|
Tweet |
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya paylaşımları nedeniyle Nasuh Mahruki hakkında, "Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "Yargı organlarını aşağılama" suçlamalarıyla hakkında soruşturma başlatıldı.
İstanbul Basın Suçları Soruşturma Bürosu'nca, Arama Kurtarma Derneği (AKUT) kurucularından Nasuh Mahruki hakkında Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener'in, seçimlerde dijital oylama sistemiyle ilgili hazırlıkların yapıldığını açıklamasıyla ilgili sosyal medya hesabından eleştirilerde bulunması ve kullandığı ifadeler nedeniyle “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “yargı organlarını aşağılama” suçlamalarından soruşturma başlattığı belirtildi.
Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen Nasuh Mahruki'nin evine önceki gece polis ekipleri gitti. Mahruki, polislerin evine gittiğini, kendisinin ise o saatte arkadaşlarıyla birlikte akşam yemeğinde olduğuna ve eve gideceğine dair bir paylaşımda bulundu. Ancak Mahruki'nin evine gitmediği ve henüz gözaltına alınamadığı öğrenildi.

YSK Başkanı Ahmet Yener'in "Artık dünyada değişim, gelişim, teknoloji en üst düzeyde kullaniliyor. Elektronik oylama sistemi ile ilgili tüm hazırlıklarımızı yaptık. Karar Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde." dediği haberi alıntılayan Nasuh Mahruki, "İktidar FETÖ'den aldığı akılla ölülere bile oy kullandırıyor, sayısız yabancıya yasadışı vatandaşlık dağıtıyor ve seçimleri hem CHP'nin yanlış aday göstermesiyle hem de sahtekarlıkla kazanıyor" ifadelerini kullandı.
"SEÇİMLERİ KAZANMAK İÇİN TEZGAH KURUYOR"
Cumhuriyet'te yer alan habere göre, Mahruki, burada öznesinin kendisi değil, yurttaşların anayasal hakkı ve düşünce özgürlüğü olduğunu vurgulayarak, "Bu yüzden bu girişime herkes kuvvetli biçimde karşı çıkmalı, hayır demeli" çağrısında bulundu.
Mahruki'nin YSK'ye yönelik paylaşımında şu ifadeler yer aldı: "Büyük Türk milleti, çok dikkatli ve uyanık olmalısın. İktidar ve YSK son bir kez daha seçimleri çalmak için tezgah kuruyor. Bilgisayar Mühendisleri Odası erken yapılacak bir Cumhurbaşkanlığı seçiminde mutlaka senin adına denetim yapma yetkisine sahip olmalıdır. Denetlenmezlerse oylarımızı çalarlar, sahtesiyle değiştirirler ve seçimi yine yasa dışı kazanırlar. Bu Türkiye Cumhuriyeti’nin sonu olur ve bu son en kötü kabuslarınızda bile göremeyeceğiniz kadar korkunç olur."