda ayrıştırılanlar adaletin neresinde.</p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;">İlyas ve Hızır Peygamberler’den bahsedilirken, <em style="box-sizing: inherit;">bir topluluğa kininiz, sizi adaletten ayırmasın</em> diyen bir inancın anlamı nerede?</p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;">05.05.2026</p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;"><strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Kemal ALBAYRAK</strong></p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;">20. ve 21. Dönem Milletvekili</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//terorsuz-turkiye-ve-hidrellez/772/</link>
<pubDate>Thu, 07 May 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>YENİ ANAYASA İSTEMİYORUZ!</title>
<description><![CDATA[<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;"><span style="font-size:18px;"><strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;"><em style="box-sizing: inherit;">“Bugün geldiğimiz noktada ulusal güvenlik tehditleri, toplumsal barış, değişen dünya şartları, gelişen toplum yapısı, artan hak ve özgürlük talepleri karşısında mevcut anayasamız maalesef yetersiz kalmaktadır. Yeni bir anayasa zorunluluktur.”</em></strong> demiş Adalet Bakanı <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Akın Gürlek</strong>…</span></p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;"><span style="font-size:18px;">Ne için <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">“Yeni Anayasa”</strong> yapmak gerekiyormuş; bakalım:</span></p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;"><span style="font-size:18px;">1-) Toplumsal barış (Size göre, toplumsal huzuru bozan bir anayasa mı var? Türk milletine ortak veya ortaklar mı arıyoruz?)</span></p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;"><span style="font-size:18px;">2-) Artan hak ve özgürlük talepleri (Pkk’nın talepleri mi?)</span></p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;"><span style="font-size:18px;">3-) Ulusal güvenlik tehditleri (Hain Öcalan ve onun hamisi Trump ile Netanyahu’nun tehditleri midir bu tehditler?)</span></p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;"><span style="font-size:18px;">Türk milletini enayi yerine koymayın!<br style="box-sizing: inherit;" />
Yeni Anayasa Babayasa falan istemiyoruz!<br style="box-sizing: inherit;" />
Dış baskı nedeniyle anayasa yapmanın ne sonuçlar doğurduğunu biliyoruz!</span></p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;"><span style="font-size:18px;">06.05.2026</span></p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;"><span style="font-size:18px;"><strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Av. Özcan PEHLİVANOĞLU</strong></span></p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//yeni-anayasa-istemiyoruz/771/</link>
<pubDate>Thu, 07 May 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>3 MAYIS TÜRKÇÜLER GÜNÜ</title>
<description><![CDATA[<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;"><strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">3 Mayıs Türkçüler Günü</strong>, Türk milletinin kadim tarihinden süzülen bozkurt naralarının, demir iradelerin ve ebedi ülkünün modern çağdaki en ateşli manifestosudur. Bu gün, yalnızca bir tarih parçası değil; Türkçülüğün gafletten uyanışı, maskelerin yırtılışı ve Türk varlığının <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;"><em style="box-sizing: inherit;">“varım!”</em></strong> diye haykırışının destansı bir anıdır. <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;"><em style="box-sizing: inherit;">Taş kırılır, tunç erir ama Türklük ebedidir;</em></strong> işte bu inanç, 3 Mayıs’ı Türk milliyetçilerinin kalplerinde ölümsüz kılmıştır.</p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;"><strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Tarihin Dönüm Noktası: </strong>3 Mayıs 1944<br style="box-sizing: inherit;" />
1940’ların karanlık günlerinde, II. Dünya Savaşı’nın gölgesi Türkiye’ye de uzanmıştı. Komünist faaliyetlerin eğitim ve kültür hayatında yayılmaya başladığı bir dönemde, büyük Türkçü <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Hüseyin Nihal Atsız</strong>, <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;"><em style="box-sizing: inherit;">Orhun </em></strong>dergisinde Başbakan Şükrü Saraçoğlu’na iki açık mektup yazdı. Bu mektuplarda Atsız, vatan haini olarak nitelendirdiği Sabahattin Ali’yi ve komünist cereyanı sert bir dille eleştirdi. Bu yazı, Atsız aleyhine hakaret davası açılmasına yol açtı. Davanın ikinci duruşması, 3 Mayıs 1944’te Ankara’da görüldü.</p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;">O gün, Atsız’ı desteklemek için Ankara tren istasyonundan adliyeye kadar yürüyen Türk gençleri, <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">“Ankara Nümayişi”</strong> olarak tarihe geçen bir uyanış başlattı. Komünizme karşı sloganlar atan, Sabahattin Ali ve Nâzım Hikmet’in kitaplarını yakan bu kalabalık, Ulus Meydanı’na yürüdü ve polisle çatıştı. <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Bu olay, Irkçılık-Turancılık Davası’nın fitilini ateşledi.</strong> <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Nihal Atsız, Zeki Velidi Togan, Alparslan Türkeş, Nejdet Sançar, Reha Oğuz Türkkan</strong> ve daha birçok Türkçü aydın ve genç, ağır işkenceler, tabutluklar ve uzun hapis yıllarıyla imtihan edildi.</p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;">Ancak ateş, çeliği dövüyordu. Zulüm, Türkçülüğü çocuksu bir duygudan olgun bir harekete dönüştürdü. <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Atsız</strong>’ın kendi ifadesiyle: <em style="box-sizing: inherit;">“Bundan sonra 3 Mayıs Türkçülerin günüdür. Ona bayram diyemeyeceğiz. Çünkü yıllarla süren büyük ızdırabımız o gün başlamıştır. Ona bir matem demek de kabil değildir. Çünkü bunca sıkıntıların arasında bize büyük bir imtihan vermek, yürekliyle yüreksizi er meydanında denemek, yahşiyi yamandan ayırmak fırsatını vermiştir.”</em> O güne kadar tehlikelerden gafil yürüyen Türkçülük, 3 Mayıs’ta gafletten sıyrıldı; maskelerin arkasındaki iğrenç yüzleri gördü, dost sandığı hainleri ayırt etti ve gerçeğin sert toprağına bastı.</p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;">Bir yıl sonra, 3 Mayıs 1945’te Tophane Askeri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Türkçüler, örtüsüz bir masa etrafında ilk anmayı gerçekleştirdi. Bu, gelenek halini aldı ve her 3 Mayıs, Türk milliyetçileri için millî şuurun ayaklanması, Türklüğün diriliş günü oldu.</p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;">3 Mayıs, Türk tarihinin destanlarıyla doğrudan bağlanır. Kür Şad’ın 40 yiğidiyle Çin sarayına yürüyüşü, Alparslan’ın Malazgirt’te<strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;"><em style="box-sizing: inherit;"> “Ya zafer ya ölüm!”</em></strong> nidaları, Bilge Kağan’ın Orhun yazıtlarındaki <em style="box-sizing: inherit;"><strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">“Türk milleti yok olmasın diye”</strong></em> feryadı, bu günün ruhunda yaşamaktadır. Türkçüler, o gün<em style="box-sizing: inherit;"><strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;"> “Biz Türk’üz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız.”</strong></em> diyerek, kan, vicdan ve kültür meselesi olan bu ülküyü sahiplendiler.</p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;"><strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Alparslan Türkeş</strong>’in ifadesiyle: <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;"><em style="box-sizing: inherit;">“Türkçülük öyle şerefli bir bayraktır ki, onu vatanın her köşesinde durmadan dalgalandırmak her Türk’ün ilk ve milli vazifesidir.” </em></strong>Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur; ruhsuz beden ceset olur. Bu bilinçle Türkçüler, son nefeslerine kadar çalışacaklarını, taş kırılıp tunç erise de Türklüğün ebedi kalacağını haykırdılar.</p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;">Destansı bir şiirde geçtiği gibi:<em style="box-sizing: inherit;"> “Haydi 3 Mayıs, Türkçüler Turancılar elele / Tarihler bin dokuz yüz kırk dördü gösterdi / Atsız’ım bozkurtlara buyruğu verdi / Yiğitçe buyruğa gönül verdiler.” </em>Bu sözler, o günün ateşini, gençlerin coşkusunu ve millet sevgisini özetler. <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Atsız</strong>’ın <em style="box-sizing: inherit;"><strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">“Türkçülük, dün bir kaynaktı; bugün çaydır. Yarın coşkun bir ırmak olacak ve önünde yabancı duygu ve düşüncelerden gelen bütün engeller yıkılacaktır.”</strong></em> vizyonu, hâlâ yol göstericidir.</p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;">Bugün 3 Mayıs, sadece geçmişi anmak değil; geleceği inşa etmektir. Türk milleti, binlerce yıllık devlet geleneğiyle, dilinin, tarihinin, kültürünün ve vatanının bekçisidir. <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Yabancı ideolojilere, bölücülüğe ve kültürel erozyona karşı dik duruş, her Türk gencinin omuzlarındadır.</strong> Her Türkçü, bulunduğu yerde inançla görevini yaparsa, Türkçülük ülküsü sağlamlaşır ve Türklük güçlenir.</p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;"><strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">3 Mayıs, ayrılık değil, birlik çağrısıdır:</strong> Dilde, işte, fikirde birlik sağlandığında dirlik kurulur. Büyük Türkiye’yi yeniden inşa etmek, Türk dünyasının ufkunu genişletmek, atalarımızın emanetini lâyıkıyla taşımak için bu gün bir ilham kaynağıdır. <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Ne mutlu Türk’üm diyene! Ne mutlu Türkçü olanlara!</strong></p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;">Taş kırılır, tunç erir; ama, Türklük ebedîdir.</p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;"><strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">3 Mayıs Türkçüler Günü, tüm Türk milletine ve Türkçülere kutlu olsun.</strong></p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;"><strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Ruhları şad olsun: </strong>Hüseyin Nihal Atsız, Alparslan Türkeş, Zeki Velidi Togan, Nejdet Sançar ve tüm dava büyükleri… Onların çilesi, bizim gücümüz; onların imanı, bizim yolumuzdur. Bozkurtlar gibi uluyarak, Alparslanlar gibi fethederek, ebediyen yürüyeceğiz. <strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">Türklük, göklerdeki bayrağımızdır; indirilmeyecektir.</strong></p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;"><strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">3 Mayıs Türkçüler günümüz kutlu olsun.</strong></p>

<p style="box-sizing: inherit; margin: 0px 0px 15px; color: rgb(74, 74, 74); font-family: &quot;Open Sans&quot;; font-size: 16px;">3 Mayıs 2026<br style="box-sizing: inherit;" />
<strong style="box-sizing: inherit; font-weight: bold;">M. Hüseyin OĞUZ</strong></p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//3-mayis-turkculer-gunu/770/</link>
<pubDate>Thu, 07 May 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İran muharip İHA üretiminde nasıl dünyanın başlıca ülkelerinden biri oldu?</title>
<description><![CDATA[<p>ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaş tüm hızıyla sürerken, askeri uzman Akram Kharief "Şahid'in Gölgesinde" adlı kitabını yayımladı.</p>

<p>Kitapta, İran'daki insansız hava aracı (İHA) endüstrisinin gelişimini anlatıyor ve Amerikan yaptırımlarına rağmen ülkenin küresel askeri endüstride önemli bir oyuncu haline gelmesini sağlayan stratejiyi gözler önüne seriyor.</p>

<p>İran İHA'ları, Lübnan-İsrail sınırındaki Hizbullah faaliyetlerine ilişkin raporlarda yer aldı. Daha sonra, bu İHA'ların enkazlarını inceleyen uzmanlar, Yemen'deki Husiler tarafından kullanılan İHA'lar ile İran İHA endüstrisi arasında bağlantı kurdu.</p>

<p><img alt="" src="/images/B%C3%9CBER%20GAZI(1).jpg" style="width: 666px; height: 374px;" /></p>

<p>Eylül 2022'de, İran'ın Rus ordusuna İHA teknolojisi sağladığı ortaya çıktığında birçok kişi şaşırdı. Bunu, Ukrayna'nın başkenti Kiev üzerinde uçan Geran-2 (Şahid 136) İHA'larının ilk görüntüleri izledi.</p>

<p>40 yıldan uzun süredir yaptırımlar altındaki bir ülke, uluslararası çatışmalarda oyunun kurallarını nasıl değiştirmeyi başardı? Bu başarının yolunu hangi faktörler açtı?</p>

<p>1979'dan sonra uygulanan yaptırımlar, İranlı liderleri sorunların üstesinden gelmek ve çıkmazı aşmak için yeni yöntemler aramaya zorladı.</p>

<p>Bu durum, İranlı liderleri yalnızca müttefiklerine değil, kendi mühendislerinin uzmanlığına da dayanmaya yöneltti.</p>

<p>Yaptırımlar sonucunda İran, ihtiyaçlarını karşılamak için ülke dışında bağlantılar kurmaya çalıştı ve bazı hallerde de sivil teknolojilere başvurdu.</p>

<p>Ancak her şeyden önemlisi, kaynak eksikliğiyle karşı karşıya kalan İran, sabır ve azimle stratejiler geliştirdi ve uyguladı.</p>

<p>İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi, Ocak 1979'da ülkeyi terk ettiğinde, geride bölgenin en güçlü silahlı kuvvetleri olarak kabul edilen bir ordu bıraktı. İran Hava Kuvvetleri, F-14 Tomcat, F-4 Phantom ve F-5 Tiger uçaklarıyla donatılmıştı.</p>

<p>O dönem İran ordusu, ABD, Sovyetler Birliği, İngiltere ve Fransa ordularından sonra, teçhizat anlamında dünyada beşinci sırada yer alıyordu.</p>

<p>O yıllarda dünyanın en gelişmiş uçağı olan F-14 Tomcat'e sahip olması nedeniyle İran hava kuvvetlerinin Alman, Çin ve İsrailli muadillerinden bile daha gelişmiş olduğunu not etmek önemli.</p>

<p>Ancak bu uçakların faaliyetleri ve bakımı, İran'da bulunan çok sayıda Amerikalı mühendis ve teknisyene bağlıydı ve yedek parçalar doğrudan Amerikan şirketi Grumman'dan temin ediliyordu.</p>

<p>Bu nedenle, hava kuvvetleri tamamen Amerikan askeri sanayisine bağımlıydı.</p>

<p>Şah'ın düşüşünden sonra, ordu komutanları ülkeyi terk etti, öldürüldü veya hapse atıldı. Amerikalı mühendisler ve teknisyenler de İran'ı terk etti ve Amerikan şirketleri yeni hükümetle bağlarını kopardı.</p>

<p>İcatların anası gereklilik</p>

<p> </p>

<p>Kaynak,Şahid'in Gölgesinde</p>

<p>Fotoğraf altı yazısı,İsfahan Üniversitesi'nde bir atölyede İHA projesi üzerinde çalışan öğrenciler, "Şahid'in Gölgesinde" adlı kitaptan alınmış bir fotoğrafta görülüyor</p>

<p>Eylül 1980'de Irak güçleri İran'ı işgal ederek iki ülke arasında sekiz yıl süren acımasız bir savaşı başlattı. Kimyasal silahlar da dahil, en dehşet verici yıkım yöntemleri kullanıldı ve yaklaşık bir milyon insan öldü.</p>

<p>Savaşın ilk aşamalarında, Irak güçleri hava üstünlüğü sayesinde ilerleme kaydetti. Irak ordusu Sovyetler Birliği'nden keşif uçakları edinmiş ve düşman mevzilerini belirlemek ve hareketlerini izlemek için Sovyet uydu görüntülerini de kullanmıştı.</p>

<p>Buna karşılık, İran güçleri sınırlı görüş ve istihbarat koşulları altında savaşıyordu.</p>

<p>İranlılar, varlıklarını tehdit eden bir savaştan sağ çıkmak için teknolojiye çok ihtiyaç duyuyordu. Fakat yaptırımlar bu ihtiyaçlarını karşılamalarını engelledi. Bu nedenle, bu teknolojiyi satın almak yerine, yerli imkanlarla üretmeye karar verdiler.</p>

<p>Fikir basitti. Düşman hatlarının üzerinde keşif uçakları uçurarak mevzilerini ve hareketlerini öğrenmek mümkün değilse, küçük uzaktan kumandalı cihazlar kullanılabilirdi. Bu cihazlar daha ucuzdu, tespit edilmesi daha zordu ve değerli bilgiler sağlayabilirdi.</p>

<p>İranlılar, 1981'den bu yana içine kamera yerleştirmek için bu küçük cihazlar üzerinde çalışıyorlardı. Fikir, bir grup öğrenci ve mühendisin geliştirme görevini üstlendiği İsfahan Üniversitesi'nde ortaya çıktı.</p>

<p>Tasarım ve prototip yapımına, testlere ve kademeli olarak geliştirmeye başladılar, ardından tasarımı Devrim Muhafızları'na sundular.</p>

<p>Araçlar basit ve ilkeldi. Plastik parçalar ve temel bileşenler vardı ama bu malzemelerle çalışan zihinler yaratıcı ve yetenekliydi.</p>

<p>Üniversitedeki küçük bir atölyede, kararlı gençler, devrimden sonra ülke yetkilileri tarafından önerilen "üretim cihadı" ve "akademik cihad" gibi kavramlarla çalışıyorlardı.</p>

<p>İsfahan Üniversitesi atölyesinde tasarım yapan ve Huzistan ovalarında deneyler gerçekleştiren üç genç adam vardı. Sivil pilot Farşid, fizik öğrencisi Said ve yetenekli kuyumcu Mesud.</p>

<p>Yıllarca süren deneme yanılma süreçlerinin ardından, prototipi ilk kez askeri yetkililere sunduklarında bazıları alay etti.</p>

<p>Çocuk oyuncağına benziyordu ve alışılmadık malzemelerden yapılmıştı. Yakıt deposu bir serum torbasıydı ve pervanesi el yapımıydı.</p>

<p>1983 sonbaharında, cephe hattından 40 kilometre uzaklıkta, "oyuncak uçak" ilk kez Irak mevzilerinin üzerinde uçtu ve mevzilerin net görüntülerini geri getirdi.</p>

<p>Bunun ardından, Gök Gürültüsü Taburu'nun (Farsçada Raad) kurulması ve resmi bir insansız hava aracı geliştirme programının başlatılması emri verildi.</p>

<p>Program, İsfahan Üniversitesi'ndeki bir öğrenci atölyesinden Devrim Muhafızları'na devredildi. Uçağın geliştirilmesi adına gerekli malzemeleri elde etmek için yaptırımları aşmak ve uluslararası pazarlara erişmek zorundaydılar.</p>

<p>Devrim Muhafızları, Dubai'de bir şirket ağı kurdu ve Singapur'daki aracıları kullanarak onlarca ülkeden malzeme temin etti. Bu malzemeler İsfahan'a gönderildi ve orada monte edildi.</p>

<p>Bu durum, Ukrayna'da düşürülen Şahid 136 insansız hava araçlarında ABD yapımı çiplerin bulunmasını açıklıyor.</p>

<p>İHA'lar keşif operasyonlarında etkili olduklarını kanıtladılar ve İran 1983'ten sonra Irak kuvvetlerine karşı önemli çatışmalarda bunları kullandı.</p>

<p>Ancak, Gök Gürültüsü Taburu'ndan mühendisler ve askeri personel 1987'de muharebe İHA'larının geliştirilmesini düşünmeye başladı. Düşman mevzilerinin üzerinden uçan ve hareketlerini fotoğraflayan bir İHA, silahlarla donatıldığında bu mevzilere saldırıp, imha edebilidi.</p>

<p>Fakat bunun için farklı kabiliyetler ve teknoloji gerekiyordu. Gök Gürültüsü Taburu daha sonra "Muhacir" adı verilen muharebe İHA'ları geliştirdi.</p>

<p>1988'de İran, İHA kullanan ilk ülkelerden biri oldu. Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye ve İsrail bu tür uçakların üretimiyle tanınsa da İran bu alanda öncüydü.</p>

<p>O zamanlar, İran İHA'ları hala ilkel bir tasarıma sahipti ve menzili 50 kilometreyi geçmiyordu. Ancak 2026'da, gelişmiş İran İHA'ları, İran topraklarından İsrail'deki hedeflere saldırmak için birkaç ülkenin hava sahasını geçebiliyordu.</p>

<p>Aslında İsrail, ABD'den bile önce, insansız hava araçlarını askeri amaçlarla kullanan ilk ülkeydi. 1973 savaşında Mısır'ın karadan havaya füze sistemlerini aldatmak ve yıpratmak için insansız hava araçlarını kullandı.</p>

<p>İsrail 1982'deki Lübnan işgali sırasında, Bekaa Vadisi'ndeki Suriye füze mevzilerine yönelik keşif ve saldırıları yönlendirmek için Scout ve Mastiff insansız hava araçlarını kullandı. Bu, silahlı bir çatışmada askeri insansız hava araçlarının ilk kullanımıydı.</p>

<p>İranlı uzmanlar Lübnan'daki gelişmeleri yakından takip etti ve müttefikleri Hizbullah müttefikleri, İsrail insansız hava araçları hakkında ayrıntılı bilgi toplamalarına yardımcı oldu.</p>

<p>Ekipmanın çok gelişmiş olmadığı ve Tahran ve İsfahan'daki üniversitelerde uzmanlarının benzer modelleri üretebilecek kapasitesi bulunduğu sonucuna vardılar.</p>

<p>Askeri uzmanlar da İran insansız hava aracı prototiplerinin İsrail'in Scout ve Mastiff insansız hava araçlarına çok benzediğini belirtiyor. Uzmanlara göre İranlı mühendisler İsrail modellerinin özelliklerinden ilham aldılar.</p>

<p>1970'lerden beri, bir silah teknolojik ne kadar gelişmişse, o kadar değerli ve etkili olacağı anlaşılmıştı. Örneğin, bin kilometre uzaktaki bir hedefi yüksek hassasiyetle imha edebilen güdümlü bir füze, yüzlerce güdümsüz mermiden daha etkili.</p>

<p>Bu açıdan bakıldığında, teknoloji niceliğin önüne geçiyor.</p>

<p>İranlılar denkleme yeni bir yaklaşım eklediler. Bir ülke teknoloji açısından rakipleriyle yarışamıyorsa, nicelik ve ekonomik maliyet alanlarında yarışabilir.</p>

<p>İran'ın insansız hava aracı programı bu ilkeye dayanıyordu.</p>

<p>Üretimi yaklaşık 20 bin dolara mal olan bir insansız hava aracı, 2 milyon dolara mal olan bir seyir füzesiyle isabet açısından rekabet edemez. Ancak 100 insansız hava aracı konuşlandırılırsa, karşı tarafın bunlara karşı koymak için 100 veya daha fazla füze ateşlemesi gerekecektir.</p>

<p>İnsansız hava araçları, hassasiyet veya yüksek yıkıcı güç için değil, düşmanın savunmasını zayıflatmak ve mali kaynaklarını tüketmek için tasarlandı.</p>

<p>Bu nedenle insansız hava aracı saldırıları, düşmanın füze savunma sistemlerinden 10 ile 20 kat daha az maliyetli oldukları için daha uzun sürdürülebiliyor.</p>

<p>Basit bir hesaplama, 100 insansız hava aracının konuşlandırılmasının yaklaşık 2 milyon dolara mal olduğunu, savunma tarafının ise insansız hava araçlarının neden olduğu hasar dışında, bunlara karşı koymak için gelişmiş füzelere yaklaşık 200 milyon dolar harcaması gerektiğini gösteriyor.</p>

<p>İnsansız hava araçlarının bir diğer özelliği de düşük hızlarda ve irtifalarda uçtukları için radar tarafından tespit edilmelerinin zor olması.</p>

<p>Dahası, çok sayıda insansız hava aracının eş zamanlı kullanımı, savunma sistemlerini bozabiliyor ve bazı durumlarda tespit edilmelerini tamamen engelleyebiliyor.</p>

<p>2019'da Suudi Aramco'nun petrol tesislerine yapılan saldırı, bu özelliğin ne kadar etkin olduğunu gösterdi. Çünkü Amerikan savunma sistemleri İran yapımı insansız hava araçlarını engelleyemedi.</p>

<p>Saldırının sorumluluğunu Husiler üstlenmiş olsa da insansız hava araçlarının İran veya Irak topraklarından fırlatıldığı sanılıyor.</p>

<p>Saldırının yol açtığı hasar on milyarlarca doları bulurken, kullanılan insansız hava araçlarının maliyeti sadece birkaç milyon dolardı.</p>

<p>Bu fark, insansız hava aracı savaşında kazananı ve kaybedeni belirleyebilecek faktör.</p>

<p>BBC</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//iran-muharip-iha-uretiminde-nasil-dunyanin-baslica-ulkelerinden-biri-oldu/769/</link>
<pubDate>Sun, 03 May 2026 23:02:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TOPLUMSAL OLAYLARDA KULLANILAN KİMYASAL SİLAHLAR</title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">Son yıllarda ve özellikle yaşadığımız bu günlerde toplumsal olaylarda güvenlik güçleri göz yaşartıcı ve biber gazı olarak bilinen değişik gazlar kullanmaktadırlar.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Son yıllarda ve özellikle yaşadığımız bu günlerde toplumsal olaylarda güvenlik güçleri göz yaşartıcı ve biber gazı olarak bilinen değişik gazlar kullanmaktadırlar. TMMOB Kimya Mühendisleri Odası olarak daha önceden bu gazların Kullanımı ve Güvenlik Bilgi Formu (GBF) bilgilerini yetkili makamlardan istediğimiz halde tarafımıza tatmin edici bir açıklama yapılmamıştır. İçişleri Bakanlığına yaptığımız başvuru Çevre ve Şehircilik Bakanlığına (ÇŞB) yönlendirilmiştir. ÇŞB da Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığından bu bilgileri edineceğimizi belirterek başvurumuzu bu kurumlara iletmiştir. Sonuç olarak, EGM bilgi istediğimiz bu konuda tarafımıza herhangi bir bilgi vermeyip yalnızca bu gösteri kontrol ajanlarını kullananların eğitim aldığı yönünde tarafımıza bir yazı göndermiştir. Jandarma Komutanlığı ise toplumsal olaylarda OC (biber) gazı kullandıklarını ve gaz içerisindeki etken madde yüzde bilgisini belirten bir yanıt vermiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="/images/B%C3%9CBER%20GAZI.jpg" style="width: 666px; height: 388px;" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">EGMye tekrar GBF istediğimizi belirttiğimizde "bu bilginin kendilerinde olmadığını, dağıtıcıdan istememiz gerektiği" yönünde bir cevap vermişlerdir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Üretimi nedeniyle bir yanıyla Oda`mızın meslek alanına giren bu gazların kullanımı ile ilgili sorumluluğumuz nedeniyle medyadaki bilgi kirliliğini gidermek üzere söz konusu bu yazı hazırlanmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">TOPLUMSAL OLAYLARDA KULLANILAN KİMYASAL GAZLAR</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Güvenlik kuvvetleri tarafından toplumsal olaylara müdahale amacıyla kullanılan maddeler olumsuz birçok sağlık etkisi bulunan kimyasal maddelerdir. Bu amaçla kullanılan maddeler çok çeşitlidir ancak üç ana grupta toplanmaktadır:</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">* Göz yaşartıcılar</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">* Aksırtıcı kimyasal gazlar</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">* Kusturucular</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Gaz bombası olarak adlandırılan bu kimyasal silahların içerisinde kullanılan kimyasal maddelerin on beş farklı türü vardır. Boğucu, Zehirleyici ve Benzer Gazların ve Biyolojik Araçların Savaşta Kullanımının Yasaklanmasına İlişkin 1925 Cenevre Protokolü ve Kimyasal Silahların Geliştirilmesinin, Üretiminin, Stoklanmasının ve Kullanımının Yasaklanması ve Bunların İmhası ile İlgili 1993 Sözleşmesi uyarınca, toplumsal olaylarda, kitlenin kontrolü amacıyla kullanılan biber gazı dahil olmak üzere kimyasal silah kullanmak kesinlikle yasaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="/images/zalim.jpg" style="width: 667px; height: 377px;" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Toplumsal olaylarda Genellikle Göz Yaşartıcı olarak bilinen gazlar biber gazı kullanılmaktadır. Göz yaşartıcı gaz (diğer adları CN, CS, DM) ve biber gazı (OC) kitleleri etkisiz hale getirmek, kişileri sindirmek amacıyla polisler ve askeri birlikler tarafından kullanılan kimyasal bileşiklerdir. Bu maddeler kimyasal yapılarına göre adlandırılmakta ve çoğunlukla gaz bomba fişeği ve kapsüllerinin üzerinde harf kısaltmaları ile belirtilmektedirler. Sağlık etkileri çoğunlukla ortak olmakla birlikte gazın cinsine göre bazı belirtiler değişebilmekte ya da ön planda olabilmektedir. Kimyasal silah olarak ilk kez 1914te 1inci savaşta kullanılmıştır. En yoğun kullanımı ise ABD ordusunca Vietnamda</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte gaz bombaları ABD, İngiltere, İrlanda, Vietnam, Filipinler, Şili, Panama, Güney Kore, Gazze, İsrail, Irak, Türkiye, Mısır vb. de yaygın olarak kullanılmaktadır En yaygın kullanılan dört tipi vardır. Bunlar:</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">CS kısaltması ile kullanılan: Chlorobenzylidenemalononitrile ( C10H5ClN2)</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">CN kısaltması ile kullanılan: Chloroacetophenone (C8H7ClO)</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">DM kısaltması ile kullanılan: Chlorodihydrophenarsazine</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">OC kısaltması ile kullanılan: Oleoresincapsicum (Biber gazı olarak adlandılmaktadır)</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Resmi makamların verdikleri bilgilere Türkiye`de OC ve CS kullanılmaktadır. Bu bileşikler sentetik halojenli bileşiklerdir. Biber gazı olarak bilinen bu sentetik organik bileşikler gaz halde olmayıp; sıvı veya katı halde bulunurlar. Fakat sprey, el bombası veya mermi şeklinde havaya atıldıklarında veya sıkıldıklarında içeriğinde bulunan yardımcı itici gazlarla birlikte gaz haline geçerler. Aslında gerçek biberden elde edilen biber gazı; kapsaisin denilen bileşiklerden elde edilen bir gaz türüdür. Kapsaisin; Oleo Capsicum (OC) denilen bir biber türünden ekstraksiyon yöntemiyle elde edilen yağ bazlı bir organik maddedir. Suda çözünmez, alkol, eter ve kloroform gibi organik çözücülerde çözünür. Kapsaisin doğal olarak biberden elde edildiği gibi sentetik analogları da bulunmaktadır. Kapsaisinin GC ve HPLC ile analizi yapılabilmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="/images/K%C4%B0MYASAL.jpg" style="width: 667px; height: 333px;" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Göz yaşartıcı gazlar:</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Göz yaşartıcı gazların sağlık etkileri ile ilgili çok fazla sayıda çalışma olmamasına karşılık az sayıdaki çalışma bile zararlı etkilerini ortaya koymaktadır. Güvenlik kuvvetleri tarafından toplumsal olaylara müdahalelerde kullanılan göz yaşartıcı gazlar geniş bir kimyasal grubu oluşturmakta ve "kimyasal silah" olarak nitelendirilmektedir. 1969 yılında, seksen ülke Cenevre Protokolünde yasaklanan kimyasal silahlar arasında gaz bombalarının da olmasını istemiştir. Toksik potansiyelleri hakkında daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu bildirmiş ve hiçbir durumda kullanımına izin verilmemesini belirtmişlerdir. Erişkinlerde ölümcül etkilere de yol açabilmektedir ve genel olarak gazın etkileri günler sonra ortaya çıkmaktadır. Özellikle astım hastaları ya da geçirilmiş akciğer hastalığı olan yaşlı hastalarda gaza maruz kalım sonrası ölümler meydana gelebilmektedir ve ülkemizde de bu sebeple kayıt edilen ölümlü vakalar mevcuttur. Gazdan etkilenme düzeyi;</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">a. Gazın aşırı miktarda kullanımı</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">b. Kapalı bir ortamda gaza maruz kalma</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">c. Dakikada solunan gaz partikül sayısının yüksekliği ki bu da aşırı miktar kullanımı ile bağlantılıdır</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Gaz; deri, göz ve solunum yollarında ciddi düzeyde tahriş ve tahribat yaratır. Etkileri saniyeler içerisinde başlayarak bir saate kadar sürebilir. Deriden emilip sinir uçlarında biriktiğinden kişinin maddenin etkisinden kurtulması saatler alabilmektedir. Kullanılan maddeler Aşırı miktarda atıldıysa, kapalı ortamlarda kullanıldıysa ve kişiler gazla uzun süre temas etmek zorunda kalmışlarsa ve soluk alıp verme sayısı yüksek olan bireyler varsa sağlık etkilerinin daha yoğun olduğu belirtilmektedir. Kullanılan maddeler geç ortaya çıkan sağlık sorunlarına da yol açabilmektedirler. Yüksek miktarlarda ve uzamış temas nedeniyle sağlık</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">riskleri çok ciddidir ve ölüme bile yol açabileceği saptanmıştır. Oluşan sağlık etkileri aşağıdaki başlıklarda özetlenebilir:</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Gözde: Gözlerde tahriş, yanma, gözyaşında artma, ağrı, kimyasal nedenli göz kapağı iltihabı, gözde kızarma ve göz kapaklarının istemsiz kasılmasına neden olurlar. Gözde kornea adı verilen tabakaya etkileri bulunmaktadır. Özellikle tekrarlayan temaslarda kornea tabakası ile ilgi sorunlar ortaya çıkmakta, bu olgularda göz kuruluğu şikayeti uzun süreli devam etmektedir. Yapılan bazı çalışmalar biber gazının gözün çeşitli bölgelerinde hasarlar oluşturduğunu ortaya koymuştur.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Ciltte: Ciltte yanma, tahriş, kızarıklık ortaya çıkabilmekte, çok yüksek miktar gazla temas edilmesi halinde deride yanıklar olabilmektedir. Hayvanlarda yapılan deneylerde burundan başlayarak akciğerlere kadar bütün solunum yollarında hasar yarattığı ve toksik etkiye yol açtığı belirlenmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Sindirim sisteminde: Yapılan bazı çalışmalar, on iki parmak bağırsağında hasara yol açarak yağ emilimini etkilediğini ve tekrarlayan temaslarda karaciğerde doku ölümüne yol açtığını göstermiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Solunum ve Dolaşım Sisteminde: Göz yaşartıcı gazlar ve biber gazları solunum yollarında ciddi etkiler göstermektedirler. Burun ve boğazda yanma, burun akıntısı, aşırı tükürük salgısı, göğüste sıkışıklık hissi, öksürük gibi belirtiler sık görülmektedir. Biber gazı solunum yollarında daralmaya neden olmaktadır, özellikle astım hastalarında solunum yetmezliğine neden olabilmektedir. Gazın solunması, soluk alamama, kalp atışlarının yavaşlaması, ana atardamarda kan basıncının bozulması ve basıncın iniş çıkışlarına neden olması, solunum yolarının daralması, solunum hızının aşırı artması, tansiyonun düşmesi gibi etkilere yol açabilmektedir. Biber gazı ile yüksek miktarlarda temas kalp ritmini bozabilmektedir. Yapılan hayvan deneylerinde uzamış temas sonrası akciğer hasarı nedenli ölümler saptanmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Diğer etkileri: Yukarıda belirtilen etkilerin dışında bulantı, kusma, fenalık hissi, ishal, ışığa aşırı duyarlılık, baş ağrısı, ajitasyon, kişinin yer ve zaman algısı ile ilgili sorunlar ve panik de rastlanan belirtilerdir. Biber gazının sağlık etkileri astım, zatürre, amfizem gibi solunum yolu hastalığı olanlarda, kalp sorunu olanlarda, tanı konmamış anevrizması olanlarda, çocuklarda, yaşlı ve bağışıklık sistemi yetmezliği olanlarda ve gebelerde daha belirgindir. Bu nedenle özellikle alerjik bünyeli kişiler, astım, KOAH ve benzeri solunum yolu hastalıkları olanlar ve kalp hastaları risk altındadır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Gebelik üzerine etkilerine ilişkin yeterli çalışma yoktur ancak gazla direkt temasın gebelerde düşük ve erken doğum riskini arttırdığı bildirilmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Biber Gazına Maruz Kalma Sonrasında Ölüm Riski</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">BM ADR Sözleşmesi s.197den alınan sayısal verilere göre:</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Ağız yoluyla (oral) doz 5-50 mg/kg vücut ağırlığı aralığında ise, etkilenen kitlenin %50si için öldürücü etkisi vardır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Cilt yoluyla (dermal) etkilenimde doz miktarı 50-200 mg/kg vücut ağırlığında ise, etkilenen kitlenin %50si için öldürücü etkisi vardır.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px;">Soluma yoluyla, havanın 1 litresindeki derişimi 0.2-2 mg aralığında ise, etkilenen kitlenin %50si için öldürücü etkisi vardır.</span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px;">Biber gazı kullanımında ani olarak gelişen üst solunum yolunun alerjik ödemi ölüme neden olabilmektedir. Göz yaşartıcı gazların var olduğu ölümlerin tümünde ağır solunum yolu sorunları, akciğer ödemi ya da solunum yollarında var olan hastalık ya da patolojiler işaret edilmiştir. Astımlı bir hastada ve bronşit hastalığı olan bir yetişkinde hızlı gelişen ölüm nedeni olarak biber gazı rapor edilmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bazı göz yaşartıcı bomba türleri yakından ve yoğun temas sonrası hipertansiyon krizi ve vücut ısısının aşırı düşmesine ve solunum sistemi üzerinde ciddi ve yaşamı tehdit edici etkilere yol açabilmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Dünyada 90`lı yıllarda gazete haberlerinde polisin kullandığı biber gazına bağlı ölümler bildirilmiştir (Los Angeles Times, 18 Haziran 1995). Ölüme de neden oldukları bilinen gaz bombaları hakkında en son İsrail`de 31 Aralık 2010 tarihinde, (2004 yılındaki 2 ölüm olayına ek olarak), CS`nin neden olduğu bir ölüm olayı daha rapor edilmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Gaz bombalarının ve biber gazının tıbbi literatürde sadece ABD`de son otuz yılda 100 kişinin ölümüne yol açtığı bildirilmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Tedavi</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Tedavi genellikle etkileri hafifletmek amacıyla yapılır. Hemen ortamdan uzaklaşılmalı, temiz havaya çıkılmalı ve giysiler çıkarılarak maruz kalan bölge ılık su ve sabunla bolca yıkanmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">CS`ye maruz kalındığında su ile temas deri bulgularını alevlendirir, bu nedenle hafif alkali bir solüsyon kullanılabilir (%6 sodyum bikarbonat, % 3 sodyum karbonat, % 1 benzalkoniumklorid).</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Hastalar solunum sıkıntısı yönünden izlenmelidir. Solunum sıkıntısı yoğun olanlar hastaneye başvurmalı ya da sevk edilmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Biber gazına maruz kalındığında gözler hızla ve bol suyla ya da % 0.9`luk sodyum klorür (Serum Fizyolojik adıyla satılan ürünler) ile en az 15 dakika süreyle yıkanarak kimyasal madde gözden uzaklaştırılmalıdır. Gözlere etkisi bakımından, özellikle gözün kornea tabakasına etkilerini gidermek açısından bazı ilaçlar kullanılabilmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Maruz kalan gözde kontakt lens var ise hemen çıkarılmalıdır. İki defa temizlenen kontakt lensde bile biber gazı (OC) kalıntısı görülebildiği için, bu lenslerin tekrar kullanımı önlenmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Ağrı, şişlik, gözyaşı salgısında artış ve ışığa karşı hassasiyet uzun süreli devam ediyorsa doktora başvurulmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Ağrının giderilmesinde, alüminyum hidroksit, magnezyum hidroksit ve simetikon içeren süspansiyonların (anti-asit mide ilaçları vb) deriye uygulanmasının, suyla yıkamaya göre daha etkili olduğu saptanmıştır. Deri bitkisel yağla temizlenebilir. Deride tahriş olan bölgeye bitkisel yağ uygulaması ağrının giderilmesinde de yararlıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Olası gaz saldırısında gözler, burun, ağız gaz maskesiyle korunmalıdır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Biber gazına maruz kalınması durumunda en kısa zamanda ortamdan uzaklaşılmalıdır. Nefes ağızdan alınıp burundan verilmelidir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Biber gazına (OC) maruz kalınan ortamdan uzaklaşıldığında bulgular yaklaşık 30 dakika sonra kaybolmaya başlarken, CN ve CS tipi gaz bombalarında semptomlar birkaç saat sürebilmektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Gaz Kullanımının Hukuki Boyutu</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Anayasamızın 5. maddesinde, Devletin temel amaç ve görevleri, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olarak tanımlanmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Anayasamızın 17. maddesinde, Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz denilmiştir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Anayasamızın 56. maddesi uyarınca, Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlüdür.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Anayasamızın 34. maddesi uyarınca Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. </span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi`nin 2. maddesine göre, herkesin yaşam hakkı yasanın koruması altındadır. Sözleşmenin 10. maddesi ile herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Sözleşmenin 11. maddesi uyarınca herkes asayişi bozmayan toplantılar yapmak, demek kurmak, ayrıca çıkarlarını korumak için başkalarıyla birlikte sendikalar kurmak ve sendikalara katılmak haklarına sahiptir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Güvenlik güçleri tarafından kullanıldığı kabul edilen ve insan sağlığı üzerinde kalıcı olumsuz etkiler meydana getirdiği bilimsel raporlarla belirlenen Oleorcin Capsicum (OC) ve Chlorobenzylidenemalononitrile (CS) gaz bombaları ve gaz fişeklerinin kullanımı Anayasamızın 5 ve 17. ve 56. maddeleri ile Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi`nin 2. maddesi ile teminat altına alınmış maddi ve manevi varlığını geliştirme ve yaşama hakkını ihlal etmektedir. Ayrıca söz konusu kimyasal silahların kullanımı Anayasanın 34. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi`nin 10 ve 11. maddeleri ile teminat altına alınmış yurttaşlarımızın toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemeye ilişkin demokratik haklarının kullanılmasını da engellemektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Emniyet güçleri tarafından insanlara karşı kullanılan chlorobenzylidenemalononitrile (CS) ve oleoresincapsicum (OC) adlı kimyasal gazlar, Kimyasal Silahlar Konvasiyonu sıralamasına göre Kimyasal Silah kategorisinde yer almaktadır. </span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Avrupa İşkencenin ve Kötü Muamelenin Önlenmesi Komitesi (CPT), kimyasal gazların kullanımına çok açık bir şekilde karşıdır. Kapalı mekanda kullanımı konusunda kesinlikle taviz vermezken, açık havada kullanımı ile ilgili de çekinceleri mevcuttur.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Anayasamızın 56. Maddesi gereği; Devlet, tüm vatandaşlarının hayatını,beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlüdür. Ayrıca 14 Ekim 1989 tarih ve 20312 sayılı</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Resmi Gazete`de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile kabul edilen Avrupa Sosyal Şartlarının 2. Bölümünün 11. Maddesine göre de; anlaşmaya taraf devletler, sağlığın korunması hakkının etkin biçimde kullanılması ve sağlık için gerekli önlemleri almayı ve sağlığın bozulmasına yol açan nedenleri mümkün olduğu kadar ortadan kaldırmayı taahhüt etmiş bulunmaktadırlar.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Oysa, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu`nda tanımlanan haliyle; kolluk kuvvetleri, gösterilerin bastırılması, etkisiz kılınması ve dağıtılması amacıyla bedeni kuvveti ile gaz bombası, tazyikli su, cop ve benzeri maddi gücünü ölçüsüzce kullandığında Türk Ceza Kanunu`nda düzenlenmiş bulunan pek çok suç tipini ihlal etmiş bulunmaktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Tüm bunlara ek olarak biyolojik ve kimyasal silahların kullanımını yasaklayan Cenevre Protokolü`nün ilgili maddesi 17 Haziran 1925`te Cenevre`de imzalanmış ve Türkiye de bu anlaşmaya 15 Ocak 1931 senesinde taraf olarak; boğucu, zehirleyici ve benzeri gazların ve bakteriyolojik araçların kullanımına karşı çıkmıştır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Avrupa Konseyi`nin 1989 yılında yürürlüğe giren İşkencenin ve İnsanlık dışı ya da Onur Kırıcı Ceza veya Muamelenin Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesi uyarınca kurulan ve Avrupa İnsan hakları Sözleşmesinin 3. Maddesine dayanarak özgürlüklerinden yoksun bırakılmış insanları işkenceye ve kötü muameleye karşı koruma amacına yönelik yargı dışı bir mekanizma olan, Avrupa İşkencenin ve Kötü Muamelenin Önlenmesi Komitesi (CTP) nin hazırladığı; 8-24 Şubat 1998 tarihli Ukrayna Ziyareti Raporu, 9-18 Ekim 2000 tarihli Slovakya Cumhuriyeti Ziyareti Raporu, 13-18 Mayıs Malta Ziyareti Raporu ve 25 Mart - 2 Nisan 2008 tarihli Çek Cumhuriyeti Raporunda; Biber gazı muhtevası nedeniyle insan sağlığına oldukça zararlı bir enstrümandır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bunlara ek olarak; hukuki boyutundan önce insan haklarını göz önünde bulundurarak bu ve benzeri gazların özellikle toplumsal olaylarda kullanımı konusuna tüm kamuoyunun daha hassas yaklaşması gerekliliği bu yazının dikkat çekmek istediği noktadır. İnsan sağlığı üzerinde türlü zararları olan bu kimyasal ajanlar; genç, yaşlı herkesi olumsuz etkilemektedir. Özellikle kullanımı esnasında oluşan panikle kaos ortamının yaratacağı yaralanmalar ve ezilmeler de hesaplanmalıdır.</span></p>

<p> </p>

<p font-size:="" new="" style="box-sizing: border-box; padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; -webkit-font-smoothing: antialiased; color: rgb(0, 0, 0); letter-spacing: -0.35px; text-align: justify; font-family: " times=""><strong><span style="font-size:12px;">Kaynaklar:</span></strong></p>

<p font-size:="" new="" style="box-sizing: border-box; padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; -webkit-font-smoothing: antialiased; color: rgb(0, 0, 0); letter-spacing: -0.35px; text-align: justify; font-family: " times=""><strong><span style="font-size:12px;">Ayrıntılı bilgi için : KİMYASAL SİLAHLAR GÖSTERİ KONTROL AJANLARI Türk Tabipleri Birliği Yayınları, Birinci Baskı, Ağustos 2011, Ankara</span></strong></p>

<p font-size:="" new="" style="box-sizing: border-box; padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; -webkit-font-smoothing: antialiased; color: rgb(0, 0, 0); letter-spacing: -0.35px; text-align: justify; font-family: " times=""><strong><span style="font-size:12px;">Hu, Howard et al. (1989). "The Use of Chemical Weapons: Conducting an Investigation Using Survey Epidemiology". Journal of the American Medical Association 262 (5): 640-3. doi:10.1001/jama.262.5.640. PMID 2746816].</span></strong></p>

<p font-size:="" new="" style="box-sizing: border-box; padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; -webkit-font-smoothing: antialiased; color: rgb(0, 0, 0); letter-spacing: -0.35px; text-align: justify; font-family: " times=""><strong><span style="font-size:12px;">https://en.wikipedia.org/wiki/Pepper_spray</span></strong></p>

<p font-size:="" new="" style="box-sizing: border-box; padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; -webkit-font-smoothing: antialiased; color: rgb(0, 0, 0); letter-spacing: -0.35px; text-align: justify; font-family: " times=""><strong><span style="font-size:12px;">Güraytan Özyurt, Kimyasal SavaşAjanları ve Korunma, Türk Anest Rean Der Dergisi 2005, 33: 289.</span></strong></p>

<p font-size:="" new="" style="box-sizing: border-box; padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; -webkit-font-smoothing: antialiased; color: rgb(0, 0, 0); letter-spacing: -0.35px; text-align: justify; font-family: " times=""><strong><span style="font-size:12px;">Hıncal F, Çeliker A, Özgüven Ş,Kaya E: Kimyasal ve Biyolojik Savaş Ajanlarının Sağlık Üzerine Etkileri, Hacettepe İlaç ve Zehir Bilgi Merkezi, Roche Bilimsel Yayınlar Serisi : 5-9, 1991. Gürayten Özyurt, Kimyasal SavaşAjanları ve Korunma, Türk Anest. Rean. Der Dergisi 2005; 33: 295.</span></strong></p>

<p font-size:="" new="" style="box-sizing: border-box; padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; -webkit-font-smoothing: antialiased; color: rgb(0, 0, 0); letter-spacing: -0.35px; text-align: justify; font-family: " times=""><strong><span style="font-size:12px;">Türk Toraks Derneği, Biber Gazının Solunumsal Etkileri</span></strong></p>

<p font-size:="" new="" style="box-sizing: border-box; padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; -webkit-font-smoothing: antialiased; color: rgb(0, 0, 0); letter-spacing: -0.35px; text-align: justify; font-family: " times=""><strong><span style="font-size:12px;">İzmir Barosu Basına ve Kamuoyuna Duyuru Metni, 14.07.2011 tarihli dilekçe ile İçişleri Bakanlığına yapılan müracaata açıklama olarak.</span></strong></p>

<p font-size:="" new="" style="box-sizing: border-box; padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; -webkit-font-smoothing: antialiased; color: rgb(0, 0, 0); letter-spacing: -0.35px; text-align: justify; font-family: " times=""><strong><span style="font-size:12px;">Turkey, Statement before the League of Nations Preparatory Commission for the Disarmament Conference, 15 January 1931, League of Nations Doc. C. 4. M. 4. 1931, IX, Documents of the Preparatory Commission for the Disarmament Conference, Series X, Minutes of the Sixth Session (Second Part), 15January 1931, p. 313.</span></strong></p>

<p font-size:="" new="" style="box-sizing: border-box; padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; -webkit-font-smoothing: antialiased; color: rgb(0, 0, 0); letter-spacing: -0.35px; text-align: justify; font-family: " times=""><strong><span style="font-size:12px;">İzmir Barosu Basına ve Kamuoyuna Duyuru Metni, 14.07.2011 tarihli dilekçe ile İçişleri Bakanlığına yapılan müracaata açıklama</span></strong></p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//toplumsal-olaylarda-kullanilan-kimyasal-silahlar/768/</link>
<pubDate>Sun, 03 May 2026 21:20:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BU MILLETE NELER OLUYOR?</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/15%20temmuz%203.jpg" style="width: 325px; height: 183px;" /></p>

<p>BU MILLETE NELER OLUYOR?</p>

<p>Bizlere Ne? oluyor efendiler!!</p>

<p>Demokrasinin vazgeçilmezi seçimlere yönelik Siyaset ve politik söylemler inanılmaz bir şekilde toplumda kırılmalara,  ötekileştirilmelere, ayrıştırılmalara, kutuplaştırılmalara sebep olacak şekilde deprem fay hattından daha yıkıcı acımasız hal aldı.</p>

<p>Ne demek bunlar;</p>

<p>15 Temmuz bir darbedir, ülke işgal altındadır,  bu seçim hakla batılın savaşıdır, senin teröristin benim teröristlerden daha az masumdur, Cumhuriyetin devre arası bitti, daha neleri gördünüz ki, bakın görün daha neler olacak, şampanya ile mi, ilahi ile mi kutlama olacak göreceğiz,  Haşa yaradanımıza Şirk koşmalar, Ayetlerde güncelleme yapmalar, Bakara,  makara demeler, Yakanmısın,  Yananmısın demeler, Şehidinden, Depremde kaybettiklerimiz üzerinden oy devşirmeler, Nüfus kollamalar, Beytülmalı yağmalamalar, Taraf olmalar, Bu dua bilmez bunun camide ne işi var!! demeler daha neler neler....... Bakın efendiler bu coğrafyayı, bu dini, bu ülkeyi bize emanet edenlere bir bakın ? onlar ki;</p>

<p>Bedir'de, Uhud' da, Kut'tul Emâre'de, Plevne'de, Çanakkale' de, Sakarya'da, Sarıkamış'ta, şimdilerde sınırlarımızda ve bekamız için sınırımız ötesinde aynı amaç ve gaye için ilâhi kelimâtullah ve bayrak ve sancak uğruna omuz omuza vuruşup şehâde de erip koyun koyuna şu hedâ için şehâde de erdiler.</p>

<p>Ve dahi bunların muzaffer kumandanlarına ve onların aziz dava ve silah arkadaşlarına galiz küfür etmelerin, yok saymaların kime ne yararı var.</p>

<p>Onlara yazık değilmi? Onların kemiklerini sızlatmak bu necip milletin evlatlarına yakışıyor mu?</p>

<p>Yapmayın efendiler....Eğer bu sözler, eylemler, fiiller suçsa? Neden benim Adaletimin ve  demokrasinin teammülleri niçin? uygulanmaz.</p>

<p>Sokaklar, kahveler, binalar, semtler, caddeler, siteler, kısaca toplumun her kesimi ve yerleşim alanları ateş topu gibi fokur fokur kaynıyor ve kaynamakta.</p>

<p>Biz bu filmleri 80 öncesi yaşadık. Olan yine bu necip millete oldu. Ocaklar söndü. Analar ağladı. Evlatlar yetim kaldı. Ama hiç ders almamış gibi ikbal ve hırs uğruna emperyalist güçlere hizmet edercesine davranıp Aziz milletimizi neden yok sayıyoruz.</p>

<p>Ne acı ki;  Sahne yine aynı. Bu sefer oyuncular ve roller değişik. Yazıktır.</p>

<p>Yapmayın, bu ülke hepimizin efendiler.</p>

<p>Bizler her türlü etnik yapımızla, kimliğimizle, dinimizle, diyanetimizle et tırnak gibiyiz.</p>

<p>Seçim sonrasının sabahı yine aynı mahallede, apartmanda, sitede,  cadde de sokakta yan yana yürüyüp cenazemize düğünümüze kol kola yürüyeceğiz. Acımızı sevincimizi paylaşacağız.</p>

<p>Her kim ki bu ülkeye yapılan hizmetlerden rahatsızlık duyuyorsa onlar bizden değildir. Haindir.</p>

<p>Uydu, Füze, Uçak, Iha Siha Gemi Tank Yol Helikopter Gaz Araç Gereç hepimizin. İyiniyetle samimiyetle politik ikballere tercih edilmeden milletimiz için hizmete yönelik iyi şeyler bizimdir. Sahibi millettir.</p>

<p>Ayakta alkışlanmalıdır. Bu ülke Doğu'suyla, Batı'sıyla. Kuzey'iyle, Güney'iyle her türlü etnik yapısıyla bizim. Bizler Cumhuruz sizlerse hizmetkar.</p>

<p>Bu necip millet en zor anında bile küllerinden yeniden doğmuştur. Yine doğacaktır.</p>

<p>Bizleri isteseniz de istemeseniz de, bölemeyeceksiniz, parçalayamayacaksınız.</p>

<p>Çünkü bu millet gücünü inandığı hak davasından, ilimden, bilimden, adalete olan inancından, Kurucu banimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ' ün ilke ve inkılaplarından ve damarlarında dolaşan asil kandan almaktadır.</p>

<p>Her yeni gün ülkem için hayırlara vesile olsun.</p>

<p>KAZANAN ASIL MİLLETİM OLSUN.</p>

<p>NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE.</p>

<p>Kamuoyuna saygılarımla.</p>

<p>Hulisi KAZANDERE</p>

<p>28.04.2026</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//bu-millete-neler-oluyor/767/</link>
<pubDate>Sat, 02 May 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BİZLER GÜZİDE BİR KURUM TARAFINDAN KÖŞEYE ATILACAK KİTLE DEĞİLİZ.</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/EM_%20ASTSB_-2(2).jpg" style="width: 640px; height: 427px;" /></p>

<p>BİZLER GÜZİDE BİR KURUM TARAFINDAN KÖŞEYE ATILACAK KİTLE DEĞİLİZ.</p>

<p>BİZLER VATAN İÇİN BAYRAK İÇİN TOPRAK İÇİN YEMİN İÇMİŞ ÖLÜMÜ VUSLAT BELLEYEN  OMUZ OMUZA VEREN ONURLU ŞEREFLİ HAYSİYETLİ BİLGİLİ DONANIMLI GÖREVİ HER ŞEYİN ÜSTÜNDE GÖREN BİR CAMİAYIZ</p>

<p>STATÜMÜZ DE ADIMIZDA</p>

<p>İÇ HİZMET KANUNU'NDA BELLİDİR.</p>

<p>BİZLER SUBAYIN YARDIMCISI, SEFERDE MUADİLİ ASTLARINA ÖRNEK  BİLGİLİ DONANIMLI ŞEREFLİ ASTSUBAYLARIZ.</p>

<p>Bir süreden beri basında yer alan ve MSB lığı talimatı ile Genkur. Bşk. lığınca TSK’lerimizin mihenk taşlarından ve olmazsa olmazlarından Astsubaylık makam ve rütbesi ile statü değişikliği yazısı küçük zabitler (Astsubaylar)camiasını derinden üzmüştür.</p>

<p>Bu öneri ve çalışma Astsubaylık camiası için haysiyet cellatlığıdır.</p>

<p>Biz kimsenin maaşında makamında gözü olmayan ancak görevde eşitlik ilkesi ile sorumluluk verip vazife icra ettirenlerin, bize methiye dizenlerin maliyete gelince külfet olduğumuzu işaret eden yolun açılmasıdır.</p>

<p>Bu durumun eğitimle daha donanımlı olacağını beyan şuana kadar yetiştirdikleri Astsubayları önemsememeleridir.</p>

<p>Bizler TSK’lerinin her alanında varız var olmaya da devam ediyoruz.</p>

<p>Her birimizin MSB lığı Üniversitesi'ne bağlı AMYO’ lu mezunlarıyız. Kaldı ki bir çoğumuz dışarıdan daha donanımlı olabilmek için üniversiteler bitirip doktoralar yapıp hatta bazı üniversitelerde öğretim görevliliği veya kuruluşlarda CEO’luk, halihazırda müsteşarlık, Bld  Bşk. lığı, Milletvekilliği, Spor Eğitmenliği, Atış hocalığı, istihdam sağlayan iş insanlığı yapıyoruz.</p>

<p>Mesleki hayatımızda hiçbir zaman işimize karşılık ailelerimizi öne çıkarmadık. Bu konuda fedakarlıkları dolayısı ile hayatımızı paylaştığımız eş ve çocuklarımıza şükranlarımızı sunarız.</p>

<p>Bu çalışma tamamen Astsubaylığı ve onun eğitimini itibarsızlaştırmaya yönelik TSK’lerinde asimile bir çalışmanın art niyetli ürünüdür.</p>

<p>Bu yanlışın tekrar gözden geçirilmesini her zaman yanımızda olduğunu deklere eden Sn. Cumhur Başkanımızdan, iktidar ve muhalefet erklerinden arz ve talep ediyorum.</p>

<p>Kamuoyuna saygılarımla.</p>

<p>Hulusi Kazandere</p>

<p>E. Astsb.</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//bizler-guzide-bir-kurum-tarafindan-koseye-atilacak-kitle-degiliz/766/</link>
<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ULUSAL EGEMENLİĞİN 106.NCI YILI</title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size: 16px;">Ulusal Egemenlik ya da millî hâkimiyet, devletin gücü olan egemenliğin doğrudan doğruya ulusa ait olmasıdır. Millî egemenlik ulus egemenliği ya da hâkimiyetimilliye olarak da adlandırılır. Ulusal egemenliğin var olduğu devletlerde, kurucu ve yönetici güç bazı kişilerde ya da belli gruplarda değil halktadır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bölge ülkelerine 'monarşiyi ya da otoriter rejimleri' layık gören emperyalistlere inat Türkiye, egemenliği kayıtsız şartsız millete veren büyük Atatürk'ün önderliğinde TBMM'nin açılışının 106. yılını kutluyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="/images/ATAM.jpg" style="width: 666px; height: 423px;" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Tarih 23 Nisan 1920’yi gösterdiğinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk ile “bağımsızlık ve egemenlik” düşünü yüreğinde taşıyan cumhuriyetin kurucu kadrosu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açarak egemenliğin gerçek sahibinin “millet” olduğunu tüm dünyaya haykırdı. TBMM’nin açılmasıyla, egemenlik ayrıcalıklı saltanat zümresinden alınarak halka teslim edildi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Milli egemenliğe uzanan çetin yolun başlangıcı; Havza Genelgesi, Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongreleri ile döşendi. Havza Genelgesi’nde yer alan “Türk halkı işgallere karşı aydınlatılacak ve ulusal bilinç uyandırılacaktır” kararı Kuvayı Milliye ruhunu uyandırırken Amasya Genelgesi’nde yer alan, “Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” ifadeleri ise millet egemenliğinin en net tasviriydi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>“ULUSAL EGEMENLİĞE” UZANAN ÇETİN YOL!</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">İstanbul’un işgaliyle birlikte Meclis-i Mebusan’ın işgal güçleri tarafından feshedilmesiyle Atatürk, Ankara’da olağanüstü yetkilerle donatılmış bir Meclis’in açılacağını açıkladı. Feshedilen Mebusan Meclisi’nden 84 milletvekili, Ankara’ya gelerek ilk Meclis’te yer aldı</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>106. YILINDA BURUK BİR 23 NİSAN!</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">On yıllar boyunca, en büyük gücün millet olduğunun kanıtı olan bu önemli bayram, 106. yılında “millet egemenliğinin” tartışıldığı bir yıl olarak tarihe geçiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Halk tarafından seçilmiş siyasetçilerin cezaevlerinde tutuklu bulunduğu ve hukuka ilişkin tartışmaların ayyuka çıktığı bu dönemde, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve 1’i öğretmen, 9’u öğrenci 10 kişinin can verdiği okul saldırıları da bayramı buruk bir hale getirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>23 NİSAN NASIL ÇOCUK BAYRAMI OLDU?</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan 1924 tarihinde, egemenliğin millete teslim edildiği bu önemli günün bayram olarak kutlanmasına karar verdi ve bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929’da Atatürk bu bayramı, dünya üzerindeki bütün çocuklara armağan etti. 23 Nisan ilk defa 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak da kutlanmaya başladı.</span></p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//ulusal-egemenligin-106-nci-yili/765/</link>
<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İmamoğlu'nun avukatı Pehlivan'dan Lula benzetmesi</title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">Görevden alınan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu İBB davasının 26. gününde İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan savunma yapıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Dava, İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun avukatı Kaan Karcılıoğlu'nun yarım kalan savunmasıyla devam etti.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Daha sonra avukat Mehmet Pehlivan savunmasına başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="/images/lulu-imamo%C4%9Flu.jpg" style="width: 700px; height: 393px;" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Pehlivan "İşimi iyi yaptım, iyi yaptığım için hedef gösterileceğimi de biliyordum. Bu öngörüyle müvekkilimi temsil etmek, benim için bilinçli bir tercihti. Bu çabamın karşılığı kapatılmam ve özel vasıflı örgüt üyesi olarak ilan edilmem oldu" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Hapse kapatılmaları için bir gerekçe gerektiğini belirten Pehlivan "Benim payıma da Adem Soytekin'in bahaneleri düştü. Kapatılmam için daha kaliteli bir bahane gerekirdi" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Pehlivan hakkında, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade veren tutuklu şüpheli Adem Soytekin ve tutuksuz şüpheli Servet Yıldırım'ın beyanlarındaki bazı iddialara ilişkin soruşturma başlatmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen Pehlivan ile ilgili tutuklama talebinde "örgüt üyesi olma", "örgütün çözülmemesi için eylemler yapma" gibi suçlamalar yer almıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Pehlivan Haziran 2025'te tutuklanmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Lula benzetmesi</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Pehlivan İmamoğlu'nun yaşadığı süreci, Brezilya'da İşçi Partisi lideri Lula da Silva'nın mahkumiyet sürecine bezetti ve şöyle devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Lula'ya karşı operasyonları başlatayan yargıç Sérgio Moro da basına operasyonlar için 'yüzyılın en büyük yolsuzluk soruşturması' derken Lula'nın operasyon sebebiyle katılamadığı seçimleri Bolsonaro kazandı. Bolsonaro ilk iş olarak Lula'yı mahkum eden yargıç Moro'yu Adalet Bakanı olarak atadı."</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Lula 2018 yılında hakkındaki bir yolsuzluk dosyasından tutuklanmış, hapis yatmış ve daha sonra seçime girmesi engellenmişti. Fakat bu dosyadan 2021'de aklandı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">2003-2010 arasında ülkeyi yöneten siyasetçi, 2022 yılında tekrar seçimleri kazanarak Brezilya'nın devlet başkanı oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Pehlivan beş kere tutuklama değerlendirmesinden geçtiğini vurguladı ve "Çürüdüğü, yani yalan olduğu, iftira olduğu ispatlanan bir ifadeyle tutukluyum, beyanla tutukluyum ama buna rağmen usuli anlamda bile bir bakma ihtiyacı duymamışlar" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Pehlivan "Ne avukat organizasyonu iddiası, ne birini tehdit ettiğim iddiası, hiçbiri doğru değil" dedi ve devam etti:</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Burada niyetin yargılama yapmak olmadığını, maddi gerçeğin hiçbir önemi olmadığını biliyorum. Amaç, hasım bellenen Ekrem İmamoğlu'nun tasviye edilmesine karar verilmesidir."</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Pehlivan'ın tutuklamaya sevk yazısında 19 Mart 2025 tarihi öncesinde hakkında soruşturma yürütülen şüphelilerin avukatlarının kim olacağı hususunda planlama yaptığı, bu şekilde dosyada ifadesi alınan kişilerin ifadelerine ulaşmayı amaçladığı, tutuklu bulunan şüphelilerin avukatlarını örgüt faaliyetleri kapsamında organize ettiği gibi suçlamalar yer almıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Dosyanın evrakla doldurulduğunu ancak ne baz kaydının anlamlı bir sonuç verdiğini ne de MASAK raporlarında herhangi bir bulguya rastlandığını söyleyen Pehlivan, "Çalınan bir kuruş gösteremediler" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Pehlivan savunmasında ayrıca bir belgeyi mahkeme salonuna yansıttı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Belgede, İBB davasında etkin pişmanlıktan faydalanıp tahliye olanların ifade verme ve tahliye edilme tarihleri yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><a href="https://www.bbc.com/turkce/articles/cx2dd818n4mo">İBB davası: Murat Ongun söz aldı, ek soruşturmayı eleştirdi</a></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">İmamoğlu'nun makam şoförüne tahliye</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bu arada Ekrem İmamoğlu'nun 10 yıl makam şoförlüğünü yapan Osman Zeki Kırat'ın tutukluluk incelemesinde tahliyesine karar verildi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Kırat, 19 Ağustos 2025'te İBB soruşturması kapsamında tutuklanmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Mahkeme başkanı, Pehlivan'ın savunması tamamlandıktan sonra duruşmanın bitirileceğini ve 23 Nisan tatili sebebiyle Pazartesi kaldığı yerden devam edileceğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Davanın 21 Nisan'da görülen 25'inci celsesinde İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu savunma yapmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Celsede İmamoğlu'nun "Bu davanın tek bir amacı vardır, siyasi bir davadır. Kendileri yazmıştır iddianameye siyasi olduğunu. Sayın Cumhurbaşkanı'nın 'Ahtapotun kolları' diye ilan ettiği davanın başlangıç cümlesidir Bu iddianamede ve bunun gibi daha benzeşen çok cümleler vardır. 2019 öncesine de elini değdirmeyen, 'cıs' yapan bir İddia Makamı vardır" demişti.</span></p>

<p> </p>

<p>BBC</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//imamoglu-nun-avukati-pehlivan-dan-lula-benzetmesi/764/</link>
<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>""İKİ KADEH RAKI"</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/D%C3%BCnyada%2Bher%2B%C5%9Fey%2Bi%C3%A7in%2B%2C%2Bmedeniyet%2Bi%C3%A7in%2C(1).jpg" style="width: 960px; height: 720px;" /></p>

<p>""İKİ KADEH RAKI"</p>

<p> AŞAĞIDAKİ YAZIYI BİR ORTAOKUL ÖĞRENCİSİ, OKULUNUN DUVAR GAZETESİNE YAZMIŞ. İNANILMAZ GUZEL VE FARKLI BİR BAKIŞ AÇISI İYİ DE YAPMIŞ...</p>

<p>Bu ülkede yasayan her insanın bağımsızlığını ve demokrasisini borçlu olduğu insan: ATATÜRK... Gençliğinde kot pantolon giyememiş. Sevgilisinin elinden tutup hasılat rekorları kiran bir sinema filmine gidememiş... Padişah ona Trablusgarp Cephesi'nde görev verdiğinde, lüks uçak şirketinin, first class koltuğunda viskisini yudumlayarak görev yerine gidememiş... Halkına bağımsızlık fikrini anlatabilmek için kortej eşliğinde Mercedes' lerle gezememiş Anadolu'yu... Kurtuluş hareketini başlatmak için 19 Mayıs'ta Samsun'a ayak basan ayağında spor ayakkabısı ya da kovboy çizmesi yokmuş.... Kazandığı her savaştan sonra savaş sahasına fırlayıp moral veren mini etekli ponpon kızlar da yokmuş... Tarih kitaplarına bakılırsa, Yunanlıları İzmir'den denize döktükten sonra timsah yürüyüşü de yapmamışlar... Ülkesinde yapacağı devrimleri, unutmamak için not alacağı bir cep bilgisayarı olmadığı gibi, kendisine suikast girişiminde bulunacakları da cep telefonundan öğrenememiş! Atatürk için üzülüyorum. Dağ gibi adam, bir radyo programına faks çekemeden, İsmet Pasa için Safiye Ayla'dan bir istek parçası isteyemeden gitti .. Lozan Zaferi'nden sonra veya Cumhuriyet'in ilanından sonra arabaya atlayıp sabahlara kadar korna çalıp, elinde bayraklarla sokaklarda tur atamadı. Evinin balkonuna çıkıp, bir şarjör mermiyi havaya sıkamadı. Atatürk'e acıyorum... Sen kalk, dört kadınla evlenebileceğin bir dönemde dünyaya gel, sonra değerini bilmeyip tek kadınla evlilik sistemini getir. Aaaah ah... Çılgın diskolara gitmek, sabahlara kadar içip, içip rock yapmak, babasının mersedesini alıp söyle bir Emirgan turu çekmek dururken... Bunları yapmadı Atatürk.... Keyif çatmadı... Yan gelip yatmadı... Vatan topraklarını satmadı... Tüm hayatını ülkesinin kurtuluşuna ve uygarlaşmasına harcadı... ISTE ONUN IÇIN BÜYÜK ADAMDI ATATÜRK HER FIRSAT ELINDE VARDI. O ISE SADECE BU MILLETIN BAGIMSIZLIGINI ISTEDI. BÜTÜN SUÇU 2 KADEH RAKI IÇMEKTI O KADAR....</p>

<p>Ruhu şad olsun.</p>

<p>Saygıyla minnetle şükranla yad ediyorum.</p>

<p>BİR ORTA OKUL ÖĞRENCİSİNİN KALEMİNDEN ŞAHSIMIN SİZLERLE PAYLAŞILMASINI İSTEDİĞİM GÜZEL BİR MAKALE DİYEBİLİRİM.      </p>

<p>                                                                                                                       HULUSİ KAZANDERE</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//iki-kadeh-raki/763/</link>
<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>'Dokuzuncu Gezegen' Marduk mu?</title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">Bazı bilim insanları Güneş Sistemi'nde gizemli bir dokuzuncu üyenin gerçekten var olduğuna inanıyor ve son derece güçlü yeni bir teleskop sayesinde onu bulmanın eşiğinde olabiliriz.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Plüton'un 2006'da gezegen statüsünü kaybetmesinden bu yana, bize artık sekiz gezegenlik bir mahallede yaşadığımız söylendi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Ancak bazı bilim insanları gizemli bir dokuzuncu üyenin varlığına gerçekten inanıyor ve son derece güçlü yeni bir teleskop sayesinde onu bulmanın eşiğinde olabiliriz.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="/images/gezegenler.jpg" style="width: 670px; height: 376px;" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Şili'nin kuzeyinde bir dağın tepesine kurulmuş olan Vera Rubin Gözlemevi, evreni görme biçimimizi kökten değiştirmeyi amaçlayan görevine Haziran 2025'te başladı. Işık tutmayı umduğu konulardan biri de kendi arka bahçemizin yapısı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Dokuzuncu gezegenin varlığı, 2016'dan bu yana bilim insanları arasında büyük ilgi ve aynı zamanda anlaşmazlık konusu oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">O yıl, ABD'deki California Teknoloji Enstitüsü'ndne (California Institute of Technology) gökbilimciler Konstantin Batygin ve Michael Brown, Güneş Sistemi'nin dış kesimlerinde Dünya'nın yaklaşık 10 katı kütleye sahip bir gezegenin bulunduğunu savunan bir makale yayımladı.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:16px;">Fotoğraf altı yazısı,Altı trans-Neptün cismin alışılmışın dışındaki yörüngesi gökbilimciler Batygin ve Brown'un bir Dokuzuncu Gezegen olduğu fikrini öne sürmelerine sebep oldu.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Buradaki gökbilimcilere göre, Neptün'ün ötesinde Kuiper Kuşağı olarak bilinen bölgede yer almakla birlikte yine Güneş'in etrafında dönen buz yoğun bu altı gökcisminin hareketleri ancak büyük kütleli bir gökcisminin yakındaki varlığı açıklanabilirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Trans-Neptünyen cismin (TNO) davranışlarını yalnızca büyük kütleli bir gökcisminin varlığı açıklayabilirdi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bu uzak TNO'ların yani Neptün ötesi cisimlerin pek de olağan olmayan eğik ve uzamış yörüngeleri, daha büyük bir komşusunun kütleçekim etkisi altında olabileceklerini düşündürüyordu.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">BBC'ye konuşan Profesör Brown, "Dokuzuncu Gezegen yoksa, birçok tuhaf olay için artık hiçbir açıklamamız kalmıyor" diyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Astronomi dünyasındaki gelişmeleri yakından takip etmiyorsanız, buradaki ironiyi kaçırabilirsiniz: Gizemli yeni bir gezegenin en güçlü savunucusu olan Brown, yirmi yıl önce önce öne sürülen bir dokuzuncu gezegenin gözden düşürülmesinde kilit rol oynayan aynı gökbilimci.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">1930'daki keşfinden bu yana Plüton, Güneş Sistemi'nin en küçük ve en uzak gezegeni olarak yer almıştı.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:16px;">Fotoğraf altı yazısı,Plüton gezegen statüsünü kaybetmiş olabilir, ancak şimdiye kadar bildiğimiz en ünlü trans‑Neptün nesnesi olmaya devam ediyor</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Ancak 2005'te Brown ve iki meslektaşı, Neptün'ün ötesinde Güneş'in etrafında dönen, Plüton büyüklüğünde bir cisim olan Eris'i buldu.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Eris'in keşfi, Uluslararası Astronomi Birliği'nin (IAU) ertesi yıl gezegen tanımını değiştirme ve Plüton'u aileden çıkararak Eris ile birlikte bir cüce gezegen olarak sınıflandırma kararını güçlü biçimde etkiledi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Tuhaf, sönük ve uzak</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Başka bir dokuzuncu gezegen fikrinin önündeki büyük bir sorun da, bugüne kadar kimsenin doğrulanmış bir gözlem yapmamış olması... En azından resmî olarak.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Batygin ve Brown, iddialarını bilgisayar modellerine dayanarak ortaya koyuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bunun bir nedeni, Dokuzuncu Gezegen'in, eğer varsa, bize gerçekten çok uzak olması.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Caltech'ten gökbilimciler, varsayımsal bu gezegenin Güneş'ten ortalama olarak, Neptün'dense yaklaşık 20 kat daha uzakta olduğunu tahmin ediyor. Bu da Güneş'in etrafında bir tur atmasının 20.000 Dünya yılına kadar sürebileceği anlamına geliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Güneş'ten bu kadar uzakta olan bir şey çok az ışık yansıtır; bu da onu son derece sönük hale getirir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">İşleri daha da karmaşıklaştıran unsur ise, Dokuzuncu Gezegen'in yörüngesinin oldukça tuhaf olacağının öngörülmesiydi. Sekiz gezegen Güneş'in etrafında neredeyse dairesel ve düz bir düzlemde dönerken, dokuzuncu üyenin hareketi oldukça eliptik ve eğik olacaktı.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:16px;">Fotoğraf altı yazısı,Güneş Sistemi'nin bilinen sekiz gezegeni, Güneş'in etrafında neredeyse dairesel yollarda ve yaklaşık olarak aynı iki boyutlu düzlem içerisinde dönüyor</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Ancak bu gezegeni görme ihtimali değişmek üzere olabilir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">James Webb Uzay Teleskobu gibi güçlü ama daha eski teleskoplar derin uzaydaki belirli hedeflere odaklanacak şekilde tasarlanmışken, Vera Rubin Gözlemevi tüm güney yarımkürenin gökyüzünü her birkaç gecede bir tarıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Şimdiye kadar yapılmış en büyük dijital kamera gibi ekipmanlarla donatılmış olan gözlemevinin, 10 yıllık görevi boyunca 40.000'den fazla yeni TNO da dâhil olmak üzere milyarlarca kozmik nesneyi kataloglaması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Rubin, uzayda şimdiye kadar görebildiğimizden daha sönük ve daha uzak çok sayıda nesneyi bulabilir" diyor gözlemevindeki gökbilimci Dr. Sarah Greenstreet.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Eğer Dokuzuncu Gezegen, varsayılan boyutunda ve konumunda, gerçekten varsa… Rubin Gözlemevi onu bulacaktır" diye ekliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Yeniden Neptün mü?</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Brown da Rubin Gözlemevi'nin "ya Dokuzuncu Gezegen'i doğrudan bulacağına ya da onun var olup olmadığına dair oldukça çürütülemez kanıtlar ortaya koyacağına" inanıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bilim insanı, eğer bu gezegen gerçekten varsa, bir ya da iki yıl içinde saptanabileceğini düşünüyor ki bu da son derece tarihî bir dönüm noktasına işaret eder.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Dokuzuncu Gezegen, Güneş Sistemi'ndeki beşinci en büyük gezegeni ve 180 yıl sonra keşfedilen ilk gezegen olur" diyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Gökbilimci burada, 1846'da Neptün'ün resmî keşfine atıfta bulunuyor.</span></p>

<p><img alt="" src="/images/maerduk.jpg" style="width: 666px; height: 632px;" /></p>

<p><span style="font-size:16px;">Fotoğraf altı yazısı,Buz devi Neptün, şu anda Güneş Sistemi'nin en dıştaki gezegeni olup, Güneş'in etrafında Dünya'dan yaklaşık 30 kat daha uzakta dolanır</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Neptün'ün varlığı, gökbilimcilerin komşusu Uranüs'ün yörüngesindeki düzensizlikleri fark etmesinin ardından öngörülmüştü. Alman gökbilimci Johann Gottfried Galle daha sonra bu hesaplamaları Neptün'ü gökyüzünde tam olarak belirlemek için kullandı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Ancak daha sonra, Neptün'ün aslında 1612 gibi erken bir tarihte Galileo Galilei tarafından gözlemlendiği, fakat yıldızlara göre hareketinin dönemin teleskopları için fazla yavaş ve belirsiz olması nedeniyle gezegen olarak tanımlanmadığı ortaya çıktı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Aynı şey Dokuzuncu Gezegen için de olabilir mi?</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Yale Üniversitesi'nde gezegensel astrofizik uzmanı olan Yardımcı Doçent Malena Rice, bunun pekâlâ mümkün olabileceğini düşünüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Dokuzuncu Gezegen'in verilerimizin içinde zaten olmadığı fikri hiç de inandırıcı değil. Sadece dikkatle bakmamız gerekiyor" diyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Başka sistemlerde var</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Geçen yılın Nisan ayında, Tayvan, Japonya ve Avustralya'dan bir grup bilim insanı tam olarak bunu yapmış olabilir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">1983 ve 2006 yıllarında fırlatılan iki kızılötesi uzay teleskobunun gökyüzü taramalarını analiz ettiler ve 23 yıl boyunca hareket eden bilinmeyen bir gezegeni temsil edebilecek, birbiriyle eşleşen iki soluk nokta buldular.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bu bulgular bazı gökbilimciler tarafından şüpheyle karşılandı. Araştırma ekibinin kendisi bile temkinli.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Taslağımızın Dokuzuncu Gezegen'in keşfi olduğunu söylemek için oldukça erken," diye kabul ediyor Tayvan'daki National Tsing Hua Üniversitesi'nden başyazar Terry Phan.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bunun yerine, bunu "potansiyel bir Dokuzuncu Gezegen adayı" keşfi olarak tanımlıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Fotoğraf altı yazısı,Şili'deki Vera Rubin Gözlemevi'nin önümüzdeki yıllarda Dokuzuncu Gezegen tartışmasını sona erdirmesi umuluyor</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Ancak şurası var ki: Dokuzuncu Gezegen'in varlığı, Rice gibi gökbilimciler için bir sürpriz olmayacaktır.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Varsayımsal gezegenin Dünya'dan büyük ama Neptün'den küçük olması bekleniyor ve Rice bunun diğer sistemlerdeki en yaygın gezegen boyutu olduğunu söylüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Bu tür gezegenleri, diğer yıldızların yaklaşık yarısının etrafında görüyoruz ve Güneş Sistemi'nin içinde hiç yok" diyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Eğer gezegen değilse, orada ne var?</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Ancak Dokuzuncu Gezegen hipotezine karşı çıkanlar, Batygin ve Brown'un analizindeki gözlemsel hatalardan, gizemli bir gezegenle ilgili geçmiş deneyimimize kadar uzanan argümanlar sıralıyor: 20. yüzyılın başlarında Uranüs'ü etkileyen teorik bir Gezegen X önerilmiş, ancak daha sonra çürütülmüştü.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Şüpheciliği besleyen bir diğer argüman ise, 2023'te keşfedilen ve yörüngesi Batygin ve Brown'un başlangıçta analiz ettiği altı TNO ile örtüşmeyen bir trans‑Neptünyen astronomik cisim olan Ammonite.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Fotoğraf altı yazısı,2003'te keşfedilen cüce gezegen Sedna, alışılmadık yörüngesi olası bir Dokuzuncu Gezegen'in varlığıyla ilişkilendirilen altı trans‑Neptün cisminden biridir</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Almanya'daki Forschungszentrum Jülich araştırma enstitüsünden bir astrofizikçi ekibinin sunduğu rakip bir teori de bulunuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">2025'te, milyarlarca yıl önce büyük kütleli bir yıldızın yakın geçişinin, TNO'ların yörüngelerini değiştiren bir kütleçekim kaosu yaratmış olabileceğini öne süren bilgisayar simülasyonları yaptılar.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bu çalışmada yer alan Profesör Susanne Pfalzner, "Dokuzuncu Gezegen kesinlikle var olamaz demiyorum" diyor ve devam ediyor:</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Ama olasılık düşük."</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Greenstreet, bu ilave gezegen için kanıtların "son yıllarda zayıflamakta olduğunu" söylüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Ancak Rubin'in görüntülerinin Dokuzuncu Gezegen'i ortaya çıkarmasa bile, onun yerine sebep olabileceği keşifler konusunda iyimser.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Güneş Sistemi'nin dış kısmında hâlâ büyük ölçüde keşfedilmemiş devasa bir bölge var. Orada başka nelerin saklanıyor olabileceğini kim bilebilir" diyor:</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Yanıtladığımız her soruyla birlikte, sormamız gereken yeni sorular her zaman ortaya çıkıyor."</span></p>

<p>BBC</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//dokuzuncu-gezegen-marduk-mu/762/</link>
<pubDate>Sun, 19 Apr 2026 00:09:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>CHP'ye siyasi operasyonun faturası kabardı</title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">AKP kulisleri, CHP'li belediyelere yönelik operasyonların seçmende beklenenin tersine olumsuz etki yarattığını, parti tabanından uzaklaşanların ise geri dönmediğini konuşmaya başladı. Operasyonların faturasının sandıkta kesileceğini öngören parti kulisleri, "Kopan seçmen geri dönmediği gibi, sandığa da küsebilir" diyerek sürecin etkisini anlattı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="/images/free(1).jpg" style="width: 670px; height: 334px;" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar son olarak gece saatlerinde Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve beraberindeki 20 kişiye gözaltı kararıyla sürdü. Adıgüzel dahil olmak üzere 18 kişinin gözaltı işlemi yapılırken Esenyurt Belediyesi'ne yapılan ilk operasyondan bugüne kadar ki sürece vatandaşın tepkisi AKP'de huzursuzluk yarattı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Vatandaşların büyük bir kısmı operasyonları siyasi olarak değerlendirince AKP kulislerinde rahatsızlıklar başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>GİDEN AKP'YE DÖNMEYİNCE KULİSLERDE RAHATSIZLIK BAŞLADI</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Cumhuriyet'ten Merve Kılıç'ın haberine göre, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar AKP tarafında sorgulanmaya başladı. Operasyonların kamuoyunda güçlü bir “yolsuzluk algısı” oluşturacağı düşünülürken seçmende beklenen karşılığı bulmadı. Kararsız seçmende ise ikna edici bir etki yaratamadı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">AKP kurmayları "Seçmen bunu siyasal bir mücadele aracı olarak görüyor" diyerek operasyonların inandırıcı bulunmadığını vurguluyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Operasyonlara yönelik parti içinde yapılan analizlerde en dikkat çekici tespitlerden biri de kararsız seçmenler üzerinde oldu. Yerel seçimlerde oyu kaybedilen seçmenin operasyonların etkisiyle AKP'ye geri dönmediği hatta mesafenin korunmasına neden olduğu ifade ediliyor. Operasyon başlıkları vatandaşın gerçek gündemi olan ekonominin önüne geçse dahi oy tercihini etkilemiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>CHP'YE OPERASYONUN FATURASI KABARDI</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Parti kulislerinde, operasyonların seçmen motivasyonu üzerindeki olumsuz etkisi en kritik risklerden biri olarak değerlendiriliyor. AKP’den uzaklaşan seçmen kitlesinin doğrudan muhalefete geçmek yerine "tepkisel bir pasiflik" içerisine girdiği ve sandığa gitmeme eğiliminin arttığı belirtiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Kulislerde sıkça tekrarlanan “Kopan seçmen geri dönmediği gibi sandığa da küsebilir” tespiti, operasyonların partiye olan maliyetinin sandık sonuçlarına yansıyabileceği endişesini beraberinde getiriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Sürecin parti tabanındaki yansımaları da benzer bir tabloyu ortaya koyuyor. Özellikle büyükşehirlerde yaşayan ve operasyon haberlerine temkinli yaklaşan seçmenin, "somut sonuç" görmeden ikna olmadığı ifade ediliyor. Parti içinde süreci değerlendiren isimler, seçmende "siyaseten hedef alınmış bir süreç" izlenimi oluştuğuna dikkat çekiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Operasyonların tabanda beklenen konsolidasyonu sağlayamaması üzerine ortaya çıkan bu rahatsızlığın, önümüzdeki günlerde AKP içinde yeni siyasi strateji tartışmalarını başlatması bekleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:12px;"><a href="https://halktv.com.tr/" target="_blank">Kaynak:Halk TV Haber Merkezi</a></span></p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//chp-ye-siyasi-operasyonun-faturasi-kabardi/761/</link>
<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 22:33:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DÜN POLİS MERKEZİNE, BUGÜN OKULLARIMIZA YAPILAN VAHŞİ SALDIRILAR ACABA YARIN NEREDE OLACAK? KORKUYORUZ!!!!</title>
<description><![CDATA[<p><strong>VATANDA</strong><strong>Ş POLİSİNE, VALİSİNE DE Mİ GÜVENEMEYECEK?</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="/images/WhatsApp%20Image%202026-04-17%20at%2011_22_35-2(2).jpg" style="width: 640px; height: 554px;" /></strong></p>

<p>HALK; TUNCELİDE DÖNEMİN VALİSİ'NİN, VALİ’NİN KORUMA POLİSİNİN VE VALİ’NİN OĞLUNUN DA KARIŞTIĞI OLAYDA YAŞANAN ŞİDDET İLE BU ŞİDDET OLAYININ DELİL KARARTMA OLAYLARINI KONUŞURKEN BİR ANDA OKULA POMPALI TÜFEKLE SALDIRAN OKULUN ESKİ ÖĞRENCİSİNİN ŞİDDET VE CİNAYETİNE TANIK OLDU. BU YETMEMİŞ GİBİ ÇOCUKLARI KULLANAN VE OLAYLARIN ARKASINDA SANKİ ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTLERİNİN OLDUĞU İZLENİMİNİ VEREN BİR BAŞKA SALDIRI KAHRAMAN MARAŞ'DAKİ BİR ORTAOKULDA BİR ÖĞRETMEN İLE 9 ÖĞRENCİNİN ÖLUMÜYLE SONUÇLANMIŞTIR. BU OLAYDA DA GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ BİZLERİ KORUMASI KONUSUNDA GÜVENDİĞİMİZ EMNİYET MENSUBU POLİS MÜFETTİŞİNİN OLAYIN BAŞ KAHRAMANI 9 KİŞİNİN KATİLİ 14 YAŞINDAKİ OĞLUNA SİLAH ATIŞ EĞİTİMLERİ VERDİĞİ İFADE EDİLMEKTEDİR. ÇOCUĞUN PSİKOLOJİK SORUNLARI NEDENİYLE RAHATSIZ OLMASINA RAĞMEN DUYARSIZ BİR BABA MI DESEK, YOKSA SUÇ ÖRGÜTÜNÜN BAŞ AKTÖRÜ MÜ DESEK BİR BABANIN SORUMSUZLUĞU VE SUÇA TEŞFİKİNİ GÖRÜYORUZ. SON ZAMANLARDA BU VE BENZERE OLAYLARDA DA GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ İZMİR BALÇOVA POLİS MERKEZİNE SALDIRAN 16 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN TARİKAT ÖRGÜTLERİNCE ORGANİZE ETTİĞİ OLAYDA DA YAŞANDIĞI FARKLI BİR GÖRÜNTÜ GÖZ ÖNÜNE GELMEKTEDİR. SUÇ ÖRGÜTLERİ DEYİMİ SADECE TERÖRLE BAĞDAŞTIRILMAMAKLA BİRLİKTE UYUŞTURUCU KONUSUNDA, CİNAYET KONULARINDA YAŞANAN GERÇEKLERDE HEP DE 18 YAŞ ALTI ÇOCUKLARIN ŞİDDET SARMALINDA OLDUĞU BU SARMALDA DA TARİKAT ODAKLAKLI SUÇ ÖRGÜTLERİ YİNE SAHNEDE OLMAYA DEVAM ETMEKTEDİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM. ARD ARDA YAŞANAN BU SALDIRILAR BİR KEZ DAHA TOPLU BULUNAULAN AVM, METRO, KONSER VS. GİBİ YERLERDE VE OKULLARDA GÜVENLİK ZAFİYETİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERMİŞTİR. OKULLARDA GÜVENLİK YETERSİZ OLMAKLA BERABER OKUL GİRİŞLERİNDEKİ GÜVENLİK KULÜBELERİNDE ÖĞRENCİLERE NÖBET TUTTURULMASI ÇİRKEFLİĞİN NE DENLİ AŞİKAR OLDUĞUNU GÖSTERMEKTEDİR. OKUL İSMİ VERMEMEK ÜZERE TANIK OLDUĞUM BİR DURUMDA AÇIK CEZAEVİ MAHKUMUNUN TOPLUMA KAZANDIRILMASI MAKSADIYLA OKUL GİRİŞİNE GÜVENLİK PERSONELİ OLARAK GÖREVLENDİRİLDİGİ DE BİR GERÇEKTİR. AYRICA SIRF GUVENLIK VAR DENSİN DİYE GÜVENLIK KULÜBELERİNDE KALİFİYESİZ VE GÜVENLİK KIMLİKSİZ HADEME, BAHÇEVAN VE BENZERİ KİŞİLERİN GÖREVLENDİRİLMESİ MADDİYATTAN KAÇAN MILLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ GENEL SUÇUDUR. DİGER TARAFTAN 25-30.000 TL. KARŞILIĢI KOLAYLIKLA ALINABİLİNEN ÖZEL GÜVENLİK KIMLİĞİ İLE MESLEK SAHİBİ OLUNAN ÖZEL GÜVENLİK PERSONELLERİ İLE EN FAZLA TERCİH EDİLEN ÖZEL GÜVENLİK MESLEĞİ OLMUŞTUR. ÖZEL GÜVENLİK MESLEĞİ; YETERİNCE ÖNEMSENMEYEN, GELİŞİ GÜZEL HERKESİN KOLAYLIKLA ELDE EDİLDİĢİ BİR MESLEK OLMUŞTUR.</p>

<p><img alt="" src="/images/WhatsApp%20Image%202026-04-16%20at%2016_24_52.jpg" style="width: 640px; height: 726px;" /></p>

<p>ÖYLE Kİ; İSTİSNAİ DURUMLAR DIŞINDA GÜVENLİĢİMİZİ ALSIN DİYE GÖREVLENDİRDİĞİMİZ GÜVENLİK PERSONELLERİNİN KENDİ GÜVENLİĢİNİ ALMAKTAN ACİZ, MESLEĞİNİN HAKKINI VEREMEYEN, HATTA MALIMIZI, CANIMIZI KORUSUN DİYE GÖREVLENDİRDİĞİMİZ GÜVENLİK PERSONELLERİNİN ÇALIŞTİĞI YERDE HIRSIZLIK YAPTIĞI İÇİN ŞİKAYETE KONU OLMASINA RAĞMEN SADECE İŞTEN ÇIKARTILDIĞI, ÖZEL GÜVENLİK KIMLIĞİNİN İPTAL EDİLMEDİĞİ İÇİN TEKRAR BAŞKA PROJELERDE KOLAYLIKLA İŞ BULABİLDİĞI KEPAZELİKLERE TANIK OLABİLİYORUZ. SÖYLEYEBİLECEĞİM ŞUDUR Kİ; ÖZEL GÜVENLİĞİN YASAL HAKLARININ YASALARLA LAYIKIYLA KORUNDUĞU, LİYAKATLİ PERSONELLERDEN OLUŞMASI ESAS OLMALIDIR. ÖZELLİKLE OKULLARDA, TOPLU ULAŞIM, AVM'LERDE VE BENZER YERLERDE MUTLAKA LİYAKATLİ PERSONEL ÇALIŞTIRILMASI ESAS OLMALIDIR. BU KONUDA PERSONEL KAYNAĞI OLARAK EMEKLİ POLİS VE JANDARMA UZMAN PERSONEL İLE YİNE 25-30 YIL GÜVENLİK BİRİMLERİNDE GÖREV YAPMIŞ VE EMEKLİ OLMUŞ EMEKLİ UZMAN ÇAVUŞ, EMEKLİ ASTSUBAYLAR, SUBAYLAR VE ÖZELLİKLE DE BELLİ DÖNEM SÖZLEŞMELİ OLARAK UZMAN ONBAŞI VE ÇAVUŞ OLARAK GÖREV YAPAN ŞAHISLARIN ÖZEL GÜVENLİK PERSONELİ OLARAK EĞİTİLMESİ TERCİH EDİLMELİDİR.   GÖREVLENDİRMELERDE TAHSİL BİR YANA TECRÜBE ESAS ALINARAK LİSE MEZUNU DA OLSA EMEKLİ ASKERİ VE EMNİYET PERSONELLERİNİN MUTLAKA TECRÜBELERİNDEN YARARLANMAK ÜZERE AMİR, PROJE SORUMLUSU, İNSAN KAYNAKLARI VE İDARİ İŞLER PERSONELİ OLARAK TERCIH EDİLMESİ YERİNDE BİR KARAR OLMALIDIR. BU YAŞANMIŞ OLAYLARDA SUCLU ARAMAK YANLIŞ OLMAKLA BİRLİKTE GEREKEN TEDBİRLERİN ACİLEN ALINMASI İSABET OLUR. BUGÜN OKULLARDA YAŞANAN VAHŞET, YARIN DİĞER TOPLU BULUNULAN AVM, METRO, TİYATRO VE DİĞER EĞLENCE YERLERİNDE YAŞANABİLECEĞİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULARAK ETKİN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ, DEDEKTÖR VE XR CİHAZLARIYLA ŞAHIS ARAMALARININ MUTLAKA YAPILMASI ESAS OLMALIDIR.  İLLA Kİ SUÇLU ARANACAKSA DA OKULLARDA, AVM LERDE, METROLARDA, TOPLU BULUNULAN YERLERDE GÜVENLİĞİ ÖNEMSEMEYEN MİLLİ EĢITİM VE İÇ İŞLERİ BAKANLIĞININ ÖZEL GÜVENLIK YASASINI LAYIKIYLA YAPAMAYAN İLGİLİ BİRİMLERİ SORUMLU OLARAK TANIMLAYABİLİRİZ.  18.04.2026</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/silahlar-sandikta-kilitli-diyen-polis-babayi-yalanlayan-fotograflar-p312132">'Silahlar sandıkta kilitli' diyen polis babayı yalanlayan fotoğraflar! - Sözcü</a></p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/ogrenciler-kursunlara-karsi-birbirine-siper-olmus-kendileri-kucuk-yurekleri-buyuk-p312229?utm_source=haberdetay_1&amp;utm_medium=free&amp;utm_campaign=gununMansetleri">Öğrenciler kurşunlara karşı birbirine siper olmuş! Kendileri küçük, yürekleri büyük - Sözcü</a></p>

<p>                                                                                                             KAMİL SÜREN</p>

<p>                                                                                                       SOKAK GAZETECİSİ</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//dun-polis-merkezine-bugun-okullarimiza-yapilan-vahsi-saldirilar-acaba-yarin-nerede-olacak-korkuyoruz/760/</link>
<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>MHP il teşkilatlarını neden feshediyor?</title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;">Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Merkezi, 6 Nisan’dan bu yana İstanbul, Kütahya, Eskişehir, Kars, Bilecik, Çanakkale ve Muğla il teşkilatlarını feshetti. Peki, Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter’in 27 Mart’ta görevden istifasıyla başlayan başlayan fesihlerin gerekçesi ne ve şu ana kadar hangi teşkilatlar feshedildi?</span></p>

<p><span style="font-size: 18px;">MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, 27 Mart 2026’da görevinden istifa ettiğini X hesabından duyurdu. Yönter, istifasından kısa süre önce aynı hesaptan “MHP’ye sızan ajan seni her cihetten izliyoruz. Sen doğruluktan ne anlarsın! Merak etme seninle mutlaka hesaplaşacağız… Paran da işe yaramayacak dümenci alçak…” paylaşımını yapmıştı. Söz konusu mesajın Bahçeli’nin Başdanışmanı Eyyup Yıldız’ı hedef aldığı öne sürüldü ancak Yönter bu iddiayı doğrulamadı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yönter, “Gördüğüm lüzum üzerine MHP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa ediyorum” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bahçeli, konuya ilişkin soruya “Küskünlük yok, akademik çalışmalarına ağırlık verecek” yanıtını verdi. Yönter’in boşalttığı koltuğa Özgür Bayraktar atandı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Öte yandan Yönter’in il teşkilatlarında etkisinin büyük olduğu ve Bahçeli’den sonra MHP Genel Başkanlığı için en güçlü adaylardan biri olduğu da dile getiriliyordu. Yönter’in istifasının ardından il teşkilatlarının bir bir feshedilmesinin, Yönter sonrası bir tasfiye olduğu iddiası gündemde.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İlk olarak İstanbul teşkilatı feshedildi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fesih kararlarının ilki MHP’nin İstanbul teşkilatı için alındı. 6 Nisan’da MHP İstanbul İl Başkanlığı ve bağlı 39 ilçe yönetiminin feshedildiği duyuruldu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"> Alınan kararla birlikte İstanbul İl Başkanlığı’nın yanı sıra 39 ilçedeki tüm yönetim kurullarının yetkileri feshedildi. İstanbul teşkilatlarında yeni bir yapılanma sürecinin başlatılacağı öğrenildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, sosyal medya hesabı X’ten yaptığı açıklamada, “Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Teşkilatı ve 39 İlçe Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, yine tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Semih Yalçın MHP İstanbul İl Başkanlığı görevine Volkan Yılmaz’ın atandığını duyurdu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Başkanlığı görevine Volkan Yılmaz atanmıştır.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Bir günde üç ilin teşkilatı feshedildi</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İstanbul’un ardından 16 Nisan’da Kars, Kütahya ve Eskişehir illeri de feshedildi.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ilk olarak Kütahya İl Teşkilatı’nın feshedildiğini yazılı bir açıklama duyurdu. Açıklamada, kararın parti tüzüğünün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye dayanılarak, 34. madde uyarınca alındığı belirtildi. Yalçın, aynı maddeler çerçevesinde Kütahya İl Başkanlığı görevine Mehmet Ali Türker’in atandığını da duyurdu. Fesihten önce il başkanlığını Selçuk Alıç yürütüyordu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Mehmet Ali Türker’in il başkanlığına atandığını duyuran Yalçın’ın açıklaması şöyle:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya İl Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya İl Başkanlığı görevine Mehmet Ali Türker atanmıştır.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yalçın, Kütahya’dan saatler sonra Eskişehir teşkilatının da feshedildiğini söyledi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Milliyetçi Hareket Partisi Eskişehir İl Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Eskişehir İl Başkanlığı görevine Ayhan Sezer atanmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Semih Yalçın daha sonra Kars teşkilatının da feshedildiğini duyurdu:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Milliyetçi Hareket Partisi Kars İl Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Kars İl Başkanlığı görevine Ali Okyay atanmıştır.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Böylece MHP Genel Merkezi, bir günde üç ildeki teşkilatını feshetti.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Fesihler Bilecik, Çanakkale ve Muğla ile devam etti</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yalçın, 17 Nisan’da Bilecik İl Teşkilatı’nın feshedildiğini yine yazılı bir açıklama duyurdu. </span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Açıklamada kararların daha öncekilere benzer şekilde parti tüzüğünün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye dayanılarak, 34. madde uyarınca alındığı belirtildi. Yalçın, aynı maddeler çerçevesinde Bilecik İl Başkanlığı görevine Talha Özkan’ın atandığını da duyurdu.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yalçın daha sonra Çanakkale İl Teşkilatı’nın da feshedildiğini duyurdu. Yeni İl Başkanı Salih Altınkaya <a href="https://x.com/E_SemihYalcin/status/2045103567527120937" target="_blank">oldu</a>:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Milliyetçi Hareket Partisi Çanakkale İl Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Çanakkale İl Başkanlığı görevine Salih Altınkaya atanmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son olarak Yalçın Muğla İl Teşkilatı’nın da feshedildiğini bildirdi:</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">“Milliyetçi Hareket Partisi Muğla İl Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Muğla İl Başkanlığı görevine Emrah Oltulu atanmıştır.”</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İzzet Ulvi Yönter X hesabını kapattı</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">İddiaların odağındaki isimlerden eski MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter, X hesabını kapattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Yönter, istifasının ardından hesabından sık sık imalı paylaşımlar yaptı, bir süre hesabını korumaya alırken daha sonra yeniden kamuoyuna açtı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Son olarak “Allah bes baki heves” paylaşımını yapan Yönter, eski AKP milletvekili aday adayı Hacer Haniç’in “Hırsla kalkan zararla oturur” başlıklı paylaşımını da yeniden paylaştı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;">Haniç’in de Yönter’in bu paylaşımını tekrar paylaştığı görüldü. Yönter, ardından hesabını kapattı.</span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><a href="https://medyascope.tv/konu/mhp/">MHP</a></span></p>

<p> </p>

<p>https://medyascope.tv/2026/04/17/mhp-il-teskilatlarini-neden-feshediyor/</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//mhp-il-teskilatlarini-neden-feshediyor/759/</link>
<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 00:09:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>YİNE BAŞLADILAR KİRLİ DİLLERİNİ KULLANMAYA.</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/d7035e6d29a8bb080c820fda88196472.jpg" style="width: 736px; height: 648px;" /></p>

<p>YİNE BAŞLADILAR KİRLİ DİLLERİNİ KULLANMAYA.</p>

<p>BAŞARAMAYACAKSINIZ</p>

<p>Türk'e ve Türkiye'ye hasmane düşünenlere hatırlatmak isterim.</p>

<p>Türk bir yere ayak basmışsa mutlaka orada huzur, birlik ve beraberlik vardır.</p>

<p>Çünkü Türk tarihin her devrinde hür ve özgür olmuştur.</p>

<p>Bazen bürokratlarımızın söylemlerinde niyet ve maksadı ile kıyasları gerçeklikten uzak ahde vefasızlık veya yok sayma sınırlarına dayandı.</p>

<p>Tarih deki ecdadın ve tüm Türk devletlerinin liderlerinin Uluslarına sağladığı imkanlar gibi en son kurulan genç Türkiye Cumhuriyetimizin ali menfaatleri için her kim ki sadakatle vatana ve millete hizmet etmişse ona gönülden şükranlarımızı arz ederiz.</p>

<p>Lakin Cumhuriyetimizin bugünkü kazanımlarını bizlere emanet eden Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve Aziz dava arkadaşlarını asla hafife aldırmayız.</p>

<p>Bu kazanımları bizlere sunanların ruhlarını incitmeden manevi şahsiyetlerine zarar vermeden vefa borcumuzu vatan, bayrak toprak gibi kutsal emanetlerini koruyup kollayarak ve gösterdikleri çağdaş muhassır medeniyetler seviyesine ulaştırmak için Milletçe hedefe hızlı adımlarla can siperane ilerleyerek ödemeliyiz.</p>

<p>Umarım bu konuşma ve beyanlar bizleri birbirimize düşürmez.</p>

<p>Bilmiyorum ama çok hızlı bir şekilde telaffuzunu dahi yapmak istemediğim mevcut Cumhuriyet rejimini tartışır hale geliyoruz gibi.</p>

<p>Bu da bizi mevcut coğrafyada inanılmaz sıkıntılara sokar.</p>

<p>Bu manada Tarihi gerçekleri yok saymadan yiğidi öldüreceğiz ama hakkını ikircilikten, inkarcılıktan uzak iade edeceğiz.</p>

<p>Bu değerler ve bu vatan bizim.</p>

<p>Biz biriz beraberiz iriyiz ve diriyiz.</p>

<p>Hep birlikte büyük TÜRKİYE' yiz.</p>

<p>Türk'ün özü her daim var olsun.</p>

<p>Ne Mutlu Türk'üm Diyene</p>

<p>Sokaklarda sizden biri, sizin sesiniz.      14.04.2026</p>

<p>                                                               Hulisi Kazandere</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//yine-basladilar-kirli-dillerini-kullanmaya/758/</link>
<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>AĞLATMAYIN ANALARI, BABALARI ÇOCUKLARİ.!!!!!!!!</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/WhatsApp%20Image%202026-04-16%20at%2016_24_52(1).jpg" style="width: 640px; height: 726px;" /></p>

<p>AĞLATMAYIN ANALARI, BABALARI ÇOCUKLARİ.!!!!!!!!</p>

<p>ONLAR HEPİMİZİN GÖZÜMÜZÜN NURU, CAN PARESİ......</p>

<p>Öncelikle hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlerimize Allah'tan rahmet kederli ailelerine, aziz milletimize sabır ve metanet diliyorum milletçe başımız sağ olsun.</p>

<p>Yaralı evlatlarımıza acil şifalar niyaz ediyorum.</p>

<p>Yüce Devletimiz bu konuda mutlak gereğini yapacaktır. İtidalli olmalıyız.</p>

<p>Ancak hepimizin gözbebeği geleceğimizin teminatı çocuklarımızım okudukları okullarda yapılan silahlı saldırı eylemleri, öğretmenlere kalkan eller, madde kullanma, çeteleşme gibi psikolojik ve sosyolojik vakalar toplumda, aileler arasında, çocuklarda büyük travmalar yaratmakta ve asayişe güveni zedelemektedir.</p>

<p>Devletimiz; okul önleri mobil kontrollerini artırması gerektiği gibi en önemlisi, okul aile birliklerinin yönetimle koordine ederek okulların fiziki güvenliği için Güvenlik görevlileri tahsisi ile güvenliğe yönelik teknik ekipmanların tesisi oluşturulmalıdır.</p>

<p>Bu konulardaki finans desteği; ilgili Bakanlık ve OAB leri ile Sosyal Hizmetler Aile Bakanlığının öncelikli görevidir.</p>

<p>Asla tasarruf edilmemelidir.</p>

<p>Diğer bir konu ise okullarda psikolojik travmalar sonucu suça meyilli çocuklarımızın bilimsel tespiti ve onların aileleriyle irtibata geçilerek devlet destekli tedavi alarak topluma kazandırılmaları da Anayasal ve Hukuksal Devlet ilkesi olmalıdır.</p>

<p>Kanayan bu toplumsal yaraya tüm STK ları, Kamu Kurum ve Kuruluşları ile  Devlet olarak ilgili el ele verilip esasta MEB lığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, TSK leri, Emniyet Teşkilatı olarak seferberlik başlatılmalıdır.</p>

<p>Bu ülke, bu çocuklar bizim...</p>

<p>Kıymayın gözümüzün nurlarına.</p>

<p>Ağlatmayın eli öpülesi anaları babaları!!!!.</p>

<p>Sınamayın anaları babaları can pareleri ile.</p>

<p>Bu acılara yürek dayanmaz.  15.04.2026</p>

<p>Sokaklarda sizin sesiniz.</p>

<p>Hulusi Kazandere</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//aglatmayin-analari-babalari-cocuklari/757/</link>
<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>AHHH İHTİYARLIK!!!!</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/394625567_2946071242196927_8842561197401677913_1.jpg" style="width: 640px; height: 480px;" /></p>

<p><strong>AH İHTİYARLIK!!!!</strong></p>

<p>Ekspres Trenle Gelen İhtiyarlık Yaşlanmak…</p>

<p>Eskiden uzak sanırdık. Hani haritada küçücük yazan kasabalar vardır ya…</p>

<p>“Oraya bana sıra gelmez” dersin. Geliyor. Hem de aktarmasız. Ekspres trenle. Business class.</p>

<p>Ameliyat masasında yatarken, hayat film şeridi gibi geçiyor gözünün önünden.</p>

<p>Fragman güzel. Final biraz problemli. Eskiden sabah kalkınca ilk iş telefona bakardık.</p>

<p>Şimdi ilk iş…"Bugün diz mi, protestoda, bel mi grevde?” kontrolü. Eskiden fotoğraf çektirirdik.</p>

<p>Şimdi röntgen. Eskiden “Neredesin?” diye sorarlardı. Şimdi “Hangi hastanedesin?”</p>

<p>Teknoloji ilerledi. Biz geriledik. Gençken hayallerimiz vardı. Şimdi tahlillerimiz. Gençken aşk acısıyla sabahlardık. Şimdi tansiyonla. Romantik şiir yazardık. Şimdi ilaç saatlerini ajandaya işliyoruz.</p>

<p>Defter aynı defter, İçindekiler değişti. Ama kimse şunu söylemiyor:</p>

<p>Yaşlanmak sadece bedenin paslanması değildir. Aynı zamanda… İnsanların yavaş yavaş silinmesidir.</p>

<p>Telefon rehberi dolu, Arayan yok. Cenazeler çoğalıyor. Doğum günleri azalıyor.</p>

<p>“Bir ara görüşelim” diyenler kayboluyor. “Başın sağ olsun” mesajları artıyor.</p>

<p>Bu da hayatın istatistiği!  Gençken dünyayı kurtaracaktık.</p>

<p>Şimdi site yönetiminden kurtulamıyoruz. Memleketi düzeltecektik.</p>

<p>Şimdi kolesterolle mücadele ediyoruz. Devrim hayalleri vardı. Şimdi tuz yasak.</p>

<p><img alt="" src="/images/EM_%20ASTSB_-2(1).jpg" style="width: 640px; height: 427px;" /></p>

<p>Hayat böyle terbiye ediyor insanı. Önce omuzdan vuruyor. Sonra dizden. En son moral’den.</p>

<p>Ama… Kim ne derse desin. Yaşlanmak bir ayrıcalıktır.</p>

<p>Çünkü… Herkese nasip olmaz. Bazıları yarım kalır. Bazıları daha başlarken biter.</p>

<p>Biz… Devam edebildik. Düştük. Yaralandık. Kaybettik. Ama kalktık.</p>

<p>Hâlâ sabah kalkıp çay koyabiliyorsak, Hâlâ bir yazıyı okuyup “Hımm” diyebiliyorsak,</p>

<p>Hâlâ “Bu doğru değil” deme cesaretimiz varsa… Bitmemişiz demektir. Gençlik hızdı.</p>

<p>Yaşlılık derinliktir. Gençlik bağırmaktı. Yaşlılık susup anlamaktır. Gençlik koşmaktı.</p>

<p>Yaşlılık yürüyebildiğine şükretmektir. Son söz mü? Yaşlanmak… Çöküş değildir. Bir direniştir.</p>

<p>Sessiz… İlaçlı… Biraz ağrılı… Ama onurlu. Ve en önemlisi: İnsan kalabilme sınavıdır.</p>

<p>Bu gerçekleri dillendirirken demem o dur ki hayat herkese güzel. Yeter ki siz yaşama gayreti içerisinde olun.</p>

<p>Her şeyi paraya bağlamayın, ama parasız da kalmayın. Paranın satın alamadığı, parasızlığında sıkıntı olduğu gerçeğini unutmamak kaydı ile yaşama sıkı sarılalım. Dün gördüğün arkadaşının bugün cenaze haberini almak insana öyle ağır geliyor ki !!</p>

<p>Bugün varsak, yakınlarımıza, sevdiklerimize, arkadaş ve dostlarımıza, kısacası tüm canlılarımıza saygı ve sevgi duyalım, kırmayalım, üzmeyelim. Allah’ın verdiği canı bırakın almayı, en küçük zarar vermemek için çaba gösterin. Çünkü yarın finalde keşkelere sığınmayalım.  Canlar</p>

<p>BU YAZI ; ÇOK SEVDİĞİM ARKADAŞLARIMIN PAYLAŞIMLARINDAN DERLEME  OLUP, İNSANLIĞA BİR MİRASTIR.  SAYGILARIMLA</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//ahhh-ihtiyarlik/756/</link>
<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Meğer ABD’yi yöneten İsrailmiş!</title>
<description><![CDATA[<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 1rem; padding: 0px; overflow-wrap: break-word; color: rgb(33, 37, 41); font-family: system-ui, -apple-system, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, Arial, sans-serif, &quot;Apple Color Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Symbol&quot;, &quot;Noto Color Emoji&quot;; font-size: 20px; text-decoration-line: initial !important; list-style-type: initial !important;">Bir yılı aşkın süredir ABD’de gittikçe alevlenen bir tartışma var. İnsanlar, “ABD’yi İsrail mi yönetiyor?” diye sorguluyorlar. Sübyancı Jeffrey Epstein’e ait belgeler ortaya döküldükçe Trump Yönetimi’nin İsrail tarafından kıskıvrak yakalandığı açığa çıkmaya başlamıştı. Son olarak ABD’nin, hiç üstüne vazife olmayan İsrail’in İran savaşına katılması şüphe ve kaygıları iyice arttırdı. Yakınlarda patlak veren bomba bir haber bu şüphe ve kaygıları doğrular nitelikte.ABD’nin en etkili gazetelerinden birisi olan New York Times’da İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun ABD Başkanı Donald Trump’ı İran’a savaş açmaya nasıl ikna ettiğiyle ilgili bir haber yayımlandı. Haberin duyulmasıyla birlikte başkent Washington’da ortalığın iyice karıştığı söyleniyor. Olayın en can alıcı yanı da Netanyahu’nun Trump’ı ikna toplantısının, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Azerbaycan seyahatine denk düşürülmüş olması. Bunun nedeninin Vance’in İran’a savaş açmaya, yenilginin kesin olacağını söyleyerek şiddetle karşı çıkması olduğu belirtiliyor.</p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 1rem; padding: 0px; overflow-wrap: break-word; color: rgb(33, 37, 41); font-family: system-ui, -apple-system, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, Arial, sans-serif, &quot;Apple Color Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Symbol&quot;, &quot;Noto Color Emoji&quot;; font-size: 20px; text-decoration-line: initial !important; list-style-type: initial !important;">Gelelim New York Times’ın haberine... İsrail’in ahlak yoksunu Başbakanı Netanyahu Washington’u 11 Şubat günü ziyaret ediyor. Yani İran savaşının başlatılmasından 17 gün önce. Beyaz Saray’dan içeri girip toplantı odasına gidiyor. İçeride Trump, Savaş Bakanı Pete Hegseth, Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Marco Rubio, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine, CIA Başkanı John Ratcliffe, Trump’ın Yahudi damadı Jared Kushner, Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Özel Kalem Müdürü Susie Wiles, yani bütün savaş seviciler var. Netanyahu’nun arkasındaki dev ekranda görülenler  MOSSAD Başkanı David Barnea’yla İsrailli bütün yüksek rütbeli komutanlar.</p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 1rem; padding: 0px; overflow-wrap: break-word; color: rgb(33, 37, 41); font-family: system-ui, -apple-system, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, Arial, sans-serif, &quot;Apple Color Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Symbol&quot;, &quot;Noto Color Emoji&quot;; font-size: 20px; text-decoration-line: initial !important; list-style-type: initial !important;">İsrail tarafı ABD’lilere diyor ki: Açılacak savaşta İran’ın balistik füze programı bir kaç hafta içinde rahatlıkla yok edilir, rejim öylesine zayıflar ki Hürmüz Boğazı’nı kapatma kapasitesi kalmaz, İran’ın bölgedeki ABD yandaşı ülkelere saldırılarda bulunması çok düşük bir ihtimal. Ayrıca İran’daki Kürtler’i silahlandırır, rejimin üstüne salarız. İçerde bir ihtilal patlak verir ve mollalar iktidarı sona erer.</p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 1rem; padding: 0px; overflow-wrap: break-word; color: rgb(33, 37, 41); font-family: system-ui, -apple-system, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, Arial, sans-serif, &quot;Apple Color Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Symbol&quot;, &quot;Noto Color Emoji&quot;; font-size: 20px; text-decoration-line: initial !important; list-style-type: initial !important;">Haberde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Caine’in Netanyahu’nun sunumuna şüpheyle yaklaşmakla birlikte itiraz da etmediği, öte yandan başta damat Kushner olmak üzere öbür yetkililerin İsrail’in önlerine koyduğu olasılıkları gözlerini kırpmadan kabullendiklerine işaret ediliyor. Trump’ın ise İran’a savaşı başlatmaya dünden teşne göründüğü de haberde yer alıyor. Devamını okuyalım:</p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 1rem; padding: 0px; overflow-wrap: break-word; color: rgb(33, 37, 41); font-family: system-ui, -apple-system, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, Arial, sans-serif, &quot;Apple Color Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Symbol&quot;, &quot;Noto Color Emoji&quot;; font-size: 20px; text-decoration-line: initial !important; list-style-type: initial !important;">“Toplantı bittiğinde hem Trump’ın Netanyahu ve ekibinin savaş hazırlıkları sunumundan çok etkilendiği ve ikna olduğu anlaşılıyordu. Ancak Trump’ın ekibinden CIA Başkanı Ratcliffe’in İran’da iç savaş çıkıp mollalar rejiminin devrileceği hesaplarına katılmadığı ve Trump’a, ‘Bu deli saçması’ dediği bildiriliyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Caine’in de İran’a karşı yapılan savaş planlarına şüpheyle baktığı, ancak sesini fazla çıkarmadığı öğrenildi.</p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 1rem; padding: 0px; overflow-wrap: break-word; color: rgb(33, 37, 41); font-family: system-ui, -apple-system, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, Arial, sans-serif, &quot;Apple Color Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Symbol&quot;, &quot;Noto Color Emoji&quot;; font-size: 20px; text-decoration-line: initial !important; list-style-type: initial !important;">“Netanyahu geçtiğimiz Haziran ayındaki İran’a karşı oniki günlük savaş öncesinde de Trump ve ekibini benzer biçimde ikna etmeyi başarmıştı.</p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 1rem; padding: 0px; overflow-wrap: break-word; color: rgb(33, 37, 41); font-family: system-ui, -apple-system, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, Arial, sans-serif, &quot;Apple Color Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Symbol&quot;, &quot;Noto Color Emoji&quot;; font-size: 20px; text-decoration-line: initial !important; list-style-type: initial !important;">“Netanyahu hatta, 11 Şubat’taki Beyaz Saray ziyaretinde Trump ve ekibini Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesinin ABD için bir varoluşçuluk meselesi olduğunu bile söylemişti. “</p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 1rem; padding: 0px; overflow-wrap: break-word; color: rgb(33, 37, 41); font-family: system-ui, -apple-system, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, Arial, sans-serif, &quot;Apple Color Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Symbol&quot;, &quot;Noto Color Emoji&quot;; font-size: 20px; text-decoration-line: initial !important; list-style-type: initial !important;">Haberde Trump’ın Netanyahu’nun oyununa nasıl geldiği de bir Beyaz Saray yetkilisine dayanılarak şöyle izah ediliyor:</p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 1rem; padding: 0px; overflow-wrap: break-word; color: rgb(33, 37, 41); font-family: system-ui, -apple-system, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, Arial, sans-serif, &quot;Apple Color Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Symbol&quot;, &quot;Noto Color Emoji&quot;; font-size: 20px; text-decoration-line: initial !important; list-style-type: initial !important;">“Trump duymak istediği sözlere inanır. Bu sefer de öyle olmuştu.”</p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 1rem; padding: 0px; overflow-wrap: break-word; color: rgb(33, 37, 41); font-family: system-ui, -apple-system, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, Arial, sans-serif, &quot;Apple Color Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Symbol&quot;, &quot;Noto Color Emoji&quot;; font-size: 20px; text-decoration-line: initial !important; list-style-type: initial !important;"><span style="box-sizing: border-box; margin: 0px; padding: 0px; overflow-wrap: break-word; font-weight: bolder; text-decoration-line: initial !important; list-style-type: initial !important;">MELANİA’NIN KENDİNİ KURTARMA ÇABASI MI</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 1rem; padding: 0px; overflow-wrap: break-word; color: rgb(33, 37, 41); font-family: system-ui, -apple-system, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, Arial, sans-serif, &quot;Apple Color Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Symbol&quot;, &quot;Noto Color Emoji&quot;; font-size: 20px; text-decoration-line: initial !important; list-style-type: initial !important;">Akıl alır gibi değil. Hegemonyacı güç ABD’nin yönetimi kimlerin eline kalmış! Netanyahu gibi dengesiz, insanlık düşmanı, ahlak yoksunu bir adam ve ekibinin sözüm ona stratejik planlarına kanan Washington ekibiyle ABD bundan sonra nereye varır acaba? Aslında Netanyahu’nun Trump’a, sübyancı Jeffrey Epstein’le sıkı fıkı ilişkisi nedeniyle şantaj yaptığı, bu şantajlar yüzünden Trump’ın İran Savaşı’na mecbur kaldığı iddialarını demin yazdım.</p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 1rem; padding: 0px; overflow-wrap: break-word; color: rgb(33, 37, 41); font-family: system-ui, -apple-system, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, Arial, sans-serif, &quot;Apple Color Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Symbol&quot;, &quot;Noto Color Emoji&quot;; font-size: 20px; text-decoration-line: initial !important; list-style-type: initial !important;">Bütün bunlar olurken ABD’de, benim de izlediğim  Youtube gazetecilerinden kimileri bir süredir Trump’ın Slovenyalı eski foto model eşi Melania’nın yakında kendini kurtarmak için bazı çıkışlar yapabileceği tahminlerinde bulunuyordu. Sanıyorum yanılmadılar. Geçtiğimiz Perşembe günü Melania Trump, ABD Başkanlığı sitesinden de yayınlanan bir televizyon konuşması yaptı. Melania Trump bu konuşmada Trump’la tanışmasında Epstein’in hiç bir rolü olmadığını, tamamıyla rastlantı eseri bugünkü ABD Başkanı’yla bir araya geldiklerini söyledi.</p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 1rem; padding: 0px; overflow-wrap: break-word; color: rgb(33, 37, 41); font-family: system-ui, -apple-system, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, Arial, sans-serif, &quot;Apple Color Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Symbol&quot;, &quot;Noto Color Emoji&quot;; font-size: 20px; text-decoration-line: initial !important; list-style-type: initial !important;">Melania bununla da kalmadı. ABD Kongresi’ne bir çağırı yaparak kendisi ve Trump’ın nasıl tanıştıklarının kamuya açık bir biçimde soruşturulmasını istedi.</p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 1rem; padding: 0px; overflow-wrap: break-word; color: rgb(33, 37, 41); font-family: system-ui, -apple-system, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, Arial, sans-serif, &quot;Apple Color Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Symbol&quot;, &quot;Noto Color Emoji&quot;; font-size: 20px; text-decoration-line: initial !important; list-style-type: initial !important;">Haberi okuduğumda, “Hayırdır? Melania en sonunda kendini kurtarmak için harekete geçti galiba,” diye düşünmekten kendimi alamadım.</p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 1rem; padding: 0px; overflow-wrap: break-word; color: rgb(33, 37, 41); font-family: system-ui, -apple-system, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, Arial, sans-serif, &quot;Apple Color Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Symbol&quot;, &quot;Noto Color Emoji&quot;; font-size: 20px; text-decoration-line: initial !important; list-style-type: initial !important;"> </p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 1rem; padding: 0px; overflow-wrap: break-word; color: rgb(33, 37, 41); font-family: system-ui, -apple-system, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, &quot;Helvetica Neue&quot;, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, Arial, sans-serif, &quot;Apple Color Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Emoji&quot;, &quot;Segoe UI Symbol&quot;, &quot;Noto Color Emoji&quot;; font-size: 20px; text-decoration-line: initial !important; list-style-type: initial !important;">https://www.muhalif.com.tr/kose-yazisi/5241/meger-abdyi-yoneten-israilmis</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//meger-abd-yi-yoneten-israilmis/755/</link>
<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÖZGÜR ÖZEL YİNE BİR YANLIŞIN İÇİNDEDİR...</title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">DEĞERLİ DOSTLARIM, BEN, SİYASİ KİMLİĞİMDEN ÖNCE ARAŞTIRMA ALANI ADLİ TIP YANİ SUÇ VE DELİL OLAN BİR BİLİM İNSANIYIM; ASLİ GÖREVİM OLANLARLA OLMASI GEREKENLER ARASINDA KÖPRÜ GÖREVİ YAPMAKTIR. </span></p>

<p><img alt="" src="/images/CHP%20L%C4%B0DER%C4%B0.jpg" style="width: 670px; height: 376px;" /></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>BU NEDENLEDİR Kİ BOĞAZINA KADAR YANLIŞA VE SUÇA BATMIŞ OLAN SİYASETİ GÖRMEZDEN GELMEM MÜMKÜN DEĞİLDİR.</strong> BUNU NEDEN SÖYLÜYORUM, ÖZGÜR ÖZEL TIPKI YUMUŞAMA SÜRECİNDE OLDUĞU GİBİ YİNE BİR YANLIŞIN İÇİNDEDİR. HER KİM AKIL VERMİŞSE, YAPTIĞI ARA SEÇİM TEKLİFİ İLE AKP’NİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEKTE VE İŞLENEN SİYASİ SUÇLARIN DEVAMINA YENİ BİR KAPI ARALAMAKTADIR!</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Buradan uyarıyorum! Bu kararından derhal vazgeçsin! Zira ülkemizin şu anda içinde bulunduğu vahim durum ARA SEÇİM gibi bir girişimi kaldıramaz. Ara seçim, şu anda tehlikeli bir maceradan öteye gidemez, içinde bulunduğumuz felaketler zincirini kıramaz, ülkemize fayda değil zarar getirir. </span></p>

<p><span style="font-size:16px;">ÜLKEMİZ ARA SEÇİMLE KURTULAMAZ; KURTULUŞ, SADECE ACİL BİR ERKEN SEÇİMLE MÜMKÜNDÜR! ARA SEÇİM, İKTİDARIN 2028'e kadar vatanımıza ve milletimize karşı hazırladığı son kirli planlara kapı açar. </span></p>

<p><span style="font-size:16px;">ARA SEÇİM, Cumhurbaşkanlığı erken seçiminin önünü kapatır, muhalefetin erken seçim için manevra alanını sıfıra indirger, ERKEN SEÇİM İÇİN ŞU ANDA MİLLETİMİZE 2027 SONBAHARI / 2028 İLKBAHARI ALGISINI AŞILAYAN İKTİDARIN bu ajandasının yolunu döşemiş olur. MUHALEFET OLARAK İKTİDARIN MİLLETİMİZE DAYATTIĞI "2027 SONBAHARI / 2028 İLKBAHARI" ALGISINI HALKIN AKLINDAN ÇIKARAMAZSAK BU ALGIYA TESLİM OLMUŞ OLURUZ (Kİ O ZAMAN TÜM ÜLKE TESLİM OLMUŞ DEMEKTİR). ÜLKE BUNA TESLİM OLURSA, BU 1.5-2 YILLIK SÜRE İÇİNDE, GAYRİMEŞRU İKTİDAR AVENELERİ VE AİLELERİ İÇİN HAZIRLAMIŞ OLDUĞU ÖZEL ANAYASAYI ÜLKEYE MONTE EDEREK, ÜLKENİN TABUTUNA SON ÇİVİYİ ÇAKMIŞ OLACAK, HİLEYLE YİNE SEÇİLECEK VE ŞU AN KENDİ HAZIRLAMIŞ OLDUĞU ANAYASAYA BİZZAT KENDİSİNİN EKLEDİĞİ MADDELERLE BU MİLLETE ve ÜLKEYE SEÇİM YÜZÜ GÖSTERMEYECEKTİR, "SEÇİM" DİYE BİR KAVRAM KALMAYACAKTIR. </span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Elde edecekleri bu son 1.5-2 yıllık süre içinde son yapacakları kötülükler ise yüce Atamızın naaşını Devlet Mezarlığına nakletmek, Anıtkabir alanını imara açmak ve yakında tedavüle çıkarılacak 500 TL.lik banknotlar üzerine kendi portrelerini koymak olacaktır. Bu nedenledir ki ülkemizin şu an Ara Seçime değil ACİL Cumhurbaşkanlığı Erken Seçimine ihtiyacı vardır, ve erken seçimin tarihi 1 KASIM 2026'dır. Ülkemizin kurtuluşu için, AKP’nin İKTİDARDAN DERHÂL İNDİRİLMESİ GEREKİYOR ve bu, sadece 1 KASIM 2026 Erken Seçimi ile mümkündür.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">ÜLKEMİZİN İÇİNDE BULUNDUĞU VAHİM DURUMUN GEREĞİ, ŞU AN İTİBARİYLE MÜMKÜN OLABİLECEK EN SON TARİH OLAN 1 KASIM'DA SEÇİMİN GERÇEKLEŞTİRİLMEMESİ HALİNDE HALİHAZIRDA BÜYÜK BİR EKONOMİK, SOSYAL VE SİYASAL KRİZ İÇİNDE BULUNAN ÜLKEMİZ ARTIK GERİYE DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR SON'A EVRİLECEKTİR. </span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>BU SEÇİM TARİHİNİN PAZARLIĞI YOKTUR</strong>. </span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bu seçim tarihinin kaçırılması, ülkemizin gerçek anlamda sonu demektir. BU TARİH, NİHAÎ FELAKETTEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞTIR. İKTİDARIN HAYÂL ETTİĞİ 1.5-2 YILLIK ERKEN SEÇİM SÜRECİ ÜLKENİN TAMAMEN YOK OLUŞUNDA NE KADAR KRİTİK İSE, 1 KASIM'a KADAR OLAN 7 AYLIK SÜREÇ DE AYNI DERECEDE KRİTİKTİR ve BİR ÖLÜM-KALIM SÜRECİDİR. Bu 7 aylık sürenin her bir günü, ülkemiz, devletimiz ve milletimiz için çok kritik düzeyde önem taşımaktadır. İKTİDARI GÖNDERMEK İÇİN MUHALEFET OLARAK MİLLETİ ARKAMIZA ALMALIYIZ VE MİLLETİ ARKAMIZA ALABİLMENİN ŞARTLARINDAN İLKİ İKTİDARA ve HALKA KESİN SEÇİM TARİHİ VERMEKTİR. Türkiye'nin 1 Kasım 2026'da seçime gitmesinin şart olduğu Milletimize anlatılmalı ve halkın ve muhalefetin tüm gücüyle seçim hazırlıklarına milletçe derhal başlanmalıdır. </span></p>

<p><span style="font-size:16px;">MUHALEFET PARTİLERİ OLARAK BU SEÇİM TARİHİNİ HALKA VEREREK HALKI HAZIRLAMALI ve SEÇİM ORTAMINA GİRDİRMELİYİZ. İKTİDAR, BU SEÇİM TARİHİNİ KABUL ETMEK ZORUNDADIR. 1 KASIM 2026 tarihini anons etmemizden sadece günler sonra iktidar bu tarihte seçime gitmeyi kabul edecektir; 86 Milyonluk bir nüfusun kararına karşı durması mümkün değildir. İktidarı bu tarihe razı etmemiz hem teknik olarak, hem de pratik olarak çok kolaydır ve günler içinde mümkündür.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Vecdi Öz</span></p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//ozgur-ozel-yine-bir-yanlisin-icindedir/754/</link>
<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ARTIK ONLAR BİZ DAVASI BİTTİ..</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/ATAT%C3%9CRK%20MEDEN%C4%B0YET(1).jpg" style="width: 640px; height: 480px;" /></p>

<p><strong><span style="color:#FF0000;">ARTIK ONLAR BİZ DAVASI BİTTİ..</span>.</strong></p>

<p>Vakit bir ve beraber olma zamanı.</p>

<p>Millet olarak bizler  hazırız ya sizler!!!</p>

<p>Hali hazırda terör ve teröristi legal görenleri onların siyasi uzantılarını ve hamilerini Unutmuyoruz, unutmayacağız....</p>

<p>Yüzlerce evladımızın ve yurttaşımızın Katili; sayın oldu,  kurucu önder oldu,  baş müzakereci oldu,</p>

<p>İmtiyaz verildi, Mektuplar okundu, Çadır mahkemeleri kurularak aflar başladı,</p>

<p>Bebek katiline Umut hakkı tanınıyor, Dağdakilere af çıkaralım diye gündemler değiştiriliyor,</p>

<p>Teröristlere iş aş vermek için yarışlar yapılıyor, Gelsinler aktif siyaset yapsınlar</p>

<p>Siyasetinize ayar versinler deniliyor,  Bekamızı yerle yeksan edercesine, Gazi meclisimizden;</p>

<p>Fütursuzca hiçbir yasa, tüzük tanımadan hasmane duygu ve düşüncelerle sürekli dağı ve sokakları işaret ederek;</p>

<p>""Batsın Ankara’nız, TC olarak hainsiniz,"" deniliyor. ,  Statü istiyorlar, Bayrak yakıyorlar,</p>

<p>Sokaklarda eylem yapıyorlar, Ya bizler, ya sizler.... Yok efendiler yok artık mızrak kına sığmıyor.</p>

<p>Bunları yaparken sözüm ona şehidimin kemiklerini sızlatarak, şehit ailelerimizin ve milletimizin rızası olmadan "'canımız pahasına da olsa çözüm süreci denen tavizlerin arkasında duracağız diyen siyasi bir kararlılık gösteren bir anlayışa teslim ediliyoruz. ""</p>

<p>İşte en acınası durum da bu.</p>

<p>Şimdi sizlere soruyorum neden? hala senci, benci oluyorsunuz da söz konusu vatan, bayrak millet olunca neden bir ve beraber olarak Milli mutabakatla yeniden Çanakkale ruhunu yaşatmıyorsunuz. Vakit bu vakittir efendiler.</p>

<p>Çıkın artık bir ve beraberce ikbal peşinde olmadan ortak akılla plan ve projelerle devletin yönetimine bekasına talip olmak için anlatın projelerinizi, kendinizi Cumhura. .. seçmenlerinize.</p>

<p>Türk olmak çok zor. Atalarımız gibi bu ulvi değerimizle yaşayacağız.  08.04.2026</p>

<p>Ne Mutlu Türk'üm Diyene.</p>

<p>                                                                                                                                                                                                                                                              Sokaklarda sizden biri.</p>

<p>                                                                                                                                                                                                                                                              Hulisi Kazandere</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//artik-onlar-biz-davasi-bitti/753/</link>
<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 01:33:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BİZLER DE BU ÜLKENİN ÖZ EVLATLARIYIZ.</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/Astsubay%20K%C4%B1demli%20Ba%C5%9F%C3%A7avu%C5%9F-2.png" style="width: 650px; height: 710px;" /></p>

<p>BİZLER DE BU ÜLKENİN ÖZ EVLATLARIYIZ.</p>

<p>ARTIK ÖZLÜK HAK LARIMIZLA İLGİLİ MAĞDURİYETLERİMİZE KULAK VERİN.</p>

<p>Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kara, Deniz, Hava, Jandarma ve Sahil  Güvenlik Komutanlıklarında görev yapan her birisi birbirinden kıymetli, görev aşığı, ölümü vuslat belleyen, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında memleketinin bekası, bayrağının ve sancağının onuru için mücadele eden, ASTSUBAYLARIN</p>

<p>haklarını görmezden gelmek asla kabul edilebilir bir durum değildir.</p>

<p>Bizler hak arama sürecimizi TEMAD Camiası olarak meşru zeminlerde arıyoruz, aramaya da devam edeceğiz.</p>

<p>Sizler ise bizlere her vesile ile haklı olduğumuz hakkımızı almak için sokakları, gayrı meşru yolları işaret ettiniz. Bu işin en kolay yani idi. Duruşumuzu hiç bozmadık.</p>

<p>Bizler sustuk. Devlet biziz dedik. Küslük olmaz dedik.</p>

<p>"'"Ayrı ve gayrılıkta azap, birlikte bereket güç vardır"" dedik.</p>

<p>Bizler büyük bir camia olduğumuzun bilinci, feraseti ve irademizle hareket ederek kurumsal yapımızla Hükümetimizle dikleşmedik.  Hep sabırla bekledik.</p>

<p>Ne yazık ki ve gördük ki; bana öl emrini verenlerin aklına bile gelmedik.</p>

<p>Şimdi hükümetime, iktidar erklerine sormak isterim?</p>

<p>İlk iktidara geldiğinizde TSK leri personellerinin yoğun olarak ikamet ettikleri bölgelerde kurulan sandıklarda sizlere çıkan oylarla maalesef iktidar oldunuz.</p>

<p>Bu gerçeği sizler bizlerden daha iyi biliyorsunuz.</p>

<p>Çünkü o dönemlerde eşitlik, gelir dağılımı, mobing uygulamalarla ilgili beyanlarınız; itiraf edeyim ki bizler tarafından ben de dahil sizlere oy vererek kabul gördü.</p>

<p>Şimdi ne oldu da bizleri görmezden gelip yok saydınız?</p>

<p>Kalkışma hareketini iyi analiz etmenizi rica ediyorum.</p>

<p>Burada kurumları ve şahısları tenzih ederim ki; ""Kimler kiminle, nerede duruyorlar"".!!!!!</p>

<p>Biliniz ki; biz hala yerimizde duruyor, bayrağımızı, vatanımızı, işimizi, aşımızı mesleğimizi kutsal değerlerimizle haşr edip bir bütün halinde seviyoruz.</p>

<p>Bunu da siz istiyorsunuz diye değil!!! içtiğimiz yeminin bizlere vermiş olduğu sorumlulukla, ailelerimizi bile ikinci plana atıp ölümüne seviyoruz.</p>

<p>Ama sizler bile biz askerler için söylenen  aşağılayıcı ve manidar sözlere karşı bile çıkmadan dahlini aşan bir vekiliniz!!!  ve  partiliniz!!!! bizler için;</p>

<p>*Bunlar ölmek için para alıyorlar* hatta en acısı; *Şehade de eren evlatlarımıza bile kelle dediniz.*</p>

<p>O kelle dediği kardeşlerimizin kolu bacağı, gövdesi koptu, vücüdundan  tıbbın saydığı 32 mermi çıktı.</p>

<p>Biz yine sustuk. Rabbim her birinin şehadetini kabul etsin. Ama bu camia hep içine attı.</p>

<p>Bizler kimsenin, kurumların ve kurumlar arası emsallerimizin maaşı ile kendimizi kıyas yapmadık.</p>

<p>Eşitliğine ve meşru hakkımızın olduğuna inanarak mücadele ettik ve edececeğiz.</p>

<p>Lakin kurumumuza ve camiamıza yapılan son salvo ile ve sunduğunuz manifesto ile bizleri yerle yeksan edip böyle bir camia ve yapılanma yok dediniz. Artık mızrak kına sığmıyor.</p>

<p>Bundan böyle en azından kendi adıma söylemek isterim ki;</p>

<p>bizlerde kendi hür irademizle özlük haklarımızın geleceği, refahım adına yurttaşlık olan oylarımızı kullanırken kurumsal olarak çok ciddi düşüneceğiz.</p>

<p>Çünkü bu oyunun kurallarını sizler belirlediniz.  Futbol maçı deyimi ile ;</p>

<p>*Vara varmanıza gerek yok, var eğer varsa o, da sizdeki vicdanlarınızdır**</p>

<p>Kamuoyuna saygılarımla.    06.04.2026</p>

<p>                                                                                                                                     Hulisi Kazandere</p>

<p>                                                                                                                                            E. Astsb.</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//bizler-de-bu-ulkenin-oz-evlatlariyiz/752/</link>
<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Anlayanlara; ""SÖZ GÜMÜŞ İSE SÜKÛT ALTINDIR.""</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/ATAT%C3%9CRK%20MEDEN%C4%B0YET.jpg" style="width: 640px; height: 480px;" /></p>

<p>Anlayanlara; ""SÖZ GÜMÜŞ İSE SÜKÛT ALTINDIR.""</p>

<p>HER SÖZE VARDIR CEVABIMIZ BİZLER CUMHUR'UZ HAFİFE ALMAYIN</p>

<p>Evet; STK’larımızın en büyük örgütlerinde güzide Kurumumuz Memur Sen Sendika Başkanımız, sn. beyefendi akla ziyan, amacı gayesi belli galiz ve art niyetli sözlerinize yorum dahi yapmak beni bir yurttaş olarak başka mecralara çekiyor ve zul geliyor.</p>

<p>Zira sizlerin memuriyet döneminizde ki siciliniz ve geçmişiniz de çok aydınlık değil!!!</p>

<p>Her halinizle o günleri bu günlere tahvil edercesine üstlendiğiniz misyonla Cumhuriyetle hesaplaşmaya vardırmışsınız.</p>

<p>Biz sizlerden, karanlık, planlı ve maksatlı duygu ile düşüncelerinizden asla korkmadık korkmayacağız.</p>

<p>Her zaman ve her yerde Cumhuriyeti ve değerlerini o zaman ki dirilişi ve kurtuluşu yeni yürümeye başlamış veya yeni okumaya başlamış hatta ve hatta Türk 'lüğümün hayrını görmedim diyenlere dilim söylemek dahi istemiyor okuma yazma bilmez kişilere anlatır gibi anlatacağız.</p>

<p>Ben size asla kızmıyorum sizi o mevkiye taşıyan temsil etmiş olduğunuz zümreye kızıyorum.</p>

<p>Buradan şu anlaşılıyor ki işgal etmiş olduğunuz makam ve şahsınızın gördüğünüz himaye sonucu Cumhuriyetimiz aleyhine kahrolası düşüncelerinizi bilerek ve isteyerek söylemenize güç veriyor.</p>

<p>Ama unutmayın ki, Anadolu’muzda çok özlü bir söz vardır;</p>

<p>""Arap atın tekmesi sert olur""</p>

<p>Gün olur devran döner, sap keser misali herkes ektiğini biçer ve necip milletimize hesap verir. </p>

<p>Siyasetin derinliklerinde veya köşe başlarında olmak bir anlam ifade etmiyor. Zira Kadıya Mülk Baki Olmuyor.</p>

<p>"'Sözler vardır ki adamı vezir eder, sözler vardır ki adamı rezil eder"".</p>

<p>Temsil etmeye çalıştığınız güzide kurumu kullanarak İkbal ve hırsınız için arafta kalmışsınız sayın Başkan!!!</p>

<p>Sonuç olarak demem o ki;</p>

<p>Nice elbiseler vardır ki giyecek adam yoktur, nice adamlar vardır ki üzerine elbise yoktur. Gerekmez, ariflere tarif.</p>

<p>*O kadar çok Narkoz almışsınız ki uyanamayan sizlersiniz.!!!!!! *</p>

<p>Kamuoyuna saygılarımla.  01.04.2026</p>

<p>Sokaklardan sizin sesiniz sizden biri.</p>

<p>Hulusi Kazandere</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//anlayanlara-soz-gumus-ise-suk-t-altindir/751/</link>
<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Alman meclis raporu: İran savaşı uluslararası hukuk ihlali</title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size: 16px;">Cumhurbaşkanı Steinmeier'den sonra Federal Meclis uzmanları da ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş için "uluslararası hukuk ihlali" dedi. Uzmanlar, Almanya'nın da ihlalden sorumlu tutulabileceği uyarısı yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Almanya'da Federal Meclis'in bilirkişi raporu, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarını "uluslararası hukukun ihlali" olarak nitelendirerek Almanya’nın da bundan sorumlu tutulabileceği uyarısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Milletvekillerine tarafsız hukuki ve bilimsel görüş veren uzmanlardan oluşan Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi'ninİran savaşına ilişkin bilirkişi raporunda çarpıcı saptamalar yer aldı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">12 sayfalık raporda, ABD ve İsrail'in İran'a saldırarak Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın en temel kuralları arasında yer alan "kuvvet kullanma yasağını ihlali ettiklerine" dikkat çekiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Kuvvet kullanma yasağının istisnalarına da uymuyor</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Raporda atıf yapılan bu kural, uluslararası hukukun emredici hukuk kuralları (jus cogens) arasında yer alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Zira, BM Şartı'nın 2. maddesinin 4. fıkrası, başka bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasal bağımsızlığına karşı kuvvet kullanılmasını yasaklıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bu madde sadece devletlerin başka devletlere fiziksel kuvvet kullanımını değil, aynı zamanda kuvvet kullanma tehdidinde bulunulmasını da yasaklıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın oluşturması muhtemel nükleer tehdide işaret ederek, saldırılarını meşru müdafaa ile gerekçelendiriyor.Fotoğraf: Jim Watson/AFP</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Alman uzmanlar, İran'a saldırının kuvvet kullanma yasağına getirilen istisnalara da uymadığına, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından İran'a yönelik saldırılar için bir yetki verilmediğine, bu saldırıların BM Şartı'nın Meşru Müdafaa Hakkını düzenleyen 51. maddesi kapsamında da değerlendirilemeyeceğine dikkat çekti.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Almanya "suç ortaklığı" ile suçlanabilir mi?</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bilim insanları raporda ayrıca Almanya'nın ABD ve İsrail'in uluslararası hukuk ihlalinden sorumlu tutulup tutulamayacağını da mercek altına alıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">ABD'nin Almanya'daki askeri üslerini bu saldırılarda kullanmış olma ihtimali hakkında, "Bu üslerin somut kullanım koşullarına bağlı olarak, uluslararası hukuk ihlalinden Almanya'nın da sorumlu tutulmasının dışlanamayacağı" belirtiliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Raporda, Amerikan askeri üslerinin ABD toprağı olmadığı, ev sahibi devletin egemenlik alanında olduğu hatırlatılarak, Almanya açısında "dolaylı kuvvet kullanımı nedeniyle kuvvet kullanma yasağına aykırı bir durum söz konusu olabileceği" uyarısı yapılıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Uzmanlar, daha önce Rusya'nın Ukrayna savaşı konusunda hazırlanan bilirkişi raporuna dikkat çekerek, Belarus'un topraklarının Rus saldırı eylemleri için kullanılmasına izin vermesinin "suç ortaklığı olarak değerlendirildiği" anımsatılıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Almanya sorumlu bulunursa ne olur?</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Federal Meclis için hazırlanan bilirkişi raporunda, Almanya'nın İran savaşı bağlamında uluslararası hukuk ihlalinden sorumlu tutulması halinde ne tür sonuçlarla karşı karşıya kalabileceği de irdeleniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Uzmanlar, Alman devletinin "uluslararası hukuka aykırı eylemlerden sorumlu olduğunun kanıtlanması halinde" atmak durumunda kalabileceği adımlar şöyle sıralanıyor: Maddi tazminat, ihlalin kabulü, pişmanlık beyanı veya resmi bir özür.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">ABD Almanya'daki üslerini saldırılar için kullandı mı?</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">ABD'nin Almanya'daki askeri üslerini İran'a yönelik saldırılarda kullanıp kullanmadığı, ya da ne ölçüde kullandığı belirsiz.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Ancak özellikle Ramstein üssünün, ABD ordusunun Avrupa, Ortadoğu ve Afrika'daki operasyonları açısından merkezi ve stratejik öneme sahip bir üs olduğu biliniyor.İspanya, ABD'nin ülkedeki üsleri İran'a yönelik saldırılarda kullanmasını baştan yasaklamıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Friedrich Merz başbakanlığındaki Alman hükümeti ise bu yönde bir adım atmaktan kaçındı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Hükümet sözcüsü Stefan Kornelius, Mart ayı başında "Almanya'daki askeri üslerin kullanımı, uluslararası hukuk kapsamında geçerli olan ve aynı zamanda hukuk sistemimize de uygun olan anlaşmalara tabidir. Bu nedenle, bunları kısıtlamayacağız" açıklamasını yapmıştı.</span></p>

<p><span style="font-size: 16px;">Bu arada İran'ın Berlin Büyükelçisi Mecid Nili, geçtiğimiz haftalarda, Almanya'nın ABD'nin </span><a href="https://www.dw.com/tr/abd-ordusunun-avrupadaki-kalbi-ramstein/a-76309173" style="font-size: 16px;">Ramstein üssünü</a><span style="font-size: 16px;"> İran'ı hedef alan saldırılarda kullanmasına izin verip vermediğini öğrenmek istediklerini, ancak Alman hükümetinden bu soruya yanıt alamadıklarını açıklamıştı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Alman Dışişleri Bakanlığı ise geçen hafta yaptığı açıklamada, Almanya'nın <a href="https://www.dw.com/tr/i%CC%87ran-sava%C5%9F%C4%B1-yunanistan-ve-k%C4%B1br%C4%B1s-turizmini-vurdu/a-76589764">İran savaşı</a> bağlamında hiçbir şekilde saldırganlık eylemlerine katılmadığını belirterek, bu yöndeki suçlamaları reddetmişti.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Merz hükümeti üzerindeki muhalefet baskısı artıyor</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">İran savaşı ile birlikte Alman siyasetinde, ABD'nin Almanya'daki askeri varlığına son verilmesi, Amerikan üslerinin kapatılması yönündeki çağrılar yeniden artmaya başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Eş Başkanı Tino Chrupalla hafta sonunda, Almanya'da sayıları 40 bini bulan  Amerikan askerlerinin artık ülkeden ayrılması gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">AfD parti programında 'müttefik ülke askerleri ile nükleer silahlarının Almanya topraklarından çıkartılması hedefinin' yer aldığını anımsatan, Almanya'nın <a href="https://www.dw.com/tr/i%CC%87spanya/t-19033224">İspanya</a>'yı örnek alması ve tarafsız bir tutum takınması gerektiğini savunan Chrupalla, "Bunu, ABD'nin askeri birliklerini Almanya'dan çekmesiyle uygulamaya başlayalım" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Sol Parti ise Alman hükümetine "Askeri üslerin ABD tarafından İran savaşı için kullanılmasını yasaklama" çağrısı yaptı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Sol Parti milletvekili Ulrich Thoden, üslerin savaş için kullanımının yasaklanmasının büyük önem taşıdığını belirtirken, "Aksi takdirde Başbakan Merz, Alman halkını zarardan korumak için ettiği yemini ihlal etmiş olur" dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Thoden, Federal Meclis uzmanları tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna işaret ederek, "Donald Trump'ın emperyalist savaş maceraları yüzünden Almanya'nın sonunda İran'daki molla diktatörlüğünden resmi olarak özür dilemek ve tazminat ödemek zorunda kalması felaket olur" diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Alman hükümetinin uluslararası hukuk çıkmazı</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">İran savaşı başlayalı bir ay oldu. <a href="https://www.dw.com/tr/almanyada-g%C3%BCndem-steinmeierin-abdye-y%C3%B6nelik-ele%C5%9Ftirileri/a-76521171">Alman hükümeti,</a> ABD ve İsrail'in İran'a saldırarak başlattıkları savaşın uluslararası hukuka uygun olup olmadığı yönündeki sorulara, "hukuki değerlendirmelerimiz sürüyor" açıklamasını yapmakla yetiniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><a href="https://www.dw.com/tr/cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1-frank-walter-steinmeier-trump%C4%B1n-i%CC%87ran-sava%C5%9F%C4%B1-yasa-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1/a-76508420">Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier</a> ise 24 Mart'ta Alman Dışişleri Bakanlığı'nın 75'inci kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmada, İran savaşı konusundaki sessizliğini bozarak, ABD ve İsrail'in başlattıkları savaşın uluslararası hukuk açısından "yasa dışı" olduğunu söylemişti.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarını "yasa dışı" olarak nitelendirdi.Fotoğraf: Mike Schmidt/photowerkstatt/picture alliance</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Uluslararası hukuk, çıkarıp bir kenera atacağımız bir eldiven değildir" diyen Steinmeier, "Uluslararası hukuk ihlallerini, uluslararası hukuk ihlali olarak adlandırmamak, dış politikamızı daha inandırıcı hale getirmez. Gazze savaşı sırasında zaten bununla boğuşmak zorunda kalmıştık ve şimdi de İran savaşı nedeniyle benzer bir durumu yaşıyoruz" diye konuşmuştu</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">dpa, DW/ DA, BK</span></p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//alman-meclis-raporu-iran-savasi-uluslararasi-hukuk-ihlali/750/</link>
<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title> AYDIN’DA HALKA HİZMET KİRLİ SİYASETE TAKILDI.</title>
<description><![CDATA[<p><span style="color:#FF0000;"><strong>    <img alt="" src="/images/1_EFELER.jpg" style="width: 640px; height: 360px;" />  <span style="font-size:14px;">  </span></strong></span></p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong><span style="font-size:14px;">AYDIN’DA HALKA H</span></strong><span style="font-size:14px;"><strong>İZMET KİRLİ SİYASETE TAKILDI.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:12px;">        AYDIN'DA KİRLİ SİYASETİN HAKİM OLDUĞU, YAPILAN HİÇBİR YATIRIMLARIN HALKIN YARARINA OLMADIĞI, MİLLETVEKİLİNDEN BELEDİYE BAŞKANLARINA KADAR HERKESİN RANT SEVDASINDA OLMASI NEDENİYLE GEÇMİSTEN GÜNÜMÜZE YOLSUZLUK, HIRSIZLIK VE KİŞİSEL HESAPLAR AYDIN VE AYDIN'LILARA HEP ZARAR VERMİŞTİR.</span></p>

<p><span style="font-size:12px;">        ÖRNEKLERLE AÇMAK GEREKİRSE AYDIN BELEDİYE BAŞKANI SAYIN HÜSEYİN AKSU’NUN HİZMETLERİ SONRASI, İLHAMİ ORTEKİN ZAMANINDA FAHİŞ PARALAR HARCANARAK İNŞA EDİLEN PINARBAŞI İLE AYTEPE ARASINDA ÇOK KISA BİR MESAFEDEKİ TELEFİRİK HATTI KULLANIMA KAPATILMIŞ VE HURDAYA TERK EDİLMİŞTİR. BÜYÜKŞEHİR İLE EFLER BELEDİYELERİ ARASINDA RANT AÇISINDAN KAPIŞILAMAYAN ESKİ KÖY TERMİNALİ ALANI HALA HARABE HALDE BEKLETİLMEKTE, , ILHAMİ ORTEKİN, MESUT ÖZAKÇAN, FATİH ATAY VE SON EFELER BELEDİYE BAŞKANININ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI ÖZLEM ÇERÇİOĞLU ILE ÇIKAR ÇATIŞMALARI NEDENİYLE TÜM YATIRIMLAR NATAMAM DURUMDADIR. HİÇBİR YATIRIM HALKIN YARARINA OLMAMIŞTIR. SİYASİ ADAYLARIN PARA İLE OY SATIN ALDIĞI İDDİALARIYLA GÜNDEME GELEN ILICABAŞI SEÇMENİ KANDIRILMIŞ, O BÖLGE HALA AYNI TERKEDİLMİŞLİK DURUMUNU KORUMAKTADIR. NAZİLLİ KÖPRÜBAŞINDAKİ İLÇE TERMİNAL ALANI ON YILLARDIR AYNI BENZER AKİBETİ YAŞAMAKTADIR. SON OLARAK YENİ DÖRT YOL BÖLGESİNDEKİ ESKİ TERMİNAL ALANI DA YİNE AYNI BENZER AKİBETİ YAŞAMAKTADIR. YİNE YENİ DÖRT YOL BÖLGESİNDE YER ALAN ESKİ ŞEHİRLERARASI OTOBÜS TERMİNAL ALANININ YAN TARAFINDA BULUNAN GİMA MARKET ALANINDA EFELER BELEDİYE BAŞKANI FATİH ATAY ZAMANINDA YAPILAN REZİDANSLARDAKİ ŞÜPHELİ RANT, İMAR YOLSUZLUKLARI, HALKA VE AYDIN'A DEĞİL BİRİLERİNİN CEBİNE YARAMIŞTIR. MUĞLA KARAYOLUNDA KOÇARLI YOL AYIRIMINDA YAPILAN MÜZE, AYMAS GALERİCİLER SİTESİ YANINDA YAPILAN ADNAN MENDERES MÜZESİ PINARBAŞI’NDAKİ KULLANILMAYAN TELEFİRİK GİBİ GÖSTERMELİK ÖLÜ YATIRIMLAR OLARAK TARİHE GEÇMİŞTİR. AYDIN’IN SİMGESİ HALİNE GELMİŞ PTT BİNASI VE AYDIN’IMIZINTARİHİ YÜZ YILLIK BİNALARI İKTİDARIN KAMU KURULUŞLARIYLA YEREL YÖNETİMLERİN TOP YEKÜN ÇABALARIYLA YOK EDİLMEYE YEMİN EDİLMİŞ.</span></p>

<p><img alt="" src="/images/aydin-sehir-hastanesinden-iyi-haber-acilis-tarihi-belli-oldu-1.jpg" style="width: 320px; height: 213px;" /><img alt="" src="/images/4_PTT(2).jpg" style="width: 300px; height: 225px;" /></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:12px;">TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDA YAPILMIŞ VE HALEN YAPILMAKTA OLAN ŞEHİR HASTANELERİ GİBİ AYDIN’DA DA NATAMAM VAZİYETTE AÇILAN ŞEHİR HASTANESİ HEM ŞEHİR DIŞINDA OLMASI, HEM DE AMELİYATHANESİ VE HAVALANDIRMASI BİLE OLMAYAN VAZİYETTE OLUP, ŞİMDİDE DİĞER ŞEHİR HASTANELERİ GİBİ ÇOK UCUZ FİYATLARA ÖZEL SEKTÖRE SATILMAYA BEKLEMEKTEDİR. ÜLKEMİN HER YANINDA YAŞANAN BENZER YOLSUZLUK VE SOYGUNLARI ARAŞTIRMAYAN İKTİDAR YÖNETİMİNİN SUÇSUZ İNSANLARI SIRF CHP'Lİ OLMALARI VE KENDİNE RAKİP OLMASIN DİYE TUTUKLAMASI DA AYRI BİR MUAMMADIR. HALKIN BEKLENTİSİ, AYDIN'A VE AYDIN'LININ YARARINA YATIRIMLARIN YAPILMASIDIR. BU MAKSATLA DÖTÜ SIKIŞINCA YAPTIĞI YOLSUZLUKLARDAN ARINACAĞINI ZANNEDEN BELEDİYE BAŞKANLARI KENDİLERİNİ IKTİDAR PARTİSİ AKP'NİN KUCAĢINA ATMALARININ ONLARI KURTARAMAYACAĞI GERÇEĞİDİR. DOĞRULARI ANLATAN ERGUN POYRAZ'LARI DEĞİL, ERGUN POYRAZ GİBİLERİN İFŞA ETTİĞİ İSİMLERİ SORUŞTURUN VE CEZALANDIRIN. LÜTFEN; SONUÇTA AYDIN'DA TAKIM TUTAR GİBİ PARTİ'YE BAĞLANMAYALIM. BU KEZ BİR DEFA DA OLSA TERCİHİNİZİ PARTİDEN YANA DEĞIL DE LİYAKATLİ ADAYLARDAN YANA KULLANMAK İCİN YAPIN. 23 YILDIR YANLIŞA RAĞMEN CALIYOR AMA ÇALIŞIYOR, HIRSIZ BİZİM HIRSIZIMIZ DEYİP OY VERDİĞİNİZ AKP GİBİ AYDIN BÜYÜKŞEHİRDE DE AYNI HATAYI YAPTINIZ, SONUÇTA NE OLDU?</span></p>

<p><span style="font-size:12px;"><img alt="" src="/images/2_%20FAT%C4%B0H%20ATAY.jpg" style="width: 640px; height: 360px;" /></span></p>

<p><span style="font-size:12px;"><img alt="" src="/images/3_%20A_MENDERES%20M%C3%9CZES%C4%B0.jpg" style="width: 640px; height: 853px;" /></span></p>

<p><span style="font-size:12px;">         SEÇTİĞİNİZ SİYASİ PARTİNİZ VE ADAYINIZ SİZİ KENDİ CİKARI İÇİN SATTI. İNANIN Kİ PARTİCİLİK PEŞİNDE DEĞİLİM, AYDIN'IN GELİŞMESİNDEN VE İYİ YÖNETİLMESİNDEN YANAYIM. OY VERDİĞİNİZ PARTİ HANGİ PARTİ OLURSA OLSUN BİR KEZ DE OLSA CEZALANDIRMAK ADINA TERCİHİNİZİ BAŞKA BİR PARTİDEN VEYA ADAYDAN YANA KULLANMANIZ KENDİNİZ VE AYDIN’IMIZ İÇİN HAYIRLI OLACAĞI İNANCINDAYIM. AYDIN'DA AKP, MHP DIŞINDA İYİ PARTİ, ZAFER PARTİSİ, TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ VE DAHA BİRÇOK SİYÂSİ PARTİ VE BAĞIMSIZ ADAYLAR VAR. GELECEĞİNİZ İÇİN TERCİH SİZİN. ASIL PATRON SİZSİNİZ. SAKIN UNUTMAYIN.   29.03.2026</span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:12px;">                                                                                           SOKAK GAZETECİSİ</span></p>

<p><span style="font-size:12px;">                                                                                            KAMİL SÜREN</span></p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//aydin-da-halka-hizmet-kirli-siyasete-takildi/749/</link>
<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KANSER YAŞ TANIMIYOR</title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;"><strong>Kanser artık yaşlılık hastalığı olmaktan çıkıp gençlerin geleceğini tehdit eden toplumsal bir sorun haline geldi. Araştırmalar, işlenmiş gıda tüketimindeki artış, hareketsiz yaşam, obezite ve beslenme alışkanlıkları gibi faktörlerin genç bedenleri savunmasız bıraktığını kanıtlıyor. 15-39 yaş aralığındaki gençler ve genç erişkinlerde özellikle kolorektal, meme, tiroid, lenfoma, melanom ve testis kanserlerinde ciddi bir yükseliş mevcut.</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Gençlerde görülen bu kanser türlerinin en riskli yanlarından birinin hücrelerin birincil odaktan koparak merkezi sinir sistemine yayılması olduğunu belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Beyin ve omurga, bu metastazların en kritik hedef noktaları arasında yer alıyor. Beyin metastazı şiddetli baş ağrısı, ani görme kayıpları, denge bozuklukları ve nöbetlerle kendini gösterebilir. Erken fark edilmediğinde, hastanın yaşam kalitesini ve bilişsel fonksiyonlarını tehdit edebilir” açıklamasında bulundu.</strong></span></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:16px;">Gençlerde ve genç erişkinlerde görülen kanser vakalarındaki bu artışın tek bir nedene bağlanamayacağını hatırlatan Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Modern yaşamın getirdiği yaşam tarzı değişiklikleri ve beslenme alışkanlıklarındaki dönüşüm temel faktörler arasında görülüyor. Bunun yanı sıra çevresel maruziyetler de hastalık riskini tetikliyor. Gençlerdeki bu artış grafiğinde tıptaki teknolojik gelişmeler de önemli bir rol oynuyor. Erken tanı yöntemlerindeki iyileşmeler sayesinde vakalar artık çok daha hızlı tespit edilebiliyor” dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Tanıdaki en büyük engel: "Gençtir, bir şeyi yoktur" düşüncesi</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Gençlerde kanser artışındaki en büyük problemlerden birinin semptomların sıklıkla göz ardı edilmesi olduğunu dile getiren Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Gençlerin enerjik yapısı, ciddi belirtilerin basit yorgunluklar veya geçici hastalıklarla karıştırılmasına neden olarak tanı gecikmelerine yol açıyor. Oysa vücudun verdiği sinyalleri gençlik enerjisiyle maskelemek, hastalığa yayılma fırsatı tanıyor. Gençlerin kendi vücutlarındaki değişimlere karşı sergileyeceği bilinç düzeyi tedavinin başarı şansını doğrudan etkiliyor” şeklinde konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Gençlerde kanserin yayılım gösterdiği noktalar arasında omurganın hayati bir yer tuttuğunu hatırlatan Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Merkezi sinir sistemi tutulumları arasında omurga metastazlarına sanılandan daha sık rastlanıyor. Bu nedenle gençlerde görülen, istirahatle geçmeyen ve ağrı kesicilere yanıt vermeyen şiddetli sırt, bel veya boyun ağrıları mutlaka ciddiye alınmalı” uyarısında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Kanserle mücadele sadece tıbbi bir süreç değil</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Genç yaş grubundaki hastalar için kanserin sadece bir sağlık sorunu değil, yaşamın en aktif döneminde verilen zorlu bir sınav olduğunun altını çizen Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Gençler ve genç erişkin hastalar, eğitim ve kariyer planlarının kesintiye uğraması, ağır psikolojik yükler ve uzun dönemli tedavi yan etkileriyle baş başa kalıyor. Hastalık sonrası hayatta kalım sürecinde ise sosyal hayata adaptasyon ve iş gücüne yeniden katılım, en az tıbbi tedavi kadar kritik bir önem taşıyor” açıklamasında bulundu.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Erken tanı önemli</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Gençlerdeki kanser vakalarındaki artışının bireysel değil, toplumsal bir sağlık problemi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Göçmen, “Yaşa uygun tarama programlarının geliştirilmesi, psikososyal destek ağlarının örülmesi ve eşit sağlık hizmeti sunulması bu tablonun değişmesi için çok önem taşıyor. Genç yaşta görülen kanserler nadir değil. Erken farkındalık, doğru tanı ve kişiye özel tedavi yaklaşımları ile bu tabloyu gençlerin lehine çevirmek mümkün” dedi.</span></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//kanser-yas-tanimiyor/748/</link>
<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Piramit Taşlarını Aslında Kimse Taşımadı!</title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">Büyük Piramitlerin İnşasının Ardındaki Şaşırtıcı Gerçek: Taş bloklar doğal kireç taşından mı oyulmuştu yoksa betonun erken bir versiyonuyla mı dökülmüştü?</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Mısır Piramitleri nasıl yapıldı? Tonlarca ağırlıktaki o devasa taş blokları, tekerleğin bile tam anlamıyla kullanılmadığı bir dönemde, kızgın çöl sıcağında kilometrelerce öteden nasıl taşındı?</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Yaygın olarak kabul edilen teoriye göre piramitler, işçilerin rampalar aracılığıyla yukarı taşıdığı oyulmuş dev kireçtaşı bloklarından yapılmıştı; ancak bu teori herkes tarafından benimsenmemişti ve daha da önemlisi, oldukça fazla sayıda açığı vardı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="/images/prmt.jpg" style="width: 670px; height: 445px;" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Peki ya size o taşların aslında hiç taşınmadığını; antik bir "beton" formülüyle bulundukları yerde, devasa ahşap kalıplara dökülerek yapıldığını söylesem?</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Taşlar ayrıca yüksek su içeriğine sahipti - Giza platosunda bulunan normalde kuru, doğal kireçtaşı için alışılmadık bir durum - ve hem iç hem de dış kaplama taşlarındaki çimentolama fazları amorf yapıdaydı, başka bir deyişle, atomları düzenli ve periyodik bir dizilimde düzenlenmemişti. Kireçtaşı gibi tortul kayaçlar nadiren, hatta hiç amorf değildir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Araştırmacıların bulduğu örnek kimyasal bileşimler doğada hiçbir yerde bulunmamaktadır. "Bu nedenle," diyor Barsoum, "incelediğimiz dış ve iç kaplama taşlarının doğal bir kireçtaşı bloğundan yontulmuş olması çok düşük bir ihtimal."</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bu videoda, arkeoloji dünyasını ikiye bölen ve piramitlerin inşasına dair bildiğimiz her şeyi temelden sarsan o çarpıcı iddiayı, "Jeopolimer Teorisi"ni inceliyoruz. </span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Fransız malzeme bilimci Joseph Davidovits'in ortaya attığı bu teoriye göre; Firavunların mimarları kireçtaşı molozu, kil ve suyu karıştırarak günümüz betonundan çok daha dayanıklı, yapay bir taş elde ettiler. Büyük Giza Piramidi'nin gizemli koridorlarında dolaşırken, bilim insanlarının mikroskop altında bulduğu kanıtları ve ana akım tarihçilerin bu teoriye neden karşı çıktığını derinlemesine analiz ediyoruz. </span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Piramitlerin sırrı nihayet çözüldü mü? </span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Taş blokların içindeki su kabarcıkları ve insan saçı kalıntıları bize ne anlatıyor? </span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Sizce piramitler dökme betonla mı yapıldı yoksa devasa taşlar binlerce işçi tarafından tek tek mi taşındı? </span></p>

<p> </p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Piramitlerin Betondan Yapıldığı Teori (Jeopolimer Teorisi):</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Malzeme: Kireç taşı, kireç ve su gibi malzemelerin karıştırılarak yerinde dökülmesiyle oluşturulan "aglomere kireçtaşı" veya "<a href="https://www.google.com/search?q=jeopolimer+beton&amp;sca_esv=eb078e78c5692f55&amp;rlz=1C1JZAP_trTR924TR924&amp;sxsrf=ANbL-n4Z8KYT2Q86vp1Bi_54qXtbk6u4Gw%3A1774721220761&amp;ei=xBjIaaqSLvOFxc8P8ciP2AQ&amp;biw=1280&amp;bih=551&amp;oq=piramitler+beton&amp;gs_lp=Egxnd3Mtd2l6LXNlcnAiEHBpcmFtaXRsZXIgYmV0b24qAggBMgUQIRigATIFECEYnwVI-ydQ0AVYiRtwAXgBkAEAmAGOAaABtAWqAQMxLjW4AQHIAQD4AQGYAgegAvgFwgIKEAAYRxjWBBiwA8ICDRAAGIAEGIoFGEMYsAPCAg4QABjkAhjWBBiwA9gBAcICGRAuGIAEGIoFGEMYxwEYrwEYyAMYsAPYAQHCAgoQABiABBiKBRhDwgIFEAAYgATCAgYQABgWGB6YAwCIBgGQBhO6BgYIARABGAmSBwMxLjagB7gXsgcDMC42uAfgBcIHCTAuMi4zLjEuMcgHM4AIAQ&amp;sclient=gws-wiz-serp&amp;mstk=AUtExfC0k-8lWZVrekE174vwVIQApEhsyNylrV3NpcmzkMvAUvXwq_NwPaKV_ouCUxvcnq3zk0TPuwa820UCaOBi8PZfxAKmA7Y9fq7lBzKZyTUfULC5POMyaPjadm68Q8q4uPo-hYjkO0RVS-ORWED4pVE0jXe7FZj8pdOsKDeSK5vyeStJHfmgXq103-DS5h-XAk1FM8w2PxiQTCzzSfHa7ZUAQiUvmw5umDHyd-HXIThDs52sjlx_ZaXkCQ-Cwj4pPIEQb3tqU9YoZhf1No5-6lu3_Z6jIyzGcFm5K0fYEBK3og&amp;csui=3&amp;ved=2ahUKEwiv6ZCGmMOTAxUZXvEDHWzJNj4QgK4QegQIAxAB">jeopolimer beton</a>" kullanıldığı iddia edilir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Kanıt Arayışı: Taşların mikroskobik incelemelerinde doğal taşlardan farklı olarak "kabarcıklar" ve "farklı yoğunluklar" tespit edilmesi bu teoriyi desteklemektedir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Avantajı: Ağır taş blokların uzak mesafelerden taşınması veya yukarı kaldırılması sorununu çözer. </span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Geleneksel Taş Teorisi:</strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Kanıtlar: Taşların çoğunun farklı boyutlarda olması, doğal taş ocaklarının varlığı ve işçilerin araç gereçlerine dair bulgular, blokların oyma taş olduğu görüşünü güçlendirir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Yaygın Görüş: Çoğu tarihçi, bu devasa blokların ustaca kesilip, rampalar ve kaldıraçlar kullanılarak yerleştirildiğine inanır. </span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Sonuç olarak, piramitlerin tamamen dökme beton olduğu kanıtlanmış bir gerçek değil, özellikle bazı iç yapıların veya blokların dökme yöntemle yapılmış olabileceğine dair güçlü bir bilimsel tartışmadır.</span></p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//piramit-taslarini-aslinda-kimse-tasimadi/747/</link>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 21:11:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BİLMEMİZ GEREKİR!!</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/558461-Mustafa-Kemal-Atatrk-Turkey-Supreme-Commander-1080P-2.jpg" style="width: 620px; height: 349px;" /></p>

<p>BİLMEMİZ GEREK!</p>

<p>Sözden anlamaz ki, getirsen yola,</p>

<p>Marşımız ne diyor, dinlemek gerek!</p>

<p>Yazıktır, günahtır, soysuzluk yapma!</p>

<p>Vatanın kadrini, bilmemiz gerek!</p>

<p>Gözler görmez oldu, kulaklar sağır!</p>

<p>Duymamı istersen, birazcık bağır,</p>

<p>İskelet yamulmuş, bacaklar ağır,</p>

<p>Sağlığın, kadrini, bilmemiz gerek!</p>

<p>Öyle insan var ki, beyni kirada,</p>

<p>Nasihat dinlemez, burnu havada,</p>

<p>İnsanlık kalmamış, aklı kavgada!</p>

<p>Bayrağın kadrini, bilmemiz gerek!</p>

<p>İçerden demlenir, dışarıdan yerler,</p>

<p>Helâli bilmeyip, mundarı yerler!</p>

<p>Edep, haya yoktur, ne haltlar yerler!</p>

<p>Haramı, helâli, bilmemiz gerek!</p>

<p>Damarda olmazsa, Türk' lüğün kanı!</p>

<p>Hainler kaplamış, bak dört bir yanı!</p>

<p>Delikanlım sakın, satma vatanı!</p>

<p>Bir hilal uğruna, şehitler gerek!</p>

<p>Sevdalıyım aklım, şehit kanında!</p>

<p>Dostum sandıkların, düşman yanında!</p>

<p>Vatan, millet, sancak, yoktur aklında!</p>

<p>Ülkenin kadrini, bilmemiz gerek!!!</p>

<p>Yılmaz Acer.</p>

<p>(SEVDÂLI)</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//bilmemiz-gerekir/746/</link>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 02:35:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BU AZİZ NECİP MİLLETİ BİLMEZLERE AVAZIMDIR.</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/02302f9e-869d-4d72-b0a3-94a03b2a5427.jpeg" style="width: 718px; height: 722px;" /></p>

<p>BU AZİZ NECİP MİLLETİ BİLMEZLERE AVAZIMDIR.</p>

<p>Son zamanlarda okuduğum gazete köşelerinde, makalelerde ve izlemekte olduğum görsel yayım ve  yayınlarda kendini bilmez ve bizlere ayar vermeye çalışarak nifak tohumu saçmak isteyen taraflı, art niyetli  kalemlerle,  sözüm ona aydın geçinen akıl tutulması yaşayan kiralık  akademisyen, siyasetçi ile yazar ve çizerlere bir yurttaş olarak cevabımdır;</p>

<p>Bizleri sınamayın!!! Sakın Cumhuru hafife almayın.</p>

<p>Çok sinsi ve planlı bir şekilde Cumhuriyetimizin Kurucu banisi büyük devlet adamı</p>

<p>Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK' ü ve onun aziz dava arkadaşlarını tüm dünya devletleri ve o devletlerin liderleri tanıdı fikrini, yönetim biçimini takdir etti.</p>

<p>Bir türlü sizler anlayamadınız!!!Çünkü efendileriniz öyle istedi.</p>

<p>Ne acıdır ki can ülkemde;  neden ve niçinleri* bilinir ama görmezden gelinerek planlı ve maksatlı bir şekilde ehil olmayan kurum, kuruluş ve kişilerce binlerce şehit vererek kurulan ülkemizin bağımsızlığının teminatı olan;</p>

<p>Cumhuriyetimizle!!! Türk'lüğümüzle!!! Milliyetçiliğimizle!!!</p>

<p>Toprak bütünlüğümüzle!!! nerede ise, bayrağımızla !!!!</p>

<p>ilgili izler ve sözler birer birer silinmeye çalışılıyor.</p>

<p>Kusura bakmayın artık canımız acıyor efendiler.</p>

<p>Mızrak kına sığmaz oldu. Ama bilinmelisiniz ki; bu asil Türk Millet en zor zamanlarda</p>

<p>karnındaki bebesiyle, ayağındaki çarığıyla, bölüşecek lokmasıyla vatanı, bayrağı ve</p>

<p>mukaddesatı için küllerinden yeniden doğmuştur.</p>

<p>Asla akla ziyan nafile bu çabalarınızla bunu başaramayacaksınız.</p>

<p>Bizi bölemeyecek ve ötekileştiremeyeceksiniz.</p>

<p>Eninde sonunda sizlerde efendileriniz gibi bu asil milletin azim, feraset ve iradesi karşısında yok olup biteceksiniz.</p>

<p>Yurdumuzun, milletimizin birliği ve selameti için bu garabet ve hasmane Bizans oyunlarına gelmeden her şart ve zeminde bu bedbahtlara meşru zeminlerde fırsat vermeyeceğiz.</p>

<p>Her nerede Türk varsa, Türk'lüğü ile onur duyanlar varsa rabbim onları özü ile var etsin.</p>

<p>Aziz Milletime saygılarımla.</p>

<p>Sokaklarda sizden biri.</p>

<p>Hulusi Kazandere</p>

<p>28.03.2026</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//bu-aziz-necip-milleti-bilmezlere-avazimdir/745/</link>
<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 01:49:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>AYDIN’DA SİYASETTEKİ KİRLİLİĞE SEÇMENİN PAYI!!!</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/ter%C3%B6r%20seviciler.jpg" style="width: 600px; height: 500px;" /></p>

<p><strong>AYDIN’DA SİYASETTEKİ KİRLİLİĞE SEÇMENİN PAYI!!!</strong></p>

<p><strong>                 Şehrimiz Aydın ilimiz ve ilçelerinin geleceğini yakından ilgilendiren siyasi partilerin kirli siyaseti nedeniyle doğru karar verememesi, halkın Aydın ilimize büyük zararlar vermektedir.</strong></p>

<p><strong>                 Son zamanlarda Aydın ilimizde siyasi partiler arasında yaşanan haksız rekabet ve tartışmaların asıl nedeni ulusalda yaşanan iktidar ile muhalefet partiler arasında yaşanan olumsuz, haksız ve anti-adil çatışmalardır. Yerel yöneticilerin / belediye başkanlarının partiler arası transferleri ile kaçak güreşmeleri üzerine kendi yolsuzlukları, suçlarından arınmak için yaptıkları entrikaları Aydın ilimize çok büyük zararlar vermektedir. Diğer taraftan iktidarın muhalefete karşı haksız rekabet kurallarını kapsayan uygulamaları nedeniyle suçsuz yöneticilerin ve halkın tutuklanmalarına, diğer taraftan suçluların/ teröristlerin serbest bırakılmalarını kapsayan terörsüz Türkiye uydurmasıyla yürüttükleri terör örgütleri olan PKK, FETÖ, DAEŞ, İŞID terör örgütleriyle beraber hareket etmeleri ve ülkenin bölünmez bütünlüğüne zarar vermektedir. Halkın en büyük yanlışı ise futbol takımı tutar gibi siyasi, partiye bağlılıklarının çok yanlış olduğu ve ülkenin bölünmesinde büyük etken olduğu görüşündeyim. Tutturmuşuz CHP’liler CHP’ den vaz geçmiyor, AKP’ liler AKP’ den, MHP’ liler MHP’den vazgeçmiyor. Siyaset iyice kirlendiği bir ortamda bu kirliliğe ortak olmak zorunda değiliz. Siyasetin kirlendiği bir ortamda dürüst insanların bu kirliliğe ortak olmamak için siyasetten uzaklaşmaları, kirli siyasetin içindekilere rahat ortam oluşturmakta, bu da ülkemize büyük zarar vermektedir. Oysa; hangi partili olursanız olun, eğer partinizin yanlışlarını görüyorsanız, gerçek Atatürkçülük ve Cumhuriyet ortamından uzaklaştığını hissediyorsanız, bence ülkemin bağımsız bütünlüğü ve Cumhuriyet değerlerini korumak için partinizi cezalandırın ve bir kere de olsa oy verdiğiniz partinizi değiştirin. Aydın’da yıllardır Adalet Partisi ön planda iken, daha sonra Demokrat parti yönetimlerde ilk sırada oldu. Eski siyasetçileri çok arıyoruz. Ülkemin geleceği ve refahı için rahmetli liderler Ecevit, Erbakan, Demirel, Türkeş açık oturumlarda ülkemiz için olumlu tartışmalar yapabiliyorlardı. Oysa bugün siyasi partilerin bırakın olumlu tartışmaları, birbirleri hakkında halka hiç de iyi örnek olmayacak ağıza alınmayacak hakaretler ile halkı bölmektedirler.</strong></p>

<p><strong><img alt="" src="/images/TOPUKSUZ%20EFE-1.jpg" style="width: 640px; height: 360px;" /></strong></p>

<p><strong>Aydın’da yaşanan AKP ile CHP arasındaki haksız rekabetleri yaşamaktansa İYİ Parti, TİP gibi siyasi partileri bir kez de olsa oylarınız ile iktidara, yerel yönetimlere taşıyabilirsiniz. Seçtiğiniz siyasi parti veya bağımsız adaylar verdiğiniz oylarla getirdiğiniz yönetimlerde başarılı değillerse bir daha ki seçimlerde yine oylarınızla değiştirmek sizin elinizdedir. Aydın’da siyasetin temiz siyasetçiler tarafından yürütülmesi siz seçmenlerin elindedir. Siyasetçiler bizlerin oylarıyla seçilir veya seçilmez. Siyasette değerinizi ve yerinizi unutmayın ve korumak için seçmen görevinizi layıkıyla yapın. İyi parti kurulduğu günden beri çalışmaları ile ivme kaydetmektedir. Son olarak tabandan gelen İYİ Parti Genel Başkanı olarak seçmenini kucaklayan Genel Başkan Sayın Musavvat Dervişoğlu’nun ülke bütünlüğü ve anti terör yanlısı çıkışları, Atatürk ilke ve inkılaplarıyla Cumhuriyet değerlerini esas alan çıkışları halkın takdirine mazhar olmaktadır. Bu vesile ile Aydın ilimizde de İYİ Parti İl Başkanlığına atanan Sayın İlhan Adıyaman’ın da genç ve dinamik yapısıyla bayrak yarışında Sayın Ahmet Ertürk’ den aldığı görevi layıkıyla yürüteceği inancıyla oluşturduğu yönetim kuruluyla partiyi Aydın’da üst basamaklara, dolayısıyla iktidar yolunda başarılı olacağına inanmalıyız. Yine söylüyorum, yetki biz seçmenlerde, önümüzdeki seçimlerde İYİ Parti veya TİP gibi cesur liderler yönetimindeki partilere oy verebiliriz, baktık olmadı bir daha ki seçimlerde tercihinizi değiştirmek bizlerin elinde değil mi? Aksi takdirde 24 yıldır aynı nakaratlarla AKP’ye oy verirken, çalıyorlar ama çalışıyorlar diye hırsızlığı mübah hale getirdik. Halk sıkıştığında da çalmayan mı var diye savunmaktan da geri kalmadık. </strong></p>

<p><img alt="" src="/images/TOPUKSUZ%20EFE-2.jpg" style="width: 640px; height: 396px;" /></p>

<p><strong>Oysa zamanında eski siyasetçiler çalmıyordu, mesela rahmetli Bülent Ecevit, bırakın çalmayı kendi servetini dahi bağışladı gitti. Diğer partilerin eski liderleri de Ecevit kadar şüphesiz yönetimleri halkın sürekli takdirini kazanmışlardır. Tabi ki Aydın’ın geleceği için halkın sorumluluğu kadar da liderlerin sorumluluğu çok büyüktür. Parti Genel Merkezleri tarafından tepeden inme adaylarla ilimizi tanımayan milletvekillerini değil, yerelde Aydın ilimiz sorunlarına yabancı olmayan adayların milletvekili adayı göstermeleri esas olmalıdır. Geçmişte Aydın ilimiz siyasetinde başarılı olmuş Sayın Recep Taner gibi isimleri egale edip, Sayın Aydın Adnan Sezgin, Berna Sukas ve Ömer Karakaş’ı ilk sırada yer vererek kazandıran sistem Aydın’da İYİ Parti seçmeninin küskünlüğüne ve partinin ivme kaybetmesine neden olmuştur. Bu durum Aydın’da İYİ Partiyi en iyi şekilde yöneten il ve ilçe Başkanlarının da başarılarına gölge düşürmüştür. İnanıyorum ki önümüzdeki seçimlerde Sayın Musavvat Dervişoğlu ve parti Genel Merkezinin aynı hataları yapmayacaktır. Evet; Sayın Aydın Adnan Sezgin, Berna Sukas ve Ömer Karataş gibi Milletvekillerimiz de çok değerli olmakla birlikte Aydın ilimizin yerel yönetiminden de alınacak görüş ve öneriler, isimlere de seçimlerde yer verilmesi esas olacağı inanç ve güveniyle tüm partilere önümüzdeki seçimlerde başarılar diliyorum.</strong></p>

<p><strong>                   Son olarak, Aydın seçmeninin yetkilerini en iyi aday tercihleriyle Aydın’a kazandırılacak Milletvekili ve Belediye yöneticilerinin ülkemize Aydın ilimize hayırlı olması dileklerimle tüm okurlarıma saygılarımı sunuyorum.    23.03.2026</strong></p>

<p><strong>                                                                                                                             KAMİL SÜREN</strong></p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//aydin-da-siyasetteki-kirlilige-secmenin-payi/744/</link>
<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BEN SİMİT SATSAMDA DEVLETİMİ MİLLETİMİ ASLA SATMAYACAĞIM....</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/EM_%20ASTSB_-2.jpg" style="width: 640px; height: 427px;" /></p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong><span style="background-color:#FFF0F5;">BEN SİMİT SATSAMDA DEVLETİMİ MİLLETİMİ ASLA SATMAYACAĞIM....</span></strong></span></p>

<p>VAKTİ GELENDE BANA SİMİT SAT!!!!EK İŞ YAP!!!!DİYENLERDEN SANDIKTA HESAP SORACAĞIM.</p>

<p>Emekliden tazeeeeee simit!!!!!!!</p>

<p>Efendilerimiz böyle uygun gördüler.</p>

<p>Evet ; koro halinde halimizin anlaşılmasından öte biz emeklilere tavsiye olarak; sabır, kazanç temini için simit satma, vale olma, ayakkabı boyama, hamallık etme, güvenlikçi olma, restaurantlarda garson, bulaşıkçılık, gündelikçilik, pazarcılık, kuryelik vb. iş kollarını tavsiye ediyorlar.</p>

<p>Evet ; bizlerin oylarıyla meclisi işgal eden bir vekil hadsiz bir şekilde;</p>

<p>Biz emeklilere vakti ile; *Simit, limon satın, Ek iş yapın dediler.*</p>

<p>Şimdi sayenizde bu hallerdeyiz!!!!!!!</p>

<p>Sanıyorum bu söylemlerden içiniz o kadar rahat ki o günden bu güne geçen zaman diliminde o vekil le ilgili hiçbir parti ve meclis İç Tüzükleriniz gereği yaptırım uygulanmadınız</p>

<p>**Hayata kahırla bakan, gönlü hoş, karnı aç, cebi boş, mütevazi biz emekliler;**</p>

<p>Bu vekilimizi ve zatıalinizi bizler artık Allaha havale ettik.</p>

<p>Unutmayın ki; sizlerde bir gün bizler gibi emekli olacaksınız. Ben sizler gibi maaşlarınızı asla tartışmayacağım.</p>

<p>Sadece diyeceğim ki;</p>

<p>*Benden alıyorsunuz ya!! yerken iyi düşünün!!! Yediğiniz her lokmada hakkım vardır!!. *</p>

<p>Ayrıca bilmenizi isterim ki;</p>

<p>*Deliler, çocuklar ve aynalar asla yalan söylemezler.*</p>

<p>*Lütfen aynaya iyi bakın, kendinizi aynen benim gözümde göründüğünüz gibi göreceksiniz!!! Biraz haya..... *</p>

<p>*Unutmayın ki; sınırını bozduğunuz tabiat ana bile toprak ve suyunu ondan çaldığınızda mutlaka dengesi için sizden misli geri alıyor.*</p>

<p>Unutmayınız ki; biz Hz. Adem ve Havva’dan olma Eşref'i mahlukatlar bir damla su ve topraktan dünyaya geldik.</p>

<p>Gerisi sizin bileceğiniz durum.!!!!</p>

<p>Bir zümre ancak bu kadar hakir ve hor görülür. Onu da başardınız, başarıyorsunuz, başarmaya da yeminlisiniz!!!</p>

<p>Biraz ar, biraz edep, biraz izan, en önemlisi de empati... Bizler emekli birer yurttaş olarak sizin bizlere *Ek iş yapın* söylemlerinizden utandık.</p>

<p>Hicap ve ar duyduk. Sizler ve sizin gibiler ne acı ki aidiyet duygusundan uzak partinizi kendi iktidar hırsı ve ikballeriniz için birer payanda görüyorsunuz .</p>

<p>Bizleri daha fazla sınamayın. Unutmayın ki;</p>

<p>""Mazlumun ahı indirir Şahı. Allah var gam yok."'"</p>

<p>Şimdi sıra bizde!</p>

<p>Anayasal haklarımız doğrultusunda da vakti gelende Seçme ve seçilme haklarımızı meşru ve adil yollardan en doğru şekilde kullanacağız.</p>

<p>Kamu oyuna saygılarımla.   26.03.2026</p>

<p>                                                                                                                        Sokaklarda sizden biri</p>

<p>                                                                                                                           Hulusi Kazandere</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//ben-simit-satsamda-devletimi-milletimi-asla-satmayacagim/743/</link>
<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İsrail’in İran’da iç isyan planı çöktü</title>
<description><![CDATA[<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">New York Times (NYT) gazetesinde yayımlanan kapsamlı bir analiz, İsrail dış istihbarat servisi Mossad’ın, hava saldırılarıyla eş zamanlı olarak İran içinde bir halk ayaklanması başlatma planının şu ana kadar başarısız olduğunu ortaya koydu. Haberde, planın en kritik halkalarından biri olan "Kürt kartı" konusunda ABD ile İsrail arasında derin görüş ayrılıkları yaşandığı belirtildi.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;"><img alt="" src="/images/iran%20k%C3%BCrt.jpg" style="width: 752px; height: 472px;" /></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">ABD merkezli New York Times gazetesinin üst düzey istihbarat kaynaklarına dayandırdığı habere göre, Mossad Başkanı David Barnea tarafından savaş öncesi Netanyahu ve Trump yönetimine sunulan "İran’ı içeriden çökertme" stratejisi hedeflenen sonucu vermedi.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">Planın temel amacı; İranlı liderlerin suikastlarla tasfiyesi sonrası iç muhalefeti ve silahlı grupları harekete geçirerek rejimi kısa sürede devirmekti.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">Ancak savaşın üçüncü haftası geride kalırken, Tahran’da ne bir halk ayaklanması ne de geniş çaplı bir iç çözülme yaşandı.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><strong style="box-sizing: border-box; font-weight: bold;">Mossad’ın "Kürt Gücü" stratejisi ve Rojhılat bombardımanı</strong></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">Analizde, Mossad’ın planındaki en somut askeri adımın, Kürdistan Bölgesi’nde üslenmiş olan Rojhılatlı silahlı Kürt partilerinin karadan İran’a girmesini desteklemek olduğu belirtildi.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">İsrail ordusunun savaşın ilk günlerinde İran’ın batısındaki (Rojhılat) askeri ve güvenlik noktalarını neden bu kadar yoğun bombaladığı da bu planla açıklandı.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">İsrail Ordu Sözcüsü Nadav Shoshani’nin 4 Mart’taki "Tahran’a giden yolu açmak için batıdaki kapasiteyi imha ediyoruz" sözlerinin, aslında Kürt güçlerinin ilerleyişi için bir "koridor" açma girişimi olduğu iddia edildi.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><strong style="box-sizing: border-box; font-weight: bold;">Trump ve Bafıl Talabani’den "Kürtler girmesin" uyarısı</strong></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">İsrail’in bu planı, hem Washington hem de bölgedeki Kürt aktörlerin bir kısmından veto yedi.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">New York Times, ABD Başkanı Donald Trump’ın 7 Mart’ta Kürt liderlere "harekete geçmeyin" dediği hatırlatarak şu değerlendirmeyi yaptı:</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">"Trump, Kürtlerin bir vekil güç (proxy) olarak kullanılmasını istemiyor. 'Kürtlerin zarar görmesini veya öldürülmesini istemiyorum' diyerek İsrail’in bu hamlesini durdurdu."</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">Öte yandan Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Başkanı Bafıl Talabani’nin Fox News mülakatındaki uyarılarına da dikkat çekildi.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">Talabani, İran halkının yüksek milliyetçilik duygularına sahip olduğunu belirterek, "Eğer dışarıdan bir Kürt müdahalesiyle ülkelerinin bölüneceği korkusuna kapılırlarsa, bu durum halkı rejimin etrafında birleştirir ve isyanın önünü kapatır" uyarısında bulunmuştu.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><strong style="box-sizing: border-box; font-weight: bold;">Türkiye’den Trump’a 'Rojhılat' notası</strong></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">Haberde ayrıca, bir NATO müttefiki olan Türkiye’nin de Trump yönetimine çok sert bir uyarıda bulunduğu iddia edildi.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">Ankara’nın, İran’daki Kürt partilerinin herhangi bir şekilde desteklenmesine veya sınır ötesi bir operasyona girişmesine "bölgesel domino etkisi yaratacağı" gerekçesiyle şiddetle karşı çıktığı öne sürüldü.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><strong style="box-sizing: border-box; font-weight: bold;">İran sokakları neden sessiz?</strong></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">ABD istihbarat yetkilileri, İsrail’in planının en başından beri "gerçeklikten kopuk" olduğunu savunuyor.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">Analistler, halkın sokağa çıkmamasının nedenini iki maddeyle özetliyor.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">Birincisi, İran güvenlik güçlerinin (Besic ve Devrim Muhafızları) protestocuları makineli tüfeklerle tarama ve katliam yapma kapasitesinden duyulan korku.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">İkincisi ise Trump’ın da 12 Mart’ta ifade ettiği gibi, "Halkın elinde silah yok, devletin elinde ise tank ve ağır silahlar var."</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">İsrail ise planın tamamen başarısız olduğunu kabul etmiyor.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 20px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: NewRudaw, Arial, Helvetica; margin: 0px 0px 1.125em !important; line-height: 1.125em !important;"><span style="box-sizing: border-box;">İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter’ın CNN’e yaptığı "Oraya bir güç girecekse bu İranlı olmalı ve sanırım o güç yolda" açıklaması, Tel Aviv’in hala bir "iç müdahale" umudu taşıdığını gösteriyor.</span></p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//israil-in-iran-da-ic-isyan-plani-coktu/742/</link>
<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 23:42:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Gerçekte Hürmüz Boğazı’nın Kapanma Nedeni!</title>
<description><![CDATA[<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px auto 26px; font-family: &quot;Roboto Condensed&quot;; overflow-wrap: break-word; color: rgb(0, 0, 0); font-size: 17px; line-height: 1.6 !important;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">En fazla petrol rezervine sahip ülke ile en fazla petrol üreten ülke arasında fark var. En fazla petrol rezervine sahip birinci ülke Venezuela, dördüncü ülke İran, dokuzuncu ülke de ABD. Ama ABD, en fazla petrol üreten ülke konumunda. İran dokuzuncu sırada ama Venezuela listede bile yok. Çünkü petrol var, petrol var…</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px auto 26px; font-family: &quot;Roboto Condensed&quot;; overflow-wrap: break-word; color: rgb(0, 0, 0); font-size: 17px; line-height: 1.6 !important;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><img alt="" src="/images/strateji%20ort(1).jpg" style="width: 720px; height: 846px;" /></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px auto 26px; font-family: &quot;Roboto Condensed&quot;; overflow-wrap: break-word; color: rgb(0, 0, 0); font-size: 17px; line-height: 1.6 !important;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yoğunluğu yüksek olan petrolün işlemesi yani rafine edilmesi ekstra maliyet gerektiriyor. Venezuela’daki petrol böyle bir petrol. ABD’deki petrol kalitesi çok iyi olsa da İran petrolü gibi dünya genelindeki rafinerilere tam uygunluk sağlayan bir petrol değil. İran petrolü çok kıymetli yani.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px auto 26px; font-family: &quot;Roboto Condensed&quot;; overflow-wrap: break-word; color: rgb(0, 0, 0); font-size: 17px; line-height: 1.6 !important;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">İhracatının yüzde 60’ından fazlası petrol ve petrol ürünleri olan İran, günde yaklaşık 20 milyon varil petrol geçişinin olduğu Hürmüz Boğazı’nı kapattı. Kendi söylemine göre boğazdan geçmeye çalışan herhangi bir gemiye saldıracak. Bu boğaz öyle stratejik öneme sahip ki dünya petrol tüketiminin yaklaşık beşte biri buradan geçiyor. Ama teknik olarak boğazı kapatan İran değil. Gerçek şu ki; bu gemilerin geçişine garanti vermeyen, dünyadaki ticari gemilerin yaklaşık %90’ını sigortalayan 7 büyük deniz sigorta kulübü, bölgedeki savaş risk sigortasını iptal ettiği için bölgede gemi trafiği neredeyse sıfıra indi. Avustralyalı bağımsız analist Shanak Perera bu konuyu çok detaylı ele almış.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px auto 26px; font-family: &quot;Roboto Condensed&quot;; overflow-wrap: break-word; color: rgb(0, 0, 0); font-size: 17px; line-height: 1.6 !important;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Gemilerde sigorta olmayınca limanlar gemiyi kabul etmiyor, yük sahipleri malına sigorta yapılmayınca yükünü yüklemiyor, bankalar da finansman vermiyor. Aslında teknik olarak gemiler geçebilir ama ticari olarak artık boğazdan geçemez.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px auto 26px; font-family: &quot;Roboto Condensed&quot;; overflow-wrap: break-word; color: rgb(0, 0, 0); font-size: 17px; line-height: 1.6 !important;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">En çok da dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından biri ve gazının tamamı Hürmüz’den geçen Katar bu hikayede yanan taraf oldu çünkü boğaz dışında hiçbir alternatifi yok. Savaş ne kadar uzarsa, Arap ülkeleri de o kadar yara alacak. Savaş haftalar sonra tamamen sona erip petrol akışı başlasa da asıl risk, sigorta sisteminin yeniden kurulmasının aylar alacak olması.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px auto 26px; font-family: &quot;Roboto Condensed&quot;; overflow-wrap: break-word; color: rgb(0, 0, 0); font-size: 17px; line-height: 1.6 !important;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">İran dini lideri ölmeden bir gün önce brent petrol 72$ iken şu an 110$ seviyelerini gördü. Gidişat 150$ bandı olabilir. Bu da dünya genelinde bir krizin kapıda olduğunu bizlere gösteriyor.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px auto 26px; font-family: &quot;Roboto Condensed&quot;; overflow-wrap: break-word; color: rgb(0, 0, 0); font-size: 17px; line-height: 1.6 !important;"> </p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px auto 26px; font-family: &quot;Roboto Condensed&quot;; overflow-wrap: break-word; color: rgb(0, 0, 0); font-size: 17px; line-height: 1.6 !important;">stratejikortak.com</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//gercekte-hurmuz-bogazi-nin-kapanma-nedeni/741/</link>
<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 23:22:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Sümerler, Kürtlerin Atası GUTİ'ler</title>
<description><![CDATA[<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-50af352544d34faf275d3c3b8e4402f2" style="margin: 0px 0px 15px; padding: 0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 16px; font-family: Roboto, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0) !important;">Tarihsel süreçte Türkistan’daki Anau bölgesinde yapılan kazılarda; kazı başkanı olan Amerikalı arkeolog ve tarihçi Raphael Pumpelly, kazılardan elde edilen materyalleri karbon testine tabi tuttuktan sonra kaleme aldığı <strong>“Anau Medeniyeti” adlı kitabında, Türklerin insanlık tarihindeki en büyük medeniyetin kurucusu olduğunu bizzat açıklar.</strong> Bu tarih, M.Ö. 10.000 yıllarına kadar teyit ve tespit edilir.</p>

<div class="aligncenter" style="margin: 0px auto 5px; padding: 0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 16px; clear: both; color: rgb(29, 29, 29); font-family: Roboto, sans-serif;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Bu bölgede iki bin yıl sonra başlayan iklimsel kuraklık ve diğer sosyolojik olaylar neticesinde başlayan göç hareketleri üç kolda gerçekleşir: Birincisi, bugünkü Rusya toprakları üzerinden Avrupa’ya (İngiltere adasına kadar); ikincisi doğuya, Asya ve Güney Asya topraklarına doğru; üçüncüsü ise güneye, yani bugünkü Kafkasya üzerinden Türkiye, Irak ve Suriye ile daha güneye doğru olmuştur.</span></div>

<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b0d4b68760a15a951a327992f7babd2c" style="margin: 0px 0px 15px; padding: 0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 16px; font-family: Roboto, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0) !important;">Gelen bu üçüncü kol, günümüzden sekiz bin yıl öncesine, yani M.Ö. 6000’li yıllara denk gelir.<strong> Bu gelen Türk milleti, adı daha sonra tarihe “Sümerler” olarak geçen topluluktur.</strong></p>

<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-c38f539bef0de6b21488aae19168aaad" style="margin: 0px 0px 15px; padding: 0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 16px; font-family: Roboto, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0) !important;">Konunun kapsamlı olması sebebiyle bir tespit ile başlayayım: Uruk şehrinin adı, Gök Tanrı’nın adı olan “Anu” idi.</p>

<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-3ef177ca1b8896cf88e96ed1e16a1b2c" style="margin: 0px 0px 15px; padding: 0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 16px; font-family: Roboto, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0) !important;">Bu geliş; Mezopotamya bölgesindeki iki büyük nehrin ıslahı, nehir yataklarının değiştirilmesi ve bataklıkların kurutulmasıyla geçen 150 yıllık bir imar süreci sonunda gerçekleşmiştir. Böylece bugünkü Fırat ve Dicle nehrinin konumu elde edilmiştir. Bölge halkına dair henüz bir belge bulunamamıştır; ancak ilerleyen yıllarda Sami ırkına mensup insanların daha aşağıdan, yani Filistin ve Arabistan’dan bölgeye işçi olarak çalışmaya geldiği yazılı belgelere geçmiştir.</p>

<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b1041c2939f78a4d567856439db54b47" style="margin: 0px 0px 15px; padding: 0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 16px; font-family: Roboto, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0) !important;">Daha sonraki yıllarda Sami kavminin nüfusu ve konuşma yoğunluğu oldukça artmıştır. Sami kavmine mensup kişiler zamanla Sümer Devleti’nde resmi görevler ve unvanlar da almıştır. İlk binlerce yıl resmi dil sadece Sümercedir. İlerleyen yıllarda Sami kavimlerinin kendi dillerinde konuşma özgürlüğü elde etmesinin bir sonucu olarak, dört bin yıl sonra, yani M.Ö. 2000’li yıllarda Sami kavimleri bir araya gelerek Sümer Devleti’ni yıkarlar.</p>

<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-b9cdf033d4ec783f86ea5c3a84ba36ba" style="margin: 0px 0px 15px; padding: 0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 16px; font-family: Roboto, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0) !important;">Anladığım kadarıyla Sami kavimleri ilk birlikteliği dil üzerinden sağlarlar. Öyle ki, M.Ö. 1800’lerde bu coğrafyada artık Sümercenin esamesi bile okunmaz.</p>

<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-42e182f463feed04c9e053b802e9929a" style="margin: 0px 0px 15px; padding: 0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 16px; font-family: Roboto, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0) !important;">Bir diğer önemli husus da şudur: Sami kavimleri sadece güneyden değil, İran tarafından da gelmiştir. Belgelerin analizi sonucu, bu toplanmanın bin yıl kadar sürdüğü görülüyor. Türkler onları ne asimile ediyor ne de onlara soykırım uyguluyor. Hatta Sümerler için “dünyadaki ilk laik devlet” de diyebiliriz.</p>

<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-036a510d6dea8ce78e88ade79524d856" style="margin: 0px 0px 15px; padding: 0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 16px; font-family: Roboto, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0) !important;"><strong>Bu süreçlerde İran’ın Zagros Dağları bölgesinden gelen bir kavim daha vardır: Adları Gutilerdir. Bugünkü Kürtlerin ataları olan bu topluluk, Sümer Devleti’nin himayesinde bölgedeki zengin insanların sürülerine çobanlık yaparlar. Zamanla onlar da çoğalır; tarla ve bahçe işlerine bakmaya başlarlar. Bu iki kavim (Sami ve Gutiler) o kadar çoğalır ki zamanla Sümerler azınlık durumuna düşer.</strong></p>

<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-d063d5acb920ed77ed92bed5c4a3da1e" style="margin: 0px 0px 15px; padding: 0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 16px; font-family: Roboto, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0) !important;">Sami ırkı liderliğinde Sümerler yıkılır ve Akad Devleti kurulur. Gutiler bu süreçte Sami kavimlerinin en büyük destekçisi olmuşlardır. Ancak bir rivayete göre 41, bir rivayete göre 90 sene sonra, geldikleri Zagros Dağları’na doğru bu Sami kavimleri tarafından sürülürler.</p>

<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-aa63645dbd685c60562ac1b20de83ef8" style="margin: 0px 0px 15px; padding: 0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 16px; font-family: Roboto, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0) !important;">Zaman geçer ve bu coğrafya tekrar önce Selçuklu Devleti, sonra da Osmanlı Devleti’nin toprağı olur.</p>

<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6993be9cdc638c4908b8afc9030ff7d7" style="margin: 0px 0px 15px; padding: 0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 16px; font-family: Roboto, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0) !important;">Yazıyı kaleme alırken bir anda aklıma geldi; Sultan Alparslan’ın bu Irak ve Suriye bölgesi halkları için kullandığı terim “Deylimliler”dir. Ne demişti büyük Sultan:<span style="color:#000080;"><strong> “Bu bölge insanından hain çıkar, din düşmanlığı çıkar ama en önemlisi Türk’e düşmanlık çıkar.”</strong></span> Şimdi bu sözün manasını çok daha iyi anlıyorum.</p>

<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-086d24a5f8c7612af55e07bf8a88b006" style="margin: 0px 0px 15px; padding: 0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 16px; font-family: Roboto, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0) !important;">Bu yazıyı kaleme almaktaki maksadım, bugün bir grup Siyonist’in “bu topraklarda hakkımız var” diyerek yaptıkları propagandaya tarihi bir cevap vermekti; ancak konu başka noktalara da temas etti. Kürtlerin de bu topraklarda bir söz hakkı yoktur. Bu topraklardaki en eski topluluklar Süryaniler ve Keldanilerdir.</p>

<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-6efde49d4275843b389980d9e795c5cf" style="margin: 0px 0px 15px; padding: 0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 16px; font-family: Roboto, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0) !important;">Kadim Türk devleti yine büyük bir alicenaplık göstererek bu küçük topluluklara hem bir şans hem de bir lütufta bulunmuştur.</p>

<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-997f09fe6aea39afcfd8c8a28373a22b" style="margin: 0px 0px 15px; padding: 0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 16px; font-family: Roboto, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0) !important;">Devletime bir sözüm var: Dilimizden asla taviz vermeyiniz lütfen.</p>

<p class="has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-61740a386e628ca786c7cd63dee41aa7" style="margin: 0px 0px 15px; padding: 0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 16px; font-family: Roboto, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0) !important;"><strong style="margin: 0px; padding: 0px; border: 0px; outline: 0px;">Necati YÜZÜAK</strong></p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//sumerler-kurtlerin-atasi-guti-ler/740/</link>
<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 22:52:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Dünyada Tek Partili 6 Ülke</title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">İnfografik, günümüzde tek partili sistemle yönetilen ülkeleri gösteriyor. Haritada işaretlenen devletlerde siyasal sistem anayasal ya da fiili olarak tek bir partinin hakimiyeti üzerine kuruluyor. Bu ülkelerin büyük çoğunluğu komünist ideoloji temelinde şekilleniyor. Coğrafi dağılıma bakıldığında Doğu ve Güneydoğu Asya öne çıkıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Tek Partili Devletler ve İktidar Partileri:</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Çin – Çin Komünist Partisi</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Küba – Küba Komünist Partisi</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Vietnam – Vietnam Komünist Partisi</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Eritre – Demokrasi ve Adalet için Halk Cephesi</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Laos – Lao Halkın Devrimci Partisi</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Kuzey Kore – Kore İşçi Partisi</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bu ülkelerde siyasal rekabet oldukça sınırlı ilerliyor ve devlet yönetimi tek bir parti etrafında şekilleniyor. Özellikle Çin, Vietnam, Laos, Küba ve Kuzey Kore Marksist-Leninist çizgide konumlanıyor. Eritre ise farklı bir tarihsel arka plana sahip olsa da tek parti yönetimiyle dikkat çekiyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Genel tablo, günümüzde tek partili sistemlerin sayısının sınırlı kaldığını ve belirli bölgelerde yoğunlaştığını ortaya koyuyor.</span></p>

<p><img alt="" src="/images/strateji%20ort.jpg" style="width: 720px; height: 712px;" /></p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//dunyada-tek-partili-6-ulke/739/</link>
<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 22:49:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Süresiz nafaka ve 6284 sayılı kanun yeniden düzenlenmeli </title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">Süresiz nafaka ve 6284 sayılı kanununun mağduriyetlere yol açtığını ve mutlaka düzenlenmesi gerektiğini söyleyen Avukat Enes Emrehan Akşit, yalnızca kadını önceleyen, kadından yana hüküm veren yasaların kadın ve erkeği eşit sayacak, daha adil bir şekilde düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175'inci maddesi ile düzenlenen "Süresiz Nafaka" ile 2012 yılından bu yana sözde "Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Kanunu" olarak uygulanan "6284" sayılı kanun yıllardır aileleri dağıtmaya, toplumsal bir sorun olmaya devam ediyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Süresiz nafaka, boşanma sürecinde uygulanan tedbir nafakası ve 628 sayılı kanunun oluşturduğu mağduriyete ilişkin İLKHA muhabirine konuşan Avukat Enes Emrehan Akşit, kadını önceleyen yasaların daha adil bir şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.</span></p>

<p><br />
<span style="font-size:16px;">"Herkese adil davranılsın"</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">6284 sayılı kanunun aslında önceden de var olan bir yasanın devamı niteliğinde olduğunu belirten Akşit, "6284, erkek tarafında çok ciddi mağduriyetlere yol açan bir yasa haline geldi. Yanlış uygulama ve yorumlamalar edeniyle ailenin parçalanması sonucunu doğurdu. Bu yasanın nasıl düzeltilmesi, neler yapılabileceğine dair çalışmalar yapıyoruz. 6284'ün aileyi vuran asıl noktası, 'kadının beyanının esas sayılması' kısmıdır. Kadının beyanın esas olması, aslında adil yargılanma hakkının ihlali anlamına geliyor. Normalde, 'kadın-erkek eşittir' diye her yerde naralar atan kesimler, kadının beyanının esas sayılması konusunda olaya kendi pencerelerinden bakarak ailenin parçalanmasına katkı sunuyorlar. Peki, bu ş nasıl düzelecek? Biz aslında 'kadınlara ayrıcalık tanınıyor, erkeklere de ayrıcalık tanınsın' demekten çok herkese eşit davranılmasından yanayız." dedi.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Süresiz nafaka kanundan çıkarılmalı"</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Akşit, "Yeni gelen adalet bakanımız da bu konuda çalışmalar yapıldığından bahsediyor ve gerek yargılamaların kısa sürmesi, gerekse süresiz nafaka ile ilgili yeni yargı paketinde yapılacak çalışmalardan bahsediyor. Biz de buna destek veriyoruz ama yeterli bulmuyoruz. Yeteli olabilmesi için nafakanın süresiz olması konusu tamamen yasadan çıkarılmalıdır. Nafakanın net bir süreye bağlanması tartışılabilir." diye konuştu.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Kadının talep etmesi yeterli… Tedbir nafakası delile bakılmaksızın bağlanıyor</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Nafakanın yalnızca boşanma sonrası değil boşanma aşamasında da "Tedbir Nafakası" olarak ödendiğini, davaların yıllarca sürmesi nedeniyle bunun ayrıca mağduriyetlere yol açtığını söyleyen Akşit, ""Nafaka, Türk Medeni Kanunu'nun 175'inci maddesinde, yoksulluğa düşen tarafa süresiz olarak uygulanacağına dair net bir hüküm var. Bu hüküm, nafakanın tamamen mağduriyetlere yol açmasına sebep oluyor. Aslında nafaka sadece boşandıktan sonra değil boşanma aşamasında tedbir nafakası olarak da birçok mağduriyete yol açıyor. Bunun sebebi de davaların çok uzun sürmesidir. Bir davanın kesinleşmesi 6-7 yılı, bazen 10 yılı bulabiliyor. Kaldı ki 3 yılı bile bulsa bu süre bile tedbiren uygulanması bile çoktur. Tedbir nafakası değerlendirilirken, mahkemeler sanki bu önceden verilmiş bir hakmış gibi kabul ederek, kadının yalnızca talep etmesi halinde hiçbir delile bakılmaksızın tedbir nafakası bağlıyor. Boşanma gerçekleştiğinde de bu nafaka delile bakılmaksızın yoksulluk nafakası olarak devam ediyor."</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Yoksulluğa düşen tarafa verilmesi gereken nafaka uygulamada yalnızca kadına veriliyor"</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Kanuna göre nafakanın yoksulluğa düşen tarafa verilmesi gerektiğini ancak kadının maddi durumu iyi olsa ve erkek yoksul olsa dahi uygulamada nafakanın kadına verildiğini belirten Akşit, son olarak şu ifadeleri kullandı:</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">"Kanunda yoksulluğa düşen taraf olarak geçiyor ama 'kadın isterse nafakayı alır' şeklinde uygulanıyor. Bu da yıllardır yapılan baskılar sonucunda ortaya çıkan bir yanlıştır. Nafakanın bağlanabilmesi için tarafların ekonomik durumunun değerlendirildiği rapor dosyaya konulmalıdır. Bu raporlar gelede sözlü ifadelere dayanıyor. Bizim de taraf olduğumuz bazı dosyalarda, erkekler karşı tarafın varlıklı olduğunu, çalıştığını, kendisinin ise çalışmadığını, geliri olmadığını beyan etse de mahkemeler bunu dikkate almadan sırf kadın olduğu, karşı taraf da sırf erkek olduğu için 'zaten bir mağduriyete sebep olmuştur' ön yargısıyla nafaka bağlanılıyor." (İLKHA)</span></p>

<p> </p>

<p><br />
<span style="font-size:16px;">https://ilkha.com/roportaj/avukat-aksit-suresiz-nafaka-ve-6284-sayili-kanun-yeniden-duzenlenmeli-519077</span></p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//suresiz-nafaka-ve-6284-sayili-kanun-yeniden-duzenlenmeli/738/</link>
<pubDate>Sun, 22 Mar 2026 00:15:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>57'NCİ ALAY'A SAYGILARIMLA</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/%C3%87ANAKKALE-2.jpg" style="width: 890px; height: 1200px;" /></p>

<p>57’nci Alay'a hürmet, minnet ve saygılarımla;</p>

<p>Onlar ölümü hiç düşünmediler.</p>

<p>Kıyama kalkarak gaza namazı ile batılın ve hain Siyonistlerin yurttan defleri için hak helalleşip Vatan, Millet, Hürriyet, Bayrak ve Mukaddesat için mermiye göğüslerini siper ederek şehade de kasem ettiler.</p>

<p>Onlar;</p>

<p>Türklüklerinden asla utanmadılar. Tam tersine Türk'ün iradesini ve gücünü söz konusu bağımsızlık bayrak ve vatan olunca ortaya koyanlardı.</p>

<p>Her biri ;</p>

<p>Bedirde Malazgirt’te, Fetih'te olduğu gibi Çanakkale'de de aslanlardı.</p>

<p>Onlar;</p>

<p>Kürt, Çerkez, Nogay, Tatar, Arnavut, Gürcü, Azeri,  Türkmen, Alevi, Sünnî, yaşlı, genç, Onbeşli idiler.</p>

<p>Onlar ki;</p>

<p>Ümmet ve Millet olmanın gururu ve Şehadetleri ile Hz. Peygamberimizin takdirlerine Mazhar oldular.</p>

<p>""Hattı müdafaa yoktur sathı müdafa vardır o satıh ki vatandır"" diyen Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve diğer komutanlarının ardında yol ve dava arkadaşı olarak makamların en büyüğüne eren, mahşeri ak geceyi bedenleri ile kızıla boyayan ve Çanakkale’yi geçilmez kılan 57’nci Alayımızın yiğitlerini ve tüm şehitlerimizi rahmet minnet ve şükranla yad ediyorum.</p>

<p>Ruhları şad olsun. Gazi ve yaralılarımıza ise acil şifalar niyaz ediyorum.</p>

<p>Ne Mutlu Türküm Diyene</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//57-nci-alay-a-saygilarimla/737/</link>
<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BUGÜN ÜLKEM KALBİ ÇANAKKALE'DE ATIYOR.</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/%C3%87ANAKKALE-.png" style="width: 650px; height: 650px;" /></p>

<p>ÇANAKKALE,  ETİN KEMİKLE BIRLEŞİP;</p>

<p>ÖZGÜRLÜK,  HÜRRİYET VE İSTİKLAL İÇİN MERMİLERİN HAVADA ÇARPIŞTIĞI</p>

<p>"" GAZAMIZ MÜBAREK SONUMUZ ŞEHADET ""  DİYEN</p>

<p>ONBEŞLİLERIN YEDI DÜVELE KARŞİ VERDİĞİ KAHRAMANLIK MÜCADELESİDİR.</p>

<p>Bu vesile ile; 111 yıl önce Asil Bir Milletin varoluşu ve kahraman evlatlarının;</p>

<p>"'BURASI TÜRK YURDU!!! DUR GEÇİLMEZ!!!""</p>

<p>sözleri ve Allahuekber nidaları ile dünya da emsali görülmemiş alın yazısından öte Şehâdede Yüce Allah'ın kendilerine lütfû ve kalven vuslât adlederek kahramanlık destanı yazan ecdadıma binlerce kez şükranlarımı, minnetlerimi arz ediyorum.</p>

<p>Aziz Milletime, Şehitlerimize, Minnetlerimle, Gazilerimize Saygılarımla...</p>

<p>Aşağıdaki dizelerimde sunduğum en kalbi duygu ile haykırışlarımı onların Aziz hatıralarına atfediyorum;</p>

<p>Bire Gafil bilirmisin Sen ; BEN Çanakkale'yim BEN.</p>

<p>Ben;  Orta Asya'dan Anadolu'ya, Ben;  Karadeniz'den, Akdeniz'e,</p>

<p>Ben;  Marmara'da, Ege'ye, Ben;  Gökte uçan kuşa yoldaş, Ben;  Yersize yurtsuza dost,</p>

<p>Ben;  Yuva bozan haine şimşek misali, Türk'üm ben. Çünkü; ben, ÇANAKKALE' yim.</p>

<p>Bir yerlerde darda ise masum, Bir yerlerde mahzun kalmışsa yetim, Ağlıyorsa ana, baba, yavuklu bala</p>

<p>Gücüm yettikçe ve ölmedikçe, Ağıta, feryada, gözyaşına, dermana koşan;</p>

<p>Yedi düvele ders vermiş Türk'üm ben, Çünkü; ben,  ÇANAKKALE' yim.</p>

<p>Atalarım Ergenekon'dan, Orta Asya'ya ve Anadolu'ya akın ederek Yurt için oba kurar, Hürriyet için Ataş yakardı,</p>

<p>Bu sebepledir ki; Vermişse Hüdâ bize bu canı, Bu uğurda ölmeyi vuslât sayardı,</p>

<p>Bu sebeple; ben Türk' oğlu Türk'üm  ben....</p>

<p>Çünkü; ben ÇANAKKALE'yim. Etin kemikten koparıldığı, Mevziye küffardan binlerce merminin atıldığı,</p>

<p>Şehâde de eren yiğitlerin kanı ile toprağın kızıla boyandığı, Türkoğlu, Türk'üm ben,</p>

<p>Çünkü; ben ÇANAKKALE'yim. Ben... Aklıma gelmezdi hiç ölüm, Varsın olmasın bir kolum, bir gözüm,</p>

<p>Bağrıma değsede düşmandan kızıl bir mızrak, Yemin etmiştim, vermem dedim bir karış toprak,</p>

<p>Şükürler olsun Türk'oğlu Türk'üm ben, Çünkü; ben ÇANAKKALE'yim Ben...</p>

<p>Ne Mutlu Türk'ün Diyene.</p>

<p>Tüm şehitlerimize, Gazilerimize minnetle, şükranla, saygıyla atfen.</p>

<p>Ruhları şâd mekânları cennet olsun.</p>

<p>Hulusi KAZANDERE</p>

<p>E. Astsb.</p>

<p>17 Mart 2026</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//bugun-ulkem-kalbi-canakkale-de-atiyor/736/</link>
<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TEMAD OLARAK HAKKIMIZIN PEŞİNDEYİZ.</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/turkiye-emekli-astsubaylar-dernegi-temad-logo-png_seeklogo-452816.png" style="width: 600px; height: 600px;" /></p>

<p><strong style="color: rgb(255, 240, 245);"><span style="background-color:#FF0000;">TEMAD OLARAK HAKKIMIZIN PEŞİNDEYİZ.</span></strong></p>

<p>Bizler sokaklarda isek bir sebebi var.</p>

<p>Biz hakkımız olanın peşindeyiz.</p>

<p>Bana hakkımı vermeyenlerin bilmediği, bilip de kulak ardı ettiği, önemsemediği bu asil camiayı yok saydığı en önemli adaletsizliklerden sadece biri.</p>

<p>Bu sebeple biz bu çarpık ve taraflı adaletsizliğin adaletini devlet erki tarafından tesisini istiyoruz.</p>

<p>Bizler meslek hayatımızda hiç siyasi olmadık ama içimizde her yurttaş gibi görüşlerimiz vardır. Medeni bir şekilde anayasal hakkımız için sessizce gittik yurttaşlık görevlerimizi yaptık oy kullandık.</p>

<p>Hiç kimseye aparat olmadık.</p>

<p>Ama bundan böyle hakkımız için, hukukumuz için bizlerde siyasi olacağız.</p>

<p>Karar sizlerin. Bizler için vakit iyice daraldı. Gerçekten iyice darlandık.</p>

<p>Her seçim dönemi boş vaatler TEMAD olarak camiamızı çok ama çok rencide etti.</p>

<p>Bundan böyle;  ""Halep orda ise arşın burada.""</p>

<p>Bizler bir olduk, beraber olduk yollara revan olarak sahalara inerek halimizi aziz milletimize arz eder duruma düşürüldük!</p>

<p>Karar devletimin yetkili organları. .!!!!</p>

<p>Umarım bizleri anlarsınız!!!!!</p>

<p>Camiama saygılarımla.</p>

<p>Kamuoyuna arzımdır.</p>

<p>Hulusi KAZANDERE</p>

<p>Em. Astsb.</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//temad-olarak-hakkimizin-pesindeyiz/735/</link>
<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>NEDİR BU KADAR CUMHURİYET,  ATATÜRK VE TÜRKÇE İLE UĞRAŞMAK.....</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/cumhurbaskanligi-forsu-1(1).png" style="width: 640px; height: 521px;" /></p>

<p>NEDİR BU KADAR CUMHURİYET,  ATATÜRK VE TÜRKÇE İLE UĞRAŞMAK.....</p>

<p>Cumhuru ne olur hafife almayın efendiler!!!!l</p>

<p>Bizlerin sessizliği uysallığımızdan değil devlet geleneklerine bağlı feraset ve asaletimizdendir.</p>

<p>Birbirimize karşı acımasız ve tahammülsüz olduğumuzu izliyor görüyor ve yaşıyoruz.</p>

<p>Hadsizlik etmek istemem toplum mühendisi değilim, bizi birbirimize düşürecek siyasi söylem ve eylemlerden canı yanan vatandaşım.</p>

<p>Gerçekten ne oluyor bizlere. İnanın bizi bizden ayıranlara isyan eder oldum.</p>

<p>"Eyyamcılığı ilke edinmiş sözüm ona satılmış kalemşörler, akla ziyan açıklama ve beyanlardan çekinmeyen siyasiler, artık oyunu bırakın samimi ve dürüst olun.</p>

<p>Unutmayın ki Cumhurun ahı sizi boğar ve sizleri siyaset sahnesinden siler.  Sizler artık sakın bizleri olur olmadık söylem ve uygulamalarla sınamayın. Hani derler ya "Mızrak kına sığmıyor" o hale geldik ve getirdiniz. Hesap vakti seçimler yaklaştıkça daha çok kırmaya dökmeye başladınız.</p>

<p>Artık yaşadığımız bu güzel dört bir yanı cennet Yurdumdan ikbal ve çıkar uğruna elinizi ayağınızı çekin.</p>

<p>Bizim derdimiz Aziz Millet olarak barış ve huzur içerisinde yaşamak.</p>

<p>Birlikte bir ve beraberce büyük önder kurucu banimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK 'ünde işaret ettiği gibi güzel ülkemizi çağdaş muassır medeniyet seviyesine sanayimizle, ekonomimizle, teknolojimizle, bilim ve ilimdeki başarılarımızla, eğitim ve din anlayışımızla yükseltmektir.</p>

<p>Dış mihrakların ülkemiz üzerine oynadıkları oyunu hala fark edemiyorsanız büyük devletime dil uzatmaya hakkınız yok demektir.</p>

<p>Umarım tez zamanda kurucu banimize galiz küfür etmekten, Arap seviciliğinden, okullarımızla uğraşmaktan, millet arasına nifak sokmaktan, içinde bulunduğumuz tüm inananlar için kutsal ayımızı art niyetli kullanmaktan adaleti ve hukuku yerle yeksan etmekten, Cumhuriyetimizin temel değerleri ile uğraşmaktan uzak durun.</p>

<p>Bakın hele bir etrafımız da her yanımız ateş ve barut kan ve gözyaşı.</p>

<p>Hiç bir güç bu ülkenin kardeşliğini bozmaya yetmez.</p>

<p>Acılarımızı bağrımıza gömerek kaldıralım başlarımızı, dindirelim gözyaşlarımızı.</p>

<p>Zaman bir ve beraber olma zamanıdır.</p>

<p>Vakti geldiğinde her olumsuzlukta ki gibi bir ve beraber vakur bir şekilde ferasetimizle dik duruşumuzu gösterelim.</p>

<p>"" Korkmayalım biz Cumhuruz."" Kamuoyuna saygılarımla.</p>

<p>Sokaklarda sizden biri.    15.03.2026</p>

<p>                                                                                                                   Hulusi KAZANDERE  E. Astsb.</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//nedir-bu-kadar-cumhuriyet-ataturk-ve-turkce-ile-ugrasmak/734/</link>
<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İran’ın Yeraltındaki Bombalarla Yıkılmayan Füze Şehirleri </title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size:16px;">İnsanlık, tarih boyunca şehirlerini gökyüzüne doğru yükseltti. Gökdelenler, kuleler ve devasa metropoller inşa etti. Ancak modern savaş teknolojileri ilginç bir şekilde bizi yeniden yerin altına indiriyor. Çünkü uydu gözetimi, hassas güdümlü mühimmat ve uzun menzilli saldırı sistemleri çağında yer üstündeki askeri altyapı giderek daha savunmasız hale geliyor. Bu nedenle yeni askeri mimari gökyüzüne değil, yerin derinliklerine doğru büyüyor...</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="/images/irann.jpg" style="width: 670px; height: 422px;" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Günümüz savaşlarında artık sadece tankların, uçakların ya da füzelerin sayısı değil, savunma sistemlerinin bir karşı saldırıda nasıl hayatta kalabileceği de önemli. İşte bu noktada İran’ın yıllardır geliştirdiği “yeraltı füze şehirleri” dikkat çekici bir stratejik mimari olarak karşımıza çıkıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">İranlı yetkililer zaman zaman bu tesislerin görüntülerini yayımladığında dünya kamuoyu şaşkınlıkla izledi: Dağların içine oyulmuş kilometrelerce uzunlukta tüneller, ray sistemleri üzerinde hareket eden balistik füzeler, devasa depo galerileri ve yeraltından yüzeye çıkan fırlatma rampaları... </span></p>

<p><span style="font-size:16px;">İlk bakışta bir bilim kurgu sahnesini andıran bu görüntüler aslında modern askeri mühendisliğin geldiği noktayı gösteriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bu yeraltı şehirlerinin temel amacı son derece net: Füze kapasitesini hava saldırılarından korumak ve ikinci vuruş kabiliyetini garanti altına almak.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Modern savaş doktrininde “ilk darbe” (first strike) kavramı kritik bir rol oynar. Bir ülkenin askeri altyapısı savaşın ilk saatlerinde yok edilirse karşılık verme kapasitesi de ortadan kalkar. İran, özellikle 1980-88, İran-Irak savaşından sonra bu riskin farkına vardı. O tarihten itibaren füze sistemlerini açık üslerde tutmak yerine dağların içine taşımaya başladı.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bu strateji üç temel prensip üzerine kurulu: “derinlik”,“dağıtım” ve “gizlilik”.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Derinlik: Kaya Kütleleri Bir Zırh Gibi Çalışıyor</strong><br />
Yeraltı füze tesislerinin en önemli güvenlik unsuru üzerlerindeki kaya örtüsü. Askeri mühendislikte buna rock overburden deniyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Genel kabul gören koruma seviyeleri ise şöyle:</strong><br />
30-50 metre kaya örtüsü: konvansiyonel bombalara karşı koruma sağlıyor <br />
100 metre üzeri kaya örtüsü: bunker delici mühimmatlara karşı ciddi dayanıklılık sağlıyor<br />
200-300 metre derinlik: en gelişmiş bunker delici bombalara karşı bile yüksek koruma sağlıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Karşılaştırma yapmak için ilginç bir örnek verilebilir. ABD’nin en güçlü bunker delici mühimmatlarından biri olan GBU-57 Massive Ordnance Penetrator, yaklaşık 60 metre beton veya 40 metre kaya delme kapasitesine sahip. Bu nedenle stratejik yeraltı tesisleri genellikle 100 ile 500 metre arasında derinliklerde inşa ediliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bu yapılar çoğunlukla granit, bazalt veya yoğun metamorfik kaya kütleleri içinde inşa edilmesinin en önde gelen nedeni, bu kaya türlerinin patlama enerjisini emme ve dağıtma konusunda oldukça etkili olması.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><img alt="" src="/images/irn.jpg" style="width: 614px; height: 410px;" /></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Tünel Mimarisi: Yeraltında Bir Şehir</strong><br />
Bu tesisler tek bir tünelden oluşmuyor. Aslında bu yapıları “yeraltı askeri şehirleri” olarak tanımlamak daha doğru.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Tipik bir füze kompleksi şu bölümlerden oluşuyor:<br />
* Ana ulaşım galerileri<br />
* Füze depolama alanları<br />
* Bakım ve montaj hangarları<br />
* Yakıt depoları<br />
* Komuta kontrol merkezleri<br />
* Lojistik depolar<br />
* Acil çıkış tünelleri</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bu galeriler füze taşıma araçlarının rahat hareket edebilmesi için genellikle 5-10 metre yüksekliğinde ve 3-8 metre genişliğinde oluyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Burada en dikkat çekici noktalarından biri tünellerin geometrisi. Tüneller çoğu zaman düz değil, kırık veya zigzag şeklinde tasarlanıyor. Bunun nedeni, patlama dalgalarının tünel boyunca ilerlemesini engellemek. Patlama enerjisi her dönüşte zayıflıyor ve tesisin iç bölümleri korunuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Füze Lojistiği: Yeraltında Demiryolu Sistemi<br />
Yeraltı füze şehirlerinde en sıkıntılı konuların başında lojistik geliyor. Çünkü balistik füzelerin boyutları ve ağırlıkları bir hayli büyük.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bir balistik füze genellikle:<br />
* 10 ila 20 ton ağırlığında<br />
* 10 ila 20 metre uzunluğunda.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bu nedenle birçok yeraltı kompleksinde raylı taşıma sistemleri kullanılıyor. Tünellerin içinde küçük tren hatlarına benzeyen sistemler bulunuyor. Füzeler bu raylar üzerinde bakım alanlarından fırlatma noktalarına taşınıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bazı sistemlerde ise hem taşıma hem de fırlatma platformu olarak görev yap TEL araçları (Transporter Erector Launcher) kullanılıyor. Yeraltında depolanan bu araçlar gerektiğinde yüzeye çıkarak fırlatma gerçekleştiriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Hidrolik Fırlatma Platformları</strong><br />
Bazı tesislerde füzeler hidrolik asansör sistemleri ile yeraltından yüzeye çıkarılıyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Bu sistem şu şekilde çalışıyor:</strong><br />
1) Füze yeraltında hazırlanıyor<br />
2) Hidrolik platform devreye giriyor<br />
3) Füze birkaç saniye içinde yüzeye çıkıyor<br />
4) Fırlatma gerçekleştiriliyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bu yöntem sayesinde fırlatma hazırlığı çok kısa sürede tamamlanıyor ve tesisin tam konumu düşman tarafından kolayca tespit edilemiyor. </span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Havalandırma ve Enerji: Yeraltı Yaşamı<br />
Yeraltı şehirlerinin de yer üstü yapılarında olduğu gibi en karmaşık mühendislik problemlerinden biri havalandırma sistemleri.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Yeraltı tesislerinde:</strong><br />
* Dizel motorlar<br />
* Füze yakıtları<br />
* İnsan faaliyetleri<br />
büyük miktarda gaz üretir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bu nedenle tesislerde<br />
* Yüksek kapasiteli havalandırma bacaları<br />
* NBC filtre sistemleri (nükleer, biyolojik, kimyasal)<br />
* Basınç kontrol odaları<br />
bulunur.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Enerji altyapısı da çoğu zaman bağımsızdır. Birçok yeraltı tesisinde<br />
* Büyük dizel jeneratörler<br />
* Yakıt depoları<br />
* Yedek elektrik hatları<br />
bulunur. Bu sayede tesis dış dünyayla bağlantısı kesilse bile haftalarca çalışmaya devam edebilir.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><strong>Uydu Çağında Gizlilik</strong><br />
Modern savaşların en büyük tehditlerden biri askeri yapıların uydudan gözlenebilmesidir. Bu nedenle yeraltı tesislerinin girişleri genellikle kamufle edilir.<br />
Sık kullanılan yöntemler şunlardır:<br />
* Giriş kapılarının kaya dokusuna benzetilmesi<br />
* Sahte yapılar ve kamuflaj ağları<br />
* Tünel girişlerinin lojistik depolara benzetilmesi<br />
* Bazı girişlerin otoyol tüneli gibi tasarlanması</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Bu nedenle birçok tesisin tam konumu hâlâ kesin olarak bilinmez.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-size:26px;"><strong>Yeraltına Dönüş</strong></span><br />
İnsanlık tarih boyunca şehirlerini gökyüzüne doğru yükseltti. Gökdelenler, kuleler ve devasa metropoller inşa etti. Ancak modern savaş teknolojileri ilginç bir şekilde bizi yeniden yerin altına indiriyor. Çünkü uydu gözetimi, hassas güdümlü mühimmat ve uzun menzilli saldırı sistemleri çağında yer üstündeki askeri altyapı giderek daha savunmasız hale geliyor. Bu nedenle yeni askeri mimari gökyüzüne değil, yerin derinliklerine doğru büyüyor.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Belki de geleceğin en stratejik şehirleri haritalarda görünmeyen şehirler olacak. Dağların içine oyulmuş, kilometrelerce tünelle birbirine bağlanan ve yüzlerce metre kaya tabakasının altında saklanan ama gerektiğinde dünyayı sarsabilecek sessiz şehirler.</span></p>

<p><span style="font-size:16px;">Kaynak: Farklı yapay zeka sohbet robotlarına sorulan çok sayıda soru ve yanıtları</span></p>

<p>Şantiye</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//iran-in-yeraltindaki-bombalarla-yikilmayan-fuze-sehirleri/733/</link>
<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>YAŞAYACAĞINIZ GÜNLER YAŞADIKLARINIZDAN DAHA HAYIRLI OLSUN..</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/69a8fd96a802d8e347623db3.jpg" style="width: 640px; height: 426px;" /></p>

<p>YAŞAYACAĞINIZ GÜNLER YAŞADIKLARINIZDAN DAHA HAYIRLI OLSUN..</p>

<p>Yüce Mevlam şöyle müjdeliyordu bizlere ;</p>

<p>""Ben sizler için hayırlı günler ihdas ettim. Bu günlerin kıymetini bilin. İbadetlerinizi ve dualarınızı esirgemeyin.</p>

<p>Doğruluktan adaletten ayrılmayın. Mazlum ve masum' u koruyun. Vesveseden kibirden fitne ve fesattan uzak durun.</p>

<p>Hayır işleyin.""</p>

<p>"*Benim mağfiretim azabımdan üstündür."*</p>

<p>diye müjdeliyor.</p>

<p>Rabbim tüm şehitlerimize ve ebediyete irtihal edenlerimize rahmet, yaralılarımıza, gazilerimize ve hastanelerde yatanlarımıza şifa, darda, aç açıkta ve müşkül durumda kalanlarımıza sabırlar versin.</p>

<p>ADI SANI KAZANCI NE OLURSA OLSUN KAN VE GÖZYAŞLARINA SEBEP TÜM SAVAŞLAR SON BULSUN.</p>

<p>Selam ve dua ile Ramazanı Şerefinizi, Kadir Gecemizi tebrik ediyor, Oruç, ibadet, hayır ve hasenatlarınızın kabulünü izzeti dergahında Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.</p>

<p>Tüm okuyucularımın Ramazan Bayramını şimdiden tebrik ediyorum.</p>

<p>Yaşayacağınız ömrün yaşadığınızdan daha hayırlı sağlıklı uzun ömürler olmasını niyaz ediyorum.</p>

<p>Kalın sağlıcakla</p>

<p>Sokaklarda sizden biri</p>

<p>10.03.2026</p>

<p>Hulusi Kazandere</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//yasayacaginiz-gunler-yasadiklarinizdan-daha-hayirli-olsun/732/</link>
<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 01:19:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>MIZRAK KINA SIĞMAZ OLDU, SOKAKLAR BARUT FIÇISI!!!!!</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/abd'ye%20ait%20b-21%20hayalet%20u%C3%A7a%C4%9F%C4%B1.jpg" style="width: 640px; height: 738px;" /></p>

<p><strong>MIZRAK KINA SIĞMAZ OLDU, SOKAKLAR BARUT FIÇISI!!!!! </strong></p>

<p>Bize gerçekten neler oluyor.?</p>

<p>Son zamanlarda; edep bilmez, adap bilmez, ar bilmezler, kalbi fesatlıklarla dolu, dilleri zehir saçanlar; dini İslam'a, devlet erkine, dahi dil uzatarak dinden çıkmış sapkınlar güruhu ve demografik yapımıza dil uzatan bedbahtlar ortalıkta fink atar oldular.</p>

<p>1.Yurt edinmek için Ulusça ölümü göze alarak küffara ve düşmana aman vermeden mücadeleler vermiş kurucu banimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK  ve onun Aziz silah arkadaşlarına, bıraktıkları eserlerine, Cumhuriyete, içeride ve dışarıda olmak üzere efendilerinden aldıkları talimatlarla küfür edecek kadar öyle alçak ve aklı evveller var ki, Rabbim bizleri onların şerrinden ve şirretinden  milletimizi korusun.</p>

<p>Ecdat her ne demişse doğru demiş; "Yolu doğru olanın yükü ağır olur"</p>

<p>Yüce Mevlam bizleri; aklımızdan, hak yoldan, adaletten, vatan, millet, bayrak ve mukaddesat değerlerimizden birbirimize olan sadakat ve sevgimizden ayrı koymasın.</p>

<p>2.Ne acı ki siyaset öyle bir hal aldı ki ikbal ve hırs uğruna terörü ve teröristi över hale getirdik. Öylesine akıl almaz iltifatlar sunduk ki bu hain katile "" Kurucu önder, En iyi Siyasi Figür, Mutlaka Meclis'e gelmeli, Umut Hak' kı, Siyasi Statü"' gibi payelerle şehidime ve aziz milletimize üstün ırk olarak kılınır oldu.</p>

<p>3.Bu necip millet ta ötelerden beri devlet ve millet olurken üçler, yediler, kırklar gibi irşat meclisleri ile varlığımıza mihenk olmuş dervişlerimizin ve onların öğretileri ile var olduk, bir olduk, beraber olduk,  bey olduk, beylikler kurduk. Ezanı Muhammediyeler kulağımıza doğumla okundu, ölümlerimiz sala ile uğurlandı. İlahiler, kasideler, gazeller, destanlar, menkıbeler, güzellemeler, taşlamalar, hicivler bu milletin dini ve kültür yapısında ta geçmişimizden beri var.</p>

<p>Gaza ederken, Cenk'e giderken namazlar kılınır hutbeler okunur mehterle harp meydanlarını coşturduk. Ama bir ilahi ile güzel ülkemde sanki dinsizlik varmış gibi kara propagandalar yapıldı. Kurumlar birbirine düştü. Bir sözlü ilahi üzerinden din ve dinsizliğe dönüşüldü, devlet meselesi yapıldı. Bu ilahiyi piyasaya süren baş yapılmaya çalışıldı. Birçok din aliminin önüne konuldu. Ne acayip bir algı anlayışımız var anlamak mümkün değil.</p>

<p>3.Yanıbaşımızda üçüncü dünya savaşı senaryoları yazılıyor coğrafyalar değişiyor bizlerin umurunda bile değil. Halan benim partim senin partinden daha az veya çok masum gibi garip garip algılar yaratıyoruz. Ekonomik kriz, ülke sanayisi, fiyat artışları yatırımlardaki belirsizlikler, enflasyon ve diğer belirsizlikler kimsenin umurunda değil. Ne ara böyle olduk anlamıyorum.</p>

<p>Yılların birikimi tecrübeleriyle demem şudur ki; devlet teröristlerle terörizmle müzakere değil mücadele eder, beka meseleleri için siyasi ayrım yapmadan tam bir milli mutabakat siyaseti izler ve krizi yönetir.</p>

<p>Asıl olan bu mücadeledir. İşte o zaman şehidimin ruhu hafifler. Milletimiz derin nefes alır. Ailelerin gözyaşı diner, bağırlarındaki o kor ateşler söner.</p>

<p> </p>

<p>Devlet olmanın varlık sebebi de budur.</p>

<p>Umarım Devlet aklı egemen olur. Her şeyler milletimizin lehine tecelli eder.</p>

<p>Baki olan ebedi müddet devlettir.</p>

<p>Bu günleri görebilecek kadar derin ilim etmiş ve tasavvufu bilen, arif ve din alimi olan yaşam biçimlerine, tevazularına, hoşgörülerine hayran olduğum eserlerini ve menkıbelerini her okuduğumda, dinlediğimde meftunu olduğum, gözlerimden yaşların aktığı koca Yunus Emre'nin yıllar, yıllar önce bizi bize anlatan sözleri birden aklıma geldi;</p>

<p>** Girdim, İlim Meclisine; Eyledim, Kıldım Talep, Dediler İlim Geride,  İlla Edep İlla Edep""</p>

<p>Asla hadsizlik etmek istemem. Tavassut ve ikbal gibi bir derdim de yok.</p>

<p>Doğruluktan uzak, yanlış ve çıkar dolu beyanlarla, toplumda derin travmalara sebep olan ayrıştırılma ötekileştirilme endişesi yaşadığımdandır bu feryadım.</p>

<p>Umarım sağduyu galip gelir. Kazanan siyaset, siyasetçi değil Aziz Milletim olur.  04.03.2026</p>

<p>                                                                                                    Kamuoyuna saygılarımla.</p>

<p>                                                                                                     Sokaklarda sizden biri.</p>

<p>                                                                                                        Hulusi Kazandere</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//mizrak-kina-sigmaz-oldu-sokaklar-barut-ficisi/731/</link>
<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 02:47:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Endişeye mahal yok: Din elden gitmiyor!</title>
<description><![CDATA[<h3 style="box-sizing: border-box; margin-top: 20px; margin-bottom: 0.5rem; line-height: 1.2; color: rgb(33, 37, 41); font-size: clamp(18px, 1.5vw, 28px); font-family: &quot;Roboto Slab&quot;, serif;"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Erdoğan’ın seçim kaygısı taşımadığı yıllarda söylediği “laik bir ülkenin lideriyim” sözlerini hatırlamak gerekiyor. Laik bir ülkenin okullarında ders zili, dini olduğu iddia edilen bir müzik olmaz. Aç midelerin gurultusunun yarattığı gürültüyü, bu tartışmada çıkaracağınız seslerle bastıramazsınız..</span></span></h3>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kendisi hatırlıyor mu, bilmiyorum ama arşiv unutmuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan</strong>’ın, başbakan olduğu günlere dönüyoruz; tarih <strong>24 Eylül 2007.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York’a giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, temaslarına başlıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bu temaslar çerçevesinde ABD’deki Yahudi kuruluşlarının temsilcileriyle de bir toplantı yapıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Toplantıda konuklar, Başbakan’a sorular da soruyorlar. Yahudi temsilcilerden biri sorusuna <strong>“siz Müslüman ülke liderisiniz”</strong> diyerek başlayınca Başbakan Erdoğan müdahale ediyor: <strong>“Hayır, laik bir ülkenin lideriyim!”</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bu eski anekdotu hatırlamamın nedeni, <strong>“Laikliği Birlikte Savunuyoruz”</strong> başlıklı bildiriye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği tepki oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yalnız değildi; <strong>Milli Eğitim Bakanı ve “Öfkeli Küçük Ortak”</strong> da tepki verdi ama Cumhurbaşkanı dururken onlara gerek yok.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Cumhurbaşkanı’nın konuşmalarını dinlemek yerine okumayı tercih ediyorum, son grup toplantısı konuşmasını gayet rahatlıkla camide de yapabilirmiş gibi geldi bana.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><strong>2007 yılının Erdoğan’ı ile 2026 yılının Erdoğan’ı arasındaki temel fark, birincisinin kendisinden emin olması, ikincisinin ise koltuğunu korumak konusunda endişe yaşaması.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bugün yeni bir “din elden gidiyor, laikçi yobazlar azdı” tartışması icat etmelerinin nedeni budur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Ramazan ayıyla birlikte rejimin, okullardaki endoktrinasyon faaliyeti boyut değiştirdi.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Türkiye’deki orta eğitim kurumlarında (imam hatipler hariç) <strong>Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi</strong> dersi zorunlu ders olarak okutuluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bunun dışında <strong>Kur’an -ı Kerim, Hz. Muhammed’in Hayatı, Temel Dini Bilgiler</strong> gibi seçimlik dersler de var.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bazı okullarda <strong>“din – ahlak – değerler” grubu seçimlik derslerden en az bir tanesinin seçilmesi de zorunlu </strong>olduğu için dini bilgiler verilen derslerden biri <strong>“zorunlu seçimlik”</strong> kategorisine de girebiliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yani aslına bakarsanız Ramazan ayının gelmesiyle birlikte okullarda bu ayın dini önemini, toplumsal anlamını vs. çocuklara anlatabilecek imkân neredeyse sınırsız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Ve <strong>kimsenin bu dersler çerçevesinde dini bilgiler verilmesine itiraz ettiğini de duymadık</strong>.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Gerçi başka ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de seçimlik din dersleri, en az tercih edilen derslerden ancak <strong>zorunlu ve seçilmesi zorunlu dersleri dikkate alırsanız, bu bilgilerin çocuklara aktarılabilmesi için haftada 4 saate ulaşan bir imkân var</strong>.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bu küçümsenebilecek bir ders süresi değil; unutmayalım ki orta okullarda zorunlu yabancı dil dersi 4 saat, liseden itibaren zorunlu yabancı dil dersi 2 saat.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bu süre bir yabancı dil öğretmeye yetiyorsa, dini bilgileri öğretmeye haydi haydi yetiyor olmalı.</span></span></p>

<p><a href="https://t24.com.tr/yazarlar/mehmet-y-yilmaz/endiseye-mahal-yok-din-elden-gitmiyor,54002"><span style="font-size:16px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><strong>HABERİN DEVAMI</strong></span></span></a></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>https://t24.com.tr/yazarlar/mehmet-y-yilmaz/endiseye-mahal-yok-din-elden-gitmiyor,54002</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//endiseye-mahal-yok-din-elden-gitmiyor/730/</link>
<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 00:08:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>CUMHURU İNCİTİYORSUNUZ.</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/cumhurbaskanligi-forsu-1(1).png" style="width: 640px; height: 521px;" /></p>

<p>CUMHURU İNCİTİYORSUNUZ.</p>

<p>Galiz beyan hasmane davranışlar ile küfür Siyasetini bırakın.</p>

<p>Birbirinize gücünüz yetmez, yok olursunuz.</p>

<p>Tarihin deriliklerinde böylesi hazin hikayelerimiz milletçe çok.</p>

<p>*ANLAMAZMISINIZ KİBİR EGO yok oluştur*</p>

<p>Bakın bugünü o,  günlerden görüp de ders verircesine ne diyor büyük tasavvuf ehli, Allah dostu ve Hz. Peygamber aşığı Şems' î Tebriz i; ""Ne diye böbürlenip, büyükleniyorsun!</p>

<p>Doğumun bir damla su, Ölümün bir avuç toprak değil mi?"""</p>

<p>Sanıyorum sizler; Susanı korkak, Görmezden geleni aptal,</p>

<p>Affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorsunuz.Oysa ki; Unutmayın. SIZLER; biz istediğimiz kadar hayatımızda, Göz yumduğumuz kadar dürüst, Ve Sustuğumuz kadar DEĞERLİSİNİZ...!""</p>

<p>Bilesiniz ki Vakti gelende Cumhur gereğini yapar.</p>

<p>Bu devran böyle dönmez....</p>

<p>""'Evet; sen ben belki Sünni doğduk.</p>

<p>Komşumuzun başına bir hal geldi din mefumu gözetmeksizin derdi ile dertleşerek onda olduk.</p>

<p>Öteden beri bizlerle bir gibi yaşayan gayrimüslim komşumuz öldüğünde cenazesi için kilisede  acılarına ortak olduk...</p>

<p>Birçok vatandaşımızla aynı caddede ticaret yapan Yahudi dostlarımızla insani duygularımızı paylaştık.</p>

<p>Bu bizlerin mozaiğinin ne kadar sağlam bir göstergesi değil midir.?</p>

<p>Ulus devlet olurken Kürt kardeşlerimizle omuz omuza vuruşmadık mı?Kürtçe şarkılar söyleyip, halaylar çekip, zılgıtlar atmadık mı? .</p>

<p>Türkmen, Çerkes, Gürcü, Laz, Arnavut birçok etnik köken ve kimlikli kardeşlerimizle avazlarımız birbirine karışıp arşa yükselmedi mi?</p>

<p>Dünya ya seslenen  Hz. Mevlananın dediği gibi;</p>

<p>""Kim olursan ol, yine gel,  İster putperest,  ister mecusi ol yine gel"" diyen bir felsefenin sevdalısı olarak yaşamadık mı? Nedir? bu ayrıştırıcı, ötekileştirici dil ve üsluplar...</p>

<p>Kısaca bizler hep birlikte;</p>

<p>"" Aynı vardan var olmadık mı"" """Yaratılanı yaradandan ötürü sevmedik mi"""</p>

<p>O halde!!  birbirimize saygılı  insanlar olmayı neden? beceremiyoruz!!</p>

<p>Yapmayın efendiler yapmayın.!!!!  Cumhuru incitmeyin.......</p>

<p>Bir bardak suda fırtınalar kopartıp duruyorsunuz. Siyasetimiz bu kadar kirli olmamalı.</p>

<p>Kamuoyuna saygılarımla.  Sokaklarda sizden biri</p>

<p>                                                                                                                      Hulusi KAZANDERE</p>

<p>                                                                                                                     26.02.2026</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//cumhuru-incitiyorsunuz/728/</link>
<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Testosteron neden bu kadar popüler?</title>
<description><![CDATA[<p><strong>İngiltere’de testosteron reçeteleri son üç yılda yüzde 135 arttı. Uzmanlar, artan ilginin düşük libido sorununa çözüm olup olmadığı konusunda ikiye bölündü.</strong></p>

<p>İngiltere’de testosteron replasman tedavisine (TRT) yönelik ilgi son yıllarda hızla yükseldi. Resmi verilere göre testosteron reçeteleri 2021 ile 2024 yılları arasında yüzde 135 oranında arttı. Bu yükseliş, ülkede cinsel isteğin uzun süredir düşüş eğiliminde olduğu bir dönemde gerçekleşti.</p>

<p> </p>

<p><img alt="" src="/images/d_gaz.jpg" style="width: 670px; height: 465px;" /></p>

<h2 style="list-style-type:initial !important;">Cinsel istekte uzun vadeli düşüş</h2>

<p style="margin-left:1rem;list-style-type:initial !important;">Yapılan geniş kapsamlı araştırmalar, 1990’lardan bu yana İngiltere’de seks yapma sıklığının düzenli olarak azaldığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, dijitalleşme, stres artışı, depresyon, yalnızlık ve yaşam tarzı değişikliklerinin bu gerilemede etkili olabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<h2 style="list-style-type:initial !important;">Testosteron bir çözüm mü?</h2>

<p style="margin-left:1rem;list-style-type:initial !important;">Testosteron tedavisi kullanan bazı kişiler, enerji seviyelerinde artış, zihinsel berraklık ve cinsel isteğin geri gelmesi gibi olumlu etkiler yaşadıklarını dile getiriyor. Ancak herkes için sonuçlar aynı değil. Bazı kullanıcılar öfke, ruh hali değişimleri, aşırı cinsel uyarılma ve fiziksel yan etkilerden şikâyet ediyor.</p>

<h2 style="list-style-type:initial !important;">Uzmanlar uyarıyor: “Sihirli değnek değil”</h2>

<p style="margin-left:1rem;list-style-type:initial !important;">Hekimler, düşük testosteron seviyesinin libidoyu etkileyebileceğini kabul etmekle birlikte, hormon tedavisinin her birey için otomatik bir çözüm olmadığını vurguluyor. Uzmanlara göre testosteron, düşük cinsel isteğin nedenlerinden yalnızca biri ve tek başına yeterli olmayabiliyor.</p>

<h2 style="list-style-type:initial !important;">Özel klinikler tartışmanın odağında</h2>

<p style="margin-left:1rem;list-style-type:initial !important;">Bazı kamu hekimleri, özel kliniklerin testosteron tedavisini hızlı ve kolay bir çözüm gibi pazarlayarak ticari kazanç sağladığını savunuyor. Özel sektör ise kamu sisteminin ihtiyacı olan herkese ulaşamadığını ve bu boşluğu doldurduklarını öne sürüyor.</p>

<h2 style="list-style-type:initial !important;">Asıl mesele hormonun ötesinde</h2>

<p style="margin-left:1rem;list-style-type:initial !important;">Uzmanlara göre düşük libido; hormon seviyelerinin yanı sıra stres, ilişki sorunları, psikolojik durum ve yaşam tarzıyla birlikte ele alınmalı. Testosteron tedavisi bazı kişiler için faydalı olabiliyor ancak genel ve kesin bir çözüm olarak görülmemesi gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//testosteron-neden-bu-kadar-populer/727/</link>
<pubDate>Sat, 21 Feb 2026 22:52:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TERÖRLE ANLAŞMA OLMAZ, MÜCADELE OLUR.</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/BAYRAK%201.jpg" style="width: 640px; height: 359px;" /></p>

<p><strong>TERÖRLE ANLAŞMA OLMAZ, MÜCADELE OLUR. </strong></p>

<p>"""Gazi Meclis çatımız altında bulunan siyasi bir partinin kin ve nefret içeren Cumhuriyetimiz için akla ziyan taraflı olarak aziz milletimizin sinir uçlarına dokunan sözleri aynen şöyle:</p>

<p>""“Biz biliyoruz sizin derdiniz İslam'dır. Kürt meselesinin sebebi Kemalizm'dir. Çözümü de İslam'dadır.</p>

<p>Kemalizm zehirdir, biz bu zehri yutmayacağız.”"</p>

<p>Ey zavallı şahsiyet ben sizi Türk ve Türk'ler le ilgili kaynakları, tarihleri iyi okumaya ve irdelemeye davet ediyorum.</p>

<p>Ecdat tarihimize bakarsan Türk'ler ve tarihte kurulan Türk devletleri İslamın her daim sancaktarlığını yapmışlardır</p>

<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk 'te İslam dini daha fazla zarar görmesin diye Diyaneti tesis ederek laiklik ilkesini çerçevesinde</p>

<p>Din işinin ""Yaratanla yarattığı kulu arasında bir müessese olduğunu sağlamıştır.""</p>

<p>Bunu da ahlaken ve vicdanen olabileceğini teyit etmiş ona göre hukuk sistemi geliştirmiştir.</p>

<p>Sizler ise bu ülkeye geçmişte İslam’a zarar veren Müşriklerden ve Muaviye’ den daha fazla zarar veriyorsunuz ve vermeye de devam ediyorsunuz. Ama başaramayacaksınız. O kirli hevesleriniz kursağınızda kalacak.</p>

<p>İnanıyorum ki er geç sizlerde Cumhuriyet'in bekası için hak yola aslınıza rücu edeceksiniz.</p>

<p>Size Sayın vekil derken bile zul duyduğum için Anayasamız ve mevcut hukuk sistemimiz içerisinde Terörle mücadele çerçevesinde yer alan maddeler kapsamında Milletimizi hafife alıp kin ve nefret söylemleri sonucu kaos ortamına sebebiyet vermekten soruşturma açılmıyorsa, gereken yapılmıyorsa bir yurttaş olarak bana kimse bekadan söz etmesin.</p>

<p>Alın size alenen beka sorunu. Daha neyin delillerini toplayacaksınız her sözü bekamız için bir delil değil mi?</p>

<p>Millet olarak aklımızla alay ediliyor.  Biz inananları, vatan millet sevdalılarını Devletine küstürmeyin.</p>

<p>Sarf ettiği akla ziyan sözleri alenen tahrik ve tahkir içeren suçtur, milletim vebal altındadır.</p>

<p>Bu şahsiyet benim Gazi meclisimde bu şekilde teammüllere aykırı konuşamaz, konuşturulamaz.</p>

<p>Gazi Meclis İç Tüzükleri, Anayasa ve mevcut Hukuk sistemimiz buna müsaade etmez, etmemeli. </p>

<p>Bir yurttaş olarak birlik ve beraberliğimize dair sokaklardan endişe duyar olduk.</p>

<p>Efendiler; Bu ateş hepimizi yakar bilesiniz.</p>

<p>Kamuoyuna saygılarımla. 20.02.2026</p>

<p>Sokağın sesi, sokaklarda sizden biri.  Hulusi KAZANDERE</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//terorle-anlasma-olmaz-mucadele-olur/726/</link>
<pubDate>Sat, 21 Feb 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Akın Gürlek Bakanlık koltuğunda, CHP ne bekliyor?</title>
<description><![CDATA[<p>Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasının yankıları sürüyor. Medyascope’a konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci “Yılmaz Tunç, HSK Başkanı olarak Gürlek hakkında gerekli incelemeyi yapsaydı, bugün bunların hiçbiri olmazdı” dedi. Gürlek’in hakimlik ve başsavcılık görevlerindeyken yaptıklarının altını çizen Çiftci “Bu kişinin adil olması bekleniyor, ‘Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir’ cümlesinin altını dolduramayacağı çok açık, düşman hukuku besliyor” diye konuştu. Çiftci ayrıca uyuşturucu soruşturmasında adı geçen Furkan Torlak’ın Gürlek’in basın müşavirliğine atanmasını da “Bakan, açtığı soruşturmanın tarafı oldu” diye eleştirdi. </p>

<p>Gül Çiftci Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olmasını yorumladı</p>

<p>CHP Seçim ve Parti Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasını Medyascope’a değerlendirdi. Çiftci, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görevde olduğu bir buçuk yılda CHP’ye dönük yargı süreçlerinin odağında olan Gürlek’in Adalet Bakanlığı koltuğuna oturmasıyla ilgili “Bu kişinin adil olması bekleniyor ama düşman hukuku besliyor” dedi. </p>

<p>“Sicili hak ihlalleriyle dolu”</p>

<p>Çiftci “Akın Gürlek’in hak ihlalleriyle, adil yargılanma hakkının engellenmesiyle, doğal hakim ilkesinin yok sayılmasıyla dolu bir sicili var” diyerek Selçuk Kozağaçlı, Canan Kaftancıoğlu, Enis Berberoğlu gibi çeşitli davalarda verdiği kararları hatırlattı. Çiftci şöyle devam etti:</p>

<p>“Türkiye’de adaletin ve hukuk devletinin üstünlüğüne inanan insanların görmek istemediği tabloyla dolu geçmişi. Son olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yapmış olduğu operasyonda da aynı şeyi gördük. ‘Kuyumcu hassasiyetiyle çalışıyoruz’ dediği halde, somut bir delile dayanmayan, tamamen kurgunun itirafçı-iftiracı üzerine kurgulandığı, yine adil yargılanma hakkının yok sayıldığı, uzun tutukluluk sürelerine başvurulduğu gibi sıkıntılı bir geçmişi var en nihayetinde.”</p>

<p> “Zulmünü ne kadar arttırabilir ki?”</p>

<p>Gürlek’in atanmasıyla birlikte nelerin değişeceği ve CHP’nin yeni süreçten ne beklediği sorusuna Çiftci şöyle yanıt verdi: </p>

<p>“Biz hep ‘Bu davalar siyasi’ diyorduk. Aslında bu davaların siyasi olduğu, Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olmasıyla tescillenmiş oldu. Şimdi haliyle ‘Adalet Bakanlığı koltuğunda oturan kişinin bu anlayışı, hukuka bu bakışı bütün Türkiye’ye sirayet eder mi? Bu bakışın temsilcileri bütün Türkiye’deki başsavcılık, vekillik, hakimlik makamlarına oturur mu’ diye Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yaşayan her yurttaşın bir kaygısı var. Buradan sonra ne yapabilir? Zulmünü ne kadar arttırabilir ki ne yapabilir? Öyle görmek lazım.” </p>

<p>Gürlek’in Meclis’teki yemin töreninde yaşananlara değinen Çiftci “Adalet Bakanı olarak tercih edilip Meclis’te milletvekillerinin koruma kalkanı içerisinde yemin etmek… Ben olsam istifa ederdim. Böyle bir yemin etme usulünün Adalet Bakanlığı makamına yakışmayacağı çok aşikar” diye konuştu. </p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>“Düşman hukuku besliyor”</strong></span></p>

<p>Gürlek’in hakimlik ve başsavcılık görevlerindeyken yaptıklarının altını çizen Çiftci “Bu kişinin adil olması bekleniyor. Bu kişinin ‘Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir’ cümlesinin altının doldurmasını bekliyoruz. Dolduramayacağı çok açık. Bir düşman hukuku besliyor bu kişi” dedi. </p>

<p>CHP’nin 2023 kurultayına dönük mutlak butlan tartışmalarının yeniden alevlenebileceği ve partinin kurumsal kimliğinin tehdit altında olacağı yorumlarına ilişkin Çiftci şunları söyledi:</p>

<p>“Elbette biz hala hakim savcıların olduğuna; Türkiye’de hukuk insanı kimliğiyle, hakkaniyetle karar verecek insanların olduğuna inanıyoruz. İnanmaya da devam edeceğiz. Çünkü bu insanların hepsine hükmedemezler. Hakim savcı olmuş herkesi kontrol altına alamayacakları gibi, onlara da ‘Şu hükmü kurun’ diyemeyeceklerini değerlendiriyoruz. Genel Başkan orada çok güzel söyledi: ‘Zulümleri artsın ki gidişleri hızlansın.’ Daha ne kadar zulmedebilir? Öyle bakıyorum ben konuya.”</p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>“Eski bakanın yapmadığını yenisi de yapmayacak”</strong></span></p>

<p>Yılmaz Tunç’un da bakanlığı döneminde AYM, AİHM kararlarının tanınmaması, HSK’ya yapılan başvuruların dikkate alınmadığı örnekler üzerine “Yılmaz Tunç’tan daha kötü ne olabilir” sorusunu Çiftci şöyle yanıtladı:</p>

<p>“‘Tunç’tan daha kötü ne olabilir’ cümlesini kuramam. Eğer Yılmaz Tunç zamanında görevini layıkıyla yapmış olsaydı, ülkede olan bütün haksızlıklara, hukuksuzluklara ‘Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir’ deyip geçmeseydi, hukuk devletinin gereğini yapsaydı, Adalet Bakanı olmanın gereğini yapmış olsaydı, bugün belki adalete olan güven endeksi sıfırlara düşmüş olmazdı. Dolayısıyla Yılmaz Tunç’un yapmadığını, şimdiki yeni bakanın da yapmayacağına biz adımız kadar eminiz. </p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>“Gürlek’ten hukukun üstünlüğünü sağlayacağı beklentisi yok”</strong></span></p>

<p>İktidarı korumak için ülkenin uçuruma sürüklendiğini ifade eden Çiftci; hizmetin halka değil, bir azınlığa yapıldığına dikkat çekti. Çiftci, hukukla siyasetin iç içe olduğunu “Kişi artık kendine avukat seçerken bile ‘Hükümete yakın mı, değil mi’ diye bir ayrıma gidiyor. ‘İyi bir hukukçu mu’ diye düşünmüyor. O yüzden Akın Gürlek’ten de zaten Türkiye Cumhuriyeti hukuk devletini koruyacağına, hukukun üstünlüğünü sağlayacağına ilişkin bir beklenti kimsede yok” diye konuştu. </p>

<p>Gül Çiftci Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olmasını yorumladı</p>

<p>“Yılmaz Tunç, Gürlek hakkında gerekli incelemeleri yapsaydı…”</p>

<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, iktidar içinden bir grubun Gürlek’in Adalet Bakanı olmasını engellemek için belgeleri kendilerine sızdırdığını söyleyerek Akın Gürlek hakkındaki iddiaları gündeme getirmişti. CHP bu iddialarla ilgili suç duyurusunda da bulundu. </p>

<p>Konuyla ilgili CHP’li Çiftci “Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olma arzusunu elbette biliyorduk ve bize bir sürü belge geliyordu. Biz o belgeleri Türkiye’nin birinci partisi olma sorumluluğu çerçevesinde ilgili yerlere ulaştırdık, suç duyurularını yaptık. İşte o gün Yılmaz Tunç, HSK Başkanı olarak gerekli incelemeyi yapsaydı, yaptırımı demiyorum bakın, gerekli incelemeyi yapmış olsaydı bugün bunların hiçbiri olmazdı” değerlendirmesini yaptı. </p>

<p>“Meclis’teki görüntülerin sebebi Akın Gürlek taraflılığı”</p>

<p>Gürlek’in bakanlığa atanmasının Anayasa’ya aykır olduğunu savunan CHP’liler dün Meclis’teki yemin töreni sırasında kürsüyü işgal etmek istedi ancak AKP’li milletvekilleri Gürlek’e etten duvar ördü. Yumrukların konuştuğu tören için Çiftci şunları söyledi:</p>

<p>“Dün Meclis’te yaşanan görüntüler Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yakışır bir görüntü değildi. O görüntülerin bir tek sebebi var: Akın Gürlek’in taraflılığı. Akın Gürlek hep taraftı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iken de taraftı, bugün de taraf. Ama tarafı hukuk devleti değil, maalesef Cumhurbaşkanı’nın tarafı.”</p>

<p>Torlak’ın basın müşavirliği: “Bakan açtığı soruşturmanın tarafı oldu”</p>

<p>Uyuşturucu soruşturmasında adı geçen ve İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörlüğü görevinden istifa eden Furkan Torlak’ın Akın Gürlek’in basın müşaviri olmasıyla ilgili ise Çiftci “masumiyet karinesi” vurgusu yaptı. Soruşturmada adı geçtiği için Torlak’ın suçlu ilan edilemeyeceğini belirten Çiftci dikkat çeken bir şerh düştü:</p>

<p>“Ama siz kendi yaptığınız soruşturmada, sizin şüpheli hale getirdiğiniz bir kişiyi aklanmadan kendinize basın müşaviri yapamazsınız. Adalet Bakanı olarak bunu hiç yapamazsınız. Siz bir soruşturmanın amirisiniz, o soruşturmayı açacaksınız, yakalama ve gözaltına alma kararına imza atacaksınız. Soruşturmada şüpheli sıfatıyla ifadesini aldığınız kişi masumiyeti ispatlandığı zaman böyle önemli bir mevkiye getirilebilir. Ama masumiyeti ispatlanana kadar da Adalet Bakanı’nın basın müşaviri olamaz. Olmamalıdır da. Siz tarafsızlığınızı yitirirsiniz. O soruşturma hala açık. Nasıl tarafsız yapılacak o soruşturma? Şimdi o soruşturmanın tarafı oldu Sayın Bakan. Olmaması gereken her iş, maalesef Sayın Bakan tarafından yapılıyor.”</p>

<p><span style="font-size:24px;"><strong>Göreve olaylı başladı</strong></span></p>

<p>Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yemin ederek bakanlık görevlerine başlayacağı Meclis Genel Kurulu’nda yumruklar konuştu. </p>

<p>CHP Grup Başkanvekili Murat Emir “Gürlek’in başsavcılık görevi devam etmektedir. Yemin etmesi mümkün değildir” dedi. Anayasa’ya göre, hakimler ve savcıların görevlerinden istifa etmedikleri sürece siyasi bir görev yapamayacağını ifade eden Emir, Adalet Bakanlığı’nın da siyasi bir görev olduğuna ve Gürlek’in görevden alındığı veya istifa ettiğine dair bir beyanı olmadığına dikkat çekti.</p>

<p>Yemin için bakanlar kürsüye çağrıldığında CHP kürsüyü işgal etmek istedi, AKP’liler hızlı davranarak kürsünün etrafını çevirdi. Tansiyon yükseldi, yumruklu kavga başladı. Mustafa Çiftçi ve Akın Gürlek, yumruklar ve AKP’li milletvekillerinin kurduğu etten duvar arasında yemin etti.</p>

<p>CHP lideri Özel de Adalar mitinginde Gürlek’in bakanlığa atanmasının, CHP’ye ve İBB’ye dönük davaların siyasi olduğunu doğruladığını vurguladı. Özel, “Koltuğun taşımaya utandığı bir Adalet Bakanı’nı bu milletin sırtına yük edemezsiniz. Böyle birisi adaletin başına geldiyse, artık bu iktidarın da sonu gelmiştir” dedi. </p>

<p> </p>

<p>https://medyascope.tv/2026/02/12/gul-ciftci-akin-gurlekin-bakan-olmasini-yorumladi/</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//akin-gurlek-bakanlik-koltugunda-chp-ne-bekliyor/725/</link>
<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 20:32:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>SÖZ KONUSU VATANIN BEKA MESELESİ İSE NEDEN MİLLİ MUTABAKAT SAĞLANAMAZ!!!!</title>
<description><![CDATA[<p> </p>

<p><img alt="" src="/images/Bolunmeye-Ceyrek-Kala-Engin-Alan_33316_1.jpg" style="width: 500px; height: 500px;" /></p>

<p>SÖZ KONUSU VATANIN BEKA MESELESİ İSE NEDEN MİLLİ MUTABAKAT SAĞLANAMAZ!!!!</p>

<p>Yerli yersiz yetkili yetkisiz artık  “Beka Meselesi” deyip durmayın efendiler.</p>

<p>Sınırımız tam bir cadı kazanı. Buranın bekası bu ülkenin geleceğine ve yarınlarına daha iyi bakabilmesi ile çok yakından ilgilidir. Değişen dünya konjöktöründe ülke olarak haklı yerimizi alabilmeniz için siyasi üretim ve manevralarımız çok önemlidir. Bu nedenle tüm siyasi otoriterlerimizle, gerek ekonomik lokomotiflerimizle,  gerekse idari yöneticilerimizle bir ve beraber olmalıyız.</p>

<p>Yurdumuzun geleceği ve bekası için verdiğimiz şehitlerimize ve tabi afetler sonucu kaybettiğimiz yurttaşlarımızın acıları yüreklerimizde daha tap tazedir.</p>

<p>Bağrımız yangın yeridir. Hepsine Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun. Rabbim yaralılarımıza ve gazilerimize ise acil şifalar versin.</p>

<p>Bu kadar çalkantılı ve at izinin it izine karıştığı bir süreçte en güçlü olmamız gereken zamanda; siyasetimiz başlı başına tahammülsüzlükler üzerine beyanlarla dolu. Yalan riya diz boyu. Hiç biri diğerine ilkeli ve yurttaşlarına karşı sorumlu değil. Varsa yoksa partisinin bekası ve ikballeri. Aslında bir yerde BEKA siyasetimiz de sağlanmalı ama maalesef olmuyor.</p>

<p>Unutmayın ki; bu ülke söz konusu vatan, bayrak, toprak, hak, hukuk ve adalet olunca liderlerine güç vererek ölüme koşa koşa giden çarıklılarla on beşliler le kuruldu.</p>

<p>Korkmayın efendiler bu Necip Millet küllerinden yeniden doğar. Yeter ki sizler bizlere doğruları söyleyin.</p>

<p>Aksi takdirde Beka sorunu sizlerin sırtına yapışacaktır.</p>

<p>Kamuoyuna saygılarımla.</p>

<p>11.02.2026</p>

<p>Sokaklarda sizden biri</p>

<p>Hulusi Kazandere.</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//soz-konusu-vatanin-beka-meselesi-ise-neden-milli-mutabakat-saglanamaz/724/</link>
<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>“Kullanma süresi bittikten sonra bye-bye.”</title>
<description><![CDATA[<p style="box-sizing: border-box; margin-bottom: 2rem; margin-top: 0px; color: rgb(33, 37, 41); font-family: Roboto, -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, Arial, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, sans-serif; font-size: 19.2px;"><span style="box-sizing: border-box; font-weight: bolder;">“Kullanma süresi bittikten sonra bye-bye.”</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-bottom: 2rem; margin-top: 0px; color: rgb(33, 37, 41); font-family: Roboto, -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, Arial, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, sans-serif; font-size: 19.2px;">Onun için ısrarla yazıp durduk, 2024 Ekim’inde Meclis açılışında Devlet Bahçeli’nin DEM sıralarına el uzatmasıyla başlayan sürecin Cumhur İttifakı ile DEM arasında önceden kurgulanmış bir senaryo olduğunu.</p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-bottom: 2rem; margin-top: 0px; color: rgb(33, 37, 41); font-family: Roboto, -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, Arial, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, sans-serif; font-size: 19.2px;">Onun için dedik ki, Cumhur’un derdi DEM’in desteğiyle Erdoğan’ı yeniden cumhurbaşkanı adayı yapmak, DEM’in derdi de Öcalan’a özgürlük sonrasında bağımsız Kürdistan hesapları diye.</p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-bottom: 2rem; margin-top: 0px; color: rgb(33, 37, 41); font-family: Roboto, -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, Arial, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, sans-serif; font-size: 19.2px;">Onun için sorduk, <span style="box-sizing: border-box; font-weight: bolder;">“Bu ülke ve insanlarının asıl ihtiyacı demokrasi. Halkın iradesine darbe yapılıp seçilmişler içeri atılırken, AİHM kararlarına rağmen Selahattin Demirtaş, Figen Yüksedağ, Osman Kavala ve yüzlerce insan hapiste tutulurken, başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere CHP’li siyasetçilere karşı şeytanın bile aklına gelmeyecek yöntemler devreye sokulurken, cezaevlerinde ölüme mahkum edilirlerken, beraatlerine rağmen yerlerine kayyum atanmış belediye başkanları görevlerine iade edilmezken, nasıl olacak bu çözüm süreci?”</span> diye.</p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-bottom: 2rem; margin-top: 0px; color: rgb(33, 37, 41); font-family: Roboto, -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, Arial, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, sans-serif; font-size: 19.2px;">Demokrasi için, temel insan hakları ve özgürlükler için, adalet için, hak ve hukuk için, eşit gelir dağılımı için, bir arada huzur ve refah içinde kardeşçe yaşamak için mücadele etmek yerine, geçmişten ders çıkarmayıp hala neden <span style="box-sizing: border-box; font-weight: bolder;">“ABD ve iş birlikçilerinin çöp tenekesine basket olmak, yedekte tutulmaya razı olmak”</span> tercih edilir, anlamak mümkün değil.</p>

<h1 class="name" style="box-sizing: border-box; margin: 0px; font-size: 2rem; text-shadow: rgba(0, 0, 0, 0.5) 2px 2px 2px; color: rgb(255, 255, 255); font-family: Roboto, -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, Arial, &quot;Noto Sans&quot;, &quot;Liberation Sans&quot;, sans-serif;"><a href="https://halktv.com.tr/makale/barzaniye-vermedigini-abdiye-mi-verecekti-1002847">Uğur Ergan'ın Yazısı</a></h1>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//kullanma-suresi-bittikten-sonra-bye-bye/723/</link>
<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 23:50:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Biraz izan biraz gazetecilik lütfen!</title>
<description><![CDATA[<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 20px; font-family: Roboto, Arial, sans-serif; font-size: 18px; font-variant-ligatures: none;">Tahliye olduktan sonra siyasi gündeme dair haber ve yorum yapmayacağını söyleyen <span style="box-sizing: border-box; font-weight: 700;">Fatih Altaylı</span>, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline" style="box-sizing: border-box;">Sözcü</span>'de yayımlanan bir içeriğin <em style="box-sizing: border-box;">"yeniymiş gibi" </em>servis edilmesine sitem etti. Altaylı, yaklaşık iki yıl önce yazdığı bir köşe yazısından alıntıların <em style="box-sizing: border-box;">"dün yazılmış gibi yayımlandığını"</em> belirterek,<em style="box-sizing: border-box;"> "Uyarım üzerine kaldırdılar ama onlarca internet haber sitesi oradan alıp kullanmış. Biraz izan biraz gazetecilik lütfen!"</em> dedi.</p>

<p style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 20px; font-family: Roboto, Arial, sans-serif; font-size: 18px; font-variant-ligatures: none;"><img alt="" src="/images/fatih.jpg" style="width: 800px; height: 450px;" /></p>

<p data-end="838" data-kiosked-context-name="kskdUIContext_01kh1xmd7h7fp3xczszd4qefmc" data-start="550" kioskedhash_production="12280_83d4a8451d8e15baa0b2312364e021d2" style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 20px; font-family: Roboto, Arial, sans-serif; font-size: 18px; font-variant-ligatures: none;">Cezaevindeyken yaptığı açıklamayla özellikle siyasi gündeme dair haberler ve yorumlar yapmayacağını duyuran <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline" style="box-sizing: border-box;">Fatih Altaylı</span>, günler sonra bu kez <span style="box-sizing: border-box; font-weight: 700;">Narin Güran</span> cinayetine ilişkin paylaşılan bir içerik nedeniyle yeniden gündeme geldi.</p>

<p data-end="1267" data-start="840" style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 20px; font-family: Roboto, Arial, sans-serif; font-size: 18px; font-variant-ligatures: none;">Altaylı, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline" style="box-sizing: border-box;">Sözcü</span>'de <em style="box-sizing: border-box;">"Gazeteci Fatih Altaylı, AKP Diyarbakır Milletvekili <span style="box-sizing: border-box; font-weight: 700;"><span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline" style="box-sizing: border-box;"><span class="whitespace-normal" style="box-sizing: border-box;">Galip Ensarioğlu</span></span></span>'nun <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline" style="box-sizing: border-box;"><span class="whitespace-normal" style="box-sizing: border-box;">Narin Güran</span></span> cinayetine ilişkin sözlerine tepki gösterdi. Altaylı, ‘Savcılar neden Ensarioğlu'nun ifadesine başvurmuyor?' dedi" </em>ifadeleriyle yayımlanan haberin, kendisine ait <em style="box-sizing: border-box;">"neredeyse iki yıl geçmiş bir köşe yazısından"</em> alındığını söyledi.</p>

<h3 data-end="1320" data-start="1269" style="box-sizing: border-box; font-family: &quot;Roboto Slab&quot;, Arial, sans-serif; line-height: 1.1; margin-top: 20px; margin-bottom: 10px; font-size: 24px; font-variant-ligatures: none;">"Sanki dün yazmışım gibi alıntılayıp kullanmış"</h3>

<p data-end="1490" data-start="1321" style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 20px; font-family: Roboto, Arial, sans-serif; font-size: 18px; font-variant-ligatures: none;">Altaylı, sosyal medyada paylaşım yapma niyeti olmadığını ancak "mecbur kaldığını" belirterek, eski yazının yeniymiş gibi dolaşıma sokulmasına şu sözlerle tepki gösterdi:</p>

<p data-end="1922" data-start="1492" style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 20px; font-family: Roboto, Arial, sans-serif; font-size: 18px; font-variant-ligatures: none; padding-left: 40px;"><em style="box-sizing: border-box;">"Sosyal medyadan bir paylaşım yapma niyetim yoktu ama mecbur kaldım. 7 ayı Aşkın bir süredir köşemde bir şey yazmıyorum. Ancak Sözcü internet sitesi neredeyse 2 yıl kadar önce yazdığım bir yazıyı sanki dün yazmışım gibi alıntılayıp kullanmış. Uyarım üzerine kaldırdılar. Ama onlarca internet haber sitesi ordan alıp kullanmış. Arkadaşlar ayıptır. Yeni zannettiğimiz o yazı neredeyse 2 yıllık. Biraz izan biraz gazetecilik lütfen."</em></p>

<h3 data-end="1965" data-start="1924" style="box-sizing: border-box; font-family: &quot;Roboto Slab&quot;, Arial, sans-serif; line-height: 1.1; margin-top: 20px; margin-bottom: 10px; font-size: 24px; font-variant-ligatures: none;">Eski yazı "bugünkü yazı" gibi sunuldu</h3>

<p data-end="2200" data-start="1966" style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 20px; font-family: Roboto, Arial, sans-serif; font-size: 18px; font-variant-ligatures: none;">Altaylı'nın tepkisine konu olan içerikte, <span class="hover:entity-accent entity-underline inline cursor-pointer align-baseline" style="box-sizing: border-box;">Galip Ensarioğlu</span>'nun 2024 tarihli açıklamasına yanıt veriyormuş gibi bir çerçeve kurulduğunu belirten Altaylı, yazısının "bugünkü yazı" gibi servis edilmesine itiraz etti.</p>

<p data-end="2575" data-kiosked-context-name="kskdUIContext_01kh1xmd7h7fp3xczszd4qefmc" data-start="2202" kioskedhash_production="12280_bfb4be5707825b6bc0d65a394dcb912e" style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 20px; font-family: Roboto, Arial, sans-serif; font-size: 18px; font-variant-ligatures: none;">Söz konusu içerikte, Ensarioğlu'nun cinayete ilişkin sözleri üzerinden Altaylı'nın <em style="box-sizing: border-box;">"Savcılar neden Ensarioğlu'nun ifadesine başvurmuyor?"</em> ifadesine yer verildi. Altaylı'nın yazısından aktarılan bölümlerde de <em style="box-sizing: border-box;">"İfadesine başvurulan onlarca kişi arasında hâlâ adı yok"</em> ve <em style="box-sizing: border-box;">"Acaba bir savcı da çıkıp, bir ifadenizi alabilir miyiz demiyor, diyemiyor. Belli ki, yargı iktidarın gölgesinden bile korkuyor."</em> gibi cümleler öne çıkarıldı.</p>

<p data-end="2575" data-kiosked-context-name="kskdUIContext_01kh1xmd7h7fp3xczszd4qefmc" data-start="2202" kioskedhash_production="12280_bfb4be5707825b6bc0d65a394dcb912e" style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 20px; font-family: Roboto, Arial, sans-serif; font-size: 18px; font-variant-ligatures: none;">t24</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//biraz-izan-biraz-gazetecilik-lutfen/722/</link>
<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 22:22:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title> AYDIN’A HİZMET, AYDIN’LIYA HİZMET OLMALIYDI!!!!</title>
<description><![CDATA[<p><strong>             <img alt="" src="/images/aydin-sehir-hastanesi-tabelasi-asildi-geri-sayim-basladi-1.jpg" style="width: 640px; height: 427px;" /></strong></p>

<p><strong>             </strong><strong>AYDIN’A HİZMET, AYDIN’LIYA HİZMET OLMALIYDI!!!!</strong></p>

<p><strong>              Aydın’a hizmet, Aydın’lıya hizmet olmalıydı. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığını üç dört dönemdir yöneten Sayın Özlem Çerçioğlu’nun suç dosyalarının AKP’ ye geçişi ile ört bas edildiği bir süreç yaşamaktayız. Bu süreçte Sayın Özlem Çerçioğlu’nun CHP’li Belediye Başkanlığını yürüttüğü uzun yıllardır Aydın’a hizmet getirmeyen ve bunu çok açık bir şekilde ifade eden AKMHP iktidarı, Çerçioğlu’nun AKP’ye geçişi ile başlayan yatırım projeleri hiç de Aydın halkına hizmet anlamına gelmiyor. Zira suç dosyalarının tehdit unsuru olarak kullanıldığı ve bu dosyalarından kurtulmak için AKP’ye geçiş yapan Çerçioğlu’nun dosyaları silinmedi, sadece şimdilik rafa kaldırıldı. Ancak; her zaman AKP iktidarının tehdit unsuru olarak bu dosyaları kullanabileceği, bu nedenle Sayın Çerçioğlu’nu gözetim altında tuttuğu aşikar olup, basın ve medyada gündemde tutulmaktadır. Aziz İhsan Aktaş ile ilgili bağlantılı ihale yolsuzlukları gibi!!! Uzun zamandır yılan hikayesine dönen Aydın Şehir Hastanesinin tamamlanması da dahil, Aydın’a yapılması planlanan yatırım projelerinde Aydın’a hizmet ön planda tutulsa da Aydın halkı ikinci planda tutulmuş ve Aydın’ lı ya hizmetten öte yandaş şirketler ön planda tutulduğu aşikardır. Aydın’da Şehir Hastanesinin açılmasıyla şehir merkezinde mevcut kamu hastanelerinin Şehir Hastanesine taşınma süreci Aydın halkına zaman ve mesafe açısından zora sokmaktan başka bir işe yaramamaktadır. Aydın şehir merkezinde bulunan Aydın Devlet Hastanesi ile Atatürk Devlet Hastanesi şehir merkezinde halkın kolay hizmet alabildiği, bu yönü ile Aydın halkının Aydın’da gönül rahatlığı ile yaşayabildiği bir şehir niteliğini taşıdığı bir yer olarak zihinlerde yer almaktadır. Oysa; ilk etapta Doğum ve Çocuk Hastanesinin taşınması, ardından da diğer kamu hastanelerinin ünitelerinin bir bir Şehir Hastanesine taşınma sürecine başlamasıyla ulaşım ve kolay hizmet almak Aydın halkının büyük sorunları olarak gündemde yerini almıştır. Aydın halkının Aydın’da yaşamayı tercih etmesinde en büyük tercih sebebi çeşitli hizmetleri çok kolay ulaşabilmesi, bunların başında yaşlı ve ekonomik güçlük içindeki asgari ücretli ve ekonomik çıkmazdaki ailelerin sağlık hizmetini şehir merkezinde yürüyerek ulaşabilmesi, yol ücreti ve zamandan tasarruf etmesine imkan sağlamaktaydı. Evet; Aydın Şehir Hastanesinin Aydın halkına kazandırılması Aydın halkı tarafından takdirle karşılansa da halk, hastanelerin şehir merkezindeki poliklinik hizmetlerinin devam etmesinden yanadır. Şehir Hastanesinin açılmasıyla diğer kamu hastanelerinde geçici olarak ameliyatların ve diğer hizmetlerin aksaması Aydın halkını çaresiz bırakmakta ve kaosa yol açmaktadır. Bu nedenledir ki Aydın’a hizmet amacıyla açılan Şehir Hastanesi ve diğer yatırımlar Aydın halkına hizmetten öte zorluğa yol açmaktadır. </strong></p>

<p><strong><img alt="" src="/images/aydin-devlet-hastanesi-1.jpg" style="width: 320px; height: 296px;" /><img alt="" src="/images/OIP-1.jpg" style="width: 320px; height: 213px;" /></strong></p>

<p><strong>         Yetkililerin ve Aydın’a hizmet ve çalışma için seçilen başta iktidar olmak üzere tüm partilerin Milletvekilleri ve diğer yetkililerin bu konuda halka hizmette kolaylığın ön planda yer aldığı, başta sağlık olmak üzere tüm hizmetlerde şehir merkezinde halkın kolay ulaşabildiği çalışmaları acilen sağlamaları esas olmalıdır. Bu konuda iktidarın Aydın’a hizmet için yaptığı çalışmalarda Aydın’lıya kolay ulaşılabilir hizmet konusunda çalışmalarını yürütmeleri mutlak olmalıdır. Sadece birilerini değil, tüm Aydın halkına hizmeti ön planda tutmak iktidarın ve yerel yönetimin esas konusu olduğu unutulmamalıdır.  09.02.2026</strong></p>

<p><strong>                                                                                                                                                                                                                                                       Saygılarımla</strong></p>

<p><strong>                                                                                                                                                                                                                                                       Kamil Süren</strong></p>

<p><strong>                                                                                                                                                                                                                                                      HALKIN SESİ</strong></p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//aydin-a-hizmet-aydin-liya-hizmet-olmaliydi/721/</link>
<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>PKK İLE ANLAŞMA BU ÜLKEYİ BÖLEMEYECEKTİR.</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/ter%C3%B6r%20seviciler.jpg" style="width: 600px; height: 500px;" /></p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>PKK İLE ANLAŞMA BU ÜLKEYİ BÖLEMEYECEKTİR.</strong></span></p>

<p>PKK’YA EVET DEMEK BU VATANA İHANET, BU UĞURDA ÖLEN ŞEHİDİME SAYGISIZLIK YURDUMUN SINIRLARINI, MEŞRU YAPIMIZI, CUMHURİYETİMİZİ, TEMEL DEĞERLERİMİZİ, EN ÖNEMLİSI ANAYASAMIZI YOK SAYMAKTIR.</p>

<p>BUYRUN BU İLLEGAL YAPIYI BİZE MEŞRU GİBİ SUNAN ŞAHSİYETLER KORO HALİNDE NELER DEMİŞLER!!!! BİLİN İSTEDİM.</p>

<p>HAFIZA BEŞER, KALEM UNUTMUYOR EFENDİLER!!!! DİL NE SÖYLERSE GÖNÜL ONU İSTER.</p>

<p>UNUTMAYIN Kİ SİZLER NE KADAR PKK SEVDALISI OLURSANIZ OLUN, BİZLERDE O KADAR DİN VATAN BAYRAK  MANEVİYAT İLE GERÇEK DEVLET OLMA DEĞERLERİNDE BİR VE BERABER OLAN KARDEŞÇE YAŞAYAN KANDİL’DEN, KOBANİ’DEN İMRALI’DAN TALİMAT ALMAYAN TÜRK VE KÜRT KARDEŞLİĞİMİZİN SEVDALISIYIZ ...</p>

<p>NE KADAR UĞRAŞIRSANIZ UĞRAŞIN, SİZLERE;  BOP PROJESI İLE SEVR-İ YAŞATMAYACAĞIZ. .....</p>

<p>KURUCU BANIMIZ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN İŞARET ETTİĞİ ÇAĞDAŞ MEDENİYETLER SEVİYESİNE HEP BİRLİKTE SİZLER OLMADAN ULAŞACAĞIZ.</p>

<p>ESASEN, SİZLER BU SÖZ VE SÖYLEMLERİNİZLE BU ELİ KANLI ÖRGÜTÜ MUHATAP ALIP, AZİZ MİLLETİMİZİ YOK SAYIYORSUNUZ. BİZLER İÇİN BEKA SORUNU OLUYORSUNUZ.</p>

<p>BAŞARAMAYACAKSINIZ. UNUTMAYIN Kİ BİZLER DE BU KARDEŞLİK RUHU VAR OLDUKÇA</p>

<p>OSLO, HABUR, DİYARBAKIR SERÜVENİNİZ KURSAĞINIZDA KALACAKTIR.</p>

<p>“PKK ile görüştüğümüzü iddia edenler şerefsizdir” dedikten sonra, “tabii görüşülüyor, MİT müsteşarımızı Oslo'ya gönderen benim, İmralı'ya gönderen benim” diyen kim? Asrın liderimiz.</p>

<p>“Öcalan'ın düşünceleri bizim de düşüncelerimiz” diyen, “Öcalan'la direkt diyaloğumuz var” diyen, “Kandil'le de direkt görüşülmesini arzuluyorum” diyen kim? Başbakan yardımcısı Beşir Atalay.</p>

<p>“Görüşmeler aracı ülkelerle yapılıyordu, aracıları aradan çıkardık, Ak Parti kendisi görüşüyor” diyen kim? AKP'nin içişleri bakanı Efkan Ala.</p>

<p>“Sayın Öcalan demeyi, posterini taşımayı, PKK bayrağı açmayı suç olmaktan biz çıkardık, cezalarını erteledik” diyen kim? Bülent Arınç… “Abdullah Öcalan oruç tutardı, camiye giderdi, namazında niyazında çocuktu, kandırıldı, kurban edildi” diyen kim? Gene Bülent Arınç.</p>

<p>“PKK'ya katılan çocuklar benim canım ciğerim” diyen kim? AKP milletvekili Cuma İçten.</p>

<p>“Yerel yönetimlerin güçlendirildiği bir modelde PKK seçime girsin ve seçilsin, Öcalan şanstır” diyen kim? AKP milletvekili Galip Ensarioğlu.</p>

<p>“Öcalan, Türkiye'nin reel politiğini sağlıklı değerlendiriyor, yaklaşımı pozitif” diyen kim? AKP'nin adalet bakanı Sadullah Ergin.</p>

<p>“Abdullah Öcalan kadar ilkeli olun” diyen kim? AKP'nin spor bakan yardımcısı Abdurrahim Boynukalın.</p>

<p>“Öcalan Türkiye'nin önünü açıyor” diyen kim? Asrın liderimizin danışmanı Yiğit Bulut.</p>

<p>“Türk yoktur” diyen, “Öcalan geleceği iyi okuyor” diyen kim? AKP genel başkan yardımcısı Yasin Aktay.</p>

<p>“Öcalan demokrasiye katkı sağlıyor” diyen, “bağımsız Kürdistan için silah kullanabilirsiniz” diyen kim? AKP milletvekili Mehmet Metiner.</p>

<p>“Öcalan'ın olayları okuma kabiliyeti var, tecrübesi var, düşünceli ve hassasiyet sahibi” diye öve öve bitiremeyen, “Öcalan kendisi için bir şey istemiyor” diyen kim? Başbakan yardımcısı Yalçın Akdoğan.</p>

<p>“PKK terör örgütü değildir, kendi topraklarında politik harekettir” diyen kim? AKP milletvekili Orhan Miroğlu.</p>

<p>“Yolda gördüğüm çobanla konuştum, çözüm süreci sayesinde hayvanlarının yüzünün güldüğünü söyledi, çözüm sürecini hayvanlar bile anlamış ama bazı insanlar anlamıyor” diyen kim? AKP milletvekili Ahmet Gündoğdu.</p>

<p>“Öcalan nadir insanlardan birisi, çok prestijli, karizmatik, gerçekten bir rehber ve lider” diyen kim? AKP'nin akil’ i Etyen Mahçupyan.</p>

<p> “Bakın ben garanti veriyorum, ülke bölünmeyecek, bölünme olduğu zaman gelin benim yakama yapışın” diyen kim? AKP'nin akili Can Paker.</p>

<p>“Ulus devlet bizim başımızda Allah'ın belasıdır, Türk üst kimliği bölücüdür, Öcalan'ın eli rahatlatılmalı.</p>

<p>Ne acı ki yukarıdaki sözler, en yetkin ağızlarca tüm teamüller yerle yeksan edilerek söylendi ve söylenmeye de devam ediliyor.</p>

<p>Varsın söylensinler.</p>

<p>Bu necip milletin feraseti, inancı bu sözleri sarf edenlere er geç cevabını en meşru yollardan verecektir.</p>

<p>Ne Mutlu Türk'üm Diyene</p>

<p>Sokaklarda sizden biri.</p>

<p>08.02.2026</p>

<p>Hulusi Kazandere</p>

<p>Em. Astsb.</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//pkk-ile-anlasma-bu-ulkeyi-bolemeyecektir/720/</link>
<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>AYDIN SİYASETİNDE BEKLENEN DEĞİŞİMLERİN YAŞANMAKTA OLDUĞU BİR GÜNE MERHABA!!!</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/AHMET%20ERT%C3%9CRK%20%C4%B0ST%C4%B0FA.jpg" style="width: 640px; height: 360px;" /></p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>AYDIN SİYASETİNDE BEKLENEN DEĞİŞİMLERİN YAŞANMAKTA OLDUĞU BİR GÜNE MERHABA!!!</strong></span></p>

<p>               Aydın siyasetinde son günlerde değişimlerin yaşanmakta olduğunu görmek hiç de sürpriz değil. Bundan daha üç beş gün önce MHP İl Başkanı görevden alındı ve yönetim değişikliği yaşandı. Birkaç gündür yaşanan sessizlik sonrası İYİ Partide de olağan kurultay sonrası seçimle il başkanlığında güven tazeleyen İl Başkanı Sayın Ahmet Ertürk’ün görevden alınması mı diyelim, yoksa istifa mı etti diyelim, bilemiyorum ama görev değişiklikleri inşallah hayırlara vesile olur. Bazı yerel gazetelerin Sayın Ertürk’ün istifa ettiği, il divan kurulunu toplayıp yeni il başkanını belirledikleri haberini verseler de, istifa eden veya görevden alınan il başkanının il divan kurulunu toplayıp yeni il başkanı belirlemesi ne kadar doğru olabilir anlamış değilim. Zira bazı gazetelerde de İYİ Parti Genel Merkezince yeni il başkanı olarak eski Efeler İlçe Başkanı Sayın İlhan Adıyaman’a görev vereceği haberleri gündemdedir. Basının, İYİ Partiyi ivme kaybettirecek olumsuz ve asılsız haberlere yer vermesi bence çok yanlış ve ülkemizi her geçen gün karanlığa sürükleyen iktidarın ekmeğine yağ sürecek olumsuz açıklamaları şiddetle kınıyorum. Aslını, astarını araştırmadan afaki haberlerin yapılmasını çok yanlış karşılıyor ve kınıyorum. Benim görüşüm, ufukta erken genel seçimlerin görülme olasılığına karşı son zamanlarda olumsuz tepki ve eleştirilere maruz kalan İYİ Parti Aydın il Başkanı Sayın Ahmet Ertürk’ün yıpratılmaması için görevden alınmasıdır. Kendisinin de bir önceki seçimlerde milletvekili adayı olduğu, önümüzdeki genel seçimlerde de aynı arzu içinde milletvekilliğine hazırlanması söz konusu olduğunu düşünürsek Genel Merkezce görev değişikliği ile Sayın Ahmet Ertürk’ün milletvekilliği adaylığı için ön çalışmaları için zaman kazanması olamaz mı? Bu anlamda görevden alınma konusu tek taraflı karar olduğunu kesinlikle kabul etmiyorum. Zira basının bu şekilde haberleri,  İYİ Partiyi hedef alan yaralayıcı açıklamalardır. Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi buhrandan İYİ Partinin zarar görmesi en çok iktidar partileri olan AKP ve MHP’ ye yarayacağı söz konusu olduğuna göre bu haberleri servis edenlerinde iktidarın ortakları ve onların yandaş medya organları olabilir mi ki? Evet; Aydın’da İYİ Partide her partide olabilecek olumlu ve olumsuz gelişmeler olabilir, bu normaldir. İyi sonuçlar parti içindeki yapıcı eleştirilerin sonucunda alınabilecektir. Partiyi lütfen yıpratmayalım. Parti içinden arkadaşlarımızın da olumsuz eleştirileri söz konusu ise partinin haftalık toplantılarında dile getirmeleri ve çözüm konusunda yardımları İYİ Parti Aydın il teşkilatının yararına olur. Gelelim İl Başkanının kim olacağı sorusuna, bu konuda genel merkezin kararına saygı duymak ve uygulamak İYİ Parti yönetim ve üyelerinin en doğal uygulaması olacaktır. Benim fikrimi sorarsanız ki, inanıyorum parti içinde de çok üyeler de aynı görüşte olduğu kanısındayım. Daha önce Efeler ilçe Başkanlığı görevini en iyi şekilde yürüten, herkesin memnun olduğu, partiyi toparlayıcı çalışmalar içinde olan Sayın İlhan Adıyaman’ın İl Başkanlığı görevi en doğal hakkı olup, en iyi şekilde yürüteceği görüşündeyim. Yine de Genel Merkezin hayırlı haberlerini beklemek gerekir.</p>

<p>               Sözlerime son verirken lütfen siyasetin iyice kirlendiği son dönemde iyiler aman siyasete girmeyelim kendimizi de kirletmeyelim demelerine karşıyım. Temiz siyaseti savunan ender insanların siyasetten uzak durmaları, kirli siyaseti uygulayan yalancı, dolandırıcı, sahtekarların ekmeklerine yağ sürmek olur. Bu nedenle önümüzde yaşanacak erken veya normal zamanında yapılacak genel seçimlerde iyi insanların ellerini taşın altına koymaları ve dürüst siyaseti yüceltmelerini önemle rica ediyorum. </p>

<p>Saygılarımla (<span style="color:#FF0000;">NE MUTLU TÜRKÜM DİYEN TÜM TÜRK MİLLETİNE)</span></p>

<p><a href="https://www.aydinpost.com/iyi-parti-aydinda-erturk-donemi-bitti">İYİ Parti Aydın'da Ertürk dönemi bitti - Aydın Haber, Son Dakika Aydın Haberleri | Aydinpost.com</a></p>

<p><a href="https://www.aydinpost.com/mhp-aydin-yeni-il-yonetimini-belli-oldu">MHP Aydın yeni il yönetimini belli oldu - Aydın Haber, Son Dakika Aydın Haberleri | Aydinpost.com</a></p>

<p><a href="https://www.aydinpost.com/iyi-parti-aydin-il-yonetimi-yeni-baskani-belirledi">İYİ Parti Aydın il yönetimi yeni başkanı belirledi - Aydın Haber, Son Dakika Aydın Haberleri | Aydinpost.com</a></p>

<p><a href="https://netaydin.com/iyi-parti-aydinda-sok-gelisme-ahmet-erturk-gorevden-aliniyor/?fbclid=IwY2xjawPxRF9leHRuA2FlbQIxMABicmlkETFBbW9CdWFobXFZMUI1Njhzc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHjld41w6kpC95nZT4HV0doGHOD2t6fSsQpHx-mPO-rwrWOZGDJlOn1L2lDM6_aem_1uzYfodzNJDrx9noVzrY_A">İYİ Parti Aydın’da Şok Gelişme: Ahmet Ertürk Görevden Alınıyor – Netaydin.com</a></p>

<p><a href="https://www.sesgazetesi.com.tr/iyi-partili-erturkten-gorevden-alinma-aciklamasi#google_vignette">İYİ Partili Ertürk’ten görevden alınma açıklaması - Aydın Ses Gazetesi | Aydın Son Dakika Haberleri | Efeler, Nazilli, Kuşadası, Söke, Didim, Karacasu, Koçarlı, Germencik, Çine Güncel Haber</a></p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//aydin-siyasetinde-beklenen-degisimlerin-yasanmakta-oldugu-bir-gune-merhaba/719/</link>
<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>UYANIK OL EY YURDUM İNSANI</title>
<description><![CDATA[<p><img alt="" src="/images/450132049_8502974899717349_2870322438846692905_n(2).jpg" style="width: 512px; height: 640px;" /></p>

<p>RAMAZAN AYI YAKLAŞTI  SAMİMİ DUYGULARIMIZI SUİSTİMAL EDEREK DİN ADINA YARDIM TOPLAMA GİBİ KİŞİ, KURUM VE KURULUŞLAR YİNE KAPILARIMIZI ÇALMAYA BAŞLAYARAK  DİN SÖMÜRÜSÜ YAPACAKLAR....</p>

<p>UYANIK OL EY YURDUM İNSANI</p>

<p>Asla unutmamak gerek;</p>

<p>Din; Allah ile kul arasında olan en büyük ve güçlü bağdır.</p>

<p>Bizdeki sahte din ve İslam düşmanı hokkabazlar, her platformda tarikat ehli olduklarını beyan eden şarlatanlar kendilerine göre yorumlar yaparak ve fetvalar vererek sokaklarda kahvelerde, evlerde din enjekte etmeye çalışıyorlar.</p>

<p>Avrupa sevdalısı monşerler ve efendilerinden talimat alıp devreye giren bazı mahviller ise bizleri dinimizden soğutup kendilerine taraf olabilmek için din pazarlıyorlar.</p>

<p>İslâm'ın kabulünde bile bu kadar entrikalar dönmedi. Muaviye döneminden daha fazla dinimize zulüm ediliyor.</p>

<p>Uyan ve uyanık ol artık!!!!</p>

<p>Hiçbir dönemde dinimiz  İslâma bu kadar  zulüm edilmedi.</p>

<p>Aman dikkat Manevi yönden çok büyük bir erozyona uğruyoruz. Fırsat vermeyin bu şarlatanlara.</p>

<p>Allah'ım bizleri ulus olarak Kerim Kitabımızdan uzaklaştırmak isteyen şer odaklarının şerrinden korusun.</p>

<p>Bizlere din ve inanç zulmü yaşatanlara fırsat vermeyelim.</p>

<p>Her şartta Uyanık olalım.</p>

<p>Bilir ve iman ederiz  ki; Yüce Allah kendisine şirk koşanlardan haz etmez.</p>

<p>Şimdiden tutacağınız oruçlarınızı, fitre ve zekatlarınızı, hayır ve hasenatlarınızı Yüce mevlam izzeti dergahında kabul ve makbul eylesin.   04.02.2026</p>

<p>                                                                                                                           Sokaklarda sizden biri.</p>

<p>                                                                                                                           Hulusi KAZANDERE</p>
]]></description>
<link>https://ajans09.net/yazarlar//uyanik-ol-ey-yurdum-insani/718/</link>
<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>