|
Tweet |
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, parti olarak seçimlerde “her dört kişiden üçünün oyunu” alamadıklarını belirtirken, “Tepkiyi yok sayarsak onarılmaz sonuçlar doğurabilir. Reform ve devrimleri süratle yapmalıyız” dedi. “Değişim” taleplerini bir kişiye indirgemenin doğru olmadığını anlatan Özel, yeni örgütlenme modeli önerdi.
Özel, 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerine ilişkin “ Seçime dair söyleyecek çok şey var. Haksızlıklar, eşitsizlikler, usulsüzlükler. Ama hiçbirisi mazeret değil. Cumhuriyet’in 100. yılında Cumhuriyet’e husumet duyan, kurucu kadrolarına husumet duyan birilerinin Cumhuriyet’in 100. yılında Cumhuriyet’in yönetiminde olmamaları, orada Cumhuriyet’in kurucu kadroların hayranlık duyanlar ve Cumhuriyet’i sahiplenenlerin, Cumhuriyet’in değerlerini aşındıranları yenmiş olmaları gerekiyordu” dedi.
Özel, halkın çıkarlarını kendilerinin savunduğunu ve savunmaya devam edeceklerini kaydederek, şunları söyledi:
Bu işin öncelikle nezaketle yapılması lazım. Bu işin cesaretle yapılması lazım. Bu işin hep birlikte bu ülkeyi ayakta tutan, birilerinin burun kıvırdığı, yok saydığı, küçük gördüğü, benim sadece eksik gördüğüm ve üzerindeki o görülmeyen cam tavanı tuzla buz etmesi gereken bir yüzde 25 var. Her şeye rağmen terk etmeyen, her şeye rağmen teslim olmayan, her şeye rağmen üzülse de kırılsa da bozulsa da incinse de haksızlık yapmayan ama hakkını yedirtmemek için, bu ülkeyi var eden değerleri kimseye vermemek için, yaşatmak için bu Cumhuriyet’i yaşamak zorunda olduğunu, direnmek zorunda olduğunu bilen bir yüzde 25 var. İşte ben onların gözlerinin içine bakıyorum. Onları görüyorum.”
Özel, “Cumhuriyet’e sahip çıkmak, CHP’ye sahip çıkmaktır. Bu partinin kişilerine değil kurumsal kimliğine, tarihine, geleneklerine, bu partiyi var eden kurucu kadrolardan emanet ilkelerine sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur. Bu zor günlerden hep birlikte inanarak, dayanışarak, mücadele ederek çıkacağımıza yürekten inanıyorum. Bu kürsüde iktidar partisinin grup başkanı olarak konuşmak isterdim, bakanlar buralarda otursun isterdik, bunu başaramadık ama teslim olmayacağız. En sonunda bu ülke hepimizin hak ettiği, istediği gibi yönetilen ve yürümesi gerektiği yolda yürüyen bir ülke olacak. O konuda size güveniyoruz” dedi.