|
Tweet | Tarih: 28-03-2024 13:07 |
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakır mitingleri siyasi çevreler ve medya tarafından her defasında dikkatle izleniyor. Bu dikkat, hiç kuşkusuz, Erdoğan'ın Kürt meselesine dair Diyarbakır'dan vereceği mesajla ilgili. Diyarbakır'a ne kadar kaynak aktarıldı, kaç kilometre yol, kaç köprü yapıldı, kimse bunlarla ilgilenmiyor. Çünkü herkes biliyor, Erdoğan'ın ve Türkiye'nin başlıca derdi, ekonomik krizin de temel nedenlerinden biri olan Kürt meselesinin çözümsüz bırakılmasıdır.
Erdoğan, Kürt meselesi konusunda bugüne kadar pek çok açıklama yaptı. 2015'te Diyarbakır’da Toplu Konut Anahtar Teslim Töreni'nde yaptığı açıklama şöyleydi: "Kürt sorunu bu milletin bir parçasının değil, hepsinin sorunudur. Benim de sorunumdur. (…) Bu ülkenin başbakanı olarak o sorun herkesten önce benim sorunumdur."
Kürt meselesinin çözümüne yönelik umutlu ifadeler karşılık bulmuş, hatırı sayılır bir oy almıştı Diyarbakır'dan. Bir daha da bu oranda bir oy alamadı. Çünkü artık Erdoğan için bitmiş olan Kürt meselesi, Kürt halkı için bütün yıkıcılığı ile devam ediyordu.
Özellikle barış sürecinden sonra Kürt halkı ile Erdoğan arasında bir güven meselesine dönüştü. Ne dediğinden çok ne yaptığına bakan Kürtler, 2023 seçimlerinde tavrını net olarak ortaya koydu. Bugünkü mitingde kendisi de bu konuya değindi ve şu bilgiyi paylaştı: "Diyarbakır'da bu kardeşinize yüzde 28.5, CHP adayına yüzde 71.5 oy çıkmışsa durup üzerinde düşünmemiz lazım."
Bu tavır üzerinde ne kadar düşündüğü ve ne sonuçlar çıkardığını anlamak, en azından şimdilik, mümkün değil.
Bugün Diyarbakır'da yaptığı konuşmada Kürt meselesini demokrasi ile barış diliyle çözmeye katkıda bulunacağına dair bir emare yoktu maalesef.
Halbuki Ahmet Türk, Leyla Zana, Selahattin Demirtaş gibi Kürt siyasetinin önemli isimleri günler öncesinden Kürt meselesinin Erdoğan ile çözülebileceğine dair mesajlar vermişti. Sivil toplum örgütleri bu konuyla ilgili çalışmalar yürütmüş ve konunun barış ile çözülmesi talebini dile getirmişlerdi.
Erdoğan'ın konuşmasından olumlu mesaj alan oldu mu, bilmiyorum. Bana kalırsa herkesin ve Diyarbakır'ın beklentisini boşa çıkaran alışılagelmiş bir Erdoğan konuşmasıydı.
Şu da var: Erdoğan'ın söyledikleri ile yaptıkları çoğu zaman bir paralellik göstermiyor. Bugün görüşmem dediği DEM Parti ile seçimden sonra konuşmayacağını kesin bir dille iddia etmek yanlış olur. Ahmet Türk, Erdoğan ile değil ama bazı AK Partililerle görüştüklerini ifade etmişti. Seçimden sonra bu görüşmelerin kamuoyunun önünde gerçekleşmesi ihtimali var. Ama tekrarlayacak olursak, bugünkü konuşma, Kürt halkının beklentisine cevap olmaktan epey uzaktı.