|
Tweet | Tarih: 15-09-2026 12:33 |
Cumhuriyet gazetesi yazarı Murat Ağırel, daha önce gündeme getirdiği Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve ailesine ait yurt dışı şirketler, taşınmaz alımları ve para transferleriyle ilgili iddiaların savcılık ifadeleriyle doğrulandığını yazdı.
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve ailesi hakkında, "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma devam ediyor.
"DOSYANIN OMURGASI, KENDİ İFADELERİYLE DOĞRULANIYOR"
Ağırel, Cumhuriyet gazetesinde bugün yayımlanan "Bitmeyen düğün altınları!" başlıklı yazısında, daha önce haberleştirdiği Almanya’daki HAMAG şirketi, Düsseldorf’ta satın alınan bina, Velbert’teki yatırım girişimi ve Narlıdere’deki taşınmazla ilgili bilgilerin söz konusu ifadelerde de yer aldığını belirtti.
Ağırel, Melih Gökçek'in ifadesine dikkat çekerek "Haberimde belgeye dayandırarak yazdığım dosyanın omurgası, kendi ifadeleriyle doğrulanıyor"
HAMAG ŞİRKETİ VE MİLYONLARCA EUROLUK TRANSFERLER
İddialara göre Almanya’da HAMAG isimli bir şirket kuruldu ve Türkiye’den şirkete milyonlarca euro gönderildi. Düsseldorf’ta 4 milyon 200 bin euro bedelle bir bina satın alınırken, binanın tadilatı için yaklaşık 500 bin euro harcandı.
Ayrıca Velbert’te 8 milyon euronun üzerinde bedeli bulunan başka bir taşınmaz için sözleşme imzalandığı, sözleşmenin feshedilmesinin ardından 300 bin euro ödeme yapıldığı belirtildi.
Ağırel, daha önce haberlerinde yer verdiği bu bilgilerin Gökçek ailesinin savcılık ifadelerinde de farklı ayrıntılarla doğrulandığını öne sürdü.
HAMAG'I KİM, NE ZAMAN ÖĞRENDİ?
Dikkat çeken başlıklardan biri ise Melih Gökçek’in HAMAG şirketinden ne zaman haberdar olduğuna ilişkin ifadeler oldu.
Melih Gökçek, şirketi basında çıkan haberlerin ardından öğrendiğini ifade ederken, oğlu Ahmet Gökçek şirketin ödemelerde zorlanması üzerine babasından yardım istediklerini ve Melih Gökçek’in şirketi bu süreçte öğrendiğini söyledi.
Hülya Gökçek’in de yaklaşık 2023 yılında ödemelerde sıkıştıklarını ve durumu kayınpederine aktardıklarını belirttiği aktarıldı.
Ağırel, üç ifade arasındaki zamanlama farkına dikkat çekerek, HAMAG’ın 30 Ağustos 2022’de kurulduğunu hatırlattı.
AYNI PARA İÇİN ÜÇ FARKLI RAKAM
Savcılık ifadelerinde Melih Gökçek’in oğlu ve gelinine maddi destek sağlayıp sağlamadığı konusunda da farklı rakamlar gündeme geldi.
Melih Gökçek, Funda Beyaz Evler Sitesi’ndeki villasını satarak elde ettiği paradan söz ederken miktarı 1 milyon 265 bin dolar olarak açıkladı.
Ahmet Gökçek ise babasının villa satışından kendilerine 1 milyon 200 bin dolar verdiğini söyledi. Hülya Gökçek’in beyanında ise bu miktarın 1 milyon 300 bin dolar olduğu ve yardımın elden yapıldığı ifade edildi.
Melih Gökçek söz konusu paranın 2018 yılında genel ticari destek amacıyla verildiğini söylerken, Hülya Gökçek yardımın yaklaşık 2023 yılında HAMAG’ın ödemelerinde yaşanan sıkışıklık nedeniyle yapıldığını aktardı.
NARLIDERE’DEKİ TAŞINMAZ VE 6,5 MİLYON EUROLUK İPOTEK
Dosyadaki dikkat çekici başlıklardan biri de Narlıdere’deki taşınmaz oldu.
Hülya Gökçek’in, yaklaşık beş dönümlük arazi üzerindeki villasını Aralık 2025’te Asuman Çil’e 31 milyon TL karşılığında sattığını söylediği aktarıldı.
Bunun ardından, imar ve yıkım riski nedeniyle Asuman Çil’in eşi Fatih Çil lehine, HAMAG’ın Almanya’daki binası üzerine 6 milyon 500 bin euroluk ipotek konulduğu ifade edildi.
İpotek belgesinde yıllık yüzde 9 faiz bulunduğu, bunun da yıllık 585 bin euro faiz anlamına geldiği hesaplandı.
Hülya Gökçek’in bu işlemi “hatır ipoteği” olarak nitelendirdiği ve gerçek bir borca dayanmadığını söylediği aktarıldı.
Servetin gerçek kaynağının belirlenmesi gerektiğini ifade eden Ağırel, şu ifadeleri kullandı:
"İfadelerinde benim haberimde yazdığım şirket var. Para transferleri var. Düsseldorf’taki bina var. Velbert sözleşmesi var. 300 bin Avroluk ödeme var. 6.5 milyon Avroluk ipotek var. Milyon dolarlık aile desteği var. Bitmek bilmeyen düğün altınları var. Bir de birbirini tutmayan ifadeler var.
Şimdi sıra savcılıkta.
Bu kadar büyük para hareketinin kaynağı “düğün altını”, “miras”, “aile desteği” denilerek geçiştirilemez.
Her para hareketinin tarihi, göndereni, gerçek sahibi ve banka kaydı ortaya çıkarılmalıdır.
Çünkü soru hâlâ aynı:
Bu servetin gerçek kaynağı nedir?"