|
Tweet |
"Türk siyasetinde eşi benzeri görülmemiş bu ucube döneme son vermek için milletçe yapacağımız kritik bir seçim var. Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin koşulsuz teminatı. için hayati bir adım var. Ya millet iradesini yeniden hakim kılacağız ya da Saray'ın büyüyen gölgesinde kaybolup gideceğiz. Ya 85 milyonun refahı seçeceğiz ya da yandaşların rant düzenine yol vereceğiz. Ya güç hırsından yolunu kaybetmiş birinin ihtiraslarına teslim olacağız ya da millet olarak istibdadın karşısında yaşasın hürriyet diye haykıracağız. 45 gün sonra milletimiz en doğru kararı verecek.
Bir tarafta her alanda ülkemizi krizler yumağına sokan beceriksizler var, diğer tarafta bilimin ışığında krizleri çözmeye talip olan liyakatli kadrolar var.
Millet İttifakı'nı bakanlık dağıtmakla suçlayanlar, atanmış bakanlarını vekil yapma telaşındalar. Seçimi kaybedeceklerini fark edenler milletvekili olma peşindeler. Bu atanmış bakanlar, arkalarında devletin gücü ile seçime girip bir de buna adil ve dürüst bir seçim mi diyecekler? Seçim sürecinde devletin kaynaklarını diledikleri gibi kullanıp sonra da buna demokrasi mi diyecekler? Böyle bir ilkesizliği, ciddiyetsizliği kabul etmiyoruz. Madem tüm kabine üyeleri ani bir aydınlanma ile vekil adayı olmaya karar verdiler, o zaman hodri meydan, istifa etsinler öyle aday olsunlar; görelim çapları neymiş! Üzerlerindeki atanan gömleklerini, devletin zırhını çıkarsınlar öyle aday olsunlar. Ama yapamazlar, vazgeçemezler koltuklarından.
4,5 yıl oturdular; seçime 6 ay kala emeklileri, EYT'lileri, atanamayan öğretmenleri hatırladılar. Ey demokrasi sen nelere kadirsin! Milletimizin senin ve beceriksiz arkadaşların için tuttuğu kabarık defter 14 Mayıs'ta açılacak.
Parlak ve cüretkar arkadaşlarımız, boş araziye beton döküp hastane temeli atıyoruz diye Türkiye'ye yutturmaya çalıştılar. Boş araziye demir kafes koymuşlar, üstüne de mikserden beton döktüler. Saray medyasının köpürtebileceği kadar da servis ettiler. Alın size AK Parti usülü temel atma töreni! Kelimelerin kifayetsiz kaldığı şuursuzluk... Bu iktidarın tüm işleri de aynı böyle sahte temel atma töreni gibi. Yüzleri bile kızarmıyor. Yalan söylemekten gocunmuyorlar.
Erdoğan, deprem bölgesine gidip 'burası cehapeli demedik, bunlar da vatandaşımız' dedi. Da eki çok önemli, o insanlara 'bu' diyorsunuz. Psikolojik bir vaka... Şu edepsizliğe, şu nobranlığa şu bilinç altına bir bakar mısınız? Şaka gibi ama gerçek. Bu sözleri depremzede vatandaşlara söyledi. Bu sözleri cumhurbaşkanı olarak söyledi, kendi gel. Ağzından çıkanı kulağın duysun. 45 günün kalmış olsa da, sen hâlâ bu ülkenin Cumhurbaşkanlığı makamında oturuyorsun.
Türkiye Cumhuriyeti ne sana ne beceriksiz kabulene mecbur değildir! Bu yüzden engelleri yıka yıka biz geliyoruz! İftiraları, yalanları boza boza geliyoruz! Sen meydanlara çıkıp belediyeler nerede, deprem bölgelerine uğradılar mı diye iftira atarken biz Mansur ve Ekrem Başkanla, Kahramanmaraşlı, Hataylı kardeşlerimizi ziyaret ediyoruz. Sen kedini kandırıyorsun, vatandaşlarımız onlara 'yüzümüz sayenizde güldü' diyor.
AFAD'ı eleştirsek de yardımcı olmaya devam ediyoruz. Uyarmaya da devam ediyoruz. Bir ay önce buradan size deprem eylem planımızdan bahsetmiştim. Bir süredir Millet İttifakı'nı oluşturan diğer partilerle kapsamlı bir deprem raporu hazırlıyoruz. 15 Mayıs sabahı ilk işimiz somut adımları hayata geçirmek olacak.