|
Tweet |
Hakim, Çankaya 4 No’lu İlçe Seçim Kurulu’na müzekkere yazılarak 21. Olağanüstü Kurultaya ilişkin katılım listesi ve mazbata ile YSK’ye yapılan başvuruların ve iptal kararlarının, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından da kurultaya ilişkin soruşturmanın son durumunun sorulmasına karar vererek, davayı 26 Mayıs 2025'e erteledi.
CHP'nin avukatlarından Çağlar Çağlayan da iddiaları kabul etmediklerini belirterek, şöyle konuştu:
"Bugün önümüzde Türk siyasi tarihi açısından tarihi bir duruşma var. Şu anda elimizde bir süper dava var. CHP’nin son olağan kurultayından itibaren attığı her adımın iptali, adeta partinin mahkeme eliyle yönetilmesi istenilmektedir. Türkiye son günlerde yargı eliyle dizaynın örneği olacak pek çok hukuksuzluk yaşamıştır. Bu davaların açılma nedeni de aynı şekilde CHP’yi dizayn etme ümididir. Bu süreçte 10 Şubat tarihinden itibaren neredeyse haftada en az iki defa CHP’ye kayyum atanacağı, mevcut yönetimin el çektirileceği, kolluk ile genel merkeze girileceği yönünde söylentiler çıkarılmış, siyasi faaliyette bulunma özgürlüğü bu söylentiler ve savcılık makamlarınca yapılan işlerle engellenmeye çalışılmıştır."
CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mart’ta gözaltına alındığını anımsatan Çağlayan, 21 Mart'ta sıkça dillendirilen kayyum iddialarının o sırada yalanlanmadığını ifade etti. Çağlayan, kayyum iddialarına ilişkin Dezenformasyonla Mücadele Merkezinden dün yalanlama geldiğini belirterek, şöyle konuştu:
"Dezenformasyonla Mücadele Merkezi dün yaptığı gibi bu yalanlamayı daha önce yapsaydı olağanüstü genel kurul kararı alınmayabilirdi. 23 Mart’ta o akşam seçilen Cumhurbaşkanı adayı tutuklanmış, partinin kurultayı, İstanbul İl Kongresi, belediye yöneticileri hakkında kullanışlı dedikodular üzerine soruşturma başlatılmış, avukatı dahi ifadeye çağrılmıştır. Haliyle bu yargılamada verilecek karar, mahkemelerin siyasi partileri Anayasa'nın istemi dışında yönetip, yönetmeyeceğini de ortaya koyacaktır.
Kurultay iki aşamadan oluşur, seçim işleri ve seçim öncesi işlemleri olarak. Seçim öncesi işler kurultayın seçecek adayları belirlediği ve siyasi partilerin çeşitli kararları aldığı dönemdir. Türk Medeni Kanunu’nun 83. maddesi uyarınca kurultayın tümden iptali öngörülmemiş, yalnızca alınan kararın hukuka aykırılığı nedeniyle başvuru yapılmıştır. Seçim döneminde yapılan işlemler ve seçim sonuçları bu başvuru sonucunda iptal tedbiri ile karşılaşmaz. Çünkü Siyasi Partiler Kanunu, Türk Medeni Kanunu’na göre özel hükümdür. Kurultay çağrısının nasıl yapılacağı ve kurultayda seçim işlerinin nasıl takip edileceği bu kanunda tarif edilmiştir.