|
Tweet |
Özgür Özel, “Canım Bayburt, güzel Bayburt. Tarihi kadim, doğası zengin, insanı yiğit Bayburt. Hoş geldiniz. Hepinizi saygı ile selamlıyorum. Anadolu’ya gelen Türkleri bağrına basan, Çoruh Nehri’nin kıyısında yeşeren, Dede Korkut diyarına, Beğ Böyrek’in yurduna selam olsun. Bayburt’un yüreğinde vatan, millet, bayrak ve Atatürk sevgisi olan güzel insanlarına selam olsun. Doğu Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan tarihi İpek Yolu’na, Evliya Çelebi’nin ‘zengin yurt’ dediği güzel Bayburt’a, Bayburt’un eli öpülesi analarına, babalarına, dedelerine, gencecik evlatlarına selam olsun. Hoş geldiniz. Bayburt; Rus işgaline bir asır önce direnen, Kop savunmasında bu vatan için kanını verenlerin, canını verenlerin, zulmü gören, zulme teslim olmayanların, ateşten geçen, yanan ama teslim olmayanların, direnişin haysiyet mücadelesinin kenti Bayburt, selam olsun sana” dedi. Özel, şunları söyledi:
“BU SESLERİ BİRİLERİNİN DUYMASI LAZIM”
“Uğradığınız haksızlıkları duydum. Yanınızdayız, arkanızdayız. 25 yıl önce Türkiye’nin nüfusu 67 milyon, bugün 86 milyon. Neredeyse 20 milyon nüfus arttı, 25 yılda. Bayburtumuzun o gün nüfusu 97 bin, bugün 83 bin. Türkiye büyümüş, Bayburt küçülmüş. Normalde Bayburt’un da 125 bin olması lazımken, inmiş 83 bine. 180 bin Bayburtlu İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Bursa’da, Kocaeli’de yaşıyor. Bayburt’ta bir gelecek göremeyen gençler, Bayburt’tan buralara göçüyor. Bayburt’ta yatırım yapmak istesen bin bir tane zorlukla karşılaşıyorsun. Bayburt’un oyunu alanlar, iş hizmet etmeye gelince çantada keklik gördükleri için Bayburt’u unutuyorlar. Seçim günü yüzünü dönenler, seçimden sonra sırtını dönüyor Bayburt’a. Baktım; sanayi yüzde 2, hizmet sektörü yüzde 23, tarım yüzde 75. Buna rağmen tarımın alanının beşte biri azalmış. Yüzde 20 kaybetmiş. Bayburt’ta çiftçinin ortalama yaşı 58’e çıkmış. Genç çiftçilerin dördünden üçünün seneye gözü yolda. Yani Bayburt’ta doğru yatırımlar yapılmayınca gencin karşısında ya tarla ya gurbet kalıyor. Bayburt’u tarlaya ya da gurbete zorlayan bu sisteme inat, Bayburt’a yatırım getirmeye, fabrikalar kurmaya, gençlerimizi bu güzel şehirde tutmaya söz veriyoruz hep beraber. Bir de verilip de tutulmayan sözler var. Tünel, ne oldu tünel Kop Dağı’ndaki? Bir de temel attılar, 13 yıldır bitirmediler. Havaalanı altı yıldır bekliyor. Sanayileşmek önemli ama çiftçiye sahip çıkmak da önemli. Bütün Türkiye donda yandı, Bayburt’ta kışın yoğun kar ve kalkmayan kardan sonra tohumlar çürüdü. Zararın telafisi lazım. Destek lazım. Kredi borçlarının kapatılması lazım. Bu sesleri birilerinin duyması lazım. Bu hafta Bayburt’un bütün sorunları Meclis gündeminde olacak. Bayburtlu çiftçi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sesini duyuracak.”
“PARTİMİZ BÜTÜN ANKETLERDE YEDİ PUAN ÖNDE”
“Sadece Bayburt’un değil, ülkenin tamamı büyük sıkıntılar içinde. Söz, karar millette olması gerekirken 23 yıldır AK Parti seçimleri kazanmış, biz de ona saygı duymuş, muhalefet görevi yapmışken 31 Mart’ta ilk kez onlar ikinci parti oldular. Cumhuriyet Halk Partisi, 47 yıl sonra birinci parti oldu. Bizim 47 yıl gösterdiğimiz anlayışı, 47 yıl gösterdiğimiz sabrı, 47 yıl gösterdiğimiz millete saygıyı 47 gün göstermediler. Bugün 31 Mart yerel seçimlerinden beri birinci parti olan partimiz, oy sıralamasında bütün anketlerde en yakın rakibinin yedi puan önündedir. Ama iktidar buna saygı duymak yerine saldırmaktadır. Şimdi arkasında milletin desteği olmayanlar, sandıktan kaçarak Türkiye’yi vesayetle, baskıyla yönetmeye çalıştıkları için ekonomiye de çok zarar veren bir meşruiyet kriziyle karşı karşıyayız. Bu krizi aşamayınca milletin kararıyla inatlaşan iktidar yasama, yürütme ve yargıyı şahsileştirmiş, egemenliği altına almış, talimata bağlamış ve Türkiye’ye büyük bir kurumsal çöküş yaşatmaktadır. Sadece bir kişinin, bir grubun, bir partinin bir grup yöneticisinin onay verdiği ama milletin asla hoş görmediği bir sürecin içindeyiz. Çünkü onlar kendilerini, geleceklerini düşünürken, Bayburtluyu, milleti düşünmüyorlar. Bedeli maalesef suçu olmayanlar ödüyor.”