|
Tweet |
"Hukuk devletine bir darbe"
Barodan yapılan açıklamada, TBMM kararlarının yargısal denetime tabi olmasını sağlayan ve 1961’den bu yana uygulanan “eylemli içtüzük” doktrininin hukukun temel prensiplerinden biri olduğuna dikkat çekildi. Bu uygulamanın ortadan kaldırılmasının, yasamanın tüm işlemlerini denetim dışı bırakacağı ve “hukuka aykırı olsa dahi uygulanabilir hale getireceği” ifade edildi.
AYM’nin kararının; yüksek mahkemenin kapatılmasını savunan siyasi anlayışa karşı çıkan baroların, hukukçuların, sivil toplum örgütlerinin ve halkın iradesinin yok sayılması anlamına geldiği vurgulandı. Açıklamada bu kararın, “ben yaptım oldu” anlayışına karşı en önemli savunma mekanizması olan hukuk devleti ve erkler ayrılığı ilkesine ağır bir darbe olduğu kaydedildi.
"Karardan dönülsün"
İzmir Barosu, Türkiye’nin “anayasal denetimden yoksun bir ülke haline gelmesine izin vermeyeceklerini” belirterek mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti. Açıklamada ayrıca AYM’ye, “kendi yetkisini ortadan kaldıran bu hatalı karardan dönme” çağrısı yapıldı.
Türkiye’yi anayasal denetimden yoksun bir ülke hâline getirmeyeceğiz. Ülkemizi hukukun üstünlüğünün, kuvvetler ayrılığının ve anayasal denetimin hâkim olduğu bir yapıya kavuşturmak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu yolda, kendi yetkisini ortadan kaldırma noktasına gelen yüksek mahkemenin de hatalı kararından dönerek hukuk devletinin yanında yer almasını diliyoruz.