|
Tweet |
Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 414 sanığın yargılandığı İBB davasının ikinci duruşmasına altıncı günde, Silivri’deki yeni duruşma salonunda devam ediliyor. Tutuksuz sanıkların savunmalarıyla devam edilen duruşmaya, Metro İstanbul Bakım Mühendisi Mesut Taşkın ile başlandı.
“Halkı yanıltıcı bilgiyi yayma” ve “örgüte yardım etmek” ile suçlanan Taşkın, iddia edilen kişilerle herhangi bir bağının olmadığını söyledi. Taşkın, Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı adlı kişilerden Karpuz Medya adıyla para aldığının iddia edildiği iddiasının gerçek olmadığını belirtti. Taşkın, adli kontrolünün kaldırılmasını ve beraatini talep etti. Taşkın’ın avukatı Emine Tekinalp de müvekkilinin Emrah Bağdatlı’dan para aldığına dair dosyada hiçbir delilin bulunmadığını ifade etti.
Turan Aydoğan: “2023 kurultayında İmamoğlu’yla farklı görüşteydim”
27. dönem Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili olan Turan Aydoğan, “rüşvet” suçlamasına karşı savunma yapmak için sanık kürsüsüne geldi. Eski CHP’li vekil Aydoğan, “Beni tanıyanlar, bürokrat arkadaşlarım, bırakın akçeli işleri, ‘hukuka aykırı bir şey yaptı’ desinler burada kendimi yakarım. Benim karşı karşıya kaldığım durum tam olarak budur” dedi.
“Siz Ekrem İmamoğlu’na bulunduğunuz yerde tekme atabilirsiniz. Turan Aydoğan’ın onuru ne olacak” diyen eski CHP’li vekil Aydoğan, CHP’nin 2023’teki kurultayında Ekrem İmamoğlu’yla farklı görüşte olduğunu, milletvekilliğinin de 2023’te sona erdiğini fakat 2024’teki bir olayda nüfuzunu kullanmakla suçlandığı belirtti. “Vekilliğim bitmiş, ben nasıl nüfuz kullanayım” diyen Turan Aydoğan, mahkeme başkanına seslendi. Hayatında “sistem” diye bir şey duymadığını söyleyen Aydoğan, “Allah’ınızı severseniz beni bu dertten kurtarın. Bizler bu ülkeye lazımız, yazık etmeyin bizlere. Yurtdışı yasağı koydunuz, biz bu ülkeye aşığız, buradan kaçar mıyız” dedi.
En genç sanık “Gençliğimiz Var” adlı sosyal medya hesabı nedeniyle suçlanıyor
Turan Aydoğan’ın ardından tutuksuz sanık Mustafa Sezer Yerli’nin savunmasına geçildi.
“Halkı yanıltıcı bilgiyi yayma” ve “örgüte yardım etmek” ile suçlanan Yerli, 24 yaşında davanın en genç sanığı olduğunu söyledi. “Gençliğimiz Var” adlı sosyal medya hesabını kullanmakla suçlandığını belirten Yerli, “Ben bu hesabı hiçbir talimat almadan 2022’de açtım. Sonrasında hesaba erişim engeli getirildi. HTS ve Baz kayıtları dışında cevap verecek bir şey yok” dedi.
Gazeteci Şaban Sevinç: “Kimse bana ‘Para karşılığı haber yap’ diyemez”
Eylem 19 kapsamında “örgüte yardım etmek” ile suçlanan gazeteci Şaban Sevinç, savunma yapmak için sanık kürsüsüne geldi. Gizli Tanık İlke’nin ifadesiyle suçlandığını söyleyen Sevinç, 1987 yılında gazeteciliğe başladığını, hayatı boyunca yasal sınırlar kapsamında kaldığını belirtti.
Mesleğini “iddialı bir biçimde” sürdürdüğünü söyleyen Sevinç, Murat Ongun’u meslektaş olarak tanıdığını ve görüştüğünü ifade etti. Sevinç, “Murat Ongun’u elbette tanıyorum, zaman zaman görüşmüşlüğüm de vardı. İmamoğlu’nun İBB Başkanı olması nedeniyle de en önemli takip edilen kişilerden biri olmuştu. Gizli Tanık İlke’nin ismini verdiği Emrah Bağdatlı’yı da hayatımda görmedim, tanımıyorum. Soruşturma başladıktan sonra duydum. ‘Kendime de kızdım bu kadar önemliyse ben niye duymadım’ diye” ifadelerini kullandı. Sevinç, “Kimse bana emir ve talimat veremez, ‘para karşı haber yap’ şeklindeki şey de söz konusu da değildir. CHP üyesi olduğum için olsa olsa CHP örgütüne yardım etmişimdir. Oradan da istifa ettim butlan olduğu için” dedi. Sevinç, beraatini talep etti.
Tuğba Koçak: “Örgütsel bir faaliyet yürütmediğim görülecektir”
Şaban Sevinç’in ardından Tuğba Koçak’ın savunmasına geçildi. Koçak, Halkın Başkanları adlı sosyal medya hesabı nedeniyle “örgüte yardım” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ile suçlandığını söyledi.
Koçak, “Hesap profesyonel değildir. İncelendiğinde örgütsel bir faaliyet yürütmediğim görülecektir” dedi. Koçak, beraatini talep etti.
İmamoğlu: “Belli ki biz artık bir davayı değil, çoktan kararı verilmiş bir yargısız infazın son perdesini izliyoruz”
Saat 14:30’da duruşmaya ara verildi. “Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi” hesabı üzerinden Ekrem İmamoğlu’nun mesajı paylaşıldı. İmamoğlu, Aziz İhsan Aktaş davasında çıkan kararı ve İBB dosyasındaki itirafçı Ertan Yıldız’a yöneltilen sorular sonrası mahkeme başkanının tavrını eleştirdi.
İmamoğlu’nun “Bu Silivri’den adalet çıkmaz” başlıklı mesajı şöyle:
“Yargı üzerindeki siyasi baskı ilk sonucunu pazartesi günü verdi. Aylarca itibar suikastine uğrayan ve masumiyetlerine yürekten inandığım belediye başkanlarımıza cezalar verildi. Umarım üst mahkemeler bu yanlışı düzeltecek. İBB davasında ise dün bir skandala tanık olduk. Davanın sözde ‘bel kemiği’ itirafçısı, çarpraz sorguda tel tel döküldü. Birbiriyle çelişen ifadeler iftiracıyı zora sokunca, mahkeme avukatların soru sormasını engelledi. Gerekçe hakimin soruları beğenmemesiydi. Pek çok insanın 18 aydır tutuklu kalmasına neden olan kişiye “istenmeyen” soru sormak uygun bulunmadı. Bu süregiden mizansene bir dava demek zordur. Belli ki biz artık bir davayı değil, çoktan kararı verilmiş bir yargısız infazın son perdesini izliyoruz!”
Gazeteci Yavuz Oğhan: “Ben karşımda bir örgüt görmüyorum”
Eylem 19 kapsamında “örgüte yardım etmek” ile suçlanan gazeteci Yavuz Oğhan, savunmasına başladı. 35 yıldır gazetecilik yaptığını söyleyen Oğhan, rencide edici bir suçlamayla karşı karşıya olduklarını ifade etti. Emniyetteki ifade sürecini anlatan Oğhan, “Yapanların gözaltı demediği, gözaltında değilsem gidebilir miyim dediğimde hayır yanıtını aldığım bir süreçten geçtik” dedi.
Gizli tanık ifadesiyle suçlandığını belirten Oğhan, “Delil olarak önümüze konulan şeyse baz kayıtlarıydı. Murat Ongun ile buluştuğum, Emrah Bağdatlı’yla bir araya geldiğime dair iddialar var. Bağdatlı’yla hiç bir araya gelmedim, tanımıyorum. 100’ün üzerinde baz kaydı var, çoğu Beşiktaş’ta. Benim evim de ofisim de Beşiktaş’ta. Her ofise gittiğimde Emrah Bağdatlı’yla konuşmuşum gibi algılanıyor” dedi.
Murat Ongun ile 30 yıldır arkadaş olduğunu söyleyen Oğhan, “Baz kayıtlarındaki kadar bir görüşmemiz yok, keşke olsaydı” diye belirtti. “Para karşılığı haber yapma iddiası bir gazeteci için en büyük iftiradır eğer doğru değilse. Altını doldurmanız yok. Bu iddiaya dair herhangi bir bilgi, belge yok iddianamede” diyen Oğhan, “Ben karşımda bir örgüt de görmüyorum” ifadelerini kullandı.
Avukat Hüseyin Ersöz: “Kafanızda bir takvim olduğu anlaşılıyor”
Yavuz Oğhan’ın avukatı Hüseyin Ersöz söz aldı. Müvekkilinin gerekli açıklamaları yaptığını söyleyen Ersöz, “Çok değerli bir gazeteci, yıllarını medya sektöründe geçirmiş olan, bilinen, tanınan bir isim karşımızdaydı” dedi.
Mahkemenin usulüne dair konuşan Ersöz, duruşma düzeni ve planının hak ihlallerine yol açtığını söyledi. Gece 01:00 sularına kadar duruşmanın yapılmasını eleştiren Ersöz, “12 saatlik bir döngü dahi oluşmadan haftanın dört günü bu şekilde devam ediyor. Heyetinizle paylaşıyoruz bunu. Biz müdafiler olarak bu yargılamada adil yargılama olmasına katkı sağlamak zorundayız. Bu uygulamadan dönmenizi talep ediyoruz. Kafanızda bir takvim olduğu anlaşılıyor” dedi.
Mahkeme başkanının, geçen duruşmalarda avukatlara yönelik “beğenmiyorsanız gidin”, “bunları istinaf gerekçesi yaparsınız” sözlerine tepki gösteren Avukat Ersöz, mahkemenin uygulamalarının adil yargılanma hakkının ihlaline yol açtığını söyledi.