www.ocianews.com/ bedava bahis bahis siteleri
Bugun...



Özgür Özel: Mevcut anayasaya uymayanlarla anayasa masasına oturmayız

Kartalkaya'da meydana gelen yangının üzerinden 49 gün geçtiğini belirten CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yangına dair sorumluların hala bulunamadığını ifade etti. Yangınla ilgili hazırlanan raporun teslim alınmadığını hatırlatan Özel, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya yönelik eleştirilerde bulundu. Özel, Yerlikaya'nın, suçluları bulma konusunda verdiği sözlerin yerine getirilmediğini söyledi.

facebook-paylas
Tarih: 12-03-2025 00:12

Özgür Özel: Mevcut anayasaya uymayanlarla anayasa masasına oturmayız

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısında kamuoyuna seslendi. Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, “Değerli milletvekillerimiz, kıymetli grubumuz, Türkiye’nin dört bir yanından grubumuzu onurlandıran misafirlerimiz, kıymetli örgütümüz, belediye başkanlarımız, televizyonları başında bizi izleyenler, radyolarından dinleyenler, hepinizi Cumhuriyet Halk Partisi adına selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz” dedi. Özel, şunları söyledi: 

“YASA YÜRÜRLÜKTE OLDUĞU SÜRECE BUNLAR KAÇINILMAZ”

“Maalesef tatsız, konuşmayı dahi insanın istemediği ama kaçamayacağımız gündemler var. Konya’da iki yaşında Rana bebek, sokak köpeklerinin, sahipsiz köpeklerin saldırısıyla feci şekilde can verdi. Bugün de sabah Erzurum’da 10 yaşında Murat’ımız bir saldırıya maruz kaldı. O da yaralı. Sağlık durumunun iyiye gitmesini temenni ediyoruz. Normalde bu iki olay, Cumhuriyet Halk Partili belediyelerde olsa ve bu aşamada bir şey söylemeye kalksak siyasetin girdabı içinde kaybolur, savrulur, bir yere gider. Konya ve Erzurum belediyeleri, AK Partili belediyeleri suçlamadan bir şey söylüyorum. Belediye hangi belediye olursa olsun bu yasa yürürlükte olduktan sonra ve bu şekilde uygulandıktan sonra bu tip durumların olması kaçınılmaz. Biz, yasanın çıktığı tarihte, yanılmıyorsam ağustos ayının 8’iydi. Hem bunu Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğimizi, hem de bu yasanın sokaktaki popülasyonu artıracağını söyledik. Aşılama oranlarını düşüreceğini söyledik. Kısırlaştırma oranlarının azalacağını söyledik. Saldırgan ırkların ve grupların tespitinin ve izolasyonunun imkansızlaşacağını söyledik. Çünkü getirdikleri yasa ilk haliyle ‘al, götür, öldür’dü. Bu ‘öldür’ kısmına bu memlekette kalbi olan kimse razı gelmeyeceği için hem muhalefetin uyarıları, hem iktidardan gelen duyarlı sesler ‘öldür’ kısmını kaldırdı. ‘Al, götür, ne yaparsan yap.’ Aslında bir yandan zımnen ne yapacağını biliyorsun. Sessiz, sedasız ortadan kaldır. Bu yasa ‘al, götür, ne yaparsan yap’ dediği için, hem de bu kadar büyük bir ekonomik kriz varken, hele hele bizim belediyeler özel olarak silkeleniyorken çok sayıda hayvan barınağı lazımken bunun da önünde engel. Bir sürü imkansızlık yaratıyor. Barınaklar doluyor, kısırlaştırma yapılan köpek bırakılamıyor ve yeni kısırlaştırma için köpekler toplanamıyor. Sokaktaki popülasyon artıyor. Geçen hafta hem veteriner hekimlerinin meslek örgütüyle, hem o meslek örgütü kurulmadan önce kurulmuş Veteriner Hekimleri Derneği ile bu konuları konuştuk. Çok değerli bilgiler aldık. Başarılı ‘Sahiplen İstanbul’ projesinin yöneticilerinden bilgi aldık. Gelen bilgi şu: Bu yasa çıktıktan beri kısırlaştırma yüzde 30’a düştü. Çünkü yer yok. Alıp kısırlaştırıp 10 gün sonra bıraksan bir daha üremeyecekken, alıyorsun doluyor, yenisini alamıyorsun. Aldığın sırada kuduz aşısı yapıyordun, yapamıyorsun. Kuduz tehlikesi var, ormana temas eden yerlerde. Diğer aşılar yapılmıyor. Hayvan sağlığı, halk sağlığı tehdit altında. Biz bu Meclis’in bütün partileri kapsayan bir komisyonunun raporunu önemsedik. Burada anlattık defalarca. O rapor diyor ki ‘Şans oyunlarından küçük, yüzde 0,5’lik bir kesinti, bütün barınak ve kısırlaştırma maliyetlerine yetiyor.’ ‘Bunu yapalım’ dedik. ‘Olmaz’ dediler. Belediyelere mali imkan sağlayacakları hiçbir seçenek vermediler. İşte Konya, Erzurum. AK Parti’nin büyükşehir belediyeleri. Çıkıp hamaset yapsam, ‘Çocuklar orada öldü’ diye. Bir CHP’li belediyede olsa inanın yapacaklar. Yapmıyorum. Çünkü yasa kötü. Buradan Sayın Erdoğan’a çağrıda bulunuyorum. Anayasa Mahkemesi’nin iptal etmesini beklemeyin. Gelin, yeniden hem hayvanseverleri, hayvan hakları derneğini, en önemlisi veteriner hekimleri, bu işin uzmanlarını, Türkiye’deki başarılı kısırlaştırma işleri, sahiplendirme projelerini başarmış yerel yöneticileri, hangi partide varsa. Çağıralım, şu Meclis’te şu yasayı düzeltelim. Çünkü bu yasa ne hayvana sağlık ve huzur, ne insana sağlık ve huzur verecek bir yasa değildir. Tutulacak tarafı yoktur. Bu konuda çağrımızı yeni kayıplar olmadan, yeni Rana bebekler ölmeden iktidara bir kez daha hatırlatıyorum huzurlarınızda.”

“KARTALKAYA’DA 49’UNCU GÜN…”

“Diğer bir konu; Kartalkaya. Bugün 49’uncu gün. İlk gün de oradaydık, her hafta da burada konuştuk. Taziyeler için oradaydık. 40’ıncı günü oradaydık. 40 günde üç kez gittim Bolu’ya, gitmeye de devam edeceğim. Biliyorsunuz yedi bilirkişi görevlendirildi. Bu arkadaşlardan üç gün içinde rapor istendi. Gece - gündüz çalışıp rapor yazdılar. Teslim edince başsavcı almadı. Neden? Ankara’dan baskı geliyor, ‘O rapora bir bakın.’ Raporda ne var? Suçlular sayılmış; ‘Turizm Bakanlığı sorumlu’ diyor, ‘Bolu Belediyesi de sorumsuz’ diyor. ‘Buradan Bakanlığı çıkarın, Bolu Belediyesi’ yazın. ‘Efendim kanunda yeri yok. Bütün denetimler bunlarda. Bolu Belediyesi’nin yetkisi yok. Bakanlık yapmamış. Ayrıca Bolu Belediyesi yıllarca AK Parti’deyken de yapılmamış. Ne o suçlu, ne bu suçlu. Görev alanının dışında başka ilçede bu belediye. Bolu, büyükşehir değil.’ ‘Hayır, bunu böyle yazmazsanız azlinizi isteyin.’ ‘Üç günde rapor verin’ diyenler, raporu üç günde hazırladılar. Raporu teslim ettikleri saatten sonra ‘Gördüğüm lüzum üzerine, işlerimin yoğunluğu üzerine bu görevden azlimi istiyorum.’ Sonra Bakan, ben bu azli söyleyince ‘Yok, yok. Heyeti genişlettik’ dedi. Azilnameleri de geçen hafta gösterdim. Halen daha dört başı mamur yazılmış bilirkişi raporu yok. Heyete ‘korsan’ dedi. Görevlendirme kağıdını da gösterdik, yazdıkları raporu da gösterdik. Tam bir korsanlık faaliyetiyle Adalet Bakanı’nın bilgisi ve Bolu’daki talimatlandırdığı kişiler eliyle bir rapor korsanca adaletten kaçırılmış. Yerine bir başka raporun ikame edilmesi de geçen 49 gün boyunca mümkün olmamıştır. Mutlaka bir rapor çıkacak ama artık o raporda yazanlara bir önceki raporun; ortadan kalkan raporu, dört başı mamur yazılmış o raporu işlerine gelmediği için siyaseten reddedenler ne diyecekler hep beraber göreceğiz. Ama 36’sı çocuk, bebek, 78 canımızın hesabını sormaya, bu meselenin peşini bırakmamaya devam edeceğiz. Sayın Ali Yerlikaya’ya da söylüyorum. O gün ‘10 gün’ dedi. ‘Bekleyeceğiz Sayın Bakanım’ dedim, ‘Yeter ki adil olunsun.’ Dedi ki, ‘Çok iyi müfettişlerimiz var. Hiçbir şey gizli kalmayacak. 10 gün bana süre verin’ dedi. Kendi talep ettiği sürenin üzerinden 39 gün geçti. Sus pus bir kenarda oturuyor. Çünkü onu atayan dolma kalemin mürekkebiyle suçluyu atayan dolma kalemin mürekkebi aynı. Kalemin sahibi de Recep Tayyip Erdoğan’dan başkası değil.”

“AVRUPA PARLAMENTOSU KONUŞMAMIZ BÜYÜK BİR DİKKATLE TAKİP EDİLDİ”

“Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz geçen hafta gruptan sonra Brüksel’e gittik. Kuvvetli bir heyetle gittik Brüksel’e. Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefimize giden yolda ilişkilerimizi kuvvetlendiren, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Avrupa tarafından ne kadar önemsendiğini ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyduğu hattın ne kadar kıymetlendirildiğini gördüğümüz ziyaretler yaptık. Avrupa Parlamentosu’na sosyalistler ve demokratlar grubu tarafından davet edilmiştik. Avrupa Parlamentosu’nda yaptığımız konuşma, büyük bir dikkatle takip edildi. Türkiye’nin içinde bulunduğu durum, dünyanın içinde bulunduğu durum, Suriye’den Gazze’ye, Gazze’den Rusya ile Ukrayna arasında süren savaşa kadar, Kıbrıs’ımıza kadar tüm meseleleri enine boyuna konuştuk, soruları yanıtladık. Çok yerinde önerilerde bulunduğumuz, bu yol haritasının doğru harita olduğu ifade edildi. Biz tüm muhataplarımıza, ilk gün sekiz üst düzey görüşme, kamuoyu ile paylaşıldığı için tekrar etmiyorum isimleri ve makamları. İkinci gün Liderler Zirvesi’nde Konsey toplantısına hazırlık toplantısı yaptı Avrupa Sosyalist Partisi, yani Avrupa’daki sol ve sosyal demokrat partilerin çatı örgütü. Tam üye olmamamıza rağmen davet edildim. Katıldım, orada da konuştuk. Ana mesaj; Türkiye ile Avrupa Birliği’nin ilişkilerinin iki tarafın da çıkarına olduğu. Hatta Avrupa’nın bugünlerde güvenlik kaygıları yaşarken… Niye? NATO üyesiyiz hep beraber. En büyük ordusu; ABD ordusu. Trump’ın ortaya koyduğu yeni yaklaşım, her gün gündeme bıraktığı bir bomba, Zelenski ile yaptığı görüşmede olanlar, Avrupa ile kurduğu ilişkiler, Gazze’ye yönelik olarak Gazze’den Filistinlileri uzaklaştırıp, onları çevre ülkelere tehcir edip, daha sonra orayı yazlık bir yer olarak işletmeye kalkması gibi her biri dünya gündemine bomba ve güvenlik gündemi yaratan tartışmalarda onlara şunu hatırlattım: NATO’nun en büyük ordusunun başkanı bir anda savrulunca, olur olmaz şeyler yapınca, bu kaygıları yaratınca demiyor musunuz, ‘Keşke NATO’nun en büyük ikinci ordusu tam üyemiz olsaydı?’ diye. Karşılıklı hatalar yaptık. Elbette Türkiye’nin Kopenhag kriterlerini yerine getirmediği noktada tam üye olmasını kimse bekleyemez.”



HABER VİDEOSU








Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI