Medeni Usûl ve İcra-İflâs Hukuku alanında uzman hukukçu Prof. Dr. Muhammet Özekes, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’nin 2023 Kurultayı ve İstanbul İl Kongresi hakkında verdiği “mutlak butlan” ve tedbir kararına ilişkin kapsamlı bir bilimsel mütalaa hazırladı.
KARARIN GÖREV VE İSPAT YÖNÜNDEN SORUNLARI
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu kaleme alan heyet içinde yer alan Muhammet Özekes, söz konusu kararın hem görevli yargı mercii bakımından hem de ispat ve ihtiyati tedbir yönünden ciddi hukuki sorunlar içerdiğini belirtti.
Özekes, seçim süreçlerinin Yüksek Seçim Kurulu’nun gözetim ve denetiminde kesinleştiğini, adli yargının seçim yargısının alanına müdahale edemeyeceğini vurguladı.
“YOK HÜKÜM” VE YSK’NIN ROLÜ
Bilimsel mütalaada, kurultaya ilişkin uyuşmazlığın seçim yargısının alanına girdiğinin kabul edilmesi halinde, adli yargı tarafından verilen kararın “yok hüküm” ya da “etkisiz hüküm” olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Kararın uygulanabilmesi için YSK’nın işlem yapmasının zorunlu olduğu, ancak YSK’nın kendisine gönderilen yazıyı işlem yapmadan iade ettiği hatırlatıldı.
YSK’NIN BELİRSİZ TAVRININ RİSKLERİ
YSK’nın mevcut belirsizliği sürdürmesinin yeni hukuki sorunlar doğurabileceğini belirten Özekes, kurulun adli yargı kararının seçim hukuku bakımından sonuç doğurup doğurmadığını açık biçimde ortaya koyması gerektiğine dikkat çekti.
Aksi takdirde CHP’nin seçimlere katılımı konusunda yeni tartışmalar yaşanabileceği uyarısında bulunuldu.
SEÇİME KATILMA HAKKI VE İSPAT STANDARDI
Özekes, CHP’nin seçimlere katılma hakkının korunması gerektiğini, YSK’nın bu konuda açık tavır almasının zorunlu olduğunu ve gerekirse yeni kurultay dahil gerekli işlemlerin yapılabileceğini belirtti.
Mütalaada, kurultayın iptali kararı için “tam ispat” standardının aranması gerektiği, ancak mevcut kararda bu ölçüyü karşılayacak gerekçe ve delil değerlendirmesinin bulunmadığı vurgulandı.
İHTİYATİ TEDBİR VE “ESKİ YÖNETİM” TARTIŞMASI
İhtiyati tedbir kararına ilişkin bilimsel tespitlerde, yaklaşık ispat şartının oluşmadığı ve tedbir hukukunun temel ilkelerine aykırılık bulunduğu ifade edildi.
“Tarafsız kayyum” benzeri bir yapı yerine doğrudan eski yönetimin göreve getirildiğine dikkat çeken Özekes, geçici olması gereken tedbirin kalıcı sonuçlar doğuracak şekilde kurulduğunu belirtti.
USUL HUKUKU AÇISINDAN “AĞIR SAKATLIK”
Özekes, kararın usul hukuku bakımından “ağır sakatlıklar” içerdiğini, ilerleyen süreçte üst yargı organlarının bu konularda netlik sağlamasının zorunlu olduğunu ifade etti.
Mütalaanın sonuç kısmında, kararın kesinleşmiş seçim süreçlerini yok saydığı ve bu nedenle “atipik”, hukuk düzeninde karşılığı bulunması güç bir nitelik taşıdığı belirtildi.
KURULTAY USULSÜZLÜKLERİ VE SORUMLULUK AYRIMI
Kurultayda bazı usulsüzlüklerin veya suç teşkil eden fiillerin bulunmasının ayrı, bunun sonucunda kurultayın ve tüm kararlarının geriye dönük olarak iptal edilmesinin ise ayrı bir hukuki mesele olduğu vurgulandı.
Sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılabileceği, ancak bunun doğrudan kurultayın yok sayılması sonucunu doğurmayacağına dikkat çekildi.
DELİLLER VE HUKUKİ GÜVENLİK SORUNU
Ayrıca, siyasi açıdan önemli bir davada delillerin hangi gerekçeyle kabul edildiğinin ve hangi vakıaların sabit görüldüğünün açık biçimde ortaya konulmadığı ifade edildi.
Özekes, CHP kurultayına ilişkin kararın hem görev, hem ispat, hem de tedbir hukuku bakımından yoğun tartışma yarattığını, hukuki güvenlik ve hukuk devleti ilkeleri açısından ciddi sorunlar barındırdığını belirtti.