www.ocianews.com/ bedava bahis bahis siteleri
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



Emeklinin de Emekçinin de İki Eli Değil; Ahtapot Gibi Sekiz Eli Sizin Yakanızda

“Türkiye’nin dört bir yanından grup toplantımızı onurlandıran, belediye başkanlarımıza, örgüt yöneticilerimize, üyelerimize, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelip seslerini duyurmak için bizi ziyarete gelen derneklere, vakıflara, kendisini burada ifade etmek isteyen, gelip sesini duyurmak isteyen herkese, televizyonlarından bizi izleyenlere, radyolarından dinleyenlere, Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak selamlarımızı, saygılarımızı iletiyoruz. Hepiniz hoş geldiniz. Sağ olun, var olun”

facebook-paylas
Tarih: 27-05-2025 23:18

Emeklinin de Emekçinin de İki Eli Değil; Ahtapot Gibi Sekiz Eli Sizin Yakanızda

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısında konuştu.

 

‘İMAMOĞLU’NA ÖZGÜRLÜK’ DEDİLER, BİZİ YALNIZ BIRAKMADILAR”

“Geçtiğimiz hafta İstanbul’da tarihi bir toplantıya ev sahipliği yaptık. 81 ülkeden 89 kardeş partimiz, Sosyalist Enternasyonal davetiyle İstanbul’daydı. Onları ağırladık. Değerli yoldaşımız İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in başkanlığında, dünyada yaşanan her şeyi ve buna karşı sosyal demokratların, sosyalistlerin neler yaptığını, neler yapabileceğini uzun uzun değerlendirdik. Aşırı sağın, ırkçılığın yarattığı tehditleri, mülteci yaratan iç savaş kışkırtıcılıklarını, mülteci sorunu ile başbaşa bırakılan Türkiye’nin bu meseleyi nasıl aşacağını, Filistin’i, Trump’ın Gazze üzerindeki hayallerini ve bu hayallerin esas sebeplerini, Rusya - Ukrayna savaşını, Rusya’nın Ukrayna’daki işgalini… Hepsini konuştuk. Ve elbette 19 Mart tarihinde girişilen ve büyük bir direnişle, büyük bir mücadeleyle bir hafta süren Saraçhane eylemleriyle, milyonların milletin iradesine sahip çıkmasıyla, 81 ilde bütün demokratların ayağa kalkmasıyla püskürttüğümüz geleceğe yapılan darbeyi, geleceğimize yapılan darbeyi. Cumhurbaşkanı adayımıza, milletin takdiriyle bir sonraki dönem Cumhurbaşkanı olacağına inandığımız Ekrem İmamoğlu’na hep birlikte sahip çıktık. Hem ‘Ekrem İmamoğlu’na özgürlük’ dediler. İmamoğlu’nun resimlerini taşıdılar, paylaştılar dünyanın liderleri. Hem de bundan sonrası için derhal serbest bırakılması, tutuksuz yargılanması, İstanbul’un kendisine verdiği görevi yapması için özgürlüğünün ve göreve iadesinin takipçisi olacaklarını, beklentilerinin bu yönde olduğunu, doğrusunun bu olduğunu, aksinin darbe olduğunu ifade ettiler. Bizi İstanbul’da yalnız bırakmayan, ilk günden beri bize sahip çıkan ve bundan sonra da sahip çıkacak olan tüm yoldaşlarımıza Cumhuriyet Halk Partisi adına bir kez daha Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altından teşekkür ediyorum.”

“GÖZÜMÜZE BAKAN KİMSE OTOKRASİYE DESTEK İŞARETİNİ GÖRMEDİ”

“Bugün 27 Mayıs, 1960 darbesinin 65’inci yıl dönümü. 65 yıl önce yapılan o darbe, seçilmişleri asker zoruyla görevden uzaklaştırıp, seçilmişlerin yerine bir vesayet kurup, ülkeyi belli bir dönem de olsa seçilmişlerin yerine askerlerin ve onların görevlendirdiklerinin yönetmesini amaçlıyordu. 12 Mart muhtırası da 12 Eylül darbesi de 15 Temmuz darbe girişimi de hep seçilmişleri hedef aldı. Darbeler iktidarlara yapılır ve herkes dönüp muhalefete bakar. Ana muhalefetin de gözünün içine bakar. Ne 27 Mayıs sabahı, ne 12 Mart’tan sonra, ne 12 Eylül’de, ne 15 Temmuz gecesi gözümüzün içine bakan kimse milli irade yerine vesayet, asker; demokrasi yerine otokrasi, seçilmiş yerine atanmışlara cesaret verebilecek, yol açacak ya da Cumhuriyet Halk Partisi’nden bu konuda destek bulacak hiçbir işareti görmediler. Biz tarihimiz boyunca her darbeye karşı olduk. Yaklaşan darbe süreçlerinde engel olmak için mutlaka pozisyon aldık. O konularda irade ortaya koyduk. Bugün birileri emin olun birkaç saat sonra devletin imkanlarıyla çıktığı kürsüde, Cumhurbaşkanı sıfatı taşıyorken, kendisi şu anda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve İsmet Paşa’nın makamında oturuyorken, çıkacak 27 Mayıs darbesi üzerinden… Ki o darbenin mağduru ailelerle Cumhuriyet Halk Partisi, referandum sürecinde bu tek adam rejimi kurulurken, o darbenin mağdurlarının aileleriyle, torunlarıyla, çocuklarıyla, tek adam rejimine karşı, bugün getirilen güya Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine karşı birlikte mücadele etti. O gün darbeye uğrayan Demokrat Parti, altılı masa sürecinde Cumhuriyet Halk Partisi ile birlikte tek adam rejimine karşı mücadele eden parti. O darbe sürecinde darbenin içinde olanların kurduğu partiler şimdi Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ittifak ortakları. Kendisini bir kenara çekecek. 27 Mayıs darbesi, onun yarattığı mağduriyet, başbakanın, bakanların asılması gibi bir utanç üzerinden onu Cumhuriyet Halk Partisi’ne mal etmeye çalışacak. Bunu yaparken ülkenin ikinci Cumhurbaşkanı’na, o teslimiyet Sevr Antlaşmasını yırtıp atıp, Lozan’ı yapan diplomata, Batı Cephesi’nin kumandanına, namus, ahlak, dürüstlük timsali bir devlet adamına; İsmet Paşa’ya dil uzatacak. O İsmet Paşa’ya uzanan dili, İsmet Paşa’yı karalayan o tüm kirli sözleri, seçimi kaybettiği gece oğluna ‘Ben kaybettim, demokrasi kazandı’ deyip, tek adam olabilecekken demokrasinin önünü açmış İsmet Paşa’nın hatırası önünde eğilerek o lanetli dili şimdiden kınıyorum. İsmet Paşa’ya söylediği her sözü, 65 yıl sonra o darbeden bir başka darbeye girişen cuntabaşına şimdiden iade ediyorum. İsmet Paşa Cumhurbaşkanı olarak geldi. Seçimlere girdi. Kaybetti. Cumhurbaşkanlığını da devretti. Cumhurbaşkanı olarak tarihe geçti. Sen Başbakan olarak geldin. Cumhurbaşkanı oldun. Ama cunta başkanı olarak siyaseti noktalıyorsun.”

“SEÇİLMİŞİN ARKASINDA, DARBENİN KARŞISINDAYIZ”

Bir küçük hatırlatma… 14 Temmuz günü akşam geç saatlere kadar Meclis çalıştı. Hatta 15 Temmuz gece 02.00’de, 03.00’te Meclis Salı günü açılmak üzere kapandı. Nöbetçi Grup Başkanvekiliydim, Ankara’daydım. 15 Temmuz akşamı tanklar harekete geçtiğinde, uçaklar uçarken ve meselenin bir darbe olduğu anlaşıldığında gözümüzün içine baktılar. Bir dakika tereddüt etmeden ‘Ankara’da olan herkes Cumhuriyet Halk Partisi’ne gelsin’ dedim milletvekillerine. Toplandık. Dedim ki, ‘Genel Başkan’a ulaşamıyoruz, uçakta. Hava sahası kapanmış. İstanbul’a inmeye çalışıyor. Bir şey yapacağız arkadaşlar. Meclis kapalı. Bütün darbelerin bir hedefi vardır. Darbeler seçilmişleri hedef alır. Meclis’i açtırmalı, Meclis’e gitmeli ve bu darbeye oradan direnmeliyiz.’ Hiçbir arkadaşım tereddüt etmedi. Kimi ‘Evde silahım var, gidip alsam mı? Bunların ne yapacağı belli olmaz’ dedi. Herkes kendi kullandığı arabalarla Meclis’e doğru geldi. Teker teker o dönemin Meclis Başkanı, o dönemin Meclis Başkanvekilleri, grup başkanvekilleri, bulabildiğimiz herkesi arayıp ‘Meclis’i açalım, darbeye oradan direnelim’ dedik. İsmail Kahraman, küs olduğumuz İsmail Kahraman, gırtlak gırtlağa geldiğimiz İsmail Kahraman bu tutumdan dolayı ‘Büyük bir demokrasi örneğidir, dayanışmasıdır’ deyip sarıldı diye günlerce gündem oldu. Kot pantolon üstüne emanet gömlekle kürsüye çıktım. Dedim ki ‘Biz yeni bir seçim yapılıp, millet başka bir görev verene kadar ana muhalefet partisiyiz. Milletin iradesinin, seçilmiş parlamentonun, demokrasinin arkasındayız. Bütün darbecilerin sonuna kadar karşısındayız. Seçilmişin arkasındayız, darbenin karşısındayız. O gün Ayşe Keşir hanımefendi AK Parti milletvekiliydi, halen öyledir. Düzce Milletvekili diye hatırlıyorum. Cep telefonundan yayın yapıyor. ‘Yayın yapabilir miyim?’ dedi. ‘Ne demek’ dedim, ‘Nereye duyuruyorsak sesimizi.’ A Haber canlı yayında bunu Türkiye’ye veriyor. A Haber’deki spiker… İsteyen Youtube’dan arasın, halen daha var: A Haber spikeri, Özgür Özel, 15 Temmuz. ‘Bugüne kadar çok eleştirdik. Özgür Özel’e çok laf söyledik ama bu gece inanılmaz bir demokrasi dersi veriyor Türkiye’ye ve dünyaya. Özgür Özel için şimdi övme zamanı. Özgür Özel’in arkasında durma zamanı.’ A Haber söylüyor bunu o gece. Çünkü biz öyle birileri gibi konjonktürel demokrat değiliz. Çünkü biz demokrasiyi, ‘İşimize geldi, bindik demokrasi tramvayına. İşimize gelmeyen yerde ineriz’ diyen Recep Tayyip Erdoğan değiliz. Biz demokrasiyi… Recep Bey, Tayyip Bey, Sayın Erdoğan, demokrasiyi bir tramvaya benzetiyorsan, biz raylarını döşeyeniz ha. Bu memlekete tramvayın rayını döşeyeniz.”

“SANA YAPILINCA ŞİKAYET EDECEĞİZ DE İMAMOĞLU’NA YAPILINCA MI SUSACAĞIZ?”

 

 



HABER VİDEOSU