www.ocianews.com/ bedava bahis bahis siteleri
Bugun...



İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Dışında Herkes Bu Davanın Görülmemesi Konusunda Mutabık

“Bizde yatak odasına girmek, senin deyiminle haremine girmek, masanın altına böcek koymak yok. Onu senin gibi çok sevdiğin, biat ediyor diye bir yerlere getirdiğin, alnı secdeye değiyor diye bizden çok güvendiğin senin adamların yaptı, yaptırdı. Sizin ahlakınızda var aileyle uğraşmak. Senin ailenle senin FETÖ’cülerin uğraşıyordu, FETÖ’cülerin ailesiyle sen uğraştın. Şimdi bizim ailelerimize eli uzatma, o eli kırarız. Aileyle uğraşmak, kadınla uğraşmak, savaş ahlakında dahi yoktur.

facebook-paylas
Tarih: 29-04-2025 14:32

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Dışında Herkes Bu Davanın Görülmemesi Konusunda Mutabık

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın İstanbul Çağlayan Adliyesi’ndeki duruşmasına katıldı. Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, duruşmanın ardından yaptığı açıklamada, “Değerli basın mensupları biraz önce arkamızdaki Çağlayan Adliyesi’ndeydik. Utanç verici bir yargılamaya tanıklık etmek zorunda kaldık. Tabii bu işin utancı bize ait değil. Bu işin utancı, bu ülkeyi yönetenlere, yönetene ait” dedi. Özel, şunları söyledi: 

“KENDİNİ TÜRKİYE CUMHURİYET BAŞSAVCISI SANIYOR”

“Biraz önce hakim karşısında bir siyasi partinin genel başkanı vardı; Sayın Ümit Özdağ vardı. Bir yargılama yapılıyordu. Bu yargılamaya konu, sözde suç isnadı Antalya’da gerçekleşti. Sayın Ümit Özdağ, Ankara’da bir restoranda yemek yerken 100’ün üzerinde polisle gözaltına alındı ve İstanbul’a getirildi. Oysa İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nın böyle bir yetkisi yok. O, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı’na had bildiriyor, ‘Sen Ümit Özdağ’a dava açmadın. Onu gözaltına almadın’ diye. O, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı’nı güya küçük düşürüyor. Kendini yüceltiyor. Buraya getirildi, getirilmemesi lazım. Suç iddiasının olduğu yer de kişinin ikameti de İstanbul değil. Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı o kadar şımarmış, o kadar şımartılmış ki kendisini Türkiye Cumhuriyet Başsavcısı sanıyor. Böyle bir yetkisi yok. Sonra bu davadan, bugün görülen davadan tutuklayamadı. Kayseri’de yedi ay önce olmuş, Kayseri Emniyeti’nin, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturmadığı, dava açmadığı bir şeyden tutuklama kararı verdi. Bugün tutuksuz olduğu dosyadan yargılanıyor. Buradaki mahkeme yetkisizlik kararı vermişti ‘Ankara’nın görmesi lazım’ diye. Aslında buradaki hukuki gerçeği bütün hukukçular, hepimiz görüyoruz. Bir tek kendini hukukun üstünde sanan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı görmüyor. Mesela bunu ‘Bu dava nerede açılabilir? Nerede açılamaz’ diye Hukuk Fakültesi’nde soru diye sorsanız, 100 gençten ikisi yanlış yapmaz. Mahkemenin hakimi de demiş, ‘Yetkili değiliz. Ankara’da görülecek.’ Ona da itiraz etmiş. O itirazını da kendi kadar hukuken kıt birinden kabul ettirmiş. ‘Davam burada olmamalı’ diyen birine, ‘Davası burada olmamalı’ diyen bir hakimin önünde savunma yaptırıyorlar. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı dışında herkes bu davanın görülmemesi gerektiği konusunda mutabık. İşte böyle bir davayı izledik. Sayın Ümit Özdağ’ın tarihi referanslarla yüklü savunmasını dinledik. Şu kadarını söylüyoruz: Siyasi partilerin genel başkanları kendi şahıslarında, partilerinin kurumsal kimliğini, bütün üyelerinin, o partiye oy veren herkesin kimliğini temsil ederler. Onlara yapılan haksızlık, saygısızlık milletin ta kendisine yapılan saygısızlıktır. Siyasi parti genel başkanlarının hukuku, diğer siyasi partilerin genel başkanlarına emanettir. Meclis’te onların bulunduğu oturumlarda onlar dışında kimse lafa, araya girmez. Eskidendi tabii bunlar. Şimdi AK Parti bunların hepsini yerle yeksan etti. Nerede Demirel’in, Ecevit’in, Erbakan’ın, İnönü’lerin nezaketi… Nerede bu kerameti kendinden menkul, sonradan görme şımarıkların siyaset anlayışı... Yetki eline geçince, ‘Herkesi ezebilirim, her kötülüğü yapabilirim.’ Buranın bir demokrasi olmadığının farkında, yarattığı ucubenin tadını çıkarıyor. Devleti devlet olmaktan, hükümeti hükümet olmaktan, hukuku hukuk olmaktan çıkarmış. ‘Ben buraya birini atarım, benim adıma zulmeder’ diyor. Zulümlerinde boğulacaklar.”

“MEVCUT DURUMUN İKTİDARI, İKTİDARI DEVRETMENİN GÜNÜNÜ SAYIYOR”

“Arkamızdaki meydan geçmişte pek çok toplumsal davada, basın mensuplarının rahatça görev yaptığı, açıklamaların yapıldığı, davayı içeri giremeyenlerin takip ettiği, bizim onlarca kez geldiğimiz, doldurduğumuz, boşalttığımız meydan. Bugün bu meydandan korkmuş, bu meydanı ablukaya almış. Sizi de onun dışına çıkarmış. ‘Aman burası dolmasın…’ Kardeşim bak, Türkiye’de meydanların ne zaman ve ne kadar dolacağına artık siz karar vermiyorsunuz. Ona biz karar veriyoruz. Biz istediğimiz zaman, istediğimiz meydanı doldururuz. Sesimizin ve cesaretimizin gücüyle de sizi korktuğunuzun beteri yaparız. Öyle boş meydanları çevirerek, ‘Efendim işte burada toplanmasınlar…’ Nerede toplanacağımıza, nereyi dolduracağımıza, sesimizle sizi nasıl boğacağımıza biz karar veririz. Herkes haddini bilecek. Cari durumun iktidarı, geleceğin muhalefetidir. Cari durumun, mevcut durumun, fiili durumun iktidarı, iktidarı devretmenin gününü saymaktadır. Bugün İtalya’da Erdoğan. İtalya basını da İtalya siyaseti de Avrupa siyaseti de bilmektedir ki Erdoğan gidicidir. Geleceğin iktidarı, bugünkü muhalefettir. O yüzden ahlaki üstünlüğü olmayan, psikolojik üstünlüğü kaybetmişlerin çoğunluk enerjisinden korkmaları normaldir. Ama asla bize engel olamazlar. Karar verdiğimiz gün, an ve yerde milyonlar oluruz. Aklınızı alırız.”

 



HABER VİDEOSU








Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI