|
Tweet |
RFI kaynaklarına göre, 200’den fazla Ukraynalı subay ve uzman Libya topraklarında bulunuyor. Bu görevlendirme, Abdülhamid Dibeybe başkanlığındaki Trablus hükümetiyle resmi olarak kararlaştırılmıştı.
Şu anda Ukrayna güçlerinin, ABD, İtalya ve Türkiye’den askeri birliklerin de konuşlandığı Misrata’daki Hava Kuvvetleri Akademisi de dahil olmak üzere üç kilit noktada yoğunlaştığı iddia ediliyor.
Kaynaklar, stratejik öneme sahip bir diğer tesisin ise büyük Mellitah petrol kompleksinin yakınında bulunan Zawiya şehrindeki tam donanımlı bir üs olduğunu ekledi. Bu nokta denize doğrudan erişim sağlıyor ve hava ve deniz insansız hava araçlarının fırlatılması için kullanılıyor.
Ukraynalı uzmanlar ayrıca Trablus’taki 111. Tugay karargâhını Libya ordusu temsilcileriyle koordinasyon toplantıları yapmak için kullanıyorlar.
Kaynaklara göre, sözkonusu varlık anlaşması geçen yıl Ekim ayında Ukrayna askeri ataşesinin girişimiyle imzalanmıştı.
İddialara göre, yapılan anlaşmaların bir parçası olarak Ukrayna, Libya askeri personeline insansız hava araçlarının kullanımı konusunda eğitim veriyor.
Tarafların uzun vadeli planları arasında silah tedariki ve Ukrayna’nın Libya’nın petrol sektörüne yatırım yapmasının sağlanması da yer alıyor.
Araştırmacı gazeteciler, Ukrayna birliklerinin uluslararası yaptırımları aşmak için kullanılan Rus gemilerine yönelik saldırılara doğrudan karıştığını iddia ediyor.
Özellikle, yayın organı 4 Mart 2026’da Magura V5 otonom deniz insansız hava aracının Rus LNG tankeri “Arctic Metagaz”ı vurduğunu yazıyor. Benzer bir olay Aralık 2025’te, kıyıdan 250 kilometre açıkta saldırıya uğrayan “Kendil” petrol tankeriyle de yaşandı.
Yayın organının gazetecileri, Kiev’in ve Trablus’taki Libya hükümetinin yayınlanan bilgilere ilişkin şu anda yorum yapmaktan kaçındığını belirtiyor .
Aynı zamanda, 2025 sonbaharında Rus tarafı Başbakan Dibeybe’yi İngiliz istihbaratının yardımıyla Ukraynalı gruplara lojistik destek sağlamakla suçladı.
Bölgedeki siyasi liderler, Libya’nın Moskova ve Kiev arasında bir başka çatışma alanı haline gelmesinden duydukları endişeyi dile getirdiler.
3 Mart 2026’da, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) taşıyan Rus tanker Arctic Metagaz Akdeniz’de alev almıştı. Gemi, Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık tarafından yaptırımlara tabi tutuluyordu.
Rusya daha sonra olayı “uluslararası terörizm” eylemi olarak nitelendirdi ve saldırıdan Ukrayna’yı sorumlu tuttu.
Daha önce, Aralık 2025’te, Ukrayna Güvenlik Servisi, Akdeniz’in tarafsız sularında Rus “gölge filosu”na ait bir tankere ilk kez saldırmıştı. O dönemde özel servis, yanan geminin videosunu yayınlayarak, Karadeniz bölgesinin çok ötesindeki düşman hedeflerine ulaşma olasılığını vurgulamıştı.