|
Tweet |
Türkiye'nin BRICS'e üyelik için başvuruda bulunduğu iddialarının ardından Rusya tarafından yapılan açıklamada, Türkiye'nin BRICS'e olan ilgisi vurgulanırken, üyelik başvurusu ile ilgili bir herhangi bir bilgi paylaşılmadı.
Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov, pazartesi günü gazetecilere yaptığı açıklamada, "Evet, Türkiye BRICS'e katılmaya ilgi gösteriyor. Bu gerçekten de böyle," ifadelerini kullandı.
Euronews'ün ulaştığı Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Ankara'nın BRICS'e başvuruda bulunduğuna dair bir bilgi paylaşılmadığını bildirirken, sürece yönelik soruları yanıtsız bıraktı.
Öte yandan, Bloomberg'e konuşan kaynaklar, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) katılma sürecinde senelerdir bir ilerleme görülmeyişinin yol açtığı hayal kırıklığı ve hüsranın gölgesinde bu başvurunun yapıldığını aktardı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Haziran 2024'te yaptığı açıklamasında, Türkiye'nin üyeliğine ilişkin, "Birliğin kapılarının açık olduğunu biliyorsunuz. Belirli kriterler var, bunlar ülkelerin bir elitler kulübüne değil, karşılıklı saygıya dayalı birliğe üye olma arzusuyla uyumlu olmalıdır" ifadelerini kullanmıştı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise, "İlişkimiz var, görüşmelerimizi, müzakerelerimizi yapıyoruz üye ülkelerle. Çünkü onlar da şu an bir evrim sürecindeler," demişti.
Ekonomik nüfuz ve nüfus olarak BRICS'in en küçük üyesi olan Güney Afrika, ilk genişleme sürecinde 2010 yılı sonunda gruba katıldı.
Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de 1 Ocak 2024'te birliğe katıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2018'de özel davetli olarak katıldığı BRICS zirvesinde Türkiye'nin de üyelikle ilgilendiğini belirtmişti.
Ekim 2024'te, Rusya'da yapılacak zirvede topluluğun genişlemesine yönelik önerilerin görüşülmesi bekleniyor.
Adının kısaltması, üyeleri Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'nın İngilizce isimlerinin ilk harflerinden oluşan topluluk BRICS, 2001'de dönemin Goldman Sachs'ın baş ekonomisti Jim O'Neill tarafından kaleme alınan ve Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'in büyüme potansiyellerini değerlendiren bir araştırma makalesinden ilham alarak kuruldu.
İlk etapta Güney Afrika'nın üye olmadığı grup, 2009'da Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Batılı müttefiklerin dünya düzeni hegemonyasına karşı bir platform oluşturmak amacıyla, Rusya'nın girişimiyle kuruldu.