|
Tweet |
Gölden yükselen kötü kokular ve gözle görülen su seviyesindeki düşüş çevre uzmanlarını endişelendiriyor.
Yıllardır farklı dönemlerde kirlilikle mücadele eden Bafa Gölünde, son yıllarda durumun daha da kötüleştiği gözleniyor...
Tarımsal ve Evsel artıklar kirliliği artırırken, göle giren suyun yönetimi ve iklim değişikliğine bağlı olarak azalan yağışlar, göldeki au seviyesini ciddi seviyede düşürdü.
Tabiat Parkı, doğal ve arkeolojik sit ve önemli kuş alanı olan Bafa Gölü, bu yıl yeşil renge büründü. Gölü besleyen en önemli kaynak olan Büyük Menderes Nehri’nin bu kirlilikte önemli payı var.
Nehirle birlikte gelen organik kirlilik, su akışının azaldığı, tarımsal su ihtiyacının arttığı yaz aylarında, Göl’ün oksijen miktarının azalarak ötrofik hale geçmesine neden oluyor. Kirliliğin temeli olarak endüstriyel ve kentsel kullanımlarda suyun nehre arıtılmadan verilmesi olduğunu gözleniyor. Bununla birlikte tarımsal uygulamalarda kullanılan aşırı kimyasal ilaç sonucu sudaki azot ve fosfat yüklerinin artması da gölün su kalitesini düşüre önemli bir neden.
Her yıl yaz aylarında, su miktarının azalması ve büyük çoğunlukla Büyük Menderes’ten gelen kirlilik yapıcı maddelerin yoğunluğunun artması sonucu oluşan ötrofikasyon problemi bu yıl, kış aylarının kurak geçmesi ve gerekli cansuyunun kış döneminde de gölü besleyememesi sebebiyle daha erken meydana geldi. Bafa Gölü’nde her yıl gerçekleşen kirlilik sorunun giderilmesi için, gölün beslendiği kaynak olan Büyük Menderes Nehri’nin aşağı ve yukarı havzasının bir bütün olarak ele alınarak değerlendirilmesi ve yönetilmesi gerekmektedir. Havzadaki suyun kirlenmesine neden olan etkenler gerçekçi çözüm önerileri geliştirilerek bertaraf edilmelidir.
Uzmanlar mevcut gidişatının hızla devam etmesi halinde hızla kuruma riskiyle karşı karşıya olsuğuna dikkat çekiyorlar.
Göl ve çevresindeki bitki ve canlı türlerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken uzmanlar, Ekosistemin korunması için acil önlem alınmasına dikkat çekiyor...
