Dünya üzerindeki birçok dağın “Tanrılar”ın yurdu oldukları düşünülür. Bu bilhassa Hindistan için geçerlidir.
Hindular Nanda Devi, Kailas, Kançençanga ve diğer birçok yüksek tepenin ilahi anlam taşıdıklarına inanırlar. Onlara göre dağlar tanrıların yaşam mekanlarıdır. Dahası, sadece tepeleri değil, dağların içlerini de kutsal sayırlar.
Şivanın tahtının Kailas dağında olduğu söylenir. Ayrıca Kançencanga üzerine gökten indiği de kabul edilir. Tanrıça Lakşminin ise Şivanın aksine, bu tepeden cennete yükseldiğine inanılır.
Medeniyetin ilk ışıklarının ağarmasıyla birlikte insanlığın vahşetten kurtulmasından bu yana iyilik sever güçlü tanrılara karşı bir inanç belirdi. Dünyanın belirli bölgeleri ve göklerdeki yaşam yerleri bu uzaylı varlıklara atfedildi.
Eski Yunanistanda , Parnas ve Olimpos Dağlarının bu Tanrıların tahtları olduğu düşünülürdü.
Mahabharata’ya göre Asuralar göklerde yaşarken Paulomalar ve Kalakanjalar , uzayda yüzmekte olan altın kent Hiranyapurada yerleşmişlerdir. Aynı zamanda, Asurlar’ın yeraltı sarayları da vardı. Uçan yaratıklar Nagalar ve Garudalar’ın da buna benzer yeraltı yaşam merkezleri mevcuttu. Acaba bu efsaneler alegorik anlamda uzay platformları, kozmik uçuşlar ve dünyadaki uzay hangarlarından mı bahsediyorlar??
Tanrılar Yunanlı, Mısırlı ya da Hindli de olsalar, istisnasız olarak insanlara işe yarar bilgiler veren ve kritik anlarda onu uyaran velinimeti olarak görünürler..
Hint metinleri, dünyanın merkezi olan Meru Dağı’ndan söz ederler. Bu dağ bir yandan Tibet’teki Kailas Dağı ile tanımlanırken , diğer yandan dünyada 411.000 mil ya da 84.000 yoyana yüksekliğe ulaştığı da söylenilir. Yoksa, Kailas Dağı , Atlantis’in son afetle yok olmasından önceki tarihlerde dahi mevcut olan ve uzaya açılan bir Geçit midir ??