|
Tweet |
Bloomberg’in haberine göre, geçen yıl 100 kilometre menzille sınırlı kalan operasyonel kapasite, bugün Rusya’nın derinliklerindeki ve işgal altındaki topraklardaki hedefleri vurabilen küçük ve nispeten ucuz seyir füzeleri ile dronlar sayesinde büyük bir aşama kaydetti.
Saldırıların etkinliğini artıran yöntemler
Operasyonların hazırlık sürecinde ayrıntılı haritalar, istihbarat ağları ve Batılı ortakların sağladığı uydu görüntüleri kullanılıyor. Tesislerin en hassas noktalarını belirlemek amacıyla enerji sektörü uzmanlarının görüşlerine başvuruluyor. Eylül ayında Moskova bölgesindeki bir rafineriye düzenlenen saldırıda, hedef tespiti için güncel uydu verilerinin yanı sıra arşiv görüntüleri de analiz edildi. Rusya topraklarında Starlink bağlantısı kapalı olduğundan, görevlerde önceden programlanmış seyir füzeleri ve uzaktan kumandalı dronlar tercih ediliyor.
Kairos birliğinin büyümesi ve elde edilen sonuçlar
Derin operasyonlardaki başarılar, kilit rol oynayan “Kairos” birliğinin tabur seviyesinden 7. Müstakil İnsansız Sistemler Merkezi’ne dönüştürülmesini sağladı. Yüzlerce personeli barındıran bu yeni yapı, diğer insansız hava aracı birliklerini de komuta edebiliyor. Uzun menzilli saldırıların etkileri Rus ekonomisinde de hissediliyor; iç pazarda akaryakıt sıkıntıları ve fiyat artışları yaşanırken, veri merkezlerinin hasar görmesi internet trafiği ile ticareti aksatıyor.
Yerli füze teknolojisi ve son hedefler
Ukrayna savunma sanayisinin geliştirdiği “Flamingo” adlı seyir füzesi, Rusya’nın iç kesimlerindeki stratejik noktaları hedef alıyor. Son dönemde Volgograd’da özel kimyasallar üreten “Volgogradpromproekt” tesisi bu füzelerle vurulurken, Perm bölgesindeki Berezniki şehrinde bulunan “Azot” kimya kombinası da Ukrayna dronlarının hedefi oldu ve tesiste yangın çıktı. Öte yandan Ukrayna; yaklaşan kış şartları, azalan hava savunma mühimmatı ve ABD ile yaşanan diplomatik gerilimler nedeniyle zorlu bir süreçten geçiyor.