|
Tweet |
Sayın Erdoğan, toplantıda diyor ki: ‘İşte Türkiye'de medya çok özgür.’ Buna dayanak olarak da Türkiye'deki televizyon kanallarının çokluğundan bahsediyor. Öyle ya!
Şimdi bakın, biz basın toplantısı yapıyoruz. Bizim yaptığımız basın toplantısını en fazla bir ya da iki televizyon kanalı canlı olarak veriyor. Ki onlar da büyük baskı altında. Çalışanlarının yargı tacizi altında olduğunu görürsünüz. Çok sayıda çalışanının tutuklandığını görürsünüz.
Sayın Erdoğan konuştuğunda neredeyse yüze yakın televizyon kanalı programlarını kesip canlı yayına geçiyor.
Sayın Erdoğan'ın konuşmasıyla Sayın Özgür Özel'in konuşması arasındaki canlı yayın farkına baktığınızda, Türkiye'de basın özgürlüğünün gelmiş olduğu noktayı görürsünüz.
Aynı şekilde bizim yaptığımız basın toplantılarıyla iktidar partisinin sözcüsünün basın toplantıları arasındaki canlı yayın farkına baktığımızda, Türkiye'de basın özgürlüğünün geldiği noktayı görmüş oluruz.
Bugün sadece gazetecilik yaptıkları için 19 gazetecinin tutuklu olduğu bir ülkedeyiz.
Siz her hafta birkaç belediye başkanını gözaltına alsanız da operasyonlar yapsanız da halk şu gerçeği görüyor: Çok açık bir şekilde milyarlarca TL'lik yolsuzluk yaptınız. Sizin yöneticileriniz, milletvekilleriniz yaptı.
Her geçen gün ilave bir olayla görüyoruz ki yaşanan fon krizinde dolandıran da AK Partili, maalesef dolandırılan da yurttaşlarımız olmuştur.
bu fonlar, efendim, iktidara yakın isimler var. Ve bunu alttan bir şekilde yayarak vatandaşlarımıza cazip bir yatırım aracı olarak gösterildi ve günün sonunda da bakıyorsunuz, o vatandaşlarımız, milyonlarca insan mağdur oldu.
Bu konuda Meclise gelen bir fon kanunu oldu; takip etmişsinizdir. Orada da vatandaşın kaybettiği parayı tahsil edebilecek ilgili maddelere yönelik bir itirazımız olmamakla birlikte, yetersiz bulduğumuzdan ve özellikle getirilen bazı ek önerilerle birlikte kanunlaştığı hâliyle vatandaşımızın zararını karşılamadığından biz YENİ Parti olarak ilgili maddeleri Anayasa Mahkemesine taşıyacağız. Bunu da ifade edelim.