|
Tweet |
Türkiye Büyük Millet Meclis'i (TBMM) Genel Kurulu, İsrail'in Gazze saldırısı, Filistin halkına yaptığı soykırım ve zulüm ile kıtlık politikaları ve bölgede var olan güncel durumu görüşmek üzere TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında olağanüstü toplantı.
Meclis Genel Kurulu’na ilk olarak, “Gazze dramıyla ilgili konuşulacak bir şey kalmamıştır, Meclis’in olağanüstü toplanmasına gerek yoktur” diyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli geldi. Bahçeli’nin ardından İYİ Parti Genel Başkanı Musavat Dervişoğlu TBMM Genel Kurul salonuna adım attı.
Meclis Genel Kurul Salonu’na giren üçüncü liderin ise CHP Lideri Özgür Özel olduğu görüldü. CHP milletvekillerinin alkışları eşliğinde salona giren Özel, Bahçeli ve Dervişoğlu ile tokalaştı. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise oturuma katılmadı.
"SOYKIRIM SÖZÜ HAFİF KALIR"
Olağanüstü toplantı için Meclis sıralarına, Filistin bayraklı atkılar konuldu. Tüm milletvekilleri atkıları boyunlarına astı. Yoklamanın ardından olağanüstü oturum, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un konuşmasıyla açıldı. Kurtulmuş, İsrail'in tüm uluslararası kuruluşlardan üyeliğinin iptal edilmesini önerdi.
Meclis Başkanı, açılış konuşmasında özetle şunları söyledi:
"İsrail’in Filistin halkına karşı sürdürdüğü işgal politikasının soykırım boyutunu aştığı ortadadır. Siyonist İsrail’in yaptıklarını ne zulüm ne vahşet ne de soykırım sözcükleri tanımlamaya yeterli değildir. Büyük çoğunluğu kadın ve çocuk olan 70 bine yakın insan katledilmiştir. Sivil alanlar kasıtlı şekilde hedef alınmıştır. Gözlerimizin önünde bir halk katlediliyor. Artık somut adımların acilen atılması ve İsrail soykırım politikalarından dönene kadar, tüm uluslararası kuruluşlarının askıya alınmasını teklif ediyorum. Özgür ve egemen Filistin devletinin kurulması sağlanana kadar mücadeleye destek olacağımıza söz veriyorum."
"İSRAİL İLE TİCARETİ KESTİK"
Kurtulmuş’un ardından Dışişleri Bakanı Hakan Fidan TBMM Genel Kurul kürsüsüne çıktı. Fidan, İsrail’in dünyanın gözü önünde temel insani değerleri hiçe saydığını kaydetti.
İsrail ile ticareti tamamen kestiklerini savunan Fidan, özetle şu ifadeleri kullandı:
"İsrail bölgeyi yaşanmaz kılma stratejisi izlemektedir. Yasa dışı elinde tuttuğu toprakları genişletmek için her türlü hukuksuzluğu gerçekleştirmektedir. Gazze’nin yüzde 85’i halen İsrail kontrolü altındadır. Bununla yetinmeyen Netanyahu, Gazze’nin tamamını almak için strateji izlemeye devam etmektedir. ABD’nin kayıtsız şartsız desteği ile İsrail, savaş suçlarına devam etmektedir.
İsrail Gazze’de Filistin yönetimi istememekte, bölgedeki işgalini sürdürmektedir. İsrail, bölgeye giden yardımları engelleyerek binlerce Filistinlinin ölmesine neden olmuştur. Bu, açlığı silah haline getiren kasıtlı ve zalim bir politikanın sonucudur. Amaç, Filistinlileri Gazze’den göç etmeye zorlamaktır.
İsrail, Lübnan’a yönelik hava saldırılarını işgale dönüştürdü. İsrail, tüm hukuk kurallarını hiçe saydı. Öte yandan İsrail, Suriye’ye yönelik işgal politikasını da sürdürmüştür. Mevcut soykırımın derhal son bulması, iki devletli çözümün dünya genelinde kabul görmesi için yoğun bir çaba sarf ettik. İsrail ile ticaretimizi tamamen kestik. Limanlarımızı İsrail’e kapattık. İsrail ile ticaretini kesen başka ülke bulunmamaktadır."
"İKTİDARIN SOMUT ADIMLAR ATMASI GEREKİYOR"
Bakan Fidan’ın ardından ilk söz hakkı, Yeni Yol Grubu adına Bülent Kaya kullandı. İslam ülkelerini İsrail soykırımına karşı sessiz kalmasını eleştiren Kaya, "Son 300 yıldır devam eden düzen, yerini bizim dışımızda bir düzen inşa etme çabasına dönüşmüş durumda" dedi. TBMM’nin ortak bildiri ve tezkere ile altı kez İsrail’i kınadığını vurgulayan Kaya, "Bugün artık sözün bittiği yerdeyiz. Türkiye Cumhuriyeti adına karar alan iktidarın somut adımlar atması gerekiyor" diye konuştu.
İktidarın, "Atılması gereken adımları zamanında atmadığı için" İsrail zulmünün artarak devam ettiğini ifade eden Kaya, özetle şunları kaydetti:
"İsrail ile ticaret yok’ dediniz. Ama Dışişleri Bakanlığı, ‘İsrail’e gönderilmeyecek ürünler listesi’ yayımladı. Henüz 10 gün öncesine kadar İsrail’e limanlarımızdan gemiler gidiyordu. Hükümeti uyarıyoruz, Gazze’ye yardım götüren sivil inisiyatifine bir destek açıklamasında bulunun. Ve bu gemiye yapılacak müdahalenin Türkiye’ye yapılmış sayılacağını deklare edin."
"TRUMP NASIL DOSTUNUZ OLUYOR?"
Yeni Yol Grubu adına ikinci söz hakkını kullanan Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, "Dostum Trump" sözlerini anımsatarak, "Tüm katliamların destekçisi Trump nasıl dostunuz oluyor?" diye sordu.
"NETENYAHU’YU KINAMAK HİÇBİR ŞEY İFADE ETMİYOR"
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise "Gazze’de masum insanların hayatıyla oynayan Netenyahu’yu kınamak, hiçbir şey ifade etmemektedir" diyerek somut adımlar atılması gerektiğinin altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişte Büyük Ortadoğu Politikası’nın eş başkanı olmakla övündüğünü savunan Dervişoğlu, sözlerini şöyle sonlandırdı:
"İsrail zulmü, Erdoğan hükümetleri zamanında oldu. Ümmet politikasının kendilerini aklayabileceğini düşünmesinler. Bir şey yapabilecekken yapmamanın, İsrail’in savaş makinesine çomak sokmamanın ahirette yakalarına yapışmayacağını da düşünmesinler. Melekler, sizin boyalı medyanızın yalanlarıyla günah ve sevapları yazmıyor. Bu insanlık suçuna ortak olan BOP’a sahiplenenlerin bu konuda söz etmeye yüzleri olabilir mi? Ticari kestik yalanlarının ardından daha birkaç hafta önce, ‘Ticareti kestik’ diyenler kimlerdir? Kapalı kapılar ardında işler çevirip sonra mazlumun yanındayım demek en az bu suçları işleyenler kadar sorumluluk yükler. Ortalama üç ayda bir İsrail’i kınamışız."
Dervişoğlu, dokuz ülkenin Gazze’ye havadan insani yardım gönderdiğinin altını çizerek, "Uçaklara düşkün olduğunu bildiğim iktidara soruyorum. Türkiye 25 yılda bu imkanı elde edememiş midir? Yoksa Türkiye’yi yönetenlerin buna niyeti mi yoktur?" eleştirisini yöneltti. Dervişoğlu, konuşmasının son bölümünde ise TBMM çatısı altında, "Kürt sorununun çözümü" kapsamında kurulan komisyona ayırdı. İYİ Partili Dervişoğlu, komisyonun çalışmalarına yönelik sert eleştirilerde bulundu.
"TİCARET DEVAM EDİYOR"
DEM Parti adına DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit söz hakkını kullandı. Filistin’in ilk tarım yapılan bölgelerden biri olduğunun altını çizen Koçyiğit, bugün ise Filistin halkının açlığa mahkum edildiğini vurguladı.
Türkiye’nin İsrail’e karşı tepkisinin yeterli olmadığını kaydeden Koçyiğit, “İsrail ile bazı alanlarda devam eden ticareti asla doğru bulmuyoruz” yorumunu yaptı.
Filistin için sokağa çıkan gençlerin gözaltına alındığını ifade eden Koçyiğit, şunları dile getirdi: "İsrail katliamlarının zirveye ulaştığı bu dönemde dahi, stratejik önemdeki ürünlerle ilgili İsrail ile ticaret kesilmedi. İsrail devletinin iki yıldır Filistin’i yerle bir ettiği bu süreçte Türkiye gerçekten ne yapmıştır?"
Koçyiğit, DEM Partinin bazı önerilerini ise şöyle sıraladı: "Gazze’de ve Batı Şeria’da bir ateşkes anlaşması imzalanmalıdır. İsrail’in sivillere yönelik saldırıları durdurulmalıdır. Hamas’ın elindeki rehinler serbest bırakılmalı, İsrail’in elindeki tutsaklar özgürlüklerine kavuşturulmalıdır. Filistinlilerin topraklarına dönüş hakkı derhal sağlanmalıdır."