|
Tweet |
“İsrail'e silah yaptırımları doğrudan hayata geçirilmelidir”
“Bilinsin ki; MHP saha çalışmalarına ayrımcılığı dışlayarak şevkle devam edecektir” ifadelerini kullanan MHP Genel Başkanı özetle şunları söyledi:
Sınırlarımızda oynanan oyunların son sahnesi Türkiye üzerinde oynanmak istenmektedir. Sınırlarımızda karanlık oyunlar var. Adaletsiz ve dengesiz güç dağılımı küresel barışı tehdit edecek boyuta geldi.
Beyrut ve Gazze'deki soykırıma yenileri eklenmektedir. Katliamların hız kesmeden devam etmesi medeni dünyanın iflas beyannamesi değilse nedir? Zalimlerin hesap vermesi gerekirken hala bir arpa boyu yol alınmaması adaletsizliktir. İnsancıl hukuk ayaklar altındadır. İsrail siyonist barbarlığı artıyor. Roma statüsü gereğince Filistin'in uluslararası hukuk nezlinde devlet olarak görülmesi nişanesidir. Adalet mutlaka tecelli edecektir. İsrail'e silah yaptırımları doğrudan hayata geçirilmelidir.
“Masumların tarafıyız”
Türkiye'nin tutumu gayet açıktır. Türkiye-İsrail arasında 2 Mayıs 2024'te tüm ticari anlaşmalarını askıya alınmıştır. Bu tarihten itibaren hiçbir gümrük beyannamesi yoktur ve açık seçik ortadadır. Bu karalama olsa olsa siyonizme hizmet olur. İlk kıblemize siyonizmin gölgesi düşerse bununa altından hiçbir ülke kalkamaz. Türk milleti mazlumların feryatlarına kulak tıkayamaz, soykırım dilini konuşan iblise yoldaşlık edenlere asla seyirci ve sessiz kalamaz.
Küresel ve bölgesel barış ve istikrara destek verilecekse, iki devletli çözüm mutlak sürekli gerçekleşmeli. 1967 sınırları dahilinde siyasi ve toprak bütünlüğü sağlanmış bağımsız Filistin Devleti tanınmasından başka bir yöntem kalmamıştır. Türkiye, iblise yoldaşlık eden bu devrin katillerine asla seyirci kalamaz. Tarafsız kaldık ki masumların tarafıyız.
“AB, Yunan tezlerine alet oluyor”
AB'nin görüş beyanı tek taraflı kararların alt yapısını oluşturma çabaları mesnetsizdir. AB'nin barış istikrarına namussuzluktur. Karşımızda toplanan ülkelerde Preveze'de denizin dibine gönderdiğimiz Haçlılardan ne farkı var? AB, GKRY ile Yunan tezlerine alet oluyor. Suyumuza dokunanın dumanını attıracağımızı unutmamalıdırlar. Tarihten ders almayan diplomatik kuşatma Türk milletine sökmeyeceğini Barbaros Hayrettin Paşa'nın Akdeniz'de dolaştığını unutmasınlar.
“Kendi çocuklarımızı da dert etmeliyiz”
İzmir'in Selçuk ilçesinde elektrikli sobanın devrilmesi sonucu 5 çocuk hayatını kaybetti. Kendi çocuklarımızı da konuşmalı dert etmeliyiz. Eşi cezaevinde bulunan annenin hurda toplamaya gittiği anlaşılmaktadır. Bu konuyu sadece yoksulla ele almak doğru sonuca ulaştırmayacaktır. Ruhen ve rehberlik ihtiyaçlarını da gözlemlemek devletin başlıca vazifeleri arasındadır. Manevi moral ve desteklere ilgi, sevgiye muhtaç evlatlarımızın sağlıklı ve dengeli bir fert olması için çalışmalıyız. Türkiye'de bir çocuk gece yatağa aç giriyor sabah mutsuz uyanıyorsa bunun vebali hepimizindir.
Gündemi epey bir şekilde meşgul eden bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızla aramızdaki diyalogda hiçbir problem yoktur. Cumhur İttifakı Türkiye'dir. İstikbalin mimarıdır. Üzerimize gelinse bile ülkü ve irademizden taviz vermedik, vermeyeceğiz. Soluğumuz başkaları gibi kesik değildir. İttifakımıza çamur atmaya çalışan ahmaklara gök girsin kızıl çıksın diyorum. Fitne yayan siyasetçileri, gazetecileri, bölücü ve FETÖ'cü mihrakları, casusları rezil rüsva etmek için sabırla bekliyoruz.
Son günlerde tartışmaların odağında yer alan çağrımın Cumhurbaşkanımızın haberinin olup olmadığını araştıran zevata diyeceğim: Mevzu bahis vatan, millet bayrak ise Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve şahsım arasında hiçbir ayrılığın olmayacağını duymayan gözlere hatırlatmak dava ve vicdan görevimdir. Önce vatan nedir onu öğrenmelerini teklif ediyorum.
"Tutamayacağımız sözü dilimize koymadık"
Türkiye artık feleğin çemberini kırmalıdır. Makus tarih değişmelidir. Elbette gerçekleşebileceği hedefimiz de budur. Konu Türk milleti olduğunda hedeflerimizin hiçbir sınırı olamaz. Tutamayacağımız sözü dilimize, ulaşamayacağımız hedefleri önümüze koymadık, koymaya da niyetimiz yoktur. Bizim içimiz kin değil muhabbettir.
Biz bu ülke vatan uğruna rahmetle ve ümmetle andığımız 3 bin şehit verdik. Şafağı ağarmayan nice karanlıkları yendik. Millet kendi eserine sevdasından deliye dönmüş MHP'ye ve Cumhur İttifakına duasıyla desteğiyle sahip çıkacaktır. Kimse boşuna hayal kurmasın. MHP ve Cumhur İttifakı içinde milletin olmadığı hiçbir hedefi kabul etmez, kabul etmeyecektir.
"PKK Kürtleri temsil edemez"
Biz bu ülke vatan uğruna rahmetle ve ümmetle andığımız 3 bin şehit verdik. Şafağı ağarmayan nice karanlıkları yendik. Millet kendi eserine sevdasından deliye dönmüş MHP'ye ve Cumhur İttifakına duasıyla desteğiyle sahip çıkacaktır. Kimse boşuna hayal kurmasın. MHP ve Cumhur İttifakı içinde milletin olmadığı hiçbir hedefi kabul etmez, kabul etmeyecektir.
PKK kürtleri temsil edemez. Bir adım ileri gitmek için yola çıkanları engellemek için ortaya çıktılar. Terörist başının yoldaşı olanlar şimdi de Amerika'nın uşağı olmuşlar. Biden'ın üvey evlatlarına, Türk evlatlarını yedirmeyiz.
Merhum şairimiz Arif Nihat Asya’nın muhteşem dizelerinde haykırdığı gibi;
Nerde kaldı o çağlar ki, analar kurt doğururdu,
Hilkat insan çamurunu destanlarla yoğururdu.
Nerde o yiğitler ki gür sesleri ülkeyi bürür,
Yürü dese dağlar yürür, dur dese kalpler dururdu.
Yurda, baş dedikleri bir ağır adakla geldiler,
Ve şu bayraksız dünyaya bayrakla geldiler.
Kopardılar ayı gökten,
Bir ipek dalına astılar.
Yurt dediler gölgesine,
Ayaklarını bastılar.
Yeryüzünün göbeğinde,
Kuruldu Kurultayları…
Günleri sönmek bilmedi,
Yere düşmedi ayları.
Onlardan kaldı bu toprak,
Biz gezip tozmayalım mı?
Yabanlar kıskanır diye,
Destan da yazmayalım mı?
Saklayacak, gizleyecek, üzerini örtecek bir açığımız yoktur.
Başımızı eğecek, yüzümüzü kızartacak, gözlerimizi kaçıracak bir yanlışımız, bir mahcubiyetimiz, verilemeyecek bir hesabımız da olmamıştır.
Neysek oyuz, nasılsak öyle görünürüz, göründüğümüz gibi olacak cesaret ve özgüvene fazlasıyla sahibiz.
Bazıları bizi hazmedemez, zira bünyeleri helale alışkın değildir.
Bazıları bizi tanıyamaz, zira onlar gözleri açıkken bile gaflet uykusuna dalan, sonra da ışığın altında bile fark edilmeyenlerdir.
Kaldı ki görmek istemeyen bir göze aydınlığın yararı dokunamaz.
Tutamayacağımız sözü dilimize, veremeyeceğimiz sevgiyi kalbimize, ulaşamayacağımız hedefleri önümüze koymadık, koymaya da niyetimiz yoktur.
Merhum Hocamız Prof.Dr Nurettin Topçu’nun dediği gibi “kin, zaafın ve esaretin mahsulüdür. Muhabbet, bolluk ve rahmet dağarcığıdır.”
Bizim işimiz kin değil muhabbettir; kibir değil mehabettir, milli ve Muhammedi ahlakı hakkıyla içselleştirip yaşamaktır.
Gündüz vaktinin korkak gecelere, nezih ve serazat bir kalbin zalim bedenlere acıdığını en iyi bilen, en iyi gören Milliyetçi-Ülkücü Hareket’tir.
Toprağına merhamet tohumu serpilmeyen ülkeler, nice fatihlerin matemi olmuştur.
Gönüller arasında karanlık uçurumlar açan anlayışsızlık, katılık, kötülük, sevgi kıtlığı ve bunlardan mülhem insani felaketler merhamet cevherinden mahrumiyetin çok soğuk esintisidir.
Bu esintiyi yüreğimizin sıcaklığıyla engellemenin çabasındayız.
İftira salgınına inancımızın şifasıyla karşılık vermenin gayretindeyiz.
Biz merhameti de biliriz, mertliği de biliriz, mefkûreyi de biliriz, melanet senaryolardan ve figüranlardan hesap sormasını da mutlaka biliriz.
Biz bu ülke, bu vatan, bu bayrak uğruna, rahmetle ve hürmetle andığımız hilal kaşlı, kurt bakışlı 3 bin şehit verdik.
Şafağı ağarmayan nice zifiri karanlıkları yendik.
Gideni gelmeyen, ağlayanı gülmeyen, feryadı dinmeyen, hüsranı bitmeyen, ancak imanlı mücadelesi de asla eksilmeyen zulmet dolu senelerde kendi yarasını iyileştiren bir aslan gibi doğrularak kükremesini bildik.
Siyasi seciyemiz, Türklüğe duyulan emsalsiz bir sevdanın potasında eriyerek, yeri gelince sükût gibi münzevi, yeri gelince de çığlık kadar hür oldu.
Millet kendi eserine, sevdasından deliye dönmüş Milliyetçi Hareket Partisi’ne ve Cumhur İttifakı’na duasıyla, desteğiyle, dev gibi iradesiyle sahip çıkacaktır.
Hiç kimse boşuna hayal kurmasın, boş yere hesap yapmasın.
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, içinde milletin olmadığı, milli ve manevi değerlerin yer almadığı hiçbir hedefi kabul etmez, etmeyecektir.
Sizlere düşen görev, kafa karıştıran, akıl çelen, zihin bulandıran bozuk zihniyetlerin etki alanına girmeden hak bildiğiniz yolda arkanıza bakmadan hızlı adımlarla yürümektir.
Himaye edenimiz Allah, destekçimiz büyük Türk milletidir.
Türk vatanı has bahçemiz, Türk milleti varlığımızın övüncüdür.
Bilinmesini isterim ki, algı operasyonları, ahlaksız tertipler boşunadır.
Tedavülde tutulan kara kampanyaların sonu ve sonucu yoktur.
Türkiye’yi ve Türk milletini çağın üzerine sıçratma mücadelemizin teklemesi, tökezlemesi ve sekteye uğraması söz konusu değildir.
İnandık, başaracağız.
Söz verdik, yapacağız.
Yola çıktık, varacağız.
Sabrettik, Türk ve Türkiye Yüzyılının sütunlarını hep birlikte dikeceğiz.
Cumhur İttifakı’nın akıl ve ahlakla anıtlaşmış fedakâr ve milli siyasetiyle umutları dirilteceğiz, milletimize hadim ve hürmetkâr bir ruhla azımızı çok, eksiğimizi tamam edeceğiz.
Hiçbir engel tanımayacağız.
Hiçbir zorluğa teslim olmayacağız.
Hiçbir iftiraya boyun eğmeyeceğiz.
Doğudan batıya, kuzeyden güneye her insanımızı kucaklayacağız.
Her değerimizi bağrımıza basacağız.
Herkes eşittir Türkiye demeye azimle devam edeceğiz.
Buradan bütün Kürt kardeşlerime sesleniyorum. PKK Kürtleri temsil edemez. Şimdi açıkça görüldü ki, bir adım ileri gitmek için yola çıkanları engellemeye çalışanlar vardır. Dün terörist başının yoldaşı olanlar, şimdi Amerika’nın uşağı olmuşlar. Biden’ın üvey evlatlarına, Türk milletinin asil evlatlarını kurban edemeyiz. Buna hakkımız yok. Gelin bir olalım, beraber olalım, hep beraber Türkiye olalım.