Para bir kağıt parçası yada bilgisayar ekranındaki bir rakam. Para aslında değersiz bir meta modern dünyanın ise yakıtıdır.
Mağara adamının paraya ihtiyacı yoktu. Acıktığında avlanıyor fazlasını kış için kurutup biriktiriyordu. Komşusunda bulunandan ihtiyacı olduğunda değiş-tokuş yapıyordu.
Zaman içinde ihtiyaçlar çeşitlenmeye başladı. Değiş Tokuş daha uzmanlık ister hale geldi. Bir çoban her seferinde bütün sürüsünü pazara götüremezdi. Çifcisi ürettiği tahılı taşıyamazdı. İnsanlar varlıklarını ölçmeye karar verdiklerinde para kavramı ortaya çıkmaya başladı. Önceleri değiş tokuşdaki araç değerli maden Altın oldu.
Değerli metaller sınırlı miktarda vardı. Madenin geçerliğini vurgulamak için üzerine resimler ve yazılar işlendi. Önceleri bu küçük metal parçaçıkları iş gördü. Bir yere kadar Kolay taşınabiliyordu. Ama ağır dolu altın keselerini taşımak ve saklamak zordu. Soyguncuların hedefi olma yüksekti.
Zamanla bugünün banknot denilen kağıt paraya dönüştü. Üzerinde basanın resimleri, rakamlar yazılar olan bir kağıt parçası aslında bir bono yani senete.
Dünyanın ilk bankaları ilginçtir demirciler oldu. Altın paraları işleyen ilk demirciler kağıt para sahibi olmak için zenginlik stokluyorlardı. Atın karşılığı bono vererek bankacılığı öğrendiler. Herkesin Altını aynı anda isteme olasılığının düşüklüğünden demirciler ilk bankacılar haline geldiler.
İlk kredi ve borç verme halkın deyimiyle “tefecilik” yapmaya başladılar.
Zamanla bu yönteme kanunlara uygun olarak devam etti.
İlk uygulamayıda Çin imparatorunun mührünü taşıyan kağıt parçaları vatandaşlara verilip ellerindeki değerli madenlerden paraları toplanmasıyla görüyoruz.
İngiltere’de parlamento 1764 yılında para aktini yürürlüğe koyarak kolonilerde para basımını yasakladı. Koloniler İngiltere’den gelen resmi parayı kabul etmek zorunda kaldılar.
Amerika’da da 1781 yılında kıta kongre üyesi Robert Morris Kuzey Amerika bankasını kurdu
Ama bugün paradan para kazananlar bankerler, bankalardır.
Günümüzde para giderek dijitalleşerek hızlı bir şekilde “kredi” kartlarıyla değiştirilmektedir. Artık Dijital para kavramıyla karşı karşıyayız…
Aşırı faiz işletilerek yapılan borç verme Tefecilik, günlük dilimizde kaybolmuş bir terim olmakla birlikte bankaların ana gelir kaynağı haline dönüşmüştür. Bu gün TC. Merkez Bankasının faiz oranı % 50 dir.
Uluslararası bankacılar zor durumdaki hükümetlere yüksek faizden kredi vererek para kazanırlar. Hükümetin borcu ne kadar çok olursa, uluslararası tefecilere o kadar fazla faizle borçlanırlar, tıpkı Türkiye gibi.