www.ocianews.com/ bedava bahis bahis siteleri
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



Hakan Fidan: Suriyeli Kürtlere adil davranılmalı ancak SDG'nin amacı Türkiye'nin ulusal güvenliğine zarar vermek

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'de devam eden ateşkese dair, “SDG ile Şam yönetimi arasında varılan anlayışın oldukça önemli ve anlamlı olduğunu düşünüyorum. Prensipte, Türkiye olarak taraflar kim olursa olsun, bir uzlaşıya vardıklarında bunu destekleriz. Çünkü belli ilkeler üzerinde anlaşmaları, bizim açımızdan desteklenmeye değer. Kendi kaygılarımız, kırmızı çizgilerimiz ve ulusal güvenlik hassasiyetlerimiz söz konusu.

facebook-paylas
Tarih: 29-01-2026 23:25

Hakan Fidan: Suriyeli Kürtlere adil davranılmalı ancak SDG'nin amacı Türkiye'nin ulusal güvenliğine zarar vermek

Şam yönetimi SDG ile bir anlaşmaya gittiğinde, bu anlaşmalar genellikle sahada gözetilmektedir. Mevcut duruma dönersek, ateşkes büyük ölçüde sürüyor ve bu da Amerikan güçlerinin IŞİD mahkumlarını Suriye’den Irak’a nakletmesine imkan tanıyor. Bu önemli bir gelişme. Herkesin buna yardımcı olması gerekir. Türkiye olarak biz de Amerikalılarla birlikte bu süreci kolaylaştırmak için elimizden geleni yapıyoruz.” dedi. SDG'nin PKK'nın uzantısı olduğunu belirten Fidan, "Suriye, Irak, İran ve Türkiye. Bu dört ülkeye yönelik hedefleri vardır. Suriye özelinde beklentimiz şudur: Suriyeli Kürtlere gerçekten çok önem veriyoruz. Onlara adil davranılmalıdır. Ancak PKK geçmişte yüzlerce kişiyi devşirdi, silah altına aldı ve SDG ile birlikte Suriye’ye konuşlandırdı. Bunlar Suriyeli olmayan kişiler ve şu anda Suriye’dedirler. Tek amaçları Türkiye’nin ulusal güvenliğine zarar vermek. Biz bunun tamamen ortadan kalkmasını istiyoruz” dedi.

Fidan, İsrail’in birincil hedefinin İran ordusunun bazı kritik kabiliyetlerini yok etmek olacağını belirterek, rejim değişikliğine ilişkin olarak, “Bunu isterler, ancak bunu yapabilirler mi bilmiyorum. Bu, halkın karar vereceği bir şey, dış askeri müdahaleyle olmaz. İran halkı savaş zamanında ve dışarıdan özellikle İsrail’den gelen saldırılar karşısında her zaman liderlerinin etrafında kenetlenir” dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna güncel uluslararası gelişmeler ve Türk dış politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fidan, Türkiye’nin Suriye’de devam eden ateşkesin çökmesini engellemek için ne yaptığı sorusu üzerine şunları söyledi:

“SDG ile Şam yönetimi arasında varılan anlayışın oldukça önemli ve anlamlı olduğunu düşünüyorum. Prensipte, Türkiye olarak taraflar kim olursa olsun, bir uzlaşıya vardıklarında bunu destekleriz. Çünkü belli ilkeler üzerinde anlaşmaları, bizim açımızdan desteklenmeye değer. Kendi kaygılarımız, kırmızı çizgilerimiz ve ulusal güvenlik hassasiyetlerimiz söz konusu. Buna rağmen, Şam yönetimi SDG ile bir anlaşmaya gittiğinde, bu anlaşmalar genellikle sahada gözetilmektedir. Mevcut duruma dönersek, ateşkes büyük ölçüde sürüyor ve bu da Amerikan güçlerinin IŞİD mahkumlarını Suriye’den Irak’a nakletmesine imkan tanıyor. Bu önemli bir gelişme. Herkesin buna yardımcı olması gerekir. Türkiye olarak biz de Amerikalılarla birlikte bu süreci kolaylaştırmak için elimizden geleni yapıyoruz.”

“Tek amaçları Türkiye’nin ulusal güvenliğine zarar vermek”

“Ankara’nın yerel düzeni sağlamak için Kürtlerin öncülük ettiği herhangi bir polis yapılanmasını kabul eder mi, yoksa hafif silahlı polis dâhil olmak üzere tamamen silahsızlanma mı istiyorsunuz” soruları yönetilen Fidan, “Özünde SDG, PKK’nın Suriye’deki uzantısıdır. PKK’nın dört ülkede dört kolu var. Suriye, Irak, İran ve Türkiye. Bu dört ülkeye yönelik hedefleri vardır. Suriye özelinde beklentimiz şudur: Suriyeli Kürtlere gerçekten çok önem veriyoruz. Onlara adil davranılmalıdır. Ancak PKK geçmişte yüzlerce kişiyi devşirdi, silah altına aldı ve SDG ile birlikte Suriye’ye konuşlandırdı. Bunlar Suriyeli olmayan kişiler ve şu anda Suriye’dedirler. Tek amaçları Türkiye’nin ulusal güvenliğine zarar vermek. Biz bunun tamamen ortadan kalkmasını istiyoruz” dedi.

Fidan, sözlerine şöyle devam etti:

“Egemen ve üniter bir devlette iki ordunun bulunmasını kimse istemez”

“İkinci husus ise, dünya kamuoyunun çok da bilmediği bir husus, SDG’nin kontrol ettiği bölgelerde sadece diğer ülkelerden gelen Kürt PKK unsurları değil, aynı zamanda Türk solcu unsurları da barındırılmakta ve Türkiye’ye karşı faaliyet yürütmelerine imkan sağlanıyor. Yaklaşık 300 silahlı kişi söz konusu. Bunlar Türk sol örgütlerinin mensupları ve tek görevleri Türk askeri ve güvenlik güçlerine saldırmak için fırsat kollamaktır. Biz hepsini biliyoruz, onlar da bunu biliyor. Bunun da sona ermesini istiyoruz.

Diğer konular, egemen ve üniter devlet ilkeleri çerçevesinde Şam ile SDG arasında ele alınmalıdır. Egemen ve üniter bir devlette iki ordunun bulunmasını kimse istemez. Elbette tek bir ordu ve tek bir otoritenin komuta ettiği tek bir ordu olmalıdır. Olması gereken budur. Polis gücü ve benzeri yapılar meselesi ise Şam ile SDG arasında ele alınabilir. Bu noktada ayrıntılı bir mikro yönetim yapmak istemiyoruz. Kendi hassasiyetlerimizin farkındayız ve SDG ile diğer taraflardan taleplerimizin makul olduğunu düşünüyorum.”







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI