|
Tweet |
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, kuraklık nedeniyle kentte son dönemde uygulanmak durumunda kalan debi ve basınç düşüklüğü uygulamasının nedenlerini açıkladı.
Ankara genelinde şu anda bir su kesintisi bulunmadığını vurgulayan Yavaş, “Tekrar ediyorum Ankara'da şu anda su problemi yok. Eksiksiz bir şekilde ileriyi öngörerek çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.
ABB Başkanı Mansur Yavaş, Başkent'te yaşanan su kesintilerine ilişkin açıklamalarda bulundu. ABB konferans salonunda gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Yavaş, Ankara'da su sıkıntısı olmadığını, bu konuda dezenformasyon yapıldığını öne sürdü. Mansur Yavaş, toplantının yapıldığı salonda bulunan vatandaşlara seslenerek, "Suyu kesilenler Allah rızası için elini kaldırsın. Kaldırsın elini" dedi. Yavaş şunları kaydetti:
"Dünyanın içinden geçtiği süreç, sıradan bir kuraklık değil. Bu bilim insanlarının adını koyduğu şekliyle bir iklim kırılmasıdır. Yani eski düzenin bittiği, yeni ve çok daha sert bir doğa rejiminin başladığı bir dönemdeyiz. Birleşmiş Milletler Dünya Meteoroloji Örgütü ve uluslararası bilim çevreleri açıkça söylüyor. Akdeniz havzası Türkiye'nin de içinde olduğu bu kuşak, dünyadan en hızlı kuruyan bölgesi haline geldi. Yağmur yağıyor ama toprağa işlemiyor. Kar yağıyor ama barajları doldurmuyor. Buharlaşma artıyor, yeraltı suları çekiliyor ve kaynaklarımız hızla tükeniyor. Bu küresel tablo Elazığ'ı da vuruyor. Kayseri'yi de, Konya'yı da, Malatya'yı da, yurdun çeşitli yerlerini ve elbette Ankara'yı da. Bugün Ankara tarihinin en kurak hidrolojik dönemini yaşıyor. Bunu tahminle değil, rakamlarla söylüyoruz. Bakın nüfusumuz da artarken barajlara gelen su azalıyor. 1994'te Ankara'da kişi başına düşen yıllık su miktarı 41 metreküptü, 2008'de 45 metreküptü, 2025'te bu rakam 19 metreküpe düştü."
"200 GÜN DEDİĞİNİZ GÖZ AÇIP KAPATINCAYA KADAR GEÇER"
Ankara'nın su açısından oldukça fazla fakirleştiğini ifade eden Yavaş, "Bir yanda 6 milyona yaklaşan bir şehir, öte yanda her geçen yıl daha az gelen su. Az önce ekranda gördüğünüz baraj görüntüleri, işte bu gerçeğin fotoğrafıdır. Geçen yıl bu noktaların tamamında su vardı. Bu tablo iklim krizinin Ankara'ya düşen payıdır. Bizim görevimiz şudur arkadaşlar. Bu gerçeği gizlemek değil, bu gerçeğe rağmen Ankara'yı ayakta tutmaktır. Ben bugün burada siz Ankara'yı izleyenlere korku salmak için anlatmıyorum bunları. Ankara'nın 200 günlük suyu var demiştim. 200 gün dediğinizde göz açıp kapatıncaya kadar geçer. Bu süreçte de ciddi miktarda tasarruf ettik. Bunu da söyleyeyim size" diye konuştu.
Ankara halkının güvenini boşa çıkarmadıklarını ve çıkarmayacaklarını savunan Yavaş, "Kimsenin hakkını da kimseye yedirmedik. Bundan sonra da yedirmeyeceğiz. Bir gün hepimizin görevi bitecek. Önemli olan o gün geldiğinde geriye ne bıraktığımız kalacak. Başınız dik olsun, bizim başımız dik, sizlerin de içi rahat olsun. Değerli basın mensupları, Ankara'da şu anda su problemi yok. Ankara'da şu anda su problemi yok. Tekrar ediyorum yayın yapacaklara. Ankara'da şu anda su problemi yok. Ankara'da su problemi yok" dedi.
GEREDE PROJESİ’NDEN DAMLA SU GELMİYOR
Yavaş, Ankara’nın mevcut su rezervine de değinerek, “Ben bugün burada Ankara'yı izleyenlere korku salmak için anlatmıyorum bunları. 'Ankara'nın 200 günlük suyu var' demiştim; 200 gün dediğiniz de göz açıp kapatıncaya kadar geçer. Bu süreçte de ciddi miktarda tasarruf ettik. Şimdi zaman zaman siyasiler 'var olan suyun musluklara ulaştırılamadığı' gibi saçma sapan konuşmalar, dezenformasyon yapıyorlar. Şu anda suyumuz, barajlardan şehre gelecek su alma yapısının altında. 'Su neden verilemiyor?' deyince meşhur bir barut fıkrası vardır, hepiniz bilirsiniz. Komutan askere sormuş: 'Niye savaşı kaybettiniz?' Asker cevap vermiş, 'Bir, barut bitti.' Komutan demiş ki, 'Gerisini saymana gerek yok.' Su yok! Sizin '2050'ye kadar yetecek' dediğiniz baraja, Gerede Projesi’nden damla gelmiyor. Su yok, olay bu kadar basit. Bunu da mazeret etmeden, elbette bir yönetici olarak şehre nasıl su vereceğimizin tedbirlerini alıp projelerini yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
“ANKARA SUSUZ KALDI” HABERLERİNE TEPKİ
Son günlerde Anadolu Ajansı, Habertürk, TGRT gibi bazı medya kuruluşlarında yer alan haberleri eleştiren Yavaş, “şehir susuz kaldı”, “evlerde su yok”, “Ankara çöktü” şeklinde bir algı oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Salonda bulunanlara “Suyu kesilenler Allah rızası için elini kaldırsın” diyen Yavaş, bu iddiaların siyasi polemik konusu hâline getirildiğini dile getirerek şöyle konuştu:
“İçlerinde bir kişi var ki halk arasında bir deyim vardır. Şehrin içine, halkın karşısına çıkmaya yüzü olmayan bu insanlar kalkıp Ankara Büyükşehir hakkında dezenformasyon yapıyor. Benim aklıma şu geliyor onları televizyon ekranlarında gördükçe, ‘Katır defterdar olmuş, eşek mühürdar olmuş.’ Kalkmış bunları anlatıyorlar. Kerbela dönemini de sosyal medyadan vereceğiz. Eski dönemde şunlar oldu ya da bizim dönemde de böyle kıyasına ihtiyacımız yok arkadaşlar. Biz buraya seçilirken en iyi hizmeti yapmaya, en iyisini yapmaya talip olduk. Ve Ankara halkı da bize güvendiği için seçti ve aynı şekilde çalışmaya da devam edeceğiz.”
“HABER YAYINLANDIĞI GÜN TRT HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIM”
TRT’de hazırlanmakta olduğu öne sürülen bir dosya habere ilişkin konuşan Yavaş, “Daha önce TRT'ye bir çağrı yapmıştım, buradan bir kez daha çağrı yapıyorum. Nedir bu telaşınız? Şu anda Ankara'da tüm musluklardan su akıyor arkadaşlar. Hiçbir tane kesinti yok. Telaş ne? Bu karalama kampanyasının mutlaka bir amacı olması lazım. O amacın ne olduğunu biliyoruz. Ve arkasına şunu söyleyecekler. ‘Ankara'da salgın hastalık başlıyor’, ‘İnsanlar leğenle çamaşır yıkıyor’, ‘Şehir susuz kaldı’ gibi sahte haberler de bundan sonra hazır olun. O konuşan insanlar, ilçe yöneticileri dahil hepsinin ne kadar su kullandığını görüyoruz. Hepsini dezenformasyondan, halka panik yaratmaktan dolayı savcılığa vereceğiz. TRT'ye sesleniyorum veya İletişim Başkanlığı’na, sizler bu ülkenin 86 milyon vatandaşının vergileriyle yayın yapan bir kurumsunuz. Halkın parasını kullanıp halka yalan söylemeye lütfen utanın. Haber merkezlerinde kurulan WhatsApp gruplarında, ‘Su akmayan çeşme bulun gidin oradan yayın yapın’, ‘Tankerle su verilen bir yer bulun, ne pahasına olursa olsun görüntü çıkarın’ şeklinde talimatlar verildiğini bilmediğimizi mi sanıyorsunuz? Şimdi de bütün Türkiye biliyor. Şunu açıkça söylüyorum; o dosya haberin yayınlandığı gün TRT hakkında bir suç bir kez daha suç duyurusunda bulunacağım” ifadelerini kullandı.