|
Tweet |
Uluslararası veri ve analitik şirketi Kpler’in verilerine göre, 11-18 Ekim tarihleri arasında Ortadoğu’nun günlük ortalama petrol ve doğal gaz ihracatı 24 milyon varili aşarak savaş öncesi kaydedilen 23 milyon varillik seviyeyi geride bıraktı.
Sadece Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen günlük petrol ihracatı ise 14 milyon varile ulaşarak, savaş öncesi normal kapasitenin yüzde 82’sini yakaladı.
Tek seferde 40 milyon dolar kâr
Yüksek güvenlik risklerine rağmen bölgedeki petrol trafiğinin sürmesinin arkasındaki en büyük etken, rekor seviyedeki ticari kazançlar olarak öne çıkıyor.
Kpler Ham Petrol Analiz Bölümü Başkanı Homayoun Falakshahi’nin değerlendirmelerine göre, petrol tüccarları Irak petrolünün yeniden satışında varil başına 20 dolar ek kâr elde ediyor. Bu durum, dev bir tankerin tek bir sevkiyatından yaklaşık 40 milyon dolar kâr sağlanması anlamına geliyor. Sektör verileri, bu kapsamda yapılacak yalnızca üç seferin, 100 milyon dolar değerindeki ikinci el bir petrol tankerinin maliyetini tamamen amorti edebildiğini gösteriyor.
Öte yandan, denizcileri Körfez’deki riskli bölgelerde çalışmaya ikna etmek için normal aylık maaşlarının iki ila üç katı oranında primler ödeniyor. Çin merkezli bir mürettebat tedarik şirketinin, bir ila iki hafta süren tek bir gidiş-dönüş seferi için gemi personeline 25 bin dolara varan ödemeler teklif ettiği belirtiliyor.
Yüksek kârlılık oranı, armatörlerin daha önce Venezuela ve Rusya petrolünü taşımak için kullanılan eski tankerleri bile Irak ve Körfez petrolünü yüklemek üzere Hürmüz Boğazı’na yönlendirmesine neden oldu.
ABD şemsiyesi altında "mekik taktiği" ve alternatif boru hatları
Bölgede geliştirilen yeni deniz taşımacılığı sistemi, kısa mesafeli "mekik seferleri" üzerinden yürütülüyor. ABD güçlerinin hava koruma şemsiyesi altında, Umman kıyılarına yakın güvenli koridoru kullanan tankerler Körfez’e giriş yapıyor. Takip sistemlerini (AIS/radar) kapatarak dolum yapan