|
Tweet | Tarih: 21-02-2023 21:42 |
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, bugün Meclis’te basın toplantısı düzenleyerek Kahramanmaraş ve Hatay’da meydana gelen depremler ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Baş, afet bölgesindeki çadır yetersizliğiyle ilgili, “Bu memlekette enkaz altından kurtarıldıktan sonra yaşama tekrar tutunmaya çalışan yurttaşlara verecek çadırımız yok, ama Tayyip Erdoğan’ın sarayları, sayısını bilemediğimiz kadar uçağı var, bunların hepsini de itibardan tasarruf olmaz diye anlatıyorlar. İtibarınız batsın” dedi. TBMM Genel Kurulu’nun çalıştırılmamasını eleştiren Baş, “Bu Meclis’te mesele o beşli çeteleri zengin edecek bir kanun teklifi görüşülüyor olsaydı koşarak gelirlerdi değil mi” diye konuştu. İktidarı eleştiren Baş, “İster not alın isterseniz ağlayarak günlüğünüze uzun uzun yazın sonunda gideceksiniz. Tüm bu yaptıklarınızın hesabını halka vereceksiniz” ifadelerini kullandı.
Erkan Baş’ın açıklamaları şöyle:
“Depremin üzerinden 15 gün geçti. Bölge halkı neredeyse ilk günden bu yana çadır, çadır, çadır diye bağırıyor. Biz onların sesini duyurmaya çalışıyoruz. Çadır, çadır, çadır diye bas bas bağırıyoruz. Ama tüm uyarılara kulak tıkayanlar, o mezar kentleri inşa ederken yaptıkları gibi tüm aykırı sesleri susturmaya çalışanlar, iki hafta sonra insanlar öldükten sonra utanmazca, pişkince Cumhurbaşkanı Yardımcısı (Fuat Oktay) gibi kameraların karşısına geçiyorlar ve hasarlı evlere girmeyin diyorlar. Gerçekten nasıl bir arsızlıkla, nasıl bir utanmazlıkla karşı karşıyayız tarif etmesi mümkün değil.”
“İki haftadır çadır, çadır diye bağırıyor insanlar ve dün bunun sonuçlarını bir kez daha acı biçimde yaşadık. Bu memlekette enkaz altından kurtarıldıktan sonra yaşama tekrar tutunmaya çalışan yurttaşlara verecek çadırımız yok, ama Tayyip Erdoğan’ın sarayları var. Yurttaşlara verecek çadırımız yok, ama Tayyip Erdoğan’ın sayısını bilemediğimiz kadar uçağı var, bunların hepsini de itibardan tasarruf olmaz diye anlatıyorlar. Söylenecek tek bir şey var, itibarınız batsın. Bir memleketin itibarı, o ülkeyi yönetenlerin zenginliği ile ölçülmez. Saraylarıyla, gemileriyle, uçaklarıyla ölçülmez. Memleketin itibarı, yurttaşına verdiğin değerle ölçülür. Yurttaşın sana ihtiyaç duyduğunda ona elini uzatabiliyor musunuz, uzatamıyor musun, yardımına koşabiliyor musun, onu o çaresizlikten kurtarabiliyor musun… Memleketin itibarını ölçecek şeyler bunlardır.”
“Bunlar işlerini yapmıyorlar. Yurttaşların birbirlerine el uzatmasına, yardım etmesine izin vermiyorlar. Buna engel oluyorlar. Açık söyleyeceğim başka da hiçbir işe yaramıyorlar. Size bugün TBMM çatısı altından sesleniyorum. Normal şartlarda halkın kendisi adına kanunlar yapmak, kararlar almak için görevlendirdiği milletvekillerinin olması gereken çatısının altındayız. Olağan zamanlarda yurttaşın yaşamını güzelleştirecek, kolaylaştıracak, mutluluğunu, huzurunu arttıracak kanunlar yapması gereken; olağanüstü durumlarda da halkın yaralarını saracak, çareler üretecek zorluklar aşılsın diye sorumluluk üstlensin diye bir yer var ya TBMM. Oradayız. Bugün bir kez daha gördük ki bu Meclis’in çoğunluğunun bunlarla hiçbir ilgisi yok. Onların halka da bir ilgisi yok.”
“Maalesef dün akşam saatlerinde iki deprem daha gerçekleşti. Yaşamını yitiren yurttaşlarımızın yakınlarına başsağlığı, tüm yaralı yurttaşlarımıza yürekten geçmiş olsun dileklerimizi iletmek istiyorum. Bilim insanlarının uyarılarını dinlememeyi alışkanlık haline getiren bu iktidar, iki haftadır yapılan tüm uyarılara rağmen bölgede yeni depremler, artçı sarsıntılar olabileceği bilgilendirmelerine rağmen bunlara da kulaklarını tıkadı. Üstelik yetmezmiş gibi hasarlı binalara da az hasarlı, hasarsız raporlar verdi. Yine can kayıplarına neden oldu.”