İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davada yargılama süreci bugün üçüncü celsenin üçüncü gününde devam etti.

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 436 sanığın yargılandığı davanın duruşmaları, Silivri'deki İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülüyor. İki hafta önce sona eren ikinci celsede mahkeme heyeti, yedi sanığın tahliyesine hükmetmişti.

Duruşmaya, Ekrem İmamoğlu, Mehmet Murat Çalık ile Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu isimler katıldı.


Tanık Selman Narman, eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın'ın avukatı Ali Rıza Dizdar’ın "Kamu görevlisi misiniz, kaç yıldır avukatsınız" gibi sorularına yanıt vermedi. Davayla alakası olmadığını kaydetti.

Narman, avukat Dizdar’a "Sen önce edepli olacaksın. Edebini takınacaksın. Edebinle soru soracaksın" ifadelerini kullandı.

Ardından hakim, "Yarın devam edeceğim" dedi. Üçüncü celsenin üçüncü günü tamamlandı.

16.15 | "MURAT ONGUN İKİNCİ ADAMDI" SORUSUNA"HATIRLAMIYORUM" YANITI

Murat Ongun'un avukatı Rahşan Sertkaya, Selman Narman'a, "Murat Ongun, Ekrem İmamoğlu'ndan sonra belediyede ikinci adamdır demişsiniz. Bunu kim söyledi?" diye sordu. Tanık Narman, "Herkes" yanıtını verdi. Ardından Sertkaya'nın "Herkes kim, kimden duydunuz?" sorusuna Narman, "Hatırlamıyorum" dedi.

Sertkaya, tanık Narman'ın 2023'te işten çıkartıldıktan sonra açtığı davadan bahsetti. Sertkaya, Narman’ın avukatının, iş yerindeki baskıdan bahsettiğini fakat İBB soruşturmasına konu usulsüzlük iddialarından söz etmediğine dikkat çekti ve sebebini sordu. Narman, "Ben öyle istemişimdir o zaman, hesabım başkadır” dedi.

Narman'ın sorgusunda, tutuklu iş insanı Hüseyin Köksal'ın avukatı Baver Kaya da söz aldı. Kaya, Narman'a müvekkilinin sahibi olduğu şirketin asıl sahibinin Ekrem İmamoğlu olduğuna yönelik iddiasını sordu. Narman, diyaloglardan ve konuşulanlardan dolayı bu ifadeyi verdiğini söyledi.

MAHKEME BAŞKANI, AVUKATIN TALEBİNİ YANITLAMADAN DEVAM ETTİ

Yalçınkaya'nın ardından Selman Narman'ın beyanlarına geçildi. Narman söze başlamadan önce tutuklu sanık Doğan Hamit Doğruer'in avukatı Serkan Günel söz aldı ve "İddianamenin bir çok yerinde şüpheli olarak geçiyor. Dosyada şüpheli sıfatıyla alınan ifadesi de var. Ancak şu an tanık olarak beyanları alınacak. Bu durumun netleştirilmesini talep ediyoruz" dedi. Mahkeme başkanı, bu talebe yanıt vermeden Narman'ın beyanlarını almaya başladı.

Kültür A.Ş.’de çalışırken 2023 yılında "işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak ve meslek sırlarını açığa vurmak" gibi doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışlar gerekçesiyle işten çıkarılan Selman Narman’ın tanık olarak verdiği ifadelerin ardından eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın soru yöneltti. "2023 yılında bana mesaj atıp borç istediniz mi?" sorusunu yönelten Taşkın'a Narman'ın yanıtı, "Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz dedim. Bu sitemdi, tehdit değildi" oldu. Taşkın, "'Ben yandım herkesi yakacağım' dediği mesaj Doğan Hamit Doğruer'in telefonunda mevcut, bakılmasını istiyorum" dedi.

Söz alan ilk isim tanık Furkan Yalçınkaya oldu.

İtirafçı sanık Ahmet Çiçek'in ifadelerinin ardından savcılığın kendisini dinlemek istediğini söyleyen tanık Yalçınkaya, "Beni Ahmet Çiçek'in avukatları aradı, savcılığa gittim" dedi. Yalçınkaya, "Savcılar tarafından yönlendirildim" diyerek etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Murat Kapki'ye verilen çekleri teslim ettiğini belirtti.

Özkök'ün ardından tanık Atilla Demir söz aldı. Atilla Demir'in sözleri de sona erince mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi.

İzleyiciler, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" ve "Foncular içeri başkanlar dışarı" sloganları attı.

BELGELER İDDİA EDİLEN ÖDEME TARİHİYLE ÖRTÜŞMÜYOR

Müşteki Münir Özkök’e geçildi.

Münir Özkök ile hakim ve avukat arasında gerçekleşen diyalog:Hâkim: Evet, Savcılıkta 01.05.2025 tarihli ifade vermişsiniz eylemler kapsamında. Şikâyetçi olarak yer alıyorsunuz. Orada beyanlarınız doğru mudur savcılıkta anlattığınız ifadeler?

Münir Özkök: Doğrudur efendim.

Hâkim: Evet, var mı ekleyeceğiniz, söyleyeceğiniz bir husus?

Münir Özkök: Yok.

Hâkim: Şikâyetiniz var mı, şikâyetiniz devam ediyor mu?

Münir Özkök: Evet efendim.

Hâkim: Davaya katılma talebiniz nedir?

Münir Özkök: Yok efendim.

Resul Emrah Şahan'ın avukatı Ebru Tütüncüler sordu Ebru Tütüncüler: Dört tane soru soracağım Münir Bey. Müvekkille hiçbir zaman görüşmediniz. 2021'den beri Nezih Bey’le doğrudan görüşmediğiniz için süreci Yusuf Arslan üzerinden izlediniz. İfadenizde de belirttiğiniz gibi her iki dönemde de kimlerle görüşüldüğünü ve paranın fiilen kime ödendiğini bilmiyorsunuz, doğru mu?

Münir Özkök: Doğrudur, bilmiyorum ben.

Ebru Tütüncüler: 2024'te Timur Soytürk size belediyenin iskân için bir pazar alanı projesine destek istediğini ve bu projenin maliyetinin 8-10 milyon dolar olduğunu söyledi. Yani size ilk ulaşan bilgi nakit para değil bir kamu projesine destekti. 4 milyon dolar ödenmesi gerektiği bilgisi ise size daha sonra Abdi İbrahim tarafından Yusuf Arslan kanalıyla geldi, doğru mu?

Münir Özkök: Doğrudur.

Ebru Tütüncüler: Abdi İbrahim yetkilileriyle yüz yüze dahi gelmemenize neden olan güven sorununun nedeni nedir peki?

Münir Özkök: Ticari bir anlaşmazlığımız vardı onla.

Ebru Tütüncüler: Ödemeleri kanıtlamak için dosyaya sunduğunuz kâr dağıtımı Genel Kurul kararı 27.03.2025 tarihli, yani A blok iskânından 3 ay sonra. 2023 ödemesi için sunduğunuz 1 milyon 312 bin 500 dolarlık transfer ise 22.05.2023 tarihli. Yani B, C iskân başvurusundan ve iddia edilen Ağustos, Eylül 2023 görüşmelerinden aylar önce. Bu belgeler iddia ettiğiniz ödemelerle tarih bakımından örtüşmüyor, doğru mu?

Münir Özkök: Doğrudur, evet.

Ebru Tütüncüler: Son bir sorum olacak. İlker Aydın'a göre siz 2023'te konuşulan bir buçuk milyon doların 2024'te 4 milyon dolara çıkmasını Nezih Bey'in başlangıçtaki direncine bağladınız ve artan kısmı başta kabul etmediniz. Bu husus doğru mu?

Münir Özkök: Doğrudur.

Ebru Tütüncüler: Sorularım bu kadar, teşekkür ederim.

"DUYDUKLARIMI ANLATTIM"

Gizli tanıklardan Zeytin'in beyanları alındı.

Hakim ile Zeytin'in arasında yaşanan diyalog şu şekilde:

Zeytin: Merhaba ben Zeytin. Savcılık makamında söylediklerimi…

Hakim: Dur bir bekle savcılık ifadelerini. Doğruyu söyleyeceğine yemin ediyor musun?

Zeytin: Ediyorum. Adli makamda verdiğim ifadeleri aynen tekrar ederim.

Hakim: Tamam bize de bir tekrar edelim.

Zeytin: İmar müdürlüğünde yapılan işlemlerde alınan ödemeler vardı bunları anlattım. Boğaziçi bölgesinde, Anadolu yakasında geziyordum. Orada şahit olduklarım vardı. Bazı memurların bazı işlerde para temini ettiğini anlattım.

Hakim: Elçin Karaoğlu ile ilgili anlatımın var.

Zeytin: Anadolu Hisarı bölgesinde genelde bulunduğum için restoranda görüyordum. Uskumru restoranda. Daha sonra burada tadilat yapıldığını gördüm. Başka tadilatları da görünce bağ kurdum ve bunu adli makamdaki ifademde böyle bir şeyin menfaatsiz yapılmasının mümkün olmadığını söyleyerek bildiklerimi anlattım.

Hakim: Menfaate ilişkin gördüğün, bildiğin bir şeyin var mı?

Zeytin: Yok

Hakim: Yakup Öner’i tanıyor musun?

Zeytin: Yok

Hakim: Ama ifadende anlatmışsın…

Zeytin: Duyduklarımı anlattım.

Hakim: Fatih Keleş’i de anlatmışsın. Tanıyor musun?

Zeytin: Yok. Piyasada duyduklarımı anlattım.

Hakim: Piyasada duyduklarından mı sadece? Şahitliğin var mı?

Zeytin: Yok.

Zeytin, bazı iddialarının kaynağını, "Duydum", "Tahmin ettim, arada bağ kurdum" sözleriyle açıkladı.

Salonda bulunan avukatlar TCK/267 kapsamında gizli tanık Zeytin hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

SORULARIN ÇOĞUNA 'DUYDUM' DEDİ

Gürgen, çapraz sorguda soruların çoğuna "Duydum" şeklinde yanıt verince, hakim kendisine "Senin doğrudan bizzat gördüğün husus var mı?" diye sordu. Ardından hakim avukata dönerek, "Başka soruya gerek var mı?" dedi.

Hakim ile Gürgen arasındaki diyalog şu şekilde yaşandı:

Hakim: Senin doğrudan bizzat gördüğün bir husus var mı?

Gürgen: Satın alma müdürüyle alakalı bölüm var başkanım.

Hakim: Ümit Polat mı?

Gürgen: Evet listeyle alakalı bir durum var.

Hakim: Onun dışındakilerin hepsi piyasada konuşulanlar herhalde.. Senin şahitliğin yok anladığım kadarıyla. Avukat Bey başka soruya gerek var mı?

Gürgen'in sorgusu saat 12.45'te sona erdi. Gizli tanık Zeytin'in sorgusuna geçilecek.

GİZLİ TANIK GÜRGEN: GÖRDÜĞÜM BİR ŞEY YOK AMA KONUŞULANLAR BÖYLEDİR

Gizli Tanık Gürgen, verdiği ifadenin tamamına hakim olamayacağını belirterek söze başladı. Tamer Gümüş ve Ali İhsan Mengir'le bağlantılı olduğunu öne sürdüğü şirketler ve bu şirketlerin aldığı ihaleler hakkında konuştu. Sorguda, Gürgen'in önceki ifadesinde yer alan 2024 yılında yaklaşık 104 milyon TL'lik iş alındığı iddiasının ve diğer parasal tutarların kaynağı soruldu.

Gürgen, "O rakamlar kısmı zaten ihale evraklarında da mevcuttur. O rakamlar resmi ihale evraklarında da mevcuttur. İhale numaraları da zaten aramada siz görebilirsiniz" yanıtını verdi. Gürgen, "Bunlar nereden hatırladın bu rakamları?" sorusuna ise "O dönem tam olarak ihale evraklarını hatırlamıyorum ama bir tanesini mesela söyleyebilirim. Yerli toz alımı ama ihale numarasını" cevabını verdi.

Gürgen, 2019 yılında Ali Sukas'ın Ağaç A.Ş.'nin başına geçtiğini ve 2023'te eşinin milletvekili adayı olması nedeniyle bazı taleplerde bulunduğunu ileri sürdü. Mahkeme başkanı, Gürgen'e "Para alışverişlerinden bahsediyorsun, bunu anlat" dedi. Gürgen, "Gördüğüm bir şey yok ama konuşulanlar böyledir" ifadelerini kullandı.

"BU ŞEKİLDE GİZLİ TANIKLIĞI KABUL EDİLEMEZ"

Tora Pekin'in ardından tutuklu İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek'in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu, Gizli Tanık İlke'nin "Gizli tanık olmak istemiyorum" dediğini hatırlattı ve "Bu şekilde gizli tanıklığı kabul edilemez" dedi. Mahkeme başkanı, "Hazır olanlar arasında Zeytin ve Gürgen var. İlke kimliğinin açıklanmasını isterse açıklarız" yanıtını verdi. Daha sonra Gizli Tanık Gürgen'in beyanlarına geçildi.

Üçüncü celsenin üçüncü gününde salona girişler başladı. Basın mensupları salonda yerini aldı. Mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma başladı.

İlk sözü tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin aldı. Pekin, gizli tanık uygulamasının savunma ve adil yargılanma hakkı ihlali doğurduğunu belirtti ve "Normal usulde dinlenmesi yönünde karar verilmesini talep ediyoruz" dedi. Mahkeme başkanı, "Tanıkların kendini rahat hissetmesi için yapılmış bir uygulamadır, bu şekilde devam edeceğiz" dedi.

ÜÇÜNCÜ CELSENİN İLK GÜNÜ NELER YAŞANDI?

İBB Davası’nda Ekrem İmamoğlu, Cebeci maden sahasındaki şirket hisselerinin kendisine ait olduğu iddiasının dayanağını tanık Ferhat Sayın’a sordu. Sayın, iddiasının kesin bilgiye değil, bir toplantıda duyduğu sözlerden çıkardığı kanaate dayandığını söyledi. İmamoğlu, toplantıya katılan İstanbul Valisi’nin dinlenmemesine tepki gösterirdi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davanın 3. celsesinde, Ekrem İmamoğlu ile tanık Ferhat Sayın arasında Cebeci maden sahası üzerinden tartışma yaşandı. Cebeci maden sahasına ilişkin dinlenen tanık Ferhat Sayın, Murat Gülibrahimoğlu’nun şirket hisselerinin gerçekte Ekrem İmamoğlu’na ait olabileceğini düşündüğünü söyledi. Bu kanaatinin gerekçelerinden biri olarak İstanbul Valisi Davut Gül’ün de bulunduğu toplantıdaki konuşmaları gösterdi.

Sayın’ın anlatımına göre Gülibrahimoğlu, şirket yönetimindeki imtiyazların değiştirilmemesi halinde yüzde 20’lik hisseyi İmamoğlu’nun talimatıyla bir hayır kurumuna bağışlayacaklarını söyledi. İbrahim Bülbüllü de aynı yönde konuştu.

İmamoğlu, Sayın’a bu konuşmadan hareketle hisselerin kendisine ait olduğu sonucuna mı vardığını sordu. Sayın, “Olabileceğini düşündüm” yanıtını verdi. Bunun üzerine İmamoğlu, iddiaya dayanak gösterilen toplantıda vali ve diğer kamu görevlileri de bulunmasına rağmen valinin mahkemeye çağrılmamasına tepki gösterdi. Toplantıda konuşulanların diğer katılımcılara sorulması gerektiğini vurgulayarak, Sayın’ın kendi çıkarımı üzerinden kendisine suçlama yöneltilmesini eleştirdi.

İmamoğlu ayrıca Sayın’ın şirketinin İSFALT’ın hisselerini devralmak istediğini gündeme getirdi. Sayın bu talebi doğruladı. İmamoğlu da Sayın’ın hükümete yaranmak amacıyla bu yönde ifade verdiğini savundu.

Mikrofonunun kapatılması üzerine İmamoğlu, “Valiyi dinlemeyeceksiniz, böyle işkembeden atanları dinleyeceksiniz. Bu da yargılama olacak!” diye tepki gösterdi. Heyet başkanı ise “Salondan çıkarırım Ekrem Bey” dedi.

MÜŞTEKİLER VE TANIKLAR DİNLENDİ

Öte yandan ilk gün bazı müştekiler şikâyetçi olmadıklarını açıkladı. Bahattin Uçar, sanıklardan şikâyetçi olmadığını söyledi.

Mehmet İlhan Gülay, kimse hakkında şikâyetinin bulunmadığını ve davaya katılmak istemediğini belirtti. Avni Çelik de şikâyetçi olmadığını açıkladı. Kaan Yüce, şikâyetinin bulunmadığını söyledi.

Buna karşılık Alaattin Kameroğlu, Çetin Gül, İlker Keleş, Nezih Barut, Ziya Yılmaz ve Selahattin Özgül şikâyetlerini sürdürdü.

İKİNCİ GÜNÜNDE NELER YAŞANDI?

Tanık Orhan Cevahiroğlu, savcılık ifadesinde adını verdiği Murat Kapki ve Necati Özkan’ı mahkeme salonunda tanımadığını söyledi.

Cebeci maden sahasına ilişkin iddialarını kamyonculardan duyduklarına dayandıran tanık Şükrü Kaynar ise mahkeme başkanının sorularıyla karşılaştı.

Duruşmada ayrıca Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde hayata geçirilmek istenen bir projenin dönemin İBB yönetimi tarafından yıllarca bekletildiğini anlattı.

İBB davasında tanık Şükrü Kaynar, Cebeci maden sahasındaki para trafiği ve sahte fatura iddialarına ilişkin konuştu. Murat Gülibrahimoğlu ile Hasan Tahsin Sönmez arasındaki ticari ilişki hakkında anlattıklarının duyuma dayandığını kabul eden Kaynar’a mahkeme başkanı, “Biri de seninle ilgili sahte fatura dese ne yaparsın?” diye sordu.

BİRGÜN