www.ocianews.com/ bedava bahis bahis siteleri
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



İBB davasında 2. duruşmada 18. gün: “Rüşvet durumu yok”

Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 51’i tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasının ikinci duruşması, 18. günde devam ediliyor. İBB davasında tutuksuz sanıklar savunma yaptı.

facebook-paylas
Tarih: 17-09-2026 22:33

İBB davasında 2. duruşmada 18. gün: “Rüşvet durumu yok”

Kendisinden rüşvet istendiğini ileri süren ve şu anda sahte vatandaşlık sattığı iddiasıyla tutuklu B-Grup Babacan Grup firması sahibi İbrahim Halil Babacan’ın savunmasıyla duruşmaya başlandı.

“Rüşvet durumu yok”

Babacan’a soru sormak için söz alan tutuklu Beylikdüzü Belediyesi Başkanı Mehmet Murat Çalık, “İnşaatınızın herhangi bir aşamasında sizden zorlama ile bir talebim oldu mu” dedi. Babacan, “Olmadı. Bahse konu projede 3 defada projeye tadilat ruhsatı aldık” dedi.

Çalık’ın, “Spor salonunun yapımı sırasında baskıyla rüşvet vermek zorunda mı kaldınız, yoksa bağış mı yaptınız” sorusunaysa “Rüşvet durumu yok” yanıtını verdi.

Tutuksuz sanık Oktay Aktaş’ın savunmasına geçildi. İddianamede ihaleden sorumlu tutulmasının maddi bir hata olduğunu söyleyen Aktaş, belirtilen tarihte işten çıkarıldığını ve ihalede bulunmasının teknik olarak mümkün olmadığını ifade etti.

Devamında kürsüye gelen tutuksuz sanıklardan Murat Selvi, iddianamede isnat edilen bir eylemde imzasının olmadığını ve o sırada görevinden ayrıldığını belirtti. Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya’nın, “Mali süreçlere ilişkin olarak Murat Ongun’dan size telkin, talimat oldu mu” sorusunu yanıtlayan Selvi, “Hayır” dedi.

İBB davasında 2. duruşmada 18. gün: “Rüşvet durumu yok”

“580 milyonluk eurobond geri ödendi”

Tutuksuz sanıklardan Cemal Ufuk Karakaya da encümene katıldığı üç ihale için yargılandığını, ihaleleri düzenleyen, takdir komisyonunda yer alan birisi olmadığını ifade etti. Karakaya, iddianamede “örgüt” üyeliği suçunun isnat edildiğini ancak sıralı amirler dışında emir almadığını belirtti.

Karakaya’ya soru sormak için söz alan Ekrem İmamoğlu, “İddianamede iddia edildiği şekliyle dış kredilerin İBB gibi bir kurumun 50 milyarlık yolsuzluk diye anlatılan tutar ile işletilebilmesi, böyle bir akışın mümkünatı var mı” dedi. Karakaya, “50 milyar bir yere aktarılsa o hatlar nasıl yapılsın, Seymenler çöp atık tesisi nasıl çalışsın, Alibeyköy tamamlandı. 580 milyonluk eurobond geri ödendi” ifadelerini kullandı. İmamoğlu, “Örgüt, sistem diye bir kavramı toplantılarda duydunuz mu” diye sordu. Karakaya, “Eğer böyle bir örgütü, sistemi duymuş olsaydım ben burada çalışmaya devam eder miydim? Ben inanmıyorum ki buradayım. Belediyede de çalışmaya devam ediyorum” dedi.

“13 ay yattık, bırakın da anlatalım”

Öğle arası sonrası sanık kürsüsüne gelen eski İBB Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy, ecrimisil dosyası açılmış bir yerde zabıtanın müdahale etmesinin beklenemeyeceğini belirtti. Ulusoy, “Müdahale etseydi yanlış olurdu” dedi. Savunmasına devam eden Ulusoy’un sözünü kesen mahkeme başkanı, “Evraklar dosyaya sunuldu, inceledik” dedi. Ulusoy, “13 ay yattık, bırakın da anlatalım” dedi. Mahkeme başkanı, “Devam edin” diye yanıt verdi.

Eski İBB Emlak Yönetimi Daire Başkanı Ali Ayçiçek’in savunmasına geçildi. Ayçiçek, kariyerini kamuda likayat sahibi biri olarak geçirdiğini belirtti ve halen İBB’de müfettiş olarak görev yaptığını söyledi. Tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ile ne hiyerarşik bir düzen ne de fikir ve eylem birliği olmadığını söyleyen Ayçiçek, “Görev yaptığım süreçte benden herhangi bir talebi olmamıştır. 3 yıldır hiç görüşmediğim kişilerle nasıl aynı eylemlerde bulunmuş olabilirim” dedi. Ayçiçek, gözyaşları içerisinde “Bugün devlete hizmet etme duygusunun pişmanlığını yaşıyorum” ifadelerini kullandı.

Fatih Keleş, soru sormak için söz aldı. Keleş, “Ben size bir talimat verdim mi, verebilir miyim, hukuk dışı bir ricada bulundum mu” sorularını yöneltti. Ayçiçek, “Siz bana talimat veremezsiniz, vermediniz, hukuk dışı bir ricada bulunmadınız” dedi.

Tutuksuz sanık eski İBB Kültür Daire Başkanı Hülya Muratlı savunmasında, 4 kuşaktır kamu bürokrasisinde bulunan bir ailenin mensubu olduğunu, meslek hayatının kamu kaynaklarını korumakla geçtiğini belirtti. Muratlı, “Tüm süreçleri mevzuata uygun ilerleyen bir ihale sürecini ben sadece bir firma ihaleye girdi diye iptal edemezdim” dedi. Hülya Muratlı, ihalelerde maliyeti düşürdüklerini, 2021 yılında sıkı bir denetimden geçtiklerini ve soruşturma izni verilmediğini anlattı.

İtirafçı tutuksuz sanık Kabil Taşçı’nın savunmasına başlandı. Taşçı, yıllardır reklam sektöründe faaliyet gösteren şirket sahibi olduğunu, İBB ve iştiraklerinden doğruda ihale almadığını söyledi. Savcılıktaki ifadelerini tekrarlayan Taşçı, 70 gün tutuklu kaldığını, etkin pişmanlık beyanında faturalarla ilgili ayrıntılı açıklama yaptığını belirtti. Taşçı, Vedat Şahin adlı kişiye elden para teslim ettiğini, sonrasında neler yapıldığını bilmediğini söyledi. Beyanlarının 4 faturayla sınırlı olduğunu ve duyumlara dayandığını belirten Taşçı, “Sahte fatura aldığımı kabul etmiyorum” dedi.

İtirafçı sanık Kabil Taşçı’nın savunmasının ardından Murat Ongun, soru sormak için söz aldı. Taşçı, “Benim hayatımda Kabil Taşçı diye biri yok. Taşçı’nın hayatında Ongun var mı, husumetimiz var mı” sorusuna, “Hayır yok” dedi.

Kabil Taşçı’nın, savcılıkta verdiği üç beyanın da birbiriyle farklı olduğuna dikkat çeken Murat Ongun, “Siz sahte fatura kestiğinizi söylüyorsunuz. Neden itibar etsinler sizin beyanlarınıza” sorusunu yöneltti. Taşçı, “Çünkü doğru söylüyorum” dedi. Ongun bunun üzerine, “Sahte fatura kesen birisiniz ama beyanlarınız doğru” ifadelerini kullandı.

Murat Ongun, Kabil Taşçı’ya, İBB’den ihale alan reklam şirketleri için itirafçı ifadesinde “Şirketler Murat Ongun’undur” ifadesini sordu. Taşçı, herhangi bir bilgisi, belgesi olmadığını, duyuma dayalı ifade verdiğini söyledi.

Ongun ve Taşçı arasında geçenler şöyle:

Murat Ongun: İddianameye alınmasa dahi beyanınızı doğru olarak burada lanse ettiğiniz için diyorsunuz ki güya Vedat Bey 500 lira giriş yapmış, bize 6 milyon fatura kesmiş, 5.5 milyonunu da bana getirmiş diyorsunuz. Bak burada öyle diyorsunuz. Murat Ongun’a teslim ettiğini söylüyor diyorsunuz.

Kabil Taşçı: Evet, kendisi öyle söyledi.

Murat Ongun: Nereden söylüyorsunuz bunu? Kendisi reddetti onu.

Kabil Taşçı: Ben de duyduğumu söyledim. Ben gördüğümü söylemedim burada.

Murat Ongun: Ama hani

Kabil Taşçı: Duyduklarımı söyledim ben. Hiçbirine şahit… Parayı görmedim.

Hakan Karaköse’nin savunmasına geçildi

Bir diğer itirafçı tutuksuz sanık Hakan Karaköse’nin savunmasına geçildi. 2007 yılında İBB’de memur olarak işe başladığını söyleyen Karaköse, 20 yıldır görevine devam ettiğini söyledi. Karaköse, gözaltında ve tutuklu olduğu dönemde kendisini ziyaret eden kimi avukatların CHP’li olduğunu söylediklerini, ailesinin bir ihtiyacı olup olmadığını sorduklarını belirtti. Avukatların kendisini baskı altına almaya çalıştığına dair hissiyata kapıldığını söyleyen Karaköse, tutuklu olduğu dönemde dilekçe verip etkin pişmanlık ifadesi verdiğini anlattı.

İtirafçı Kabil Taşçı gibi aynı gün 19 Haziran’da etkin pişmanlık başvurusu yapan Hakan Karaköse, “Şimdi Başkanım, burada şöyle bir soru gelebilir, onu da peşin peşin cevaplayayım: ‘Niye 3 ay bekledin’ gibisinden. Şimdi ben kendi avukatımı geç tuttum. O arada avukatımla tanıştık vesaire, tüm bildiklerimi ona anlatmam zaten bir iki hafta sürdü. Ondan sonra bunu bir düzene koyduk, nasıl bir yol ilerleyeceğiz vesaire” dedi.

“İhaleye fesat karıştırma” suçlamasını reddeden Karaköse, “Benim herhangi bir firma veya kişi ile bu ihalelerden menfaat ilişkisi içerisinde olduğuma dair somut bir delil sunulmamış” ifadelerini kullandı.

İBB Emlak Daire Başkanı Kağan Sürmegöz, itirafçı Hakan Karaköse’ye sorular yöneltti. Sürmegöz, Karaköse’nin gözaltındayken baskı altına alınmak amacıyla avukat gönderildiği iddiasını sordu.

Sürmegöz, “sizin tutuklandığınızı ben alt yazıdan gördüm. Yani size bir avukat göndermediğim gibi bir telefonum yoktu. Biz hani görüşemedik” dedi. Karaköse, “Kaan Bey, ben beni tehdit ettiğinizi söylemiyorum. Onu söyleyecekseniz ben onu düzelteyim zaten. Ama avukat göndermediğim ifadenizi kesinlikle reddediyorum. Çünkü iyi niyetli gönderdiğiniz çok açık” diye yanıt verdi.

Sürmegöz ile Karaköse arasında geçenler

Hakan Karaköse: Kaan Bey, ben beni tehdit ettiğinizi söylemiyorum. Onu söyleyecekseniz ben onu düzelteyim zaten. Ama avukat göndermediğim ifadenizi kesinlikle reddediyorum. Çünkü iyi niyetli gönderdiğiniz çok açık.

Kağan Sürmegöz: Ben aynı şeyi söyleyeceğim. Yani biz size avukat göndermedik. Çünkü alt yazıdan gördüm. Sizin ben tutukluyken görüşmüş olduğunuz avukatın size bir arkadaşını göndermiş, “Bir ihtiyacınız var mı?” diye. Çünkü hani ben göndermedim. Bilmiyorum size kimin geldiğini, kimin geldiğini de tanımıyorum.

Kağan Sürmegöz: Tamam. Şimdi Metrobüs ile alakalı bir takım beyanlarınız var. Metrobüs hattındaki reklam alanlarının işletilmesi ihalesi ile ilgili sözleşmeye aykırı olarak teknik şartnameye uyulmadığı ve göz yumulduğunu ve haksız kazanç elde edildiğini bildirdiniz.

Hakan Karaköse: Onu sormanız iyi oldu. İfademi hızlı hızlı geçtiğim için düzeltemedim. Metrobüs hususunda, ama diğerlerini de sormanızı beklerim. Metrobüs hususuyla ilgili savcılık makamında farklı bir şey konuştuk. Ya şöyle söyleyeyim, bize 6 saatlik bir ifade sürecimiz oldu. 6 saatlik ifade sürecinde zaten 6 sayfa ortaya çıkması beklenemez. Oradaki katip hanım… Yani biraz özet çıktığında o orada kalmış. Metrobüsle ilgili konuşulan konu o değil aslında. Onu şimdi hazırladığınız sorunuzu ve yani düzeltin.

Kağan Sürmegöz’ün ardından Murat Ongun, sorularını yöneltti. Ongun, itirafçı Hakan Karaköse’nin itirafçı ifadesinde geçen iddiaları sordu.

Karaköse’ye seslenen Ongun, “3 şirketin sahibi Murat Ongun’dur diyorsunuz” dedi. Karaköse, “Ben bunu duydum. Ama Ticaret Sicil Gazetesi’nden bilgiyi teyit etmedim” ifadelerini kullandı.

“Anlattığınız konulardan onlara neden hiç bahsetmediniz”

Hüseyin Köksal’ın avukatı Baver Kaya söz aldı. Avukat Kaya, itirafçı Hakan Karaköse’ye “Metrobüs hattındaki reklam alanlarının işletilmesi ihalesi” üzerine savunmasındaki hususu sordu. Karaköse “Yaklaşık 6 saat görüştük. Metrobüs konusunda farklı bir şey söylemiştim ama savcılıktaki katibe hanım farklı yazmış herhalde” dedi.

“Savcıların yönlendirmesi ve tahliye vaadiyle itirafçı oldum” diyen Murat Kapki’nin avukatı Fikret Araz, “Defalarca mülkiye müfettişlerine ifade verdiniz. Anlattığınız konulardan onlara neden hiç bahsetmediniz” sorusunu yöneltti. Karaköse, “Müfettişlerin incelemeleri ana ihaleler üzerineydi” yanıtını verdi.

Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, itirafçı Hakan Karaköse’ye soru sormak için söz aldı. Pekin, Karaköse’nin ifadesinde geçen ve usulsüzlük olduğunu iddia ettiği ihaleyi sordu.

Pekin, “Köpek Eğitim Merkezi’nin ihalesinin usulsüz olduğunu söylemişsiniz. Usulsüz olduğunu nereden biliyorsunuz” diye sordu.

Karaköse, net bilgisi olmadığını birlikte çalıştığı kişilerden duyduğunu söyledi. Pekin, ihale bilgilerinin dosyaya celbini talep etti.

 







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI