
TARİHTEN BUGÜNE BİR “İTİBAR” DERSİ:
Tarih: 9 Haziran 1921.
Anadolu yangın yeri, İstanbul işgal altında! İngilizler ile Fransızlar arasında çatlaklar var. Fransa, Ankara’ya çok önemli bir diplomatını gönderiyor: Franklin-Bouillon.
Ankara Tren İstasyonu'nda tarihi bir karşılama heyeti var: Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Çakmak ve Paris’te hukuk okumuş, siyaset doktorası yapmış ilk Dışişleri Bakanımız Yusuf Kemal Tengirşenk.
Karşılamadan sonra diplomatik usul gereği gelen konuk onuruna bir yemek verilmesi gerekiyor. Ancak ortada çok acı bir gerçek var: Koskoca Ankara’da, misafiri ağırlayacak 12 kişilik bir sofra takımı dahi bulunamıyor!
Yusuf Kemal Bey, mahcubiyet içinde durumu Gazi Paşa’ya açıyor. Mustafa Kemal’in verdiği yanıt ise, bugün "itibar" kelimesinin arkasına sığınan herkesin kulağına küpe olması gereken cinsten
"Fransız delege istasyondaki askerlerimizin üstündeki yamalı kıyafetleri, ellerindeki derme çatma silahları gördü. Bu adam zaten bizim perişanlığımızı görmeye geldi.
Bırakın, nasıl bir yokluk içinde işgale karşı direndiğimizi kendi gözleriyle görsün! Adamı Meclis’e götürün. Vekillerin ortaokul sıralarında üçer üçer oturduklarını, Taşhan’da yer yataklarında yattıklarını fark etsin. Önüne tek kazanda pişen mercimek çorbasıyla bulgur pilavını koyun; tahta kaşıklarla yediğimizi anlasın. Önemli olan yokluğumuzu gizlemek değil, amacımızın yüceliğini göstermektir!"
Peki Sonuç Ne Oldu?
Franklin-Bouillon, Ankara'da karşısında parıltılı salonlar değil; tahta kaşıkla yemek yiyen ama teslim alınması imkansız olan çelikten bir irade gördü. Bu sarsılmaz duruşun karşısında eğilen Fransa, 20 Ekim 1921’de Ankara Hükümeti’ni resmen tanıdı ve işgal ettiği cephelerden çekildi.
O diplomatik zafer, lüks porselen tabaklarla değil; tahta kaşıkların ve yamalı üniformaların asil duruşuyla kazanıldı.
Tarih bize çok net bir gerçeği fısıldıyor:
Bir devletin gerçek itibarı; şatafatta değil, milletinin refahında, adaletinde, üretiminde ve onurlu duruşunda gizlidir.
Gerçek itibar, tahta kaşıkla dünyayı dize getirebilmektir.
#Tarih #Atatürk #YusufKemalTengirşenk #İtibar #AnkaraAntlaşması

Ali KARAÇOBAN
İTİBARDANTASARRUF OLMAZ DİYEN ZİHNİYET, EĞER KENDİ İTİBARINDAN SÖZ EDİYORSA BU ÇOK YANLIŞ, ÜLKENİN İTİBARINI DÜŞÜNEN BİR ZİHNİYET İSTİYORUM. IRAK PETROLÜNÜ İLLEGAL YOLLARDAN ARACILIK YAPARAK İSRAİL’E SATAN VE ADI ADETA HIRSIZLIK OLAN BU METOD İLE ÜLKEMİN İTİBARI YERLERDEDİR. BU HIRSIZLIKTAN SONRA ULUSLARARASI MAHKEME TARAFINDAN TÜRKİYE’YE KESİLEN 1,47 MİLYON DOLAR CEZAYI KİM ÖDEYECEK? EĞER TÜRKİYE CUMHURİYETİ MİLLETİ ÖDEYECEKSE BU İKTİDARIN ACİLEN TÜM MAL VARLIKLARINI YÜCE TÜRK ADALETİNE TESLİM EDEREK, CEZANIN BU KAYNAKTAN ÖDENMESİ ESAS OLMALIDIR. EVET; HANİ İTİBARDAN SÖZ EDİLİYOR YA, İŞTE İKTİDARA TOKAT GİBİ İTİBAR DERSİ!!!!! ALINTI OLARAK YAYINLADIĞIM BU YAZIYI ÇOK İYİ OKUYUP DEĞERLENDİRMEK YÜCE TÜRK MİLLETİNİN İNSİYATİFİNDEDİR. KAYNAK: ATATÜRK’ÜN ASKERİ/BÜYÜK KOMUTAN C.Ö SAYGILARIMLA 16 Temmuz 2026
İtibardan tasarruf olmaz - TUBA KALÇIK
SESSİZLERİN SESİ
KAMİL SÜREN