|
Tweet |
Konuşmasında, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olmasına karşın Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konan ve sonrasında tahliye süreciyle birlikte eylem başlatılan Meslek Fabrikası’na da yer veren Dervişoğlu, şunları söyledi:
“Hem Ülkü Hanım orada en başından beri üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdi hem de milletvekilimiz. Orada hayata geçirilmek istenen uygulamayı İzmir’in geleceğine kastedilen bir uygulama olarak görüyoruz. İzmir’e yöneltilmiş bu saldırının İzmir halkı tarafından püskürtülmesinden yanayım. İzmir halkı da elinden geleni yapıyor. Ancak bu tek adam yönetiminden kaynaklanan bir durum. Nasıl tek adam varsa sarayda, onun görevlendirdiği insanlar da kendilerini tek adam sanıyorlar. Bu son derece kötü bir şey. Neticede demokrasinin insan haklarının kamu vicdanının bir karar alınırken tatmin edilmesi gerektiğini görmek lazım. Ancak bu hükümet ev bu hükümetin kararlarını ki bu kararların büyük bir kısmı siyasi kararlar ve muhalif alanlara uygulanıyor, onların ortadan kaldırılması için demokratik hak ve hürriyetlerimizi kullanabilmemiz gerekiyor. Bu yanlışlığın düzeltilmesi gerektiği konusunda da yetkilileri uyarıyorum.”