|
Tweet |
Çayırhan Termik Santrali ve maden ocakları, Çayırhan beldesinin arazilerinin yaklaşık üçte ikisi, santral ve madenlerin taşınır ve taşınmazlarıyla birlikte 20 milyar liraya satıldı. Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, “Çayırhan’ı satan irade bu yanlış kararından hemen dönmeli” derken, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Utku Reyhan da "Her şey bitmedi. Sayın Cumhurbaşkanı bunu Resmi Gazetede yayınlanana kadar iptal etmeli" çağrısı yaptı.
KELEPİR İHALE
Çayırhan Termik Santrali ve maden sahalarının satış ihalesi önceki gün Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Özelleştirme İdaresi Başkanlığında yapıldı. İhaleyi 20 milyar Türk lirası bedelle Akçadağ İnşaat Enerji Madencilik Anonim Şirketi kazandı. Gerçek bedelinin 3 ile 4 buçuk milyar dolar arasında olduğu ifade edilen varlıklar, altı katı düşük bir bedele, 550 milyon dolara verildi.
Edinilen bilgilere göre, 2000-2020 arası özelleştirilme dönemde buranın ihalesini kazanan Ciner grubunun yıllık kârı 150 milyon dolar civarındaydı. İşletmenin yıllık kârı hesap edildiğinde 4 yılda kendini amorti edebilecek bir yapıya sahip. Alan firma, 550 milyon doların yüzde 20'sini peşin, geri kalan yüzde 80'lik bölümünü de 6 yılda ödeyecek.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN MASASINDA
Şartnameye göre, ihale sonucunda Cumhurbaşkanı tarafından tüzel kişiye satış ve işletme hakkı devrinin yapılmasına karar verilmesi halinde, teklif sahibi ile sözleşme imzalanacak. Yani henüz satış süreci bitmiş değil. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, satış ve işletme hakkı devrinin yapılmasını ve sözleşme imzalanmasını iptal edebilir.
Vatan Partisi'nden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın satışı iptal etmesi yönünde bir çağrı geldi. "Sayın Cumhurbaşkanı buna göz yummamalı" diyen Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Utku Reyhan, şöyle konuştu: "Özelleştirmenin düşük fiyata sonuçlanacağını bekliyorduk doğrusu ama bu kadar düşük olacağını kimse tahmin edemezdi. "Zaten açık artırma değil, bir danışıklı dövüş izledik. Belli ki kimin alacağı önceden belli ama ayıp olmasın diye 4 figüran daha katmışlar. Sözde açık artırma ama artan bir şey olmadı. "Sonuçta devletin, milletin bir varlığı ederinin 8 kat altına bir şirkete hediye edildi. Hukuken mevcut 2 bin 50 işçinin tamamını kapının önüne koyup, yerlerine düşük ücretli ve sendikasız adam çalıştırmanın önü açıldı.
'İKİ YOL VAR'
"Ancak her şey bitmedi. Şimdi iki yol var. Sayın Cumhurbaşkanı bunu Resmi Gazetede yayınlanana kadar iptal etmeli. İkincisi Danıştay 13. Dairede TES-İş ve Türkiye Maden-İş'in yaklaşık 6 ay önce açtıkları özelleştirmenin iptali davaları var.
Hem Sayın Cumhurbaşkanının hem de değerli hakimlerimizin bu açık soyguna dur demelerini, ihaleyi idari yolla ya da yargı yoluyla iptal etmelerini bekliyoruz."
Maden İş: Çayırhan’ı satan irade bu yanlış kararından hemen dönmeli
Türkiye Maden İsçileri Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul da yaptığı yazılı açıklamada, hükümeti bu yanlış karardan dönmeye çağırarak şu mesajları paylaştı:
“Çayırhan Termik Santrali ve maden sahalarının özelleştirilmesine karşı 100 günü aşkın süredir verdiğimiz haklı mücadelemize rağmen, yetkililer ne yazık ki işçilerin ve bölge halkının sesine kulak tıkamıştır. Kar eden ve ülkemiz için stratejik öneme sahip olan bu işletme, tüm uyarılarımıza rağmen değeri çok altında bir bedelle özelleştirilme kapsamına alınmıştır. Bu kararın kamu yararına ve işçi haklarına uygun olmadığını defalarca dile getirdik. Dün ne dediysek bugün de aynı şeyleri tekrar ediyoruz. Çayırhan Termik Santrali ve maden sahaları özelleştirilmemelidir. Hala vakit varken, bu karardan geri dönülmelidir.
‘MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ’
“Bizim buralara talip firmalarla doğrudan bir sorunumuz yoktu, olamazdı da. Böylesine kar eden bir yerin tabi ki alıcısı, talibi olacaktı. Ancak bizler, böylesine verimli ve kazanç sağlayan bir işletmenin devlet eliyle işletilmesini, gelirinin halkın ve ülkemizin kalkınmasına katkı sağlamasını savunduk ve hala da bunu savunuyoruz. Altını çizerek tekrar söylüyoruz. Özelleştirme, kamu yararına olmamıştır ve alınan yanlış bir karardır. Özellikle de değerinin çok altında bir fiyata ihale edilmesi, bizleri ayrıca derinden üzmüştür. İddia edildiği gibi burası zarar eden bir yer asla olmamıştır. Rakamlar yalan söylemez ve gerçek rakamlar kamuoyuna manipüle edilerek servis edilmiştir.
“İşçilerin ve ailelerin endişeleri hala had safhadadır. Özelleştirmenin ardından işçi kıyımı yaşanacak mıdır? Çalışma koşullarında kötüleşme olacak mıdır? Üretim baskısı artacak mıdır? Lojmanlar boşaltılacak mıdır? Bütün bu soruların cevabı belirsizdir.
“İşçilerin kaderini belirsiz bir akıbete sürükleyenlerin aldığı vebal büyüktür. Bu vebalin altında yıllarca esir kalacak ‘İrade’ye sesleniyoruz. Dün dünde kaldı ama yarınları değiştirmek elinizde. Bu kararı iptal edin.
“Tüm işçi kardeşlerimize birlik ve beraberlik içinde olmaları gerektiğini hatırlatıyoruz. Sendika olarak işçimizin yanında olacak, haklarımızı ve kazanımlarımızı korumak için mücadelemize devam edeceğiz.”