|
Tweet |
Altı basın meslek örgütü, “Artık yeter! Nefes alamıyoruz!” başlıklı ortak bir bildiri yayımladı. Bildiriyi Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Basın Konseyi imzaladı. DİSK/Basın-İş, Haber-Sen ve Çağdaş Gazeteciler Derneği de imzacılar arasında yer aldı. Örgütlerin çağrısıyla gazeteciler ve yurttaşlar bugün birçok kentte alanlara çıktı.
İstanbul’daki eylemin adresi Kadıköy oldu. Kalabalık, saat 12:00’den itibaren Boğa Heykeli önünde toplanmaya başladı. Eylemciler, “Sansüre hayır, habere özgürlük” diyerek İskele Meydanı’na doğru yürüdü. Eylem, TELE1’in kayyım yönetimine geçişinin birinci yılına denk geldi.
Kalabalık yürüyüş boyunca tutuklu gazeteciler için slogan attı
Yürüyüş boyunca kalabalık, “Özgür basın susturulamaz” ve “Hırsızlar dışarda basın içerde” sloganlarını attı. Katılımcılar, “Susma sustukça sıra sana gelecek” diye seslendi. Alanda “Gazeteciler tutsak, foncular özgür” sloganı da yankılandı. Eylemciler, “İsmail Arı onurumuzdur, İsmail çıkacak yine yazacak” sözleriyle gazeteci İsmail Arı’ya destek verdi. Katılımcılar, “Özgür basın susturulamaz” ve “Gazeteciler tutsak, foncular özgür” yazılı pankartlar taşıdı.
Kadıköy'de yürüyüş başladı
Kadıköy'de bir araya gelen gazeteciler, tutuklu meslektaşlarının isimleri saydı:
"Selahattin Günday, İsmail Arı, Şaban Sevinç, Merdan Yanardağ, Murat Ağırel, Fatih Ergil, İrem Delice, Tuğba Tekerek"
Gazeteciler basın özgürlüğü için yürüdü: “Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz”
Siyasi partiler, meslek örgütleri ve barolar eyleme destek verdi. İşçi ve kamu emekçisi sendikaları da yürüyüşte yer aldı. Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan ve İstanbul Milletvekili İskender Bayhan kortejdeydi. TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş de yürüyüşe katıldı. Birleşik Metal-İş Sendikası (BMİS) Genel Başkanı Özkan Atar da kalabalığın arasındaydı. YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve Milletvekili Mahmut Tanal da eyleme katıldı.
Basın meslek örgütleri, Kadıköy Boğa Heykeli'nden Rıhtım'a doğru slogan ve alkışlarla yürüyor:
"Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz"
Gazeteciler basın özgürlüğü için yürüdü: “Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz”
Gazeteciler “Korkmuyoruz, susmuyoruz” diye seslendi
Gazeteciler adına ortak açıklamayı okuyan TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, haber sitelerine yönelik kapatmalara ve sosyal medya yasaklarına karşı gazetecilerin bir arada durduğunu vurguladı:
“Halkın haber alma hakkını savunuyoruz. Haber sitelerinin kapatılmasına, sosyal medya yasaklarına karşı bir aradayız. Bugün sokağa çıkan yüzlerce gazeteci olarak hep birlikte haykırıyoruz. Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz!”
Gazeteciler kameralarını yere bıraktı
Türkiye’de gazeteciliğin iktidarın, siyasilerin ya da sermayenin değil halkın yanında durduğunu savunan bildiri, basın özgürlüğüne ilişkin tabloyu şu sözlerle özetledi:
“Televizyon kanallarına kayyım atanan, haber siteleri erişime engellenen, habercileri tutuklanan, sosyal medya hesapları kapatılan, gazetecilerin adeta bir köle düzeninde çalıştırılıp sosyal haklarının tırpanlandığı bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemez.”
Bildiri, “Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur!” sözlerinin ardından altı talebi sıraladı. Örgütler, tutuklu gazetecilerin serbest kalmasını, haberin üzerindeki “yargı sopasının” kalkmasını ve medyadaki kayyım uygulamalarının sona ermesini istedi.
Hukuksuz erişim engellerinin kalkması ile kamu reklam ve ilanlarının adil ve eşit dağıtımı da talepler arasında yer aldı. Örgütler son olarak Anayasa’nın güvence altına aldığı basın özgürlüğüne yönelik saldırıların durmasını istedi.
TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş:
"Özgür basın yoksa, özgür toplum yoktur. Sizlerin huzurunda iktidara seslenmek istiyoruz: Tutuklu meslektaşlarımızı serbest bırakın, haberin üzerindeki yargı sopasını geri çekin, kayyım uygulamalarına son verin, ilanları adil dağıtın"
“Türkiye muhalefetsiz bir düzene doğru götürülmek isteniyor”
birgun.net Yayın Koordinatörü Berkant Gültekin, ülkedeki basın özgürlüğünün geldiği noktayı şöyle değerlendirdi:
“Gazetecilik bir kuşatma altında, basın özgürlüğü bir kuşatma altında. Tabii sadece gazetecilere dönük bir hücum politikası değil bu. Aynı zamanda ülkede demokrasinin alanı da gün geçtikçe daraltılıyor. Türkiye seçimsiz, muhalefetsiz bir düzene doğru götürülmek isteniyor. Basın da tabii ki bu gidişattan payına düşeni alıyor. Okurun, gazetecilere, basın özgürlüğüne ve haber alma hakkına sahip çıkması lazım. Bu demokrasi mücadelesinin bir parçası olarak ele alınırsa bu saldırılar durdurulabilir, özgürlüklerin alanı daha da genişletilebilir.”
Gazeteciler basın özgürlüğü için yürüdü: “Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz”
Gazeteci Filiz Gazi de basın özgürlüğünün bitmesinin iktidar üzerindeki denetimi azaltacağını söyledi, “Medyanın bu hale gelmesi sadece gazetecileri ilgilendiren bir durum olarak bakılıyor ama bir ülkede medyanın bitirilmesi demek, ülkeyi yöneten sınıfın üzerindeki ışığın kapatılması demek” diye konuştu.
Basın meslek örgütleri, gazetecilere yönelik baskılara karşı bugün sokağa çıktı
Gazeteci Murat Utku, basın üzerindeki baskının planlı bir çalışmanın ürünü olduğunu dile getirdi:
“Eğer biz dünyada olup bitenleri, Türkiye’de olup bitenleri gazeteciler olarak insanlara aktaramazsak ve insanların bu konuda bilgi sahibi olmalarını sağlayamazsak hem görevimizi yerine getirememiş oluruz hem toplumsal olarak da bir eksiklik ortaya çıkar.
Çünkü insanlar hayatlarını o toplumsal olaylara gösterdikleri reflekslerle veriyorlar. Dolayısıyla bu son derece kritik. Bunu zaten çok iyi bildiği için hükümet de gazeteciliğin önünü yıllardır kesmeye çalışıyor. Bu planlı bir çalışmanın ürünü.”
Gazeteci Can Ertuna ise şöyle dedi:
“Türkiye’de basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için buradayız.
Bu sefer öncekilerden biraz daha farklı, sadece gazeteciler, eski gazeteciler değil, okurların, izleyicilerin de aramızda olduğunu görüyoruz.
Buradan anlıyoruz ki bu artık Türkiye’de yakıcı bir sorun haline gelmiş durumda.”