|
Tweet |
Herhalde cumhuriyet tarihinin en anlamsız ve en uygulanamaz yasağı vardı. Cumhuriyeti kuran partiye, Meclis’i kuran partiye kurduğu Birinci Meclis önünde toplanma yasağı getirdi. Bize diyor ki; ‘Keçiören’e git Kalaba Meydanında toplan’. Birinci Meclis, bizim kurduğumuz Meclis, elbette toplandık. Sonra önümüze bariyerler koymuşlar, ‘Yürüyemezsin’. Nereye, Anıtkabir’e. Ben kurucumun Anıtkabirine yürüyemeyeceksem nereye yürüyeceğim? Dedik ki, ‘Polislere dikkat edin ama barikatı yıkın geçin. Yıktılar, geçtiler. Sel oldu akıyor şimdi Ankara, Anıtkabir’e. Erdoğan, geçmişte kazandıklarıyla övünüyordu, şimdi her gün yeni bir yenilgi alıyor. Bu da 23 Nisan 2025 yenilgisidir. Millete kafa tutmanın, millete yasak koymanın hatası içinde ve millet bir kez daha Erdoğan’ı yendi. Eninde sonun bir kez daha sandıkta yenecek. Erdoğan dönemi; zam ve zulüm dönemi bitecek. Millet rahat edecek."
Bu millet kendine yapılan her zulme sabredebiliyor da özgürlüğüne, seçme hakkına el uzatılınca, dil uzatılınca hele hele bu ülkenin en büyük ortak değeri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e duyulan sevgi… Onun kurduğu Meclisin önünde toplanamazsın, onun Anıtkabir’ine gidemezsin deyince bizim de şaşırdığımız şekilde Ankara’dan sel oldu meydanlara aktı. Şimdi 45 dakikadır yürüyoruz, başı Anıtkabir’de sonu başladığımız yerde daha insanlar katıldıkça katılıyorlar. Sürece dair de çok önemli mesajdır. Yani şunu diyor insanlar, ‘bir değişim vakti geldi, yasakçılar gitsin özgürlükler gelsin; yoksulluk gitsin zenginlik gelsin’ diyor. Bir kolumda Abdullah amca var, geçen hafta bir cümle söyledi, Türkiye’nin gündemine oturdu, dünyanın gündemine oturdu. Bir tarafımda Sinan Ateş’in kızları var. Onlar da büyük bir hukuksuzluk ve adaletsizlikten sonra omuz omuza verdik ve hep birlikte yürüyoruz. Eğer buradaki bu kadar insan bir aradaysa artık bunun önünde kimse duramaz, engel olamaz."