www.ocianews.com/ bedava bahis bahis siteleri
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Kamil Süren

facebook-paylas
KÖTÜ YÖNETİM GÜÇLÜ İSE ONUN YANINDA OLMAK ERDEMLİK DEĞİLDİR.
Tarih: 15-08-2026 10:30:00 Güncelleme: 15-08-2026 11:15:00


KÖTÜ YÖNETİM GÜÇLÜ İSE ONUN YANINDA OLMAK ERDEMLİK DEĞİLDİR.

               Sayın okurlarım; uzun yıllar aktif siyaset sonrası siyasetin her geçen gün yanlış, liyakatsiz insanların elinde oyuncak olduğunu görünce pasif siyasette sadece izlemeyi, ama eleştirilerimi de parti gözetmeksizin yapmaya devam ettim. Gördüğüm manzara hiç de iç açıcı bir durumu yansıtmıyor.

               Her bölgenin kendine göre gönül verdiği, yolundan yürüdüğü bir siyasi partinin olması en doğal bir durumdur. Sporda futbol takımına gönül vermek başkadır, siyasi partiye gönül vermek başkadır. Sporda kazanan futbol kulübüdür ve taraftarları takımları kazandığında sevinmek, kaybettiğinde üzülmekten öte bir sorumlulukları yoktur. Takımları kazandığında maddi kazançları olmadığı gibi kaybettiklerinde de bir kayıpları olmaz. Ancak; siyasi partiye takım tutar gibi bağlı, gönül veren halkın siyasi partilerinden beklentileri iktidara geldiğinde iyi bir yönetim, ekonomik refah ve üst düzeyde bireysel ve ülke bazında güvenlik ve özgürlük olmalıdır. Oysa bugün bu beklentilerimizden çok uzaklardayız. Takım tutar gibi gönül verdiğiniz siyasi partiniz ne kadar yanlış yapsa da, ne kadar sahtekarlık yapsa da, kendisine oy vermiş seçmenlerinden ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın yalan sözlere ve vaatlere inanarak, aynı partiye oy vermeye devam ederek, aslında önce kendilerini, sonra da ülkemizi zor durumlara düşürmektedirler. Evet; inandığınız, güvendiğiniz ve gönül verdiğiniz bir siyasi partinin olması çok önemli ve olağandır. Ama gönül verdiğiniz siyasi parti, seçmenim nasıl olsa bana güveniyor, oy veriyor diye aldığı yanlış kararların arkasında olursa bunun karşısında olmak ve bir kez de başka bir partiye oy vererek cezalandırması esas olmalıdır. Günümüzün flaş ve güncel haberi olarak medyalarda yer alan Süleymancılara baskın operasyonunun arkasında bir başka gerçek iktidar ile omuz omuza yürüyen Süleymancılar ve diğer tarikatların mensuplarının çoğu iktidar partisi içinde siyaset yapan yöneticiler olup, bugün yapılan operasyonun arka penceresinde yöneticiler soruşturma sonrası unutturulacak ve kasalar ve ayakkabı kutularındaki dolar ve eurolardan daha fazla bir ganimete çökme opersyonunu andırıyor.Yıllardır sorma ver adı altında toplanan camiye yardım, kuran kursuna yardım  adıyla toplanan vergisiz kazançlar bugün mü aklınıza geldi diye sormak gerekir. Siyasi partiniz verilen ceza ile kendisinin yaptığı yanlışlardan ders alıp, düzelirse tekrar oy vermen için önünüzde bir engel yok ki!!! Ama son zamanlarda siyasi partilerde büyük bir milletvekili, belediye başkanları transferleri çoğaldı. Sahtekarlıkları, yolsuzlukları ve tabiri caiz ise hırsızlıkları ortaya çıkan milletvekilleri ve belediye başkanları suçları ile ilgili suç dosyalarından arınmak için iktidar partisine geçmeyi kendilerine hak olarak görmektedirler. Oysa; transfer sporda olur ve karşılığında para olur ve ası ticaret olarak anılır. Ama siyasi partilerde ticaret olamaz ve partiler arasında transfer olan milletvekilleri ve belediye başkanları ile diğer yöneticiler, eğer transfer oluyorlarsa mutlaka suç dosyalarından arınmak için iktidar partisine çeşitli ödünler vermektedirler. Ancak; bu ödünlerle suç dosyalarından arınamazlar ve zamanı geldiğinde tarafsız yargı, adalet yerini aldığında bu cezalar mislisiyle ve ticari faizi ile tahsil edilecektir. Bu kesinlikle unutulmamalıdır. Hadi diyelim ki bazı milletvekili ve belediye başkanları ile ilgili diğer yöneticiler suç dosyaları nedeniyle etik olmayan ve kendilerine oy veren seçmenlerinin özgün iradelerine haksızlık yaparak parti değiştirdiler, bugün bildiğim kadarı ile hiçbir suçu olmayanların hapislerde tutulduğu, yargısal baskı altına alınması ne anlama geliyor? Hiçbir suçu yoksa ve zamanında partisine güvenenlerin verdiği oylarla milletvekili seçilen parti genel merkezinin tutum ve kararı ile birinci sıradan aday gösterilen İYİ Parti Aydın milletvekili Ömer Karakaş gibi onursuz şahısların parti değiştirmeleri ne kadar etik olabilir ki? Siyasi partilerin ve yöneticilerinin halkın görüşünü almadan sırf seçildik diye aldıkları yanlış kararlar nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti devletinin geldiği bugünkü durum adeta içler acısı bir hal aldı. Halk ne yargıya, ne yürütmeye, ne de yasama organlarına güvenlerini adete yitirdi. Cumhuriyet Halk Partisinde yıllardır genel başkanlık yapmış Kemal Kılıçdaroğlu partisine en büyük kötülüğü yapabilecek kadar kendini kaybetmiş kin ve nefret içinde iktidarın elinde adeta oyuncak ve maşa olmuş durumdadır. Bugün geldiğimiz durumda sırf bir koltuk fazla alma uğrunda iktidar partisinden milletvekili olamayacakları adayları partisinde milletvekili adayı göstererek seçilmelerini sağlayan Kılıçdaroğlu ve yönetimi sanki bugünleri çok iyi takip eder durumda bir butlan genel başkandır. Butlanla CHP’nin başına getirilen Kılıçdaroğlu’nun asıl amacı Özgür Özel olduğuna göre ve Özgür Özel’de Yeni Parti’yi kurduğuna göre CHP’nin başında butlan olarak kalmanın manası nedir? Ülkemizde yanlış olan ve acilen düzeltilmesi gereken diğer bir durum ise parti kapatılmaları, partilere butlan atamalarıdır. Partiyi kapatmanın çözümü olamaz ki, suçlu yönetici, suçlu veya suçlu olma olasılığı olan yöneticileri al, soruştur, suçları sabit görülürse gereken cezayı ver. Ama kesinlikle tekrar siyaset yapma hakkını elinden almalıyız. CHP’ ye butlan atanması gibi zamanında HADEP’i kapatma durumunda yöneticileri derhal DEM partisini faaliyete geçirdiler ve bugün ülke siyasetinde adeta teröristlerle söz sahibi oldular. Kürt kardeşliği, terörsüz Türkiye yalanlarıyla 60000 masum vatandaşımız, Mehmetçiğimiz ve çocuklarımızın katillleri terörist başı ve çapulcaları hiçbir ceza almadan içimize sızacaklar ve bunun adı kürt kardeşliğimi olacak? Oysa; bugüne kadar barışta ve kurtuluş savaşı dahil tüm savaşlarda omuz omuza savaştığımız, kız alıp, kız verdiğimiz iç içe kardeşçe yaşadığımız kürt kardeşlerimizle aramıza nifak sokacak bir sorunumuz yoktu ki!! Bu sizin yapmak istediğiniz PKK’lı canilerle akrabalık bağı olan siyasilerin gönlü olsun, A.B.D.’nin isteği olsun diye bizlere direttiğiniz projeleriniz ile kötü yönetimi devam ettirmekte olduğunuz ve olacağınız aşikardır.

                          O kadar söylenecek sözler var ki daha, sayfalar yazsan sayfalar almaz. O nedenle anlayana sivri sinek saz, anlamayan ök..zlere davul zurna az!!! Ancak; sözlerime nokta koyarken tekrar tüm seçmenlere, seçilenlere tavsiyem kesinlikle kötü güçlü yönetimin yanında yer almayın. Doğru tektir, inandığınız doğrunun yanında olmaktan ayrılmayın. Takım tutar gibi siyasi parti tutmayın, yanlış yapan siyasi partinizi vereceğiniz oylarınız ile cezalandırın.  Dün AKP olabilirdi, bugün CHP olabilir, yarın da İYİ, TİP, ZAFER, SAADET gibi siyasi partiler olabilir, ama yanlış yapanın yanında olmaya devam etmeyin. Aileniz, çocuklarınızın geleceği, ülkemin /vatanımın bölünmez bütünlüğü için görevinizi asla unutmayın. Bu ülke olaylar ülkesi değil, barış ülkesi olmaya devam etmelidir.  Demokrasinin gereği parlamenter sisteme dönülmesi şart, tek adam rejimine acilen son verilmelidir.  Siyasi yöneticilerin kim olursa olsun en fazla iki defa seçilebilecekleri seçim sisteminin uygulanması da esas olmalıdır. Saygılarımla     15.08.2026                                  

                                                                                                             SESSİZLERİN SESİ

                                                                                                                        K.S.





YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI