|
Tweet |
Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Bundan tam 106 yıl önce 19 Mayıs’ta tam da burada, Samsun’daki Tütün İskelesi açıklarına bir vapur demirledi. İstanbul’dan yola çıkan o vapur dört gün boyunca Karadeniz’in dalgaları ile çırpınarak, boğuşarak Samsun’a gelmişti. O vapuru Anadolu adına, Samsun adına ilk karşılayan, yanaşan, vapurun üzerine çıkan ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, ‘Hoş geldin, emrindeyim’ diyen kişi Binbaşı Mahmut Ekrem’di. O gün Gazi Paşa’yı Kurtuluş Savaşı için karşılayan Ekrem’di. Kurtuluşumuzun yürüyüşünü başlatacağımız, ilk adımı atacağımız bugün de Ekrem Başkan’ı 100 binler karşılıyor Samsun’da, 100 binler. O gün hepimiz adına bir Ekrem karşıladı Mustafa Kemal’i, bugün bir Ekrem’i hepimiz karşılıyoruz. Çünkü bir Ekrem hapiste, milyonlarca Ekrem meydanlardayız. Size ilk mitingi Samsun’da yapma kararı verdiğimiz görüşmelerimizde ‘Başlangıç Samsun’a yakışır, ilk adım Samsun’a yakışır’ diyen Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını getirdim. Bugün burada bizimle birlikte olma inancıyla, kararlılığıyla yola çıkan ancak çeşitli gelişmelerden dolayı İstanbul’da kalan Dilek İmamoğlu’nun, Ekrem Başkanımızın hepimize emanetleri Beren’in, Semih’in, Selim’in selamlarını getirdim. Bugün size 35 yıllık, 40 yıllık emeği siyasi bir operasyona alet edilen ve ‘Olsun, feda olsun. Toprakla başladım, bahçeden geliyorum. Gerekirse bahçeye giderim’ diyen Hasan Amcamın selamını getirdim. Burada Samsun’da Ekrem Başkan’ın hemşerisi Trabzonlular, Rizeliler, Sinoplular, Ordulular, benim hemşerim Giresunlular, Amasyalılar, Gümüşhaneliler, Kastamonu, Bartın, Sakaryalılar… Bütün Karadeniz, ya kendi burada ya yüreği burada. Bütün Türkiye, ya kendi burada ya yüreği burada. Artvin’den Yalova’ya kadar bütün Karadeniz’i, evlatlarına sahip çıkan her siyasi görüşten Karadenizlileri saygı ile selamlıyorum” dedi. Özel, şunları söyledi:
“ERDOĞAN, ARTIK HEM CUNTACISIN HEM DE MANDACISIN”
“Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü, Türkiye’nin en güçlü olması gereken dönemde ülkemizi bile, isteye krize soktu bu iktidar, zayıflattı. Birliğimizi, beraberliğimizi, huzurumuzu bozmaya çalışıyorlar. Kendi koltukları için Türkiye’yi ateşe atmaya çalışıyorlar. 19 Mart darbesi okyanus ötesinden talimatla, icazetle yapılmış bir darbedir. Turpun büyüğünün Trump olduğu ortaya çıkmıştır. Bundan sonra ‘Erdoğan’ı severim, iyi çocuktur, akıllıdır. Geçmişte de papazımızı ondan aldım’ diyen Trump’ın bu ifadelerine sevinecek kadar küçülmüş bir iktidar ve medyasıyla karşı karşıyayız. Maalesef Trump, ‘Gazze’yi boşaltacağım’ diyor, çıtlıyor çıkmıyor. Buradan hepsini hatırlatıyorum. Elbette Filistin meselesi, Türkiye’nin meselesidir. Erdoğan bu milli meseleden, bu dayanışmadan, bu haklı davadan Trump'ın korkusuna caymış olabilir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler, üçüncü genel başkanımız, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Bülent Ecevit’in Yaser Arafat ile kurduğu dostluğun bulunduğu yerdeyiz. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının verdiği mücadelenin olduğu yerdeyiz. Bir zamanlar Ekrem Başkanımıza ‘Amerikan projesi’ diyenler, şimdi onu tasfiye etmek için Amerika’dan talimat bekleyenlerdir. 1996’da İstanbul Büyükşehir Başkanı’yken ABD Büyükelçisi ile görüşüp ‘Partim için önemli görüşler aldım’ diyen Erdoğan, bugün ABD’den icazet alan, himaye bekleyen, içinde bulunduğu zor durumdan Amerika sayesinde çıkmaya çalışan biridir. O günkü Erdoğan’a bugün hatırlatıyorum: Sen artık hem cuntacısın, hem mandacısın. Amerikan himayesi istiyorsun. Karargahı saray, silahı yargı, mühimmatı yalan ve iftira olan bu cuntaya hep birlikte direneceğiz. 1980’de mallarımıza el konurken, Genel Başkanımız hapse konurken de teslim olmadık. 15 Temmuz’da et ile tırnak oldukları, ne istediyse verdikleri Fetullahçılar bunlara darbe yaparken bir adım geri durmadık. Demokrasiyi, Meclis’i savunduk. Ertesi gün gelip, ‘Cumhuriyet Halk Partisi önemli bir demokrasi sınavı vermiştir’ dediğinde, ‘Biz demokrasiyi kuran partiyiz. Darbe kimden gelirse gelsin karşısında duran partiyiz’ demiştik. O gün darbe yapılırken herkes CHP’ye bakarken, kapalı Meclis’i açtıran, orada partisi adına konuşan, darbeye karşı duran Özgür Özel’e bakın. Bugün adayımız Ekrem İmamoğlu’na karşı darbe planlayan, tertipleyen, uygulayan cunta başı Erdoğan’a bakın. Kimin ne kadar demokrat olduğunu, seçimi kazandığında ne yaptığına bakarak göremezsiniz. Bu parti 47 yıl seçim kaybetti. Ama böyle şeylere tenezzül etmedi. Erdoğan bir kez seçim kaybetti, darbeye yeltendi. O yüzden Erdoğan’ın gözünün içine baka baka, Samsun’un bu güzel Cumhuriyet Meydanı’ndan, bir kez daha müjdelerim ki Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi o gün olduğu gibi bugün de Türkiye’nin birinci partisidir.”