www.ocianews.com/ bedava bahis bahis siteleri
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



Müsavat Dervişoğlu'ndan Cumhur'a: Size Ankara’yı düşürtmeyeceğiz

Dervişoğlu, “Biz, F16, F35, S400 konusu ne oldu diye soranlarız. Filistin, Gazze, Kıbrıs, Mavi Vatan ne oldu diye merak edenleriz. Suriye’nin kuzeyinde YPG-PYD varlığı ne olacak diye sorgulayanlarız. Heybeliada Ruhban okulu açılacak, Fener Patriği ekümenik mi olacak kaygısını taşıyanlarız. Biz, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın söylediği her sözün ülkemiz açısından bağlayıcı olduğunu ama Sayın Trump’ın sözlerini yerine getirmesi için kongrenin ve senatonun denetiminde olduğunu bilenleriz.

facebook-paylas
Güncelleme: 27-09-2025 23:01:21 Tarih: 27-09-2025 22:52

Müsavat Dervişoğlu'ndan Cumhur'a: Size Ankara’yı düşürtmeyeceğiz

Dervişoğlu vatandaşları selamladıktan sonra özetle şunları söyledi:

“Rantın yollarını değil, kalkınmanın yollarını ve barajlarını onlar yapacak. İşte onlar yetiştirecek, sevgi ve irfanla okutacak çocuklarımızı. Onlar düzeltecek, adalet terazisini. Ve ‘Yüce Türk milleti adına’, Türk’ün adına yaraşan hükmü işte bu kardeşlerim verecek. Haramdan korkan, kuldan utanan tüccarımız, çiftçimiz, sanayicimiz onlar bizim. İyi yanımız, cesur yanımız, yarınlarımız onlar! Anadolu’yu yeniden imar edeceğiz. Anadolu’ya yeniden yerleşeceğiz. Kurumuş tarlalarımızı, sahipsiz ovalarımızı, bugün altı oyulup, üstü çöle dönen, maden diye baronlara peşkeş çekilen Anadolumuzu, siz yeşerteceksiniz.

“SARAYDAN, PARTİLER DİZAYN EDİLİYOR”

Yerel seçim bittiği günden beri, Kazanamadıklarına çökmeyi, elde edemediklerini gasp etmeyi alışkanlık haline getirdiler. Bu konuda hep ilkeli durduk, ilkeli davrandık! Türkiye, bir kayyum siyasetiyle yönetilemez dedik. Türkiye, iktidar partisinin keyfi olsun diye, danışman, müteahhit, siyasetçi, mafya, çete, sahte cemaat ilişkileri payidar olsun diye, kayyum rejimiyle yönetilemez dedik. Bunu artık sadece bir rant aracı olarak değil, Bir şantaj malzemesi olarak kullanıyorlar. Ya çökerim ya da rozetini değiştir diyorlar. Bu bir eşkıya yöntemidir, bu bir çete yöntemidir. Bu bir şantaj siyasetidir. İşte bu şantaj siyasetiyle Türkiye’de yargı siyasete, siyaset de yargıya zimmetleniyor. Saraydan, partiler dizayn ediliyor. Milletimizin dövizleri, rezervleri de kendi çıkardıkları yangına su diye dökülüyor.

Sonra yangını söndürecek uçak, okullara sabun koyacak para bulamıyorlar. Koca bir eylül ayını geride bıraktık. Milyonlarca evladımız okula başladı, üniversiteye kayıt yaptı. Kim el uzattı onlara? Boğazından kesip, çocuğunun okul taksitini ödeyen, Kursa yollayan, yurt, ev tutan ailelere kim sordu nasılsın diye? Kimse… Kimse sormadı. Hiçbirimizin çocuğunun, yoksulluğu, yoksunluğu, hayalleri, umutları, umutsuzlukları önemsenmedi. Ne sordular biliyor musunuz?Türk müsünüz, Türkiyeli misiniz? diye sordular. Çünkü Kandil haber, İmralı sonuç bekliyordu. Hepsi onlara öğretilen yolda gidiyor, kimi yağmadan payını bekliyor, kimi şantajdan masadan kalkamıyor

"22 BİN LİRA ASGARİ ÜCRET BU MİLLETE REVA GÖRÜLEMEZ"

Benim derdim, benim görevim bu insanlarımızı, bu vatanla, bu toprakla buluşturmaktır. Ocaklarımızı yeniden tüttürmektir. Bu cevher bizde vardır. Bu imkan bizde vardır. Torosların, Çukurova’nın hiç sönmeyen ocakları, işte, bu kalplerde, gözlerde vardır. Bırakmayacağız. Azalmayacağız, inadına çoğalacağız. İyiliği, cesareti bu çatıda toplayacağız. Vatanımıza borcumuz da budur, birinci vazifemiz de budur. Burası zengin bir ülkedir. İmkanları, kaynakları, ekonomik potansiyeli yüksektir.

Açlık sınırının 30 bin lirayı aştığı, yoksulluk sınırının ise 90 bin liraya yaklaştığı bir ülkede, 22 bin lira asgari ücret, 15 bin lira emekli maaşı bu millete reva görülemez. Bizim yönettiğimiz Türkiye’de açlık sınırının altında bir asgari ücret, asgari ücretin altında emekli maaşı olmayacak. Hakkı gasbedilen emekçilerimizin ve emeklilerimizin hak ve hukuklarını sonuna kadar savunup, teslim edeceğiz. Şimdi biliyorum ki bana, bekara eş boşamak kolaydır diyecekler. Ben de onlara diyeceğim ki, aslında bu ülkeyi yönetmek kolaydır. Çalınmazsa, çırpılmazsa, israf edilmezse bu topraklar üzerinde yatağa aç giren çocuk, tenceresini kaynatamayan emekli kalmayacaktır.

 

“GÜNAHLARININ KEFARETİ AHİRETE KALMAYACAK”

Kardeşlerim. O kadar doymaz, o kadar yetinmez haldeler ki, hiçbir yetki bunlara yetmiyor, milletin hiçbir tercihi umurlarında olmuyor, uyarılara aldırmıyor, eleştirileri umursamıyorlar. Ama emin olun, korkuyorlar, ‘Yeter artık’ diyenlerden korkuyorlar. O kadar çok korkuyorlar ki, hürriyet diyen, Cumhuriyet diyen, ne mutlu Türk’üm diyenlerden, işçiden, emekliden, gençlerden, kadınlardan, senden, benden, biz olmamızdan korkuyorlar. Sanıyorlar ki, ‘başarılıyız’ dediklerinde, beceriksizlikleri görülmeyecek. ‘Yaptık ettik diye reklam yaptıkça’, o kumdan kaleleri ayakta kalacak. Seçimle kazanamadıklarını, gasp ettiklerinde, muzaffer olacaklar, eğip büktüklerinde, adil olacaklar.

Ve sanıyorlar ki, bu memleketin başına kendilerini kayyum diye atayınca devirleri daim olacak. Burada Mersin’den söz veriyorum:Ben Müsavat Dervişoğlu, korktukları ne varsa başlarına getireceğim. Günahlarının kefareti ahirete kalmayacak. O hüküm verilecek, altında da işte bu kardeşlerimin, Türk milletinin mührü olacak.

“SİZE ANKARA’YI DÜŞÜRTMEYECEĞİZ”

Ankara düşmesinmiş! Akıl, izan fukaralarına bak. Hele şunların kullandıkları dile bak, midelerindeki iştaha bak! Meşreplerindeki genişliğe bak! Hem siz çok iyi bilin, Hem de o efendilerinize anlatın: Size Ankara’yı düşürtmeyeceğiz. Mersin’i, Bursa’yı, Samsun’u, bu Anadolu’yu, bu vatanı size yedirtmeyeceğiz. Ankara düşmeyecek, siz düşeceksiniz! Cumhuriyeti yıktırmayacağız. Türk milletini böldürmeyeceğiz. 1,5 senedir, tüm bu olan bitenleri önceden anlatıyorum, ülkemizin, kuruluş felsefesine karşı girişilen kalkışmaya direniyoruz. Görevde olan, asker-sivil her düzeyden devlet memurlarına, devlet insanlarına, iyi niyetlerinizi istismar ettirmeyin diye, uyarılarda bulunuyorum. Aynı işi, aynı şekilde yapıp, farklı sonuç bekliyorsanız, beklemeyin; Neticeleri hepimiz için çok acı ve üzücü olur diyoruz. Bu sebeple, kimse bizden, herhangi bir şantaj siyasetine boyun eğmemizi beklemesin. Ne içeride ne dışarıda hiçbir tertipten korkumuz yoktur. Derimiz kalındır. Bit ısırığı işlemez. Denemek isteyenlere de halep oradaysa, arşın buradadır.

Türk milletinin geleceğini karartacak tohumların ekildiği bir sürece, Cumhuriyet devletinin tasfiyesiyle sonuçlanacağı ayan beyan belli bir sürece, adı komisyon, özü ‘komisyonculuk’ olan bu ihanet masasına kimse oturmamızı beklemesin dedik. Bu işin peşrevidir, asıl hikaye anayasadır dedik. Dertleri Türklük, dertleri Atatürk dedik. İşte bugün, görüyorsunuz; her şey, herkesin şahitliğinde oluyor, ‘İmralı canisi Meclis'e gelsin’ diye çıkılan yolda, şimdi Meclis onun ayağına gitsin deniliyor. Soruyorum, bizim buna karşı durmamız mı vatan vazifesidir? Yoksa onların bu delirmişliğe omuz vermesi mi? Türkiye, hangi savaşı kaybetmiştir de terörden müebbet almış bir katille müzakere etmektedir? İktidar, neye itilmiştir, neye zorlanmaktadır da fiilen ortadan kalkmış bir terör örgütünü, derisini çoktan değiştirmiş bir yılanın kabuğunu, biz ‘Terörsüz Türkiye’ diye pazarlamaktadır?

Türkiye’nin meseleleri de, Türk milletinin bekasının geçtiği sınırlar da bellidir. Bu olanlar, kimin meselesidir, kimin bekasıdır ben söyleyeyim; bunlar, beşinci kol faaliyetleridir. Ama asıl tehdit; bu faaliyetlerin, bizzat devletin içine çöreklenmiş bir grup tarafından yönetilmesidir. Kabuklara, maskelere, deri değiştirenlere bakarsanız; Bunun ne anlama geldiğini görürsünüz. Türkiye’nin 200 yılda, tırnaklarıyla kazıyarak inşa ettiği, demokrasiye, hukuk devletine, Cumhuriyete dair ne varsa ortadan kalkmaktadır. Bizim kabahatimiz, hep bir iki adım ötesini söylemekse, bilinsin ki: Ben milletime ayan beyan ortada olan acı gerçekleri söylemekle mükellefim, bundan da vazgeçmeyeceğim. Türkiye’ye hanedancılık zokası yutturmak isteyenler vardır. Türkiye’ye dikta gömleği giydirmek isteyenler vardır. Türkiye’de demokrasiyi sandığı, tabutla gömmek isteyenler vardır. Kısaca Türk milletini, millet olmaktan çıkartıp kabileleştirmek, Tebaalaştırmak, kullaştırmak isteyenler vardır. İşte bir kavga edilecekse, kavganın odağında bu vardır. Bu kavgayı edeceğiz, Cumhuriyeti de bu düşkünlere yedirmeyeceğiz.







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI