|
Tweet |
Kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri Genel Kurul'da devam ediyor. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Genel Kurul'daki tarihi oturumda konuştu. Özel "İktidara değil ama milletimize güvenerek bu metne kefil olmadan barışın sorumluluğunu taşıyarak ben ve yönetici arkadaşlarım bu yasaya evet diyeceğiz." dedi. Özel, YENİ Parti milletvekillerini ise karar vermekte serbest bıraktı.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in açıklamalarından önemli başlıklar şöyle;
-Bugün Türkiye'nin en çnemli sorunlarından birini konuşmak için buradayız. Meselenin adını doğru söylemek zorundayız. Kürt meselesini konuşmak için buradayız. Bir örgütün silah bırakması değil... Özgür siyaset ve barış içinde yaşama meselesidir.
-Bu soruna seçim takvimine bakarak yaklaşmadık. İşine geldiğinde bütün Kürtleri "terörist" ilan edenlerden olmadık. BU mesele siyaset ile çözülmeli. Milletin rızası ile çözülmeli. Meclis'in demokratik meşruiyeti ile çözülmelidir. Yıllarca biz bunu savunduk. Komisyon kurulmasını yıllarca önerdik. Katıldık. Masada kaldık.
-Sürecin başında da destekleyeceğiz, denetleyeceğiz demiştik. Bunu yaptık. Biz işine gelince "çözüm" işine gelince "terörist" diyenlerden değiliz.
-Siyasi iktidar özensiz yürüttü meseleyi, görüşmeler gizli yapıldı. Toplumsal fırsatı kendi eliyle heba etti.
-Bir panikle son sürece girilmiştir. Toplumsal uzlaşma yangından mal kaçırı gibi yapılmaz. Millet bu sürecin sahibir. Bu teklife "hayır" deme hakkı en yüksek parti biziz. Süreç devam ederken en ağır saldırılara uğrayan biziz.
-Günlerdir bu teklife "hayır" demesi için uğraşılan da biziz. Yarın bu ülekeyi yönetecek olan da biziz. Devlet ciddiyetiyle karar veren bizleriz. Biz Türkiye'nin sorunlarını çözmek için YENİ Parti'yi kurduk.
-Komisyonda masadan kalkmadık. Bütün gençlerin iyi bir gelecek masasıdır.
-Önümüzdeki teklifin içeri de sorunludur. Katılan partilerin mutabakatı ile hazırlandı. Bu teklifin kanunlarında hiçbiri yok. Birileri "ilerde olur" diyor. Bu sürecin bir yere varsın diye verilen süre örgütün silah bırakması için verilen süre.
-Can Atalay için bir adım yok. Demirtaş için açık bir hukuk yok. Seçilmiş belediye başkanlarını, siyasetçileri, gazetecileri içeriden çıkacak bir metin yok. Yasamanın yürütmesi gereken kararların yürütmeye verildiği bir karar var. Özensiz bir metin var.
-Biz AK Parti'nin secilini unutmadık. Cerilen şehitleri unutmadık. Devletin bütün yetkileri elindeydi ama hesap vermekten hep kaçtı. Dün el sıkıştıklarını öbür gün terörist ilan etti.
-Erdoğan siyasi rakiplerini yargı yoluyla yıldırmak yolunadır. Bize yapılan saldırılar da bu hesaptan bağımsız değil. Erdoğan mecbur kaldığı için barıştan yanaymış gibi yapan tarafta. Biz iktidarın samimiyetine güvenmiyoruz. Gelecekte vereceği sözlere güvenmiyoruz. Biz rüzgara göre şekil değiştirenlerden değiliz.
-Bizi uyaran yurttaşların seslerini duyuyorum. Bu itirazı ciddiye alıyorum. Bu yasa "Erdoğan'a yeniden seçilme yolu açacak bir döneme yol açacak" eleştirilerini görüyorum. Barışın önünde durmayacağız.
-Erdoğan iktidarını başaramadığı adaleti biz başaracağız. Bu iktidarın bunu yapmaya niyeti yok. Bir ülkeye bu kadar kötülük yapan bir iktidarın barışın sahibi olmasını beklemiyorduk. Barışın sahibi bu millettir.
-Biz ortak bir barışın mümkün olduğunu biliyoruz. Asıl hedefimiz demokratik çözümdür. Terörün kökünü ancak bu kazır.
-Bugün silahların bırakılması için bir kapı aralanıyor biz o kağıyı kapatmayacağız. Biz komisyon raporuna koyduğumuz imzayı namus biliyoruz. 6. ve 7. maddelere de imza attık. Cumhur İttifakı'nın da imzası var. Dikkatle takip ediyoruz şimdi.
-Kayyum uygulamalarının sona ermesinin takipçisi olacağız. Hapiste hukuksuzca tutulanların takipçisi olacağız. AK Parti'nin yapmak istemediğini biz demokratlar olarak yapacağız.
-Biz demokratik barışa talibiz. Son sözüm vatanını ve milletini korumak için şehit ailelerine. Kimse onların hatıralarını siyasete alet edemez. Onlar bu millet bu acıları yaşamasın diye can verdiler. Bugün bu yasaya "evet" diyorsak sorumluluk almanın vakti olduğunu düşündüğümüz için.
-Kırmızı çizgilerimiz net, Atatürk, cumhuriyetin temel değerleri bunlar pazarlık konusu yapılamaz. İktidara değil ama milletimize güvenerek bu metne kefil olmadan barışın sorumluluğunu taşıyarak ben ve yönetici arkadaşlarım bu yasaya "evet" diyeceğiz.