|
Tweet |
Muhalefetin “Asrın soygunu fon vurgunu” olarak nitelendirdiği soruşturma kapsamında bir bakanın istifa edebileceğini söylediği gerekçesiyle gazeteci Ali Tarakçı’nın tutuklanması tartışmaları büyütürken, muhalefet ve iktidara yakın çevrelerden dikkat çekici açıklamalar gelmeye devam ediyor.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, halen görevde bulunan bir bakan adına fonlarda 200 milyon avronun üzerinde işlem yapıldığını öne sürdü. Özel, paranın kaynağının ve hangi hesaplardan aktarıldığının araştırılması çağrısında bulundu.
AKP ve Yandaş Yazarlarda Alarm Zilleri
Fon krizinin siyasi etkilerine ilişkin değerlendirmeler, iktidara yakın medya organlarında da dikkat çekmeye başladı.
Yeni Şafak Yazı İşleri Müdürü Ersin Çelik, sorumluların ortaya çıkarılmaması ve mağduriyetlerin giderilmemesi halinde “çok büyük bir siyasi kırılma” yaşanabileceğini yazdı. Çelik, krizin doğru yönetilmemesi durumunda oluşacak güvensizliğin AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı koltuğundan edebileceğini savundu.
Çelik, yazısında şu uyarıya yer verdi:
“Bunun hesabı ikna edici biçimde sorulmaz, mağduriyetler giderilmez, piyasalara çeki düzen verilmez ve makamların emanet edildiği isimler gözden geçirilmezse çok büyük bir siyasi kırılma olur.”
Daha da ileri giden Çelik, biriken güvensizliğin Ukrayna örneğinde olduğu gibi “siyasetin dışından gelen bir ismin ülkenin başına geçmesinin önünü açabileceğini” savunarak krizin siyasi sonuçlarının hafife alınmaması gerektiğini yazdı.
“AKP’de Bazı Kelleler Gidebilir”
İktidara yakınlığıyla bilinen Abdulkadir Selvi ise AKP kulislerinde ciddi bir rahatsızlık bulunduğunu öne sürdü.
Hürriyet’teki köşesinde soruşturmanın henüz başlangıç aşamasında olduğunu belirten Selvi, görüştüğü AKP milletvekillerinin “infial halinde” olduğunu yazdı. Selvi’ye göre parti içinde, usulsüzlük yapan kim olursa olsun hesabının sorulması gerektiği görüşü hakim.
Selvi’nin yazısından öne çıkan bölümler şöyle:
“Fon krizi patlak verdiği andan itibaren AK Parti milletvekilleriyle konuşuyorum. İnfial halindeler. Kim en ufak bir usulsüzlük yaptıysa hesabının sorulmasını istiyorlar.”
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlı tavrı ve AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in bu konuda yaptığı açıklamalar umut verici. Fon krizinin faturası borsanın yolunu bile bilmeyen gariban vatandaşa ödetilmemeli. Kimler haksız kazanç elde ettiyse faturayı da onlar ödemeli.”
“Bu ülkede banker krizi oldu, hesabı millet ödedi. Bankalar krizi oldu, faturayı yine millet ödedi. Ancak AK Parti iktidarı döneminde buna izin verilmedi.”
“Fon krizinin faturası da yüksek kazanç elde edenlerden tahsil edilmeli.”
“Bu olayın bir de siyasi boyutu var. Ona da değinmek istiyorum. AK Parti, Meclis açıldığında fon krizinin araştırılması için önerge verebilir. Böylece hem ön almış olurlar hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tavizsiz çizgisini sürdürürler.”
“Pandora’nın kutusu yeni açıldı. Soruşturma derinleştikçe sürpriz tutuklamalara tanık olabiliriz. Çünkü henüz işin köpüğüyle uğraşılıyor. Derine inilmedi.”
Yazısının en dikkat çekici bölümü ise şu ifadeler oldu:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan bazı kelleleri uçurabilir.”
Soruşturmanın Siyasi Boyutu Büyüyor
Bir yanda Özgür Özel’in görevdeki bir bakana uzanan 200 milyon avroluk işlem iddiası, diğer yanda gazeteci Ali Tarakçı’nın tutuklanması ve iktidara yakın kalemlerden gelen peş peşe uyarılar, fon soruşturmasının yalnızca ekonomik değil siyasi sonuçlar da doğurabileceği yorumlarını güçlendirdi.
AKP içinden gelen rahatsızlık mesajları, yandaş medya yazarlarının “siyasi kırılma”, “sürpriz tutuklamalar” ve “bazı kellelerin uçması” yönündeki değerlendirmeleriyle birleşince, gözler soruşturmanın ilerleyen aşamalarına çevrildi.