|
Tweet |
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Mersin’in Silifke ilçesinde düzenlenen halk buluşmasında tutuklu belediye başkanlarına yönelik operasyonlara, ekonomik sorunlara ve seçim gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut ile Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in seçmen iradesiyle göreve geldiğini vurgulayan Özel, iktidara tepki göstererek, “O sandığa varacağız, o seçimi alacağız” dedi.

Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut’un 19 Haziran’da gözaltına alındığını ve 23 Haziran’dan bu yana cezaevinde bulunduğunu hatırlatan Özel, ilçeye belediye başkanına destek vermek için geldiğini söyledi. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde ortaya çıkan sonuçların yok sayıldığını savunan Özel, bunun yalnızca kendi partilerinin seçmenine değil, tüm seçmenlerin iradesine yönelik bir tutum olduğunu ileri sürdü.
“İçeri koyarım ve burayı onlara yönettirmem’ diyorlar”
Seçim sonuçlarını hatırlatan Özel, Silifke’de Mustafa Turgut’un, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde ise Vahap Seçer’in seçmenlerin oylarıyla göreve geldiğini belirtti.
Özel, “Yüzde 56 oy vermişsin Mustafa Turgut’a. ‘Sen bilmezsin, ben bilirim’ diyorlar. Yüzde 60 oy vermişsin, Türkiye rekoru kırdırmışsın Vahap Seçer’e. ‘Sen bilmezsin, ben bilirim. Ben onları alırım, içeri koyarım ve burayı onlara yönettirmem’ diyorlar” ifadelerini kullandı.
Bu tutumun Silifke’nin iradesine karşı çıkmak anlamına geldiğini savunan Özel, seçmenin siyasi tercihlerinin yok sayıldığını öne sürdü.
“O sandığa varacağız, o seçimi alacağız”
Konuşmasında iktidarın seçmenler üzerinde umutsuzluk oluşturmaya çalıştığını savunan Özel, halka mücadeleyi sürdürme çağrısı yaptı.
Özel, “Seni korkutmak, yıldırmak, bezdirmek, ‘Bu iktidar değişmez’ demek, ümidi kaybetmek ve senin sandıktan ümidini kesmek. Ama buradan andolsun ki söylüyorum. O sandığa varacağız, o seçimi alacağız” diye konuştu.
Yurttaşlara seslenen Özel, “Dişimizi sıkacağız, sandığa kadar bir, sabredeceğiz, iki, kötülüklerle mücadele edeceğiz. Eninde sonunda o sandığı getireceğiz, AK Parti’nin kara düzenini bitireceğiz” ifadelerini kullandı.
Ekonomi üzerinden iktidarı eleştirdi
Silifke’deki konuşmasında tarım üreticilerinin yaşadığı sorunlara da değinen Özel; zeytin, mandalina, limon ve portakal üreticilerinin artan maliyetler nedeniyle zorlandığını söyledi.
Enflasyon, emekli maaşları ve asgari ücret üzerinden iktidarı eleştiren Özel, Türkiye’de gıda fiyatlarındaki artışın yurttaşların yaşamını ağırlaştırdığını savundu. Emeklilerin geçim sıkıntısı yaşadığını, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını ve çiftçilerin ekonomik zorluklarla karşı karşıya olduğunu dile getirdi.
Özel, ekonomik sorunların esnafı da etkilediğini belirterek, gençlerin yurt dışına gitme isteğinin arttığını söyledi.
“Kimse enseyi karartmasın”
İktidarın değişmeyeceği yönündeki düşüncenin seçmenlerde umutsuzluk yaratmayı amaçladığını ileri süren Özel, konuşmasının sonunda destekçilerine moral çağrısı yaptı.
Özel, “Gördüğümüz kötülüğü görüyorsunuz. Zulmü görüyorsunuz. Haksızlıkları görüyorsunuz. Ama bunların bir hesabı var” dedi.
Seçime kadar sabır ve mücadele çağrısını yineleyen Özel, iktidarı değiştirme hedefini tekrarlayarak konuşmasını tamamladı.
“O sandığa varacağız, o seçimi alacağız”
Konuşmasında iktidarın seçmenler üzerinde umutsuzluk oluşturmaya çalıştığını savunan Özel, halka mücadeleyi sürdürme çağrısı yaptı.
Özel, “Seni korkutmak, yıldırmak, bezdirmek, ‘Bu iktidar değişmez’ demek, ümidi kaybetmek ve senin sandıktan ümidini kesmek. Ama buradan andolsun ki söylüyorum. O sandığa varacağız, o seçimi alacağız” diye konuştu.
Yurttaşlara seslenen Özel, “Dişimizi sıkacağız, sandığa kadar bir, sabredeceğiz, iki, kötülüklerle mücadele edeceğiz. Eninde sonunda o sandığı getireceğiz, AK Parti’nin kara düzenini bitireceğiz” ifadelerini kullandı.
Silifke’deki konuşmasında tarım üreticilerinin yaşadığı sorunlara da değinen Özel; zeytin, mandalina, limon ve portakal üreticilerinin artan maliyetler nedeniyle zorlandığını söyledi.
Enflasyon, emekli maaşları ve asgari ücret üzerinden iktidarı eleştiren Özel, Türkiye’de gıda fiyatlarındaki artışın yurttaşların yaşamını ağırlaştırdığını savundu. Emeklilerin geçim sıkıntısı yaşadığını, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını ve çiftçilerin ekonomik zorluklarla karşı karşıya olduğunu dile getirdi.
Özel, ekonomik sorunların esnafı da etkilediğini belirterek, gençlerin yurt dışına gitme isteğinin arttığını söyledi.
İktidarın değişmeyeceği yönündeki düşüncenin seçmenlerde umutsuzluk yaratmayı amaçladığını ileri süren Özel, konuşmasının sonunda destekçilerine moral çağrısı yaptı.
Özel, “Gördüğümüz kötülüğü görüyorsunuz. Zulmü görüyorsunuz. Haksızlıkları görüyorsunuz. Ama bunların bir hesabı var” dedi.
Seçime kadar sabır ve mücadele çağrısını yineleyen Özel, iktidarı değiştirme hedefini tekrarlayarak konuşmasını tamamladı.
“TARİHTE GÖRÜLMEMİŞ SOYGUNU YAPTILAR”
“Mersin’in güzel insanları, belediye başkanlarına bu haksızlığı yapanları; ailelerine, evlatlarına bu zulmü yapanları iyi tanıyın. Bunlar milletin üç kuruşluk tasarrufuna, bankadaki parasına da göz dikenlerdir. Millet ekmek parası bulamazken iktidar partisinin içinde bulunduğu bir kara düzen asrın soygununu, asıl vurgununu gerçekleştirmiştir. Erdoğan’ın atadıkları bu işin içindedir. Hepsi milleti soyan fon şirketlerinin yönetimindedir. Paraları alıp kaçanlar Erdoğan’ın atadıkları, yardımcıları, eski Bakanları, yeni Bakanlarıdır. Fatma Betül Sayan Kaya; ‘evladım’ dediği kadın, 163 milyon lirayı nisanda koymuş ki şöyle 6 milyon liralık bir daire desen, 6 milyonluk daireden 27 ev parası koymuş. Beş ay sonra 2,2 milyar lira yani 367 daire parası çekip kaçmış. Arada 340 daire zavallı vatandaşların parasını dolandırmış. Mersinliler, bu tarihte görülmemiş büyük bir soygundur. Erdoğan, Fatma Betül Sayan Kaya için ‘Yargı önünde hesap verecek’ demedi. Ne dedi? ‘Şeytana uymuş, nefsine yenik düşmüş’ dedi. Buradan Mersin’in vicdanına, insafına sesleniyorum. 367 daire parası alan nefsine yenik düşmüş. Ama açlığından nefsine yenik düşen, bir ekmek alan ya da bayram günü zengin mahallesindeki fırından çocukların nefsi körelsin diye bir tepsi baklavayı alıp eve götürüp yedi nüfus birlikte ailesine yediren 15 yıl ceza alıyor. 367 daireyi yiyen nefsine uyuyor, saraylarda oturuyor. Bir tepsi baklava 15 yıl ceza yiyor. AK Parti’nin kara düzeni budur. Bu düzen yerle bir edilecektir.”
“AMA BİZ AMCAMIZDAN ÖZÜR DİLEYELİM”
“Tabii Fatma Hanım yalnız mı? Değil. Kim var? Hayati Yazıcı var. Oğlu işin içinde burasına kadar. Mal varlığına el koydular, bir saatte bıraktılar. Kim var? ‘Türkiye Yüzyılı’ kampanyasını yapan, yöneten, iki dönem AK Parti milletvekili Ertan Aydın var. Kim var? Dün açıklandı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat var. 170 milyon liralık işlem yapmış. Kim var? AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik var. En yakın arkadaşı, birlikte tatili yaptığı, arasından su sızmadığı, önce söyleyince sustuğu, resimler çıkınca kabullendiği, 20 milyar götüren; yani Fatma Betül Sayan Kaya’nın 10 katını götüren, 3 bin 333 daire parası götüren Osman Arıkan Nacar’ın yakın arkadaşı AK Parti’nin Sözcüsü Ömer Çelik var. Peki nedir durum? Durum şu, bunların içinde dün bir de şöyle bir şey yaşandı. Aslında üzücü bir durum yaşandı ama her şerde bir hayır var. Dün arkadaşımıza bu diğer bakanların isimleri geldiği gibi Aileden Sorumlu Bakan Mahinur Hanım’ın babasının da adı - soyadı gelmiş. İşlem numarası belli, tutar belli. Ümit Özlale arkadaşımız bunu açıkladı. Ortaya ne çıktı 10 dakika sonra? O kişi, o AK Partili değilmiş de başka yerden bir AK Partiliymiş. TC numarası başkaymış. Mahinur Hanım, AK Partililer, efendim onlara müzahir köşe yazarları başladı, ‘Ümit Özlale özür dilesin.’ Bakın Adalet Bakanlığı’nın basın sorumlusu, bir hafta önce Ümit Özlale ismini sızdırdı, T.C’si başkaydı. Ümit Bey kendi açıkladı, ‘Ben yokum’ diye. Özür dileyen olmadı. Bu sefer yine Adalet Bakanlığı çeşitli kaynakları, bir liste sızdırdı. İçine bakanın babasının adını da koydu. Ümit Bey sordu. Dediler ki ‘T.C’si başka, bu değil.’ Bakan Hanım bağırıyor, ‘Babamdan özür dile. Dava açacağım, şunu yapacağım.’ Biz aile bakanlarına, özellikle kabinenin kadın bakanlarına Meclis’te çok saygılıyız. Mahinur Hanım üzülmüş, ‘Babamdan özür dile’ diyor. Amcamdan ben özür diliyorum. Ama Mahinur Hanım, her şerde bir hayır var. Bir gel bakalım. Burada iki iş var, bir iki yüzlülük var. Bir hafta önce Ümit Özlale’nin adı açıklandığında AK Parti’den kimse özür dilemedi. Ümit Bey’e kimse bir şey demedi. Başa gelince böyle istediniz. Amcamdan özür dileyelim.”
“MAHİNUR HANIM, CEVAP VER”
“Peki Mahinur Hanım esas şu işe bir cevap ver. Bir bak, gözüme bak Mahinur Hanım. Sen Aile Bakanısın. Senin babana ‘Fona para koydu’ dediler yani Fatma Betül Sayan Kaya gibi. Sen ‘Tövbeler olsun yapmadık’ diyorsun. ‘Babamdan özür dileyin’ diyorsun. ‘Babam incindi’ diyorsun. Listeyi 10 dakikada görüp, TC’ye bakıyorsun. Koca liste var, liste AKP’de. O liste açıklansa bu yanlışlar olmayacak ama listeyi açıklamıyorsunuz. Mahinur Hanım, senin baban incindi, ellerinden öperim. Ekrem İmamoğlu’nun 85 yaşında babasına ‘Senin oğlun hırsız’ deyip yetmez, evine gelip, bahçesini kazıp kasa aradılar. Ekrem Başkan’ın babası Hasan Amcanın evindeki kuyuda inip kasa, para, altın aradılar. Ona konu, komşu, eş, dost önünde ‘Hırsız oğlun geldi, parayı senin bahçene gömdü’ dediler. Hiçbir şey çıkmadı, sen aileden sorumlusun. Hasan Amcadan özür dilediniz mi? Mahinur Hanım, bizim kadın arkadaşlarımıza ‘Kaç çocuğun var?’ İki. ‘Eşin?’ Boşandım. ‘Kim bakacak, annen kaç yaşında?’ 86. ‘Hadi buna, bir iftiraya imza at.’ Atmam. ‘Atmazsan güle güle’ deyip, İstanbul’dan, Afyon’a, Düzce’ye, Bolu’ya, Gebze’ye yollamadınız mı? 40 kişilik koğuşta 60 kişi, aynı yatakta 8 ay başkalarının yatağında yatırdılar. O çocukların annesine ‘hırsız’ dediler, bunlar aile değil mi? Bizim arkadaşlarımıza ele güne karşı ‘hırsız’ dediniz, ‘casus’ dediniz. ‘İrtikapçı’ dediniz. ‘Suikastçı’ dediniz. Hiçbiri doğru çıkmadı. Bizim evlerin toplamından bir kör kuruş çıkmadı. Fatma Hanım’dan 2 milyar çıktı. Esenyurt kayyımının sağ kolundan 215 milyon çıktı. Bir kere olsun haysiyet cellatlığı yaptığın bizim ailelerimizden özür dilediniz mi? Şimdi Mahinur Hanım, amcamın ellerinden öperim. 10 dakika karalanmış. Görev sende, Hasan İmamoğlu orada. 18 aydır karalıyorlar. Pınar Hanım’ın evlatları, çocukları orada. Bütün kadınların, masumların evlatları, anaları - babaları orada. Haydi bakalım Aileden Sorumlu Bakan, kendi ailene gösterdiğin hassasiyeti göster bakalım bizim ailelere.”
“ATAYAN-ATANAN AK PARTİ’Lİ, SOYAN-SOYULAN AK PARTİ’Lİ”
“Bir sözüm de yazan - çizene. Diyor ki ‘Mahinur Hanım’a ayıp edildi, hızla Ümit Özlale özür dilesin.’ Bir hafta önce aklın nerede? Bu işler olurken aklın nerede? Her gün gazetenizin bir köşesinde hepimize iftira atılırken aklınız nerede? Onun için milletimiz görsün. Artık tuz kokmuştur, adaletin terazisi şaşmıştır. Bu vakitten sonra bunu dengeye getirecek olan sadece millettir, sandıktır. O sandığa varacağız, o seçimi alacağız. Buradan Vahap Seçer’i tutuklayıp, 1 kuruş yolsuzluk bulamayanlara, burada bütün arkadaşlarımıza gizli tanıkla ya da tehditle ‘itiraf’ diye iftira attırarak somut kanıt olmadan tutuklama yapanlara sesleniyorum. Bakın, biz yargının önünde, mahkemeler canlı yayınlansın isteyen, kendine güvenen, arkadaşlarına güvenen ve yargı karşısında hesap verirken bunu millet görsün isteyenleriz. Ama millet şunu da görsün. Asrın yolsuzluğunda yolsuzluğu yapanlar AK Partili, foncuları atayan AK Partili, atanan AK Partili, soyan AK Partili, soyulan AK Partili. Hakkını arayanlar YENİ Partili, onları savunanlar YENİ Partili.”
“ONLARI ÖLDÜREN AK PARTİ’NİN KARA DÜZENİDİR”