www.ocianews.com/ bedava bahis bahis siteleri
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



Özgür Özel: “2026’nın Refah Yılı Olmasının Tek Yolu, Seçim Yılı Olmasıdır”

“Tüm gerçekler ortadayken Erdoğan halen daha yorulmadan, usanmadan hayal satmaya devam ediyor. Bu sene şunu söyledi: ‘2026 yılı refah yılı olacak.’ Erdoğan 2022 yılında, ‘Herkes hesabını 2023’te yüzde 20’ler seviyesine göre yapsın’ dedi. Enflasyon yüzde 68 olarak gerçekleşti. Yüzde 20, kim eğer enflasyonu hesap ettiyse, yüzde 48 Erdoğan’ın kazığını yedi. 2023’te, ‘2024 enflasyonu tek haneli rakamlara göre belirlenecek, tek haneli rakamlara düşecek. Hesabınızı buna göre yapın’ dedi.

facebook-paylas
Tarih: 17-06-2025 23:03

Özgür Özel: “2026’nın Refah Yılı Olmasının Tek Yolu, Seçim Yılı Olmasıdır”

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Çok değerli örgütümüz, çok değerli milletvekillerimiz, kıymetli grubumuz, bugün Türkiye’nin dört bir yanından buraya gelen örgütümüz, belediye başkanlarımız, sesini duyurmak için Türkiye’ye, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerine, yöneticilerine, grubuna, Meclis grubuna gelen, burada bizlerle birlikte olan herkese, televizyonları başında bizleri takip edenlere, radyolarından dinleyenlere Cumhuriyet Halk Partisi adına selamlarımızı ve saygılarımızı sunuyorum. Kolay bir grup konuşması değil. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız, kardeşim Ferdi Zeyrek’i kaybettik. Feci bir kaza. Ardından üç gün dualarla geçen, bir mucize beklenen üç gün. Ardından da acı bir kayıp. Türkiye siyasi tarihine geçen, Manisa tarihine geçen bir cenaze ve 10 binlerin günlerce süren taziyelerinin ardından da hayata dönmenin, siyasete dönmenin zaruretiyle; Bayburt, Ekrem Başkanımızın duruşması ve bugün karşınızdayım” dedi. Özel, şunları söyledi: 

“HER ASGARİ ÜCRETLİDEN EN AZ 8 BİN LİRA ÇALDILAR”

“Biri, TÜİK enflasyonu olması. Tayyip Erdoğan’ı Üzmeyen İstatistik Kurumu’nun enflasyonu. Normalde enflasyon yüzde 80. TÜİK, onu yüzde 39 hesaplamayı başarıyor. Zaten burada bir yarı yarıya kayıp yaşanıyor. Bir de üstüne bu sene dediler ki ‘Gerçekleşen enflasyonu değil, hedeflenen enflasyonu vereceğiz.’ Bu sefer oradan da bir 15 puan daha insanların cebinden para çaldılar. Böylelikle en makul hesaba göre 35 bin lira olması gereken, en düşük hesaba göre 30 bin lira olması gereken asgari ücrete 22 bin lira verdiler. Yani her asgari ücretlinin cebinden en az 8 bin lirayı çaldılar. Üstüne de bu senenin enflasyonu yaşanıyor. Seçime niye gidiyorsun, millete ülkeyi nasıl yöneteceğini söylüyorsun, o da sana oy veriyor. AK Parti son seçime gittiğinde seçimden önce şöyle söylüyordu Erdoğan; ‘Enflasyon tek haneyi geçtiyse, yani yüzde 9’un üzerinde çift haneyse yılda dört kez asgari ücreti güncellemek lazım.’ Onu dediği sene ve bir önceki sene de iki kez güncellemişti. Temmuz zammı da vermişti. Yetmiyordu, azdı, enflasyon rakamı yanlıştı ama hiç olmazsa Temmuz’da bir ara zam geliyordu. Onu yeterli görmedi beyefendi. ‘Mart’ta, Temmuz’da, Ekim’de, Aralık’ta yapalım’ dedi. Alkış aldı. Oyu aldı. İlk turu kazanamadı. İlk tur ile ikinci tur arası en çok konuştuğu konu bir bu, bir de mülakatın kaldırılmasıydı. Seçimi kazandı, takip eden sene, geçen sene bir lira bile asgari ücrete zam yapmadı. Şimdi 22 bin 100 liralık asgari ücret, TÜİK’in beş aylık enflasyon hesabına göre bile şu anda 19 bin liraya düştü. Alım gücü açısından. TÜİK’e göre. Bir ay daha var, 18 bin küsur liraya düşecek.”

“EMEKLİNİN ALTIN HESABINI DİNLEYEN ABLAM ELİNİ DİZİNE VURUYOR”

“Önümüzdeki altı ay daha ‘Bu maaşla geçinin’ diyorlar. Bunun kabul edilebilecek bir tarafı yok. Aynı şekilde emekliler, 14 bin 500 lira gibi bir sefalet maaşıyla geçiniyorlar. Emekli maaşlarına TÜİK hesabına göre bir şey yaparlarsa, eyvah ki eyvah. 15,5 falan yapacaklar yılsonuna kadar. Oysaki oraya da mutlaka bir seyyanen zam yapılması gerekiyor. Biz bununla ilgili olarak hem sendikaları gezdik, geçtiğimiz hafta zor bir haftaydı ve ara vermek durumunda kaldık. Ama hızla diğer konfederasyonları, esnaf birliklerini, tüketici birliklerini, emeklilerin yapılarını, ulaşabildiğimiz tüm yapıları da gezerek fikirlerini alıyoruz. Ve genel başkan yardımcılarımız, ilgili üç genel başkan yardımcımız doğru bir paket üzerinde çalışıyorlar. Ve kamuoyunun karşısına asgari ücrete karşı mutlaka ve mutlaka hem geçinilebilir biraz asgari ücret, hem küçük esnafı çok koruyan, KOBİ’ye ciddi destek veren ve artışı sanayici ile paylaşan bir destekleme modeli ile birlikte karşılarına çıkacağız. Bunu önümüzdeki haftalar içinde mutlaka ifade edeceğiz. Ama öncelikle şunu göstereyim, asgari ücret ne durumda? Bayburtlu teyzem ‘Altın hesabı şaşmaz’ deyince son halini getirdik. Asgari ücret 2002 yılında yedi tane çeyrek altın satın alıyordu. İnanmayan AK Partili çıksın, hesaplasın, bizi mahcup etsin. Ben Türkiye’nin her yerinde esnaf gezerken, bir kuyumcu görünce alıyorum hesap makinesini önüme ya da esnafın önünde duruyor, biz söylüyoruz. 2002’de bakıyoruz altın kaç para? Asgari ücret kaç para? Zaten tık tık tık hesaplıyorlar. Yedi çeyrek altın alıyor AK Parti geldiğinde asgari ücretli. Bu senenin başında dört çeyrek altına düşmüştü, büyük kayıp. Şu anda üç çeyrek altına düştü asgari ücret. Yedi çeyrek altından, üç çeyrek altına düştü. Kayıp eldekinden fazla. Yedinin dördünü kaybetmiş asgari ücretli, üçü duruyor. Bu tablo asgari ücretlini. Emekli maaşı daha da berbat bir durumda. Emekli 2002 yılında sekiz çeyrek altın alıyormuş, en düşük emekli maaşı. Bu senenin ocağında üç çeyrek altına düşmüş, şu anda iki çeyrek altın. Altı çeyrek altın kayıp. Sekiz çeyrek altın alabilen emekliden, dörtte biri, iki çeyrek altına düşen emekli. En arkada bir ablam oturuyor, elini kaldırdı. Hesabını yapınca elini böyle dizine vuruyor ‘vah vah’ diye.”

“BİR TABAK MEYVE 246 LİRA, MEMLEKETİ BU HALE GETİRDİN ERDOĞAN”

“Şimdi asgari ücretin yedi çeyrekten üç çeyreğe düştüğü, emekli aylığının sekiz çeyrekten iki çeyreğe düştüğü durumda bakalım bu maaşla gidilen çarşıda, pazarda durum ne? Elma geçen sene 25 lira şimdi 100 lira. Şeftali kilosu 50 lira, şimdi olmuş 180 lira. Limon 30 liraymış, olmuş 120 lira. Doğru mu? Armut kilosu 40 liradan çıkmış 120 liraya. Erik 60 liradan 300 liraya çıkmış. Muz kilosu 50 liradan 120 liraya çıkmış. Kiraz 70 liradan 600 liraya çıkmış. Kimsenin alabildiği bir şey değil. Benim rahmetli amcam Almanya’daydı, geldi, herhalde 1980’ler. Babama dedi ki, ‘Talat birader memleketin kıymetini bilin, Almanya’da karpuzu dilimle satıyorlar.’ Ben o zaman çok şaşırmıştım, çok üzülmüştüm. Bu Almanya nasıl memleket, karpuzu bile dilimle satıyorlar diye. Dün bizim arkadaşlar gittiler bir markete, dünkü alışveriş, saati dakikası fiyatı belli. Markette olmaz yok. Bir elma alabilir miyim? Tabii 26 lira 20 kuruş. Bir limon ver. 23 lira 51 kuruş. Bir şeftali 38 lira. Bir armut 31 lira 19 kuruş. Bir avuç kiraz, sekiz tane. Sekiz tek kiraz. Sekiz tek kiraz 80 lira. Üç tek can erik 21 lira 60 kuruş. Bir tane muz 25 lira 91 kuruş. Bir kaseye sekiz kiraz, üç erik, bir şeftali, bir elma, bir limon, bir armut koydun mu 246 lira. İşte hani diyor ya ‘Ben ekonomistim, ben bilirim ben.’ Bu memleketi bu hale sen getirdin Erdoğan, sen. Başkası değil.”

“AL SANA 50 LİRALIK MAZOT, BİR LİTRE BİLE ALAMIYORSUN”

“Şimdi benzin ve mazota üst üste zamlar geliyor. Bunun en kötü özelliği şu, hani diyor ya ‘Dünyaya bir cisim yaklaşıyor, meteor geliyor. Benzin ve mazota zam geldi mi, iğneden ipliğe her şeye zam geliyor demek. Çünkü hem nakliye giderleri açısından, hem üretim, enerji giderleri açısından ikisine zam geldi mi, her şeye zam gelecek. İğneden ipliğe, ekmekten çocuğun çorabına kadar her şeye zam gelecek. İki gecede bir, bir buçuk lira, bir buçuk lira. Dün gece gelen bir lira 70 kuruş zamla birlikte maalesef bir litre mazot 50 lirayı geçti. 52-53 lira oldu. Ve bir litre mazottan alınan vergi, 20 lirayı geçmiş durumda. Şimdi onu söylüyorsun bir şey, bunu söylüyorsun bir şey. AK Parti’nin yıllarca yaptıklarını savunan bir takım sahada elemanları, televizyonda elemanları, sosyal medyada birtakım savunucuları vardı. Onlara ‘Mazota zam geldi’ deyince ne diyordu? ‘Beni ilgilendirmez ki, ben zaten 50 liralık alıyorum.’ Al sana 50 liralık mazot. Al sana 50 liralık mazot. O ‘Bana ne, zaten 50 liralık alıyorum’ diyen, 50 liraya artık bir litre mazot alamıyor. Ama ona sen 2018’de Tayyip Bey’e oy verdin, biz ‘Yapma’ dedik. Biz dedik ki ‘Bu tek adam rejimi Türkiye’ye iyi gelmez, Tayyip Bey gelirse ekmek küçülür, zamlar gelir. O dedi ki ‘Verin yetkiyi, görün etkiyi. Bakalım nasıl düşüreceğim enflasyonu, ucuzlatacağım hayatı, nasıl düşüreceğim faizleri, doları, euroyu, mazotu, benzini nasıl indireceğim görürsünüz. Yetkiye ihtiyaç var.’ Verdiler yetkiyi, gördük yetkiyi. Bu, tek adam rejimi başladığında 50 liralık mazot bunu dolduruyordu. Tek adam rejimi geldiğinde 50 lira verdin mi bu kadar mazot alıyordun, şimdi bir litre mazot alamıyorsun. Bundan sonra Recep Tayyip Erdoğan’ın tek adam rejiminin etkisini merak edenler bunu görsünler. Bir yanda bir bidon mazot, bir yanda bir litre bile alamayan mazot.”

“CESARET YÜKSELİYOR, EMİN OLUN YANINIZDAYIZ”







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI