CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü TV'de katıldığı canlı yayında soruları yanıtlıyor.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Doğrusunu isterseniz iktidarda olan bir partinin topluma olan mesajlarının daha sıcak, daha kucaklayıcı olmasını isterdim. Ayrıştırıcı bir dil kullanması,topluma keskin yayılması. Medyada, sendikada ayrışmayı görüyorsun. Amacımız ülkeye hizmetse birlikte yarışmalıyız. Tamamen kutuplaştıran bir anlayışın egemen olması beni en çok üzen olay. Halkın hakemliğinden korktular. Başka türlü yansıttılar topluma bu da ayrışmayı kutuplaşmayı gündeme getirdi. Ne yaparsa haklıdır diye yanlışlar da alkışlandı. Ekonominin bu hale gelmesi de o yanlışlar nedeniyle oldu. Bir politikacının eleştiriye ihtiyacı var eksiklerini giderebilir. Siyasi liderlerin kavga etmemesi lazım. Bu çerçevede kavga, kullanılan diller, toplumun kutuplaşması, yanlış politikaların takip edilmesi
"SİYASİ PARTİLER GEÇİCİDİR, DEVLET BAKİDİR"
Bu yanlışları devletin kadrolarına da yansıttılar. Vali devletin değil hükümetin valisi. En son KKTC'ye atanan büyükelçi açık açık iktidar partisinin propagandasını yapıyor. Halbuki tabi olduğu kanun, devlet memurları kanunudur. Vali de devlet adına görev yapar. Beni temelde üzen nokta iktidardaki siyasi partinin devletleşmiş olmasıdır. Siyasi partiler geçicidir halktan aldığı yetkiyle devleti yönetirler. Oysa devlet bakidir. Devletin temel kolonlarını sarsarak bazılarını yıkan yargı gibi, bir anlayış çıktı ortaya. Bu kolonları yeniden sağlamlaştıracağız.
Devlet siyasal iktidarın yaptığı yanlışı 'Bu yanlıştır' diyebilecek hakka sahiptir. Devlet memuru bu hakka sahiptir. Devlet memuru özel olarak ülkenin çıkarları için yasalar tarafından koruma altına alınmıştır ama bu uygulanmıyor.
Komutanların genel başkanı alkışlamaları doğru değil. Orduyu ayrı bir yerde konumlandırmak zorundayız. Güvenliği temsil eder. Sıcak siyasetin tümüyle dışındadır.
"BİR BUÇUK YILDIR SEÇİM GÜVENLİĞİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ"
Hangi sandıkta hangi görevlimiz olacak Ankara'dan gönüllü ekibimiz her sandık görevlisi aradı ve 'Siz hangi sandıktasınız?' diye sordu. Doğru yanıt verdiyse tamamdır. Eğitime alındılar. YSK'ya güvenmiyoruz. Bir buçuk yıldır seçim güvenliği için çalışıyoruz. Sadece CHP için söylüyorum binlerce arkadaşımız eğitildi. Anadolu Ajansı'na da güvenmiyoruz. Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir parti bu kadar seçim güvenliğiyle ilgili çalışma yaptı. Barolar da her okula avukat gönderecek.
Bu ülkede soğan bile alınamayacak noktaya geliyorsa ve ürünler taneyle satılmaya başlandıysa, zengin toprakları olan bir ülke nasıl bu konuma geliyor. Hayvan, et, buğday dışarıdan... Neden böyle oldu, kim yaptı bunları? Ülkeyi bu hale getiren kim? Siyasi iktidar, kendi çiftçisiyle rekabet ediyor.
"537 MİLYAR DOLARI KİME ÖDEDİNİZ?"
Uyuşturucu parası geldi arkadan uyuşturucu baronları geldi, Türkiye'de hesaplaştılar. 300 milyar dolar beş yıl içinde Türkiye'ye gelecek ve yatırım yapılacak. Akdeniz havzasını özel bölge ilan edeceğiz. Biz buradan maden rafinerisi de kullanacağız. Çünkü bu bölge Cebelitarık'a, Süveyş'e ve Boğazlara yakın. Anadolu'nun içi boşaltıldı. Biz yeniden Anadolu'yu harekete geçireceğiz. Bunu yürürlüğe koyduktan sonra İstanbul'un nüfusu 2,5 milyon azalacak. Bizim düşündüklerimizi hayal edemezler. Bunun neresi tefecilik. Tefecilik diyorsanız bunlar tefeci. 21 yılda 537 milyar dolar faiz ödediler. Bu tefecilik değil midir? Nasıl ödediniz? Halkın cebinden ödediniz.
Soyulmasına rağmen Türkiye ayakta. Vatandaş şu soruyu sormalı; 537 milyar dolar kime ödediniz?
"İBADETHANELER NE ZAMANDIR SİYASETİN ARACI OLMAYA BAŞLADI"
Diyaneti kuran CHP, neden kapatalım? Tam tersine, güçlendirilmesi lazım, topluma hizmet edilmesi lazım, sevgiyi saygıyı öğretmek lazım. Cumhurbaşkanı ortaya söz söylemez. İsim verir yer verir zaman verir. İbadethaneler ne zamandan beri siyasetin aracı olmaya başladı. Kim söylemiş Allah aşkına, aklı olan söylemez."
Her kuruşun hesabını topluma veren anlayışı egemen kılacağız"
Altı ay içinde toplum rahat nefes alır diyorduk ama bir yıllık zamana ihtiyacımız var. Demokratik yollarla biz bunları göndereceğiz. Ondan sonra her kuruşun hesabını topluma veren anlayışı egemen kılacağız.
"GİDECEKLER YA, HER TÜRLÜ REZİLLİĞİ YAPIYORLAR"
Cumhuriyet Halk Partisi adına gidiyorlar, sahte broşür bastırıyorlar. İnsan biraz utanır ya. İnsanda biraz ahlak, erdem olur ya. Bizim adımıza sahte broşür bastırıyorlar, sanki biz bunu istiyormuşuz gibi, Allah bunlara akıl fikir versin. Gidecekler ya, her türlü rezilliği yapıyorlar. Üstelik bunu genç çocuklara yaptırıyorlar. Sen bu gence ahlaklı olmayı öğreteceksin, ahlaksız olmayı öğretiyorsun ve bunu yapan AK Parti. Adına bari yakışanı yap. Bunları savcılığa vereceğiz. Bu seçimde demokrasi oylanacak. Bu ülkede demokrasi olsun mu olmasın mı? Mutlaka sandığa gitsinler, oy kullansınlar. Vicdanlarının sesini, Türkiye'yi evlatlarını dinlesinler."
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.